Category Archives: Dost Sevgisi

Eğer Bir Dost Hastaysa

Soru: Eğer dostum hastaysa ve Yaradan’ın onu iyileştirebilmesi için onunla bağ kurmak istiyorsam, buna müdahale etmeli miyim yoksa olduğu gibi kalmasına izin mi vermeliyim?

Cevap: Ruhunuzda dostunuza yaklaşmalı, onunla bağ kurmalı ve duygularınızda ona yardım etmelisiniz- fiziksel olarak değil, içsel olarak. Ne kadar çabuk iyileştiğini göreceksiniz.

Soru: Yaradan’ın kişiye ne verdiğine aldırmadan birbirimize yardım etmeli miyiz, yoksa Yaradan’ın planına müdahale mi etmiş oluruz?

Cevap: Evet, bunu yaparak Yaradan’ın planına müdahale etmiş oluruz.

Eğer Biri Düşerse…

Soru: Onlu, bir kişinin yükselmesine sebep olduğu gibi düşmesine de sebep olabilir. Bir dost tüm grubu yükseltebilir mi? Ve bu nasıl yapılabilir?

Cevap: Hayır, yükseltemez. Gerçekten de bu durumda, tüm dostlar kendilerini tamamen sıfırlamalı, yani kendilerini iptal etmeli ve tamamen ona tutunmalıdır. Ve o da Yaradan’a bağlanacaktır. Tabii ki bunu yapmak mümkündür ama yine de yardıma ihtiyacımız var.

Soru: Neden bir kişi tüm grubu düşürebiliyor?

Cevap: Bu aynı şeydir. Hayatımızdan örnekler verelim, örneğin bir ekip halinde çalışan dağcılar gibi. Eğer biri düşerse, hepsi düşer.

Soru: Son zamanlarda bir boşluk hissi var. Onlu ile birleşmek için her şeyi yapıyorum ama boşluk sadece büyüyor. Bu boşluğu hangi düşüncelerle beslemeliyim? Yoksa boş bırakmak daha mı iyi?

Cevap: Hepiniz bu boşluk üzerinde tek bir onlu olarak birleşmelisiniz, o zaman boşluk giderek azalacak ve yok olacaktır.

İhsan Etme Gücü Onluda Ne Zaman Belirir?

Soru: Onlu ve tüm dünya grubu içindeki karşılıklı bağımlılığımızı fark etmemize ve her eylemden önce ihsan etme niyetini korumamıza ne yardım eder?

Cevap: Tıpkı şu anda her şeyi kendimiz için istediğimiz gibi, her şeyi onludaki dostlarımıza ve onların aracılığıyla da Yaradan’a ihsan etmeyi arzulamalıyız. İhsan etmek, dostlarımı düşündüğümü ve onların istedikleri her şeyi almaları için Yaradan’dan talepte bulunduğumu gösterir.

Eğer onlu birleşebilirse ve tüm arzularını Yaradan’a yönlendirebilirse, bu içinde ihsan etme gücü olduğu anlamına gelir.

Nezaket Ve Sevgi Ekleyin

Soru: Kural olarak, aramızdaki en sıkı bağ, bir çatışmadan ya da dosta karşı bir itilişten sonra gelir. Bu koşullara kendimiz neden olabilir miyiz yoksa bunu yapmamıza gerek yok mu?

Cevap: Hayır, hiçbir koşulda olumsuz bir şeye neden olmamalıyız.

Yorum: Ancak nezaket ve sevgi aracılığıyla, nedense bağ daha az hissediliyor.

Cevabım: Seni anlıyorum. Ancak bunu yapmak için, yine de dostlarına nezaket ve sevgi eklemen gerektiğini görmen lazım ki böylece onlarla yakınlaştığını hissedebilesin.

Soru: Bu ne olabilir?

Cevap: Nezaket ve sevgi. Her dakika, her gün.

Manevi Yolda Acele Etmek Ne Anlama Gelir?

Soru: Baal HaSulam’ın Şamati 248. makalesinde “Acele eden kazanır.” der. Acele eden kişi nedir?

Cevap: Aceleci kişi, başkalarına yaklaşmak için eylemlerini güçlendirmek isteyen bir kişidir. Dostlarının onu sevmesini beklemek istemez ancak dostlarını ilk seven kişi olmak için çabalar, söylendiği gibi “Komşunu kendin gibi sev.”.

Aceleci davranan, dostlarına yaklaşmak için yollar arayan kişi her zaman öndedir.

Soru: Kaynaklar, Yaradan’ın ilk ve son olduğunu söylüyor. İlk ve son arasındaki çabam hızlı olmama yardımcı olur mu?

Cevap: Senin çalışman, dostları ve Yaradan’ı tüm gücünle ve arzularınla sevmeye çalışmak.

Tamamen Islah Olmuş Bir Dünya Görün

Soru: Bir dostumuzun kusurlarından bahsettiğimizde onun içsel niteliklerinden mi, yoksa bazı dışsal davranışlarından mı bahsediyoruz? Mesela derse zamanında gelme sözü verdik ama dostum gelmiyor ve tabii ki bunu görüyorum. Bu kusuru haklı çıkarmalı mıyım?

Cevap: Aslında Kabalistler, başkalarında yanlış olarak gördüğüm her şeyin sadece benim içimde olmasından dolayı olduğunu söylerler. Yani başka bir insanda, kendi kötü niteliklerimin bir yansımasını görürüm.

Yorum: Evet ama…

Cevabım: Tepkin tamamen haklı ve bu genel olarak doğru. Islah olmuş bir kişi, en iğrenç ve bariz egoist özelliklerle karşı karşıya kalsa bile, hiçbir şeyde veya hiçbir yerde kötü nitelikler görmeyecektir! Çünkü o bu özelliklere benzemez.

Soru: Diyelim ki siz ve ben aynı gruptayız. Sabah dersinde olmadığımı fark eder misiniz? Benim için mazeret üretir misiniz? Derse katılmamamın sizin hatanız olduğunu düşünür müsünüz?

Cevap: Evet, ben de suçluyum.

Soru: Bana karşı herhangi bir şikâyetiniz olur mu?

Cevap: Hayır. Sadece kendimle ilgili. Ama burada çok yüksek bir seviyeden bahsediyoruz.

Soru: Bu seviyeye ulaşana kadar, bir dostumuzun gruba zarar verdiğini gördüğümüzde nasıl tepki vermeliyiz? Herkes haklı çıkarmak zorunda mı?

Cevap: Tüm dünyanın ıslah olduğunu görene kadar kendinizi ıslah etmelisiniz.

Soru: Ben tek başıma bir dostumda bir kusur görsem, yine bu bendedir diyebilirim ama bütün dostların bu kusuru görmesi bambaşka bir koşul. Değil mi?

Cevap: Fark etmez. Dünyanın ıslah olduğunu ve orada yalnızca Yaradan’ın ifşa olduğunu göreceğimiz bir koşula ulaşmalıyız. Bu durumla ilgili olarak kendimizi bir şekilde hala ıslah olmamış olarak görüyoruz. Dolayısıyla dünyamızda haklı çıkarılamayacak hiçbir durum yoktur.

Dostların Yüceliğini Yükseltmek

Soru: Kişinin içinde dostlarıyla ilgili iki arzu vardır. Egoist arzusunda dostlarının kusurlarını görür. Altıncı his ya da manevi edinimin perdesi denen özgecil arzusuyla, dostlarının yüceliğini görür. Kişi sadece egoist arzunun içindeyken ne yapmalıdır?

Cevap: O zaman özgecil arzusunun ortaya çıkması için çalışmalıdır. Bu olana kadar, kişi dostlarında herhangi bir olumlu nitelik göremez. İnsan bunu inşa eder ama içinde henüz oluşmamıştır.

Soru: Ancak Rabaş makalelerinde, kişinin egoist arzuların içindeyken dostlarının önemini ve yüceliğini görmeye çalışması gerektiğini yazar. Bu mümkün müdür?

Cevap: Evet, denemeliyiz. Tamamen egoistçe bile olsa, buna ihtiyacınız olduğunu anlamaya çalışın. Bu yüzden, bunu uygulamak için çaba sarf etmeniz gerekir.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 79

Soru: Benim dostlara entegre olmam ile dostların bana entegre olması arasında bir fark var mı?

Cevap: Her ikisi de aynı anda gerçekleşmelidir. Dostlarına kalbinde bir yer vermelisin ve aynı zamanda onların kalbinde var olmak için onlara yakınlaşmalısın.

Soru: O’ndan başkası yoksa “Ölüm meleği” nereden geliyor?

Cevap: Bu Yaradan’ın zıt yüzüdür.

Soru: Ortak kalpte yazılı olanın silinmemesi için, onlunun eylemleri ne olmalı? Ya da silinip tekrar yazılabilir mi?

Cevap: Evet, yapılabilir ama her şeyden önce, almayı istediğimiz şeyin korunduğundan emin olmalıyız.

Dostları En Yüce Olarak Görmek

Soru: Rabaş, herkesin dostlarının yüceliğini görmesi gerektiğini çünkü ancak bu şekilde onlardan bir değer alabileceğimizi yazar. Mantık ötesi inanç denen yeni bir konsept ortaya atar. Dostlarının yüceliğini göremiyor olsan bile bu inançla ilerlemelisin. Bu nasıl mümkün olabilir? Sonuçta kişinin duyguları üzerinde hiçbir kontrolü yok.

Cevap: Gerçek şu ki, her birimiz diğerinden gizlenmiş durumdadır. Bir başkasını tam ifşa koşulunda göremeyiz. Bu yüzden tek bir tavsiye vardır. Seninle manevi yolda birlikte oldukları için dostlarını takdir etmeli, onlara saygı duymalısın ve onları mümkün olduğu kadar çok yükseltmelisin.

Gruptaki dostlarımıza bu şekilde davranmamız gerekir. Birlikte çalışan ve duygularını paylaşan tercihen on kişiden oluşan bir grup.

Kişi dostunu bu şekilde yüceltebildiği, onu kendi üzerinde tutup yükseltebildiği ölçüde, kendi üzerine de çıkar. Başkalarından güçler alır ve aynı zamanda kendisi de kendi gücünü bu tencereye koyar. O zaman herkesle birlikte manevi olarak yükselir.

Dostlarınıza En Yüce ve En Önemli Kişilermiş Gibi Saygı Gösterin

Her ne kadar yüce bir kişi gibi görünse de, yine de eylemlerine bakmalı ve “Beni yüce yapan nedir?” diye düşünmelidir (Maor VaŞemeş, Ekev).

Soru: Bir kişinin saygı duyulduğu şeyi bulması gerektiği söylenir. Bu, onluya saygı görmek için gittiğim anlamına mı geliyor?

Cevap: Gruba saygı için değil, kendini dostlarının yanına yerleştirmek için gelirsin, böylece sen onların en küçüğü olursun ve onlar da her şeyde en yüce olurlar. Ve onlara karşı böyle bir içsel tutuma sahip olduğunda, Yaradan’dan belirli bir miktarda manevi enerji almaya başlayabilirsin.

Soru: Ama eğer bunu yapamazsam ve kendimi en küçük olarak görmek zorunda kalırsam, dostlarıma karşı duyduğum kızgınlıktan nasıl kurtulabilirim?

Cevap: Tam tersine, sana bu koşulları sağladıkları için onlara sözlü olarak değil ama içsel olarak teşekkür etmelisin ve kendini daha da aşağıya koyabilirsin. İşte o zaman halı kaplı bir yol, sizi bekler.

Hepiniz Yaradan’ın insanlıkta yarattığı değerli parçalarsınız çünkü sizler, Yaradan’a en yakın olanlarsınız ve tüm insanlığa O’ndan üst ışığı getiriyorsunuz. Bu nedenle, dostlarınıza en yüce ve en önemli kişilermiş gibi saygı göstermelisiniz.