Category Archives: Kabala

Gruba Dahil Edin

Soru: Eğer bir kişi kendisini küresel manevi süreçten dışlarsa, her şey onun yanından geçip gider mi?

Cevap: Bu şansa, ruhun niteliğine bağlıdır. Bazı ruhlar daha yavaş, bazıları daha hızlı gelişir.

Bir ruha sahip olan insan kendisinin ne tür bir ruha sahip olduğunu bilmez. O sadece her türlü çabayı göstermelidir ve sonra ne olursa olur. Aksi takdirde, özgür iradeye sahip olmayacaktır.

Soru: Yani bir kişiye sürece dahil olması için pratik bir tavsiyede bulunmak mümkün değil mi?

Cevap: Sadece dahil olun! Kişinin bir grubu var ve kendini ona yapıştırması, grubun içine düşmesi, içinde erimesi, yaptıkları, düşündükleri, söyledikleri her şeyi mümkün olduğunca özümsemesi, bir bebek gibi içine çekmesi gerekiyor.

Koşullarınızın Efendisi Olun

Soru: Tek bir arzu içinde herkesle birlikte olmayı sessizce arzulamamız gerektiğini söylediniz: “Ben tek bir arzu içinde herkesle birlikte olmak istiyorum.” Bu “ben”, benim kafamı çok karıştırıyor. Sonuçta, eninde sonunda yok olması gerekir, değil mi?

Cevap: Ama sen kendinin efendisi değilsen kimin efendisisin?

Yorum: Ben gerçekten bir efendi değilim!

Yanıtım: Kesinlikle, siz bir efendi değilsiniz ve bu yüzden koşulunuzun efendisi olmak için her şeyi yapmalısınız. Üst ışığın üzerinizde etki etmeye başlamasını ve sizi başkalarıyla birleştirmesini sağlayabilirsiniz.

Soru: Işık bana mı yoksa dostlarıma mı etki ediyor? Her şeyden önce, dostlarımı düşünmeliyim…

Cevap: Dostlarınız hakkında ne düşündüğünüz önemli değildir. Onlar hakkında düşünerek kendinizi değiştirirsiniz.

Soru: Yani dostları birleştirmek ve onları birliğe, Yaradan’a getirmek istemek doğru yön mü?

Cevap: Ama bu eylemleri kendi üzerinizde gerçekleştirmelisiniz. O zaman bağ gerçekleşecektir.

Yorum: Çalışmamızın herkes için son derece faydalı olmasını istiyorum.

Yanıtım: Bunu başarmak için tüm sistemi düzene sokmanız gerekir.

İki Şekilde Sevgi

Soru: Kişinin sevgiyi iyi bir şekilde ya da sert yargılarla keşfedebileceği yazılmıştır. Bu, Kral’ın önünde durduğum ve bu sevgiyi iki şekilde ifşa edebileceğim hissiyle nasıl ilişkilidir?

Cevap: Bu bir histir; bu nedenle bunu size aktaramam. Ya içinizdeki iyiliği artırmayı ve böylece Yaradan’a yaklaşmayı arzularsınız ya da Yaradan’a yaklaşmak için bir şey talep edersiniz.

Hayatta yaptığımız şey budur. İsteyebilir, ağlayabilir ve böylece yakınlaşabilir ya da bir talepte bulunabilirsiniz.

Prensip olarak, bir kişi Yaradan’ın onu sevdiği şekilde bir Yaradan sevgisine ulaşmalıdır. Ancak bu pratikte ulaşılamaz bir derecedir. Bu tüm ıslahların sonudur.

Yaratılışın Beşinci Günü

Soru: Yaratılışın beşinci gününde Tanrı hayvanları ve kuşları, yani hayvansal arzuları yarattı. Bitkisel arzular ile hayvansal arzular arasındaki fark nedir?

Cevap: Çok büyük bir fark var! Dünyamızda sadece bitkisel arzular olsaydı neler olacağını bir düşünün.

Yaradan insanın yaratılışına nasıl yaklaşıyor? Önce bitkisel sonra da hayvansal arzuları yaratarak. Ve sonra insan ortaya çıkıyor.

Soru: “Verimli olun ve çoğalın” deniyor. Bir insanın bu emri kendi içinde keşfetmesi ne anlama geliyor?

Cevap: Yaradan’ın emirlerini nasıl eyleme geçireceğini düşünmeli ve Kelim‘inin (arzularının) sürekli büyümesine dikkat etmelidir, çünkü arzuları ne kadar büyük olursa Yaradan’la olan bağı da o kadar büyük olur.

Dostlarınızın Önünde İptal Olun

Soru: Çalıştaylara katıldığımda içimde kötülüğün ifşası gerçekleşiyor. Her dostumda bazı kusurlar görüyorum: şu yanlış bir şey söylüyor, şu sessiz konuşuyor, bu uyuyakalıyor vs. Bunlar benim önümde çizilen resimler. Böyle durumlarda nasıl doğru davranabiliriz?

Cevap: Tavsiye basit: büyüklerin arasında oturan küçük bir çocuk gibi olun. Gözlerinizi ve ağzınızı açın ve her şeyi öylece içinize alın. Yapılacak en iyi şey budur.

Kendinizi tamamen genel akışa bırakın. Dostlarınızın söyledikleri iyidir. Yanlış konuşsalar bile onları eleştirmeyin. Onların sözlerini iyiliksever, iyi ve doğru olarak kabul edin: “Ben de aynısını istiyorum ve onlarla birlikteyim.” Çalıştaydan sonra nasıl çıktığınızı göreceksiniz.

Soru: Kötü eğilimle çalışmanın bir anlamı var mı? Önemli olan bu süreçte herkesle birlikte olmak mı?

Cevap: Tabii ki var! Ne tür bir kötülük?! Kötülük sadece sizin içinizde. Onu başkalarında gördüğünüzde ve eleştirdiğinizde kendi ayağınıza sıkarsınız.

Yaradan bu resimleri önünüze koyuyor ki, tam tersine kendinizi daha da iptal edesiniz ve onlara nüfuz etmeye çalışasınız. Onlarda kötü olarak gördüğünüz her şey sizin içinizdedir.

Ebedi Bir Safha Nasıl Bulunur?

Soru: Kusur gördüğümde Yaradan’a dua ediyorum ve anında mükemmelliği hissediyorum. Bu mükemmellik dolumu tüm sorularımı ve sorgulamalarımı yok ediyor. Nasıl her zaman dua halinde kalabilirim?

Cevap: Bunun nedeni tüm eylemlerinizin kendiniz için olmasıdır. Eğer başkalarını doldurmak için yapsaydınız, kendinizi tatmin olmuş hissetmezdiniz.

Onları doldurmak için hareket ederdiniz ve sadece bu mükemmellik başkalarına ifşa edilsin diye Yaradan’ın mükemmelliğini yaratılışta ve kendinizde hissederdiniz.

Ve o zaman bu durum kalıcı, ebedi olurdu.

Kalbini Yaradan’a Döndür!

Soru: Egomla baş edemediğimi hissediyorum! Bunu dostlarıma anlatmalı mıyım yoksa kendime mi saklamalıyım?

Cevap: Başa çıkamadığınız çok açık. Ancak bu konuları dostlarınızla tartışmaya çalışmayın çünkü onların da kendi sorunları var. Bunun yerine, Yaradan ile bağ kurmaya çalışın.

Dostlarınızla tüm kalbinizle bağda olun ve aynı zamanda kalbinizi Yaradan’a yöneltin.

Dostlarınızı dahil etmenize gerek yok çünkü siz bir durumdasınız ve onların her biri farklı bir durumda. En önemli şey Yaradan’la bağ kurmayı amaçlamak ve grupla olan bağınıza dayanmaktır.

Soru: Yani iyi bir ruh halindeymişim gibi mi davranmalıyım?

Cevap: Elbette, dostlarınızın moralini her zaman iyi tutun. Özellikle de düşük bir durumda olduğunuzda.

Doğru Niyet Nedir?

Soru: Yaradan’ın ışığının içine gireceği doğru niyet nedir?

Cevap: Doğru niyet, ruhları birbirlerine yaklaştırmak için, iyi bir eylemde bulunmak için çaba sarf etmektir ki böylece Yaradan onların içinde Kendisini ifşa edebilsin ve onlar da O’nun içlerinde yaşayabileceği hazzını hissedebilsinler.

Doğru niyet arzularımızı birleştirmektir ki Yaradan onları yerine getirebilsin.

Tek Bir Amaca Doğru

Soru: Yaradan’ın ifşasına karşılık gelmesi için, her koşulda onludaki bağın niteliği ne olmalıdır?

Cevap: En önemli ve doğru olan şey, herkesi herkesle ve hep birlikte birleştirmektir.

Soru: Düşüncelerinizi ve arzularınızı onlu ile güçlü bir bağla bağlamayı nasıl öğrenirsiniz ki tek bir amacınız: Yaradan’a memnuniyet getirmek, olsun?

Cevap: Bunu yapmak için, kendinizden çıkmalı, kendinizi dostlarınıza dahil etmeli ve Yaradan’a doğru çabalamalısınız.

İşte o zaman tüm çabalarınız sizi ortak bir hedefe ve ortak bir birliğe götürecektir.

Mutlak Adanmışlık

Bu “Ve bu Yakup’un zor zamanı, fakat bundan kurtarılacak,” demektir çünkü tüm kurtuluş Anohi olarak kabul edilir. (Rabaş, Mektup – 3)

Soru: Tüm kurtuluşların Anohi olarak kabul edilmesi ne anlama gelmektedir? Sonuçta, ihsan etme niteliğine, bir tür kurtuluşa ulaşmak için egonun üzerine çıkmamız gerektiğini öğreniyoruz.

Cevap: Kurtuluş, yaratılış tamamen Yaradan’a adanmış olduğunda gerçekleşir. Kurtuluşun sebebi budur.

Yaradan’a mutlak adanmışlık, yaratılışın hiçbir koşul olmaksızın Yaradan’a tutunmasıdır.

Soru: Bu adanmışlığa herhangi bir koşuldan gelebilir miyiz?

Cevap: Size verilen koşullardan buna geleceksiniz.