Büyüme Sancıları
Soru: Neden hayatımızda belirli sınırlar vardır? Bir kişi bu sınırları aşarsa, insanlar onun deli olduğunu düşünür.
Örneğin, küçük çocukların halka açık yerlerde aniden bağırmalarına izin verilir ve bu normal kabul edilir. Ancak bir yetişkin metroda bunu yaparsa, etrafındaki insanlar onun hasta olduğunu söyler.
Cevap: Gerçek şu ki, küçük bir insan büyük arzular besler, ancak bu arzularla doğru şekilde nasıl çalışacağını, onları bir hedefe yönlendireceğini, içsel dengeyi sağlamak için belirli sınırlar içinde tutmayı öğrenmemiştir.
Ancak biz, yetişkin bir insanın doğal olarak bu içsel dengeye ve uyuma sahip olması gerektiğini düşünürüz.
Çocuk, onu geliştiren çeşitli güçlerin etkisi altında olduğu için buna sahip değildir. Bu nedenle, bazen zıplar, koşar, bağırır veya aynı şeyi tekrar tekrar yapar. Bir taraftan diğer tarafa savrulur. Bu normaldir. Buna büyüme sancıları denir.
Aynı şey Kabala’da da olur. Bir kişi Kabala’yı öğrenmeye başladığında, savrulabilir. Biz bunu tamamen normal bir şey olarak görürüz. Aniden depresyona girer, bir sonraki anda kendini iyi hisseder ve güler. Bundan sonra bilgiye, sonra hislere ve benzeri şeylere yönelir.
Bunların hepsi büyüme sancılarıdır ve beklenen şeylerdir. Bu nedenle, bunları kabul ediyor ve anlıyoruz ve birbirimize sadık olmaya çalışıyoruz, ancak bu başka bir yerde pek normal görünmeyebilir. Ancak burada bir kişi bazen alışılmadık, özgün davranışlarda bulunabilir, ancak biz onu gelişmekte olan bir çocuk olarak gördüğümüz için bunları normal kabul ediyoruz.
Bizim çerçevemizde, bir kişinin ders sırasında uyuması, dersi asması veya aniden herkese kızması, insanlara bağırması ve sonra sakinleşmesi kabul edilebilir. Bu, onun çeşitli gelişme güçleri altında var olduğu ve bu nedenle bu şekilde tepki verdiği anlamına gelir.
Aynı zamanda, dışarıda bu bir yetişkin için imkansız kabul edilir. Orada herkes dengeli, anlayışlı ve uyumlu olmak zorundadır.
Bu nedenle, insanlar yukarıdan gelen çeşitli stresli etkilerin etkisi altında var olsalar da sorun yoktur. Bunların sayısı ne kadar fazla ve sıklığı ne kadar yüksekse, kişi o kadar hızlı ilerleyebilir, çünkü yukarıdan ona gerçekleştirebileceğinden fazlası verilmez.
Ancak, onu ilerletme arzusu varsa, ama o bu fırsatı kullanmazsa, bu fırsat elinden alınır ve ona farklı bir biçimde, özellikle de acı çekme biçiminde bir fırsat verilir. O zaman kişi zaten farklı, daha yavaş ve daha zor bir yol izler.
Soru: İlerleme fırsatı ne anlama gelir?
Cevap: Özünde, bu bir grup içindeki bir farkındalıktır. Nasıl bakarsanız bakın, pratik Kabala yine de bir grup içindeki bir farkındalıktır.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

