Category Archives: 10’lu Gruplar

Şehina – Aramızdaki Bağ

Şehina, kişinin ihsan eden Kelim’e dönüştürdüğü alma Kelim’idir.

Onlu çalışmasında, bu sizi karşılıklı ihsan etme, tek bir duyguda, tek bir arzuda birlikte olmayı isteme olarak koyabileceğiniz şeydir.

Bunun hakkında daha fazla düşünün ve bu durumun daha somut ve elle tutulur hale geldiğini göreceksiniz ve o zaman, tabiri caizse, bunu yönetebileceksiniz.

Şehina, sizi birbirinize bağlayan, hepinizin ait olduğu şeydir. Siz varsınız, onlu var ve sizi birbirinize bağlayan bir şey var; buna Şehina diyelim.

Yaradan ve Şehina’nın birliği, Yaradan’a O’nun bize vermek istediği şekilde vermek istediğiniz anlamına gelir.

 

Dostlarınızın Arzularına Daha Yakınlaşın

Soru: Her birimiz arzularımızla çalışmakla meşgulüz. Işığın etkisi onların ıslahına yol açar ki bu da bireysel bir edinimdir. Ancak bu resme dostlarımızın arzularını da eklemek ne anlama geliyor? Ortak bir edinime ulaşmak için bu arzulara nasıl yaklaşır ve onları nasıl açığa çıkarırız?

Cevap: Bu, her adımda yerine getirmemiz gereken zor bir görevdir. Bu nedenle düşüncelerimizin nerede olduğunu, ne hakkında konuştuğumuzu, ne öğrendiğimizi ve ne okuduğumuzu dikkatle izlemeliyiz. Ve bu, manevi çerçeveden ayrılmadan yapılmalıdır.

Soru: Onlunun çalışmasında, dostların arzularını hissetmek gerektiğine dair bir anlayış var ama ne yazık ki içsel bir izlenim yok. Burada doğru yaklaşım nedir: onları üzerimizde kıyafetlendirmek mi yoksa onların arzularına gelmek mi?

Cevap: Basitçe arzularımızda birleşmemiz gerekir. Dostlarımızla “tek kalpte tek adam” olacak şekilde bağ kurmakta hem fikir olmalıyız ki aramızda hiçbir fark kalmasın ve böylece her zaman tek bir ortak hedefi düşünüp sadece bunun için çabalayalım.

Soru: Nihayetinde, zihnimizde kendimizi Yaradan ile ilgili olarak hissedip tanımlayacağımız ve ıslah isteyeceğimiz noktaya gelecek miyiz? Bunu onluda başarabilir miyiz?

Cevap: Elbette, bundan hiç şüphem yok.

Onluda Maneviyat

Soru: Maneviyatı onluda nasıl kullanırız?

Cevap: Doğru duygularınızı dostlarınıza iletmeli ve onlara yardımcı olmalısınız. Karşınızdakini memnun etmek, onu doldurmak ve ona yardım etmek istediğinizi düşünün.

Maneviyatta başarı ya da başarısızlık, istikrar ve dikkate bağlıdır.

Soru: Maneviyatın öncelikli olacağı bir zaman gelecek mi?

Cevap: Maneviyattan daha önemli bir şey olmadığına birbirinizi ikna etmek size ve dostlarınıza bağlıdır.

 

 

Hislerin İfadesi

Soru: Maneviyat, insanın içsel hissidir. Aramızdaki bu ilişkileri dışarıya nasıl ifade etmeliyiz?

Cevap: Grubun, onlunun iç yaşamına dahil olarak.

Soru: Bu içsel ilişkileri, aramızda dışsal olarak ifade etmeli miyiz?

Cevap: Evet, bunları açıkça ifade etmekten çekinmeyin.

Yaradan’la Bağ Uğruna

Soru: Onluda çalışırken kişiliğimin hangi bölümünü feda etmeli, hangi bölümünü korumalıyım?

Cevap: Dostlarınızla daha büyük bir birliğe ulaşmak için içinizdeki her şeyi feda etmelisiniz.

Birlikte egoizminizin üzerine çıkmak, birbirinizle ve Yaradan’la bağda olmak için kesinlikle her şeyi feda etmeye hazır olmalısınız.

Soru: Bazı hayvani tezahürlerimizi, görüşlerimizi ve ideolojilerimizi de feda etmeli miyiz?

Cevap: Hayır, henüz gerek yok, daha sonra onların kendilerini düzelttiklerini göreceksiniz.

Aranızda Anlaşın Ve Harekete Geçin!

Soru: Sürekli olarak Tora çalışmasıyla meşgul olmak ne anlama gelir?

Cevap: Bu ancak birbirinize bağlı olursanız, birbirinize ilham verirseniz ve örnek olursanız mümkündür.

O zaman, Tora’nın ıslahı ile “dışarıdan içeriye”, “dışarıdan içeriye” koşullarında bağ kurabileceksiniz. Böyle bir koşul için sürekli çaba göstermelisiniz.

RAMHAL’ın grubunda olduğu gibi, her bir kişinin manevi çalışma için günün belirli bir saatini seçtiği, kaynaklardan veya Tora’dan alıntılar çalıştığı ve sürekli olarak dostlarını düşündüğü gibi, aranızda anlaşın. Bu şekilde onlar sürekli olarak ilerlediler.

Soru: Tüm onlu bu sorumluluklarını belirli aralıklarla yenileyebilir mi? Bunu en iyi nasıl yapabilirler?

Cevap: Düzenli bir şekilde, bir programa göre, böylece onludan biri her zaman bu işle meşgul olur. Kendi aranızda anlaşın ve harekete geçin.

Gelecek Dünyanın Büyüyeceği Alan

Onlu (on dosttan oluşan Kabalistik bir grup), belirli bir çalışmayı yapmak zorunda olduğumuz bir alan olarak algılanabilir.

Eğe çalışmamız doğruysa, gelecek dünyamız bu alanda, doğru, güzel bir şekilde büyüyecektir. Bu alanda, bu alanı kutsayan Yaradan’ı bulacağız. Bu şekilde manevi yolda ilerleyebiliriz.

Hayatımızda Yaradan’ı arıyoruz, O nerede? O’nu ifşa etmek, O’na yönelmek, O’nunla buluşmak ve nasıl olursa olsun, Yaradan’la birlikte olduğumuz sürece O’nu takip ederek veya O’nun yanında olarak yaşamlarımızda ilerlemek istiyoruz. Bu tıpkı nereye gideceğini bilmeyen ama hemen yanındaki annesine yapışıp onunla birlikte yürüyen küçük bir çocuk gibidir.

Eğer kişi dostlarıyla bağ kurar ve tüm onluyu tamamlarsa, bu grup, kişinin sonunda Yaradan’ı bulacağı kutsal bir toplum haline gelir. Bütün bu grup Yaradan tarafından kutsanmış bir tarla gibidir ve onlarla birlikte kişi yaratılış hedefine doğru ilerleyebilir.

Yaradan size bu grubu, yaratılışın amacına ulaşabilmeniz için verdi. Ancak bu tarla çıplak ve tohumsuz kalabilir, hatta yabani otlar ve dikenlerle büyümüş olabilir ve yararlı meyveler vermeyebilir.

Ya da belki tam tersine, tüm dostlarınızla bağ kurar, onları güçlendirir ve bu tarlada tüm dünyanın, tüm insanlığın ihtiyacını karşılayabilecek güzel bir hasatın yetişmesini arzu edersiniz. O zaman deve dikenleriyle kaplı bu alan, Yaradan’ın kutsadığı verimli, ekilebilir bir araziye dönüşecektir.

Bunu yapmak için birlik olmalı ve bizimle ilgilendiği ve bizi ıslahın sonuna götürdüğü için Yaradan’a teşekkür etmeliyiz. Ve içsel olarak ne kadar birleşir ve birbirimize yakınlaşırsak, Yaradan’ın kutsamasına ihtiyacımız olduğunu anlayana kadar, alan adı verilen bağımızı o kadar güçlendireceğiz. Ve Yaradan’ın yardımı olmadan topraktan tek bir tohum bile filizlenmeyecektir.

Bu nedenle, tüm çalışmamız, Yaradan’a bağlanmak ve O’na dönmek, O’ndan bu alanda düzgün bir şekilde çalışmamıza ve tüm yaratılanları doyurabilecek ve doldurabilecek bir hasat yetiştirmemize yardım etmesini istemekten ibarettir.

Tek Bir Arzu

Soru: Onlunun ortak duasında birleşen küçük taleplerimiz, Yaradan’a geri verdiğimiz ışık mıdır?

Cevap: Hayır, ışık sizin aranızda değildir; onu Yaradan’a geri vermiyorsunuz. Siz sadece aranızda Yaradan’ın size vermek istediği ışığın bir kısmını alabilecek bir arzu yaratmak için eyleme geçiyorsunuz. Ve bu eylemle, Yaradan’ı memnun edersiniz.

Soru: Yaradan’ın ışığını onluda nasıl hissederiz?

Cevap: Her şeyi sadece dostların iyiliği için yapma arzusu gibi.

Soru: Hangi eylem daha fazla ışık çeker?

Cevap: Sadece birbirimize daha da yakınlaşmak için olan.

Eğer Biri Düşerse…

Soru: Onlu, bir kişinin yükselmesine sebep olduğu gibi düşmesine de sebep olabilir. Bir dost tüm grubu yükseltebilir mi? Ve bu nasıl yapılabilir?

Cevap: Hayır, yükseltemez. Gerçekten de bu durumda, tüm dostlar kendilerini tamamen sıfırlamalı, yani kendilerini iptal etmeli ve tamamen ona tutunmalıdır. Ve o da Yaradan’a bağlanacaktır. Tabii ki bunu yapmak mümkündür ama yine de yardıma ihtiyacımız var.

Soru: Neden bir kişi tüm grubu düşürebiliyor?

Cevap: Bu aynı şeydir. Hayatımızdan örnekler verelim, örneğin bir ekip halinde çalışan dağcılar gibi. Eğer biri düşerse, hepsi düşer.

Soru: Son zamanlarda bir boşluk hissi var. Onlu ile birleşmek için her şeyi yapıyorum ama boşluk sadece büyüyor. Bu boşluğu hangi düşüncelerle beslemeliyim? Yoksa boş bırakmak daha mı iyi?

Cevap: Hepiniz bu boşluk üzerinde tek bir onlu olarak birleşmelisiniz, o zaman boşluk giderek azalacak ve yok olacaktır.

Şehina’nın Yaratılan Varlıklara İfşası

Soru: Şehina’nın yaratılan varlıklara ifşası nedir?

Cevap: Doğru bir şekilde bağda olan tüm ruhların ifşa olmasıdır. Bir kişi bunu edindiğinde, Yaradan’ın yarattığı kabın tamamı ifşa olur ve O, bunu doldurmak için hazırdır. Kabın ifşası sadece onluyu hissetmekten daha fazlasıdır: bu sonsuzluğun Malhut’udur.

Soru: Önce ben onlu ıslah eden ışığı almadığı için acı mı çekmeliyim ve sonra da onlu Şehina’nın ızdırabını mı hissetmeli?

Cevap: Hayır, Şehina’yı ıslah edemediği için acı çekmesi gereken sensin çünkü tüm dostların onun içinde bir araya gelmeli ve sen onların arzularınızın toplamını Yaradan’a iletme niyetine sahip olmalarını istiyorsun.

Soru: Onluya Şehina’yı düşünmeleri ve bir yönde niyet inşa etmeleri için nasıl ilham verebilirim? Sonuçta başkalarının kalbinde ne olduğunu bilmiyorum.

Cevap: Onların kalbinde ne olduğu önemsizdir. Sadece kendi aranızda bu konu hakkında konuşmalısınız ve zamanla, konuşmalarınız aracılığıyla, üst ışık her bir dostun kalbinde çalışmaya başlayacak.