Monthly Archives: Aralık 2024

Birbirinizi Kabullenin!

Soru: Çeşitli nedenlerden dolayı evlenmeye karar veremeyen çiftlere ne tavsiye edersiniz?

Cevap: Bir aile kurmayı, çocuk sahibi olmayı ve bu dünyada aralarında kendilerine sadece fayda sağlayacak maksimum yakınlığa ulaşmayı düşünmelidirler. Evlilik ve ebeveynlik, çiftlerin karı veya koca olarak geçirdikleri manevi gelişimin bir parçasıdır.

Birçok kişi karşısındakini zorlayarak kazandığını düşünür, ancak siz bunun yerine kabullenmelisiniz. Bu sizin avantajınızdır. Bir başkasına doğru adım attığınızda doğru şeyi yaptığınızı hissetmelisiniz.

Herkese iyi şanslar ve güçlü olun. Birbirinizi kabullenin!

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 96

Soru: Işığı alabilen ve verebilen bir gerçeklik olduğumuza dair bir öz farkındalık hissine sahibiz. Yaradan’ın niteliğinde ise kendimizi O’nunla birlikte tek bir sistemin parçası olarak hissediyoruz. Özünde farklı olan bu iki niteliği onlunun çalışmasında nasıl bir araya getiririz?

Cevap: Evet, farklı niteliklerle ilişkilenmiş durumdalar ama biz onları birleştirmeye çalışmalıyız. Yavaş yavaş bunu yapmayı başaracağız.

Soru: Onluda ihsan etme niyetini nasıl güçlendirebiliriz?

Cevap: Bunun hakkında daha fazla konuşmalıyız ve eylemleri gerçekleştirirken, birleştiğinizi ve Yaradan’a döndüğünüzü hissetmeye çalışmalısınız. O zaman O’na olan özlem daha güçlü olacak ve O’nun ifşasına geleceksiniz.

Soru: Katı dini metinleri okuyan bir kişi, Bnei Baruch’un dağıtımını benimseyebilir ve Yaradan için çabalamaya başlayabilir mi?

Cevap: Elbette. O kişinin bizim ne yaptığımızı bilmesi gerekir. Biz Yaradan’ın hissine ulaşmak istiyoruz. İşte onun meşgul olması gereken şey de budur. Kitaplarımızı okuması ve kendini biraz onlara kaptırması gerekir.

Soru: Kişi bir bütünün parçasıysa ve sisteme dâhilse, kendini düşünmeden başkaları için nasıl dua edebilir? Koşulsuz sevgi nedir? Bir insan nasıl koşulsuz sevebilir?

Cevap: Bunu nasıl açıklayacağımı bilmiyorum çünkü bu bir duygudur. Bu duyguların içinizden, dostlarınızla olan bağınızdan geçmesine izin vermeye çalışmalısınız ve o zaman bunun ne hakkında olduğunu anlama fırsatınız olacaktır.

İyi Meleğin Etkisini Güçlendirin

İyi bir melek “sağ” olarak adlandırılır ve bu melek sayesinde kişi Yaradan’a hizmet etmeye yaklaşır. Buna “sağ yaklaştırır” denir. Kötü melek ise “sol” olarak kabul edilir ve kişiyi uzaklaştırır. Bu, ister zihinde ister kalpte olsun, ona yabancı düşünceler getirdiği anlamına gelir (Baal HaSulam, Şamati 107, “İki Melek Hakkında”).

Her iki meleğin, iyinin ve kötünün üzerimizde çalışması, bir hedefe doğru ilerlemek için her iki meleği de kullanmak anlamına gelir. İki güçle doğru bir şekilde çalışmak için, kendinizi ortada hayal etmeye çalışmalı, sonra orta çizgiyi bulmalı ve sağ ve sol çizgiler arasında ilerlemelisiniz.

Soru: İyi meleğin üzerimizdeki etkisini nasıl artırabiliriz?

Cevap: Sadece dua yoluyla. Duayı tüm koşulları kapsayan ve iyi eylemlerimizden önce gelen daimi bir çalışma haline getirmek için, kendimizi doğrudan Yaradan’a yönlendirmeliyiz.

 

 

Minnettarlık İhsan Etmektir

Soru: Zohar Kitabı’nı okumaktan bilinçli olarak mutlu olmak ve aynı zamanda hissettiğim bu haz, Yaradan’a ihsan olarak kabul edilir mi?

Cevap: Hayır, bu hala bir almaktır.

Soru: Peki, Yaradan’a teşekkür ettiğimde ve bunun arkasında O’nun olduğunu anladığımda, bu ihsan mıdır?

Cevap: Evet, eğer tüm bunların arkasında Yaradan’ın olduğunu hisseder ve O’na teşekkür edersen, o zaman bu Yaradan’a ihsandır.

 

 

Onluda Maneviyat

Soru: Maneviyatı onluda nasıl kullanırız?

Cevap: Doğru duygularınızı dostlarınıza iletmeli ve onlara yardımcı olmalısınız. Karşınızdakini memnun etmek, onu doldurmak ve ona yardım etmek istediğinizi düşünün.

Maneviyatta başarı ya da başarısızlık, istikrar ve dikkate bağlıdır.

Soru: Maneviyatın öncelikli olacağı bir zaman gelecek mi?

Cevap: Maneviyattan daha önemli bir şey olmadığına birbirinizi ikna etmek size ve dostlarınıza bağlıdır.

 

 

Hislerin İfadesi

Soru: Maneviyat, insanın içsel hissidir. Aramızdaki bu ilişkileri dışarıya nasıl ifade etmeliyiz?

Cevap: Grubun, onlunun iç yaşamına dahil olarak.

Soru: Bu içsel ilişkileri, aramızda dışsal olarak ifade etmeli miyiz?

Cevap: Evet, bunları açıkça ifade etmekten çekinmeyin.

Geri Bildirim

Soru: Hemen ıslaha götürecek doğru kararı vermek ne anlama geliyor?

Cevap: Hemen ıslaha götürecek doğru kararı vermek zordur. Ama yavaş yavaş, biz buna ulaşıyoruz.

Yaradan’ın olumsuz ve olumlu etkilerini anlamaya başladığımızda, O’nu kendimiz etkileriz, yani geri bildirim ve yansıyan ışık (Ohr Hozer) oluştururuz. Böylece, hangi niteliklerimizin Yaradan’ınkinden farklı olabileceğini ve bize fayda sağlayabileceğini yavaş yavaş seçeriz.

Soru: Geri bildirimde esas olan Yaradan’ın bize vermek istediği hazzı yansıtmak mı, yoksa bu hazzı O’na geri vermek mi?

Cevap: Önemli olan, hazzı geri vermek istememizdir.

Newton’un Mirasını Neden Kimse Üstüne Almak İstemedi?

Soru: Büyük Newton öldüğünde, akrabaları onun yazılarını satmak istedi. Doğal olarak, bunun için yüz binlerce pound almak istediler.

Cambridge Kütüphanesi’nden, İngiliz Ulusal Müzesi’nden, piskoposlardan vb. alıcılar geldi. Newton’un yazılarını açıp okumaya başladılar ve sanki bir vebaymış gibi bir kenara ittiler. Çalışmaları uzun yıllar boyunca dokunulmadan kaldı.

Gerçek şu ki, Newton tek bir Tanrı’ya inanıyordu. Diğer şeylerin yanı sıra, Rambam’dan alıntı yaptı ve Yahudi bilgeleri takip etti.

Her şeyi yaratan, evrenin sistemi hakkındaki bilgiyi ilk insan olan Adem’e, sonra İbrahim’e kadar seçilmiş birkaç kişiye ve daha sonra Yahudi halkına aktaran Tanrı’nın tekliği hakkında yazdı. Newton’un tanımladığı dünya tarihindeki Yahudilerin rolü bu şekildeydi.

Ancak, doğrudan bir şekilde, sırlar çok az kişi tarafından erişilebilirdi. Yani, Musa tarafından erişilebilir durumdaydılar ve Kudüs Tapınağı’nın yapısında dikkatlice şifrelenmişlerdi. Böylece Newton, Kudüs Tapınağı’nı incelemeye başladı. Her dönemeçte ve köşede evrenin uyumunu gördü ve bunun hakkında yazdı.

Böyle bir karşılaştırma yapmak mümkün mü bilmiyorum ama İbrahim ve Musa, Yaradan’ı öyle edinmişlerdi ki, bu yüzden Newton da bunu elde etmek istedi. Yani bilim aracılığıyla Yaradan’a ulaşmak istedi. Bu mümkün mü, değil mi?

Cevap: Bilim yoluyla mı? Bence hayır. Pek çok insan bilim yoluyla üst dünya vizyonuna, üst yönetime ulaşmak istedi ama kimsenin bunu bu şekilde yapmasına izin verilmedi.

Soru: Bize nedenini söyleyebilir misiniz? Temel olarak, ilk adımları o mu attı?

Cevap: Dışarıdan, keşiflerinde buna yönelik dışsal adımlar attı.

Soru: Evet, hatta İbranice de öğrendi. Ama neden buna izin verilmez ki?

Cevap: Gerçek şu ki, onu bu şekilde ifşa edemezsiniz. Kişi doğaya erişmek için yeni araçlar keşfetmeli ve bunu doğanın kendisini ona ifşa edeceği şekilde yapmalıdır. Yani, insanın tarafından Yaradan’a ve Yaradan’ın tarafından insana. Bunun Kabala ve Kabala bilimi dışında mümkün olduğunu düşünmüyorum. Aslında pek çok kişi bunu başarmaya çalıştı ama öyle kısıtlamalarla karşılaştılar ki bunu başaramadılar.

Soru: Peki, bu tür girişimlerden sonra, kalpte veya kişinin içinde bir yerde bir açılma oluyor mu?

Cevap: Biraz açılır, aslında bilimde açılıyor.

Soru: Ve sonra kişi bilime geri mi dönüyor?

Cevap: Evet.

Yorum: Yani, bilim adamının bu doyumu her şeyi kapatıyor.

Cevap: Bunun nasıl olduğunu görebilirsiniz. Nesilden nesile bilim bir şekilde küçük adımlarla ilerliyor ama aslında daha ileri gitmesine izin verilmiyor.

Soru: Bunu tüm hayatınız boyunca yaptınız ve “Sadece Kabala aracılığıyla” diyorsunuz. Bunu hem bilimsel yöntem ile hem de Kabala yöntemi ile aşmaya çalışmış görünüyorsunuz. Ve hala diyorsunuz ki: “Kabala aracılığıyla?”

Cevap: Evet.

Yorum: Burada sürekli bahsettiğiniz “mantık ötesi inanç” diye bir nokta var. Yani, bilim adamı mantığı takip eder. Kabalist ise mantık ötesi inancı takip eder.

Yanıtım: Evet.

Soru: Sıradan insanlar için, eğer inanç mantığın ötesindeyse bunun ne olduğunu, diğer bilimler arasındaki farkın ne olduğunu tekrar açıklayabilir misiniz?

Cevap: Bunu açıklayamam. Kişi ciddi bir şekilde kendi kendini eğitmelidir, fakat başka yöntemlerden veya kaynaklardan değil.

Yorum: Psikoloji değil

Yanıtım: Bu psikoloji değildir. Kişi kendini doğaya göre konumlandırmalıdır ki doğa onu içeri alsın.

Kişi doğaya erişmek uğruna her şeyiyle ona hizmet etmeye hazır olduğunda, doğa sizi içeri alır. Yani, Yaradan’ın kişi için her şeyin üstünde olması. Bu Yaradan’a dini bir bağlılık değildir, daha ziyade Yaradan’a fikirde bir bağlılıktır, Yaradan’a tutunmadır.

Soru: Bu durumda din ve Kabala bilimi arasındaki fark nedir? Siz dediniz ki: “Bu bir din değildir.” Dinin de bir yönü, belirli bir amacı var. Peki burada?

Cevap: Burada kişi Yaradan’ı edinmek için O’nun emirlerine uymalıdır.

Soru: Ama orada böyle değil mi?

Cevap: Hayır, din Yaradan’ı edinmek için bir yön sunmaz; hayır.

Soru: Öyleyse neden emirleri takip ediyorum?

Cevap: O’nun dışsal talimatlarını, dışsal yasalarını takip etmek için.

Soru: Ama O’nu edinmenin bu noktası eksik?

Cevap: Evet, her ne kadar siz bunu hiç açıklayamasanız bile. Çalışmanız ve yavaş yavaş sizden ne istendiğini anlamaya başlamanız gerekir.

Soru: Yani hala değişmem mi gerekiyor?

Cevap: Evet.

Soru: Hangi noktada değişmem gerektiğini fark ediyorum? Çalışmaya devam ediyorum ve çalışıyorum – hangi noktada?

Cevap: Kendini tamamen iptal etmenin gerekli olduğu zamanda.

Büyük Öğretmenler İle İçsel Bağ

Soru: Bize iletmek istedikleri şeyi anlamaya yavaş yavaş yaklaşmak için büyük öğretmenlerle – Baal HaSulam, Rabaş ve sizinle ve onlar aracılığıyla Zohar Kitabı’nın yazarlarıyla – nasıl bir içsel bağ kurmalıyız?

Cevap: Şu anda aramızda, birbirimizle karşılıklı yardımlaşma ve bağ içinde var olan bağ türlerinden başlayarak birliğimizi inşa etmeliyiz.

Tek bir bedendeymiş gibi var olduğumuz bir koşula ulaşabiliriz ve bu koşulda manevi ışığı -Zohar Kitabı’nın ışığını- almaya başlayabiliriz.

Ve böylece yavaş yavaş bu kitabın bize ne anlatmak istediğini anlamaya yaklaşacağız.

Öğretmenlerimizi olabildiğince yakından, sanki içimizi dolduruyorlarmış gibi algılamamız gerekir. Ve onlar için ne kadar çok çabalarsak, bize o kadar yaklaşacaklardır. Sonunda onların doğrudan içimizde var olduklarını hissetmeye başlayacağız.

Yaradan’la Bağ Uğruna

Soru: Onluda çalışırken kişiliğimin hangi bölümünü feda etmeli, hangi bölümünü korumalıyım?

Cevap: Dostlarınızla daha büyük bir birliğe ulaşmak için içinizdeki her şeyi feda etmelisiniz.

Birlikte egoizminizin üzerine çıkmak, birbirinizle ve Yaradan’la bağda olmak için kesinlikle her şeyi feda etmeye hazır olmalısınız.

Soru: Bazı hayvani tezahürlerimizi, görüşlerimizi ve ideolojilerimizi de feda etmeli miyiz?

Cevap: Hayır, henüz gerek yok, daha sonra onların kendilerini düzelttiklerini göreceksiniz.