Daily Archives: Aralık 11, 2024

Kilit, Kısıtlama Ve Perde

Soru: Kilidin (Manula), kısıtlama (Tzimtzum) ve perdeden (Masach) farkı nedir?

Cevap: Kilit, kısıtlama ve perde bize gelen ışığı kısıtlamanın üç yoludur. Her durumda, bunları nasıl kullanacağımızı bilmeliyiz.

Manula, ışığı önceden alamayan aşağıdaki kaplara (Kelim) ışığın geçmesine izin verir.

Böylece aşağıdaki Sefirot, ışığı alma yeteneği kazanır.

Kısıtlama ışığı tamamen engellerken, perde ışığın az ya da çok geçmesine izin verebilir ya da onu tamamen engelleyebilir.

Kalple Çalışın

Soru: Nasıl bir dostuma tam olarak dahil olabilirim? Onların kalbiyle nasıl bağ kurabilirim?

Cevap: Kalbinizi giderek daha fazla işin içine koyun. Eğer bu işe yaramazsa, ağlamayı deneyin.

Soru: Kalbimdeki acıyı, örneğin egoizmimi, bulabilir ve onu ihsan etmeye dönüştürebilir miyim? Bunun için ağlayabilir ve bu acının gücünü dostuma yönlendirebilir miyim?

Cevap: Evet, kalbinizle çalışmayı denemelisiniz. O zaman ne yapmanız gerektiğini hissedeceksiniz.

Soru: Şu anda kalbimde ıslah için hazır olan yeri nasıl bulabilirim?

Cevap: O acının içinde, o talebin içinde olacak. Kalbinize batıyor olacak.

Yalnızlık Yaradan’ın Bir Hediyesi Midir?

Soru: Kibirli tavşan evini koruması için bir tilki istedi. Bir kulübe inşa etti ve içine bir tilki davet etti. O zamandan beri tavşan evine girmedi. Tilki onu içeri almadı.

Bu bizim hayatlarımıza çok benzer. Kendi aleyhimize olacak şekilde, bizi koruması için her türden tilkiyi seçeriz ve sonra onlar bizi evimizden kovarlar. Bizi soyarlar ve benzeri şeyler yaparlar. Sonra da kaderimiz bu olduğu için üzülürüz. Evi korumaları için onları biz seçtik. Neden biz tavşanlar, onların tilki olduğunu görmüyoruz?

Cevap: Bu tilkileri arzuluyorsunuz ve onlara karşı koyamıyorsunuz. Kendi durumunuzun diğerlerinden daha iyi olacağını sanıyorsunuz.

Soru: Bu tilki beni koruyacak mı demek istiyorsunuz?

Cevap: Evet.

Soru: Çok ilginç bir şekilde “Kibirli tavşan onu istedi” diyor. Yani bende hala bir sorun mu var?

Cevap: Tavşanın normalde olduğundan daha fazlasına ihtiyacı vardır.

Soru: Belirli bir tilkiyi seçmekten kaçınmak için kibirli olmayı bırakmalıyım. Peki, kendimiz üzerinde biraz çalışırsak kimi seçeriz?

Cevap: Gururlu, basit yalnızlığı.

Soru: Neden bu yalnızlıktan bahsettiniz ve “Gururlu, basit yalnızlık” dediniz?

Cevap: Çünkü genellikle sahip olduğumuz şey budur. Hem bu yaşamda hem de bu yaşamdan sonra her zaman yalnızız.

Soru: Ailelerimiz ve çocuklarımız olmasına rağmen mi?

Cevap: Bunun bir önemi yok. Siz hala kendi içinizdesiniz.

Soru: O zaman bir Kabalist olarak size soruyorum, Yaradan burada nerede? Ben kendi başımayım; Yaradan nerede?

Cevap: Bu, Yaradan’ın sizin için hazırladığı şeydir.

Soru: Bu iyi bir şey, bir hediye olarak kabul edilebilir mi?

Cevap: Evet. Bütün bu dünyanın önünüzde olduğunu ve ona ihtiyacınız olmadığını hissetmeye başladığınızda mutluluğu görürsünüz.

Soru: Bu dünyaya ihtiyacım yok. Neye ihtiyacım var?

Cevap: Hiçbir şeye, her şeye sahipsiniz -olmuş ve olacak her şeye- ve hiçbir şeye ihtiyacınız yok.

Soru: Yalnızlık dediğiniz şey bu mu?

Cevap: Ben buna mutluluk diyorum.

Soru: Hiçbir şeye ihtiyacım yok, her şeyim var mı?

Cevap: Evet.

Soru: Tüm bunları bana Yaradan’ın sağladığını söyleyebilir miyiz?

Cevap: Evet, buna Yaradan ile bağ denir.

Soru: Yalnızlık dediğiniz durum bu mu?

Cevap: Bu bir yalnızlık halidir. Ama sizin için tatlı, iyi ve huzurludur.

Yorum: Biz yalnızlıkla başa çıkmaya alışkınız. İngiltere’de bir Yalnızlık Bakanı bile seçildi. Aynı durum diğer yalnız ülkelerde de geçerli.

Yanıtım: Bunlar onların sorunları.

Yorum: İnsanlar bir tür temas arıyorlar. Bakmıyorlar bile; yalnızlar. Onlar için, onların başkalarıyla bağ kurmaları için, organize bir irtibat arayışı var.

Yanıtım: Bu tamamen gereksiz!

Soru: Yaradan’la olan iç diyaloğunuzun bu yüksek güç olması sizin için anlaşılabilir bir şey. Peki ya sıradan bir insan?

Cevap: Sıradan bir insanın da buna ihtiyacı vardır. Bunu öğretmemiz gerekiyor.

Soru: Şunu ifade eden mektuplar aldık: “Ben yalnızım. Bu yalnızlık içinde nasıl yaşayabilirim?”

Cevap: Başkalarından ne istiyorsunuz? Ağlayacak birilerinizin olması için önünüzde bir şeylerin oynanmasını mı istiyorsunuz? Bunların hiçbirine ihtiyacınız yok.

Soru: Bu üzücü değil mi?

Cevap: Hiç de değil.

Soru: Bunun neresinde neşe var? Az önce mutluluktan bile bahsettiniz.

Cevap: Sevinç ve mutluluk, kendimle var olabilmem ve başka kimseye ihtiyaç duymamamdır.

Soru: Yani siz prensip olarak bir insanı bu yalnızlık içinde kendini bulmaya teşvik ediyorsunuz?

Cevap: Bir insan genellikle yalnızdır.

Soru: Bu sizin için bir formül mü?

Cevap: Evet, kişi kendi içinde var olmalıdır ve o zaman iyi olacaktır. Kimseden bir şey talep etmemeli veya beklememelidir.

Soru: Kişi ihtiyacı olan her şeye zaten sahip olduğu hissiyle mi yaşamalı?

Cevap: Kesinlikle. Önceden hazırlanmıştır. İçsel neşesi ve mutluluğu.

Yorum: Nedense bu konuda pek rahat değilim. Hep iyi bağlardan ve başkalarıyla sıcak ilişkilerden bahsediyoruz.

Yanıtım: Eğer başka bir seviyeye yükselirseniz, bu tamamen farklıdır. Zaten dünyayı ıslah etmek için bir metottan bahsediyorsunuz.

Yorum: Önce iç huzur. Bu şekilde ortaya çıkıyor.

Yanıtım: Kendi içinde huzur.

Yorum: Lütfen bu iki dünyayı birbirine bağlayın.

Yanıtım: Herkes için her şeyin olduğu, kimsenin hiçbir şeye ihtiyaç duymadığı ve herkesin sadece sahip olduklarından memnun olduğu bir dünya hayal ettiğinizde, gerçekten mutlu bir dünyaya sahip olursunuz.

Soru: Yani bu çok sayıda yalnızlıktan oluşmuyor mu?

Cevap: Hayır, küçük nişlerinde oturan ve kendilerini iyi hisseden birçok mutlu insandan oluşur. Her şeyden önce, Yaradan vardır.

Soru: Yani, herhangi bir şeyi ele geçirmek, birinin dairesini vb. istemiyor. O olduğu yerde mutlu. Kulağa doğru geliyor ama buna nasıl ulaşırız?

Cevap: Bütün bunlar çok daha yüksek bir seviyede. Ama genel olarak evet.

Soru: Bunu bir seviye daha yukarı taşıyabilir ya da açıklayabilir misiniz?

Cevap: Biz kimseyi karanlık bir köşeye ya da bir fare deliğine sürüklemiyoruz. Aksine, bir kişinin kafasını, omuzlarını ve aklını düzeltmek istiyoruz.

Soru: Herkesin zaten her şeye sahip olduğunu söylemek doğru mudur? Bu mesaj doğru mudur?

Cevap: Evet.

Yorum: Yani, uğruna yaşadığınız şey, her şeye sahip olmanızdır. Mutluluk ve neşe…

Cevap: Her şey!

Yorum: Ve Yaradan sizinle.

Cevap: Sadece O’nu keşfedin.

Zohar Kitabı’nın Işığı

Soru: Zohar Kitabı’nda saklı olanı hissedebilmek için, kişinin kendini egoist arzulardan arındırması gerekir.

Böyle bir saflığa ulaşmadan önce kendimizi onun ışığına maruz bırakabilir miyiz?

Cevap: Evet yapabiliriz. Zohar Kitabı’nı doğru niyetle okuduğumuz ölçüde, arınacağız. Ve belli bir dereceye kadar arındığımızda, o zaman üzerimizde parlamaya başlayacak, çünkü Zohar parlaklık demektir.

Soru: Zohar Kitabı, Tora’nın ve emirlerin gerçek kaynağına yaklaştığımız hissiyatını verir. Bu duygu grupla nasıl ilişkilendirilebilir?

Cevap: Grupla birlikte ilerlediğiniz için, birbirinizle bağ kurmaya çalışmalı ve organize bir grup olarak Tora’nın içsel niteliğine, ışığa yaklaşmalısınız.

Biri Diğerinin İçinde

Soru: Eğer Tora ve Yaradan bir ise, neden çalışma sırasında onları karşıt olarak algılıyoruz?

Cevap: Tora ve Yaradan’ı karşıt olarak algılamıyoruz, onları birbiri içinde bir olarak algılıyoruz.

Nitelikler hakkında konuştuğumuzda, Yaradan’a atıfta bulunuruz; eylemler veya elde etmek istediğimiz şey hakkında konuştuğumuzda, bizi etkileyen ve bizi istenen sonuca götüren ışık olan Tora’ya atıfta bulunuruz.

Soru: Çalışma sırasında bu ışığı hissettiğimizde, onludaki çalışmayı nasıl doğru bir şekilde organize etmeliyiz? Onu Yaradan’a nasıl doğru bir şekilde geri ihsan edebiliriz?

Cevap: Onluda kendi aramızda hareket ettiğimizde, yakınlaşmaya, birleşmeye çalıştığımızda ve grupla ilgili makalelerde anlatıldığı gibi çabalarımızla bunu yapmayı umduğumuzda, o zaman içimizde ışığı ifşa etmeye başlarız ve birliğimizde onu Yaradan’a doğru yönlendirmeye çalışırız.

Tufan ve Bozguncu

Tufan maddesel azaptır, yani bedenin ızdırabı. Ve bedenin içinde maneviyatı baltalayan bir başka bozguncu vardır. (Baal HaSulam, Şamati 104, “Bozguncu Oturuyordu”)

Soru: Baal HaSulam neden tufan ile onun içindeki bozguncu arasında net bir ayrım yapmıştır? Bu neden bu kadar önemli?

Cevap: Çünkü bu böyle gerçekleşir. Tufan denilen bir durum vardır ve bir de bu tufanın kaynağı vardır. Buna bozguncu diyebilirsiniz ya da Yaradan diyebilirsiniz çünkü her şey O’ndan gelir.

Soru: Tufan geçici bir olguyken, bozguncu belirli koşullara bağlı olarak bizi etkileyen sabit bir güç olabilir mi?

Cevap: Tufan ve bozguncu pratikte aynıdır. Sadece genel olarak bahsettiğimizde buna tufan denir. Ancak bir şey bizi bireysel olarak etkiliyorsa, ona bozguncu deriz.