İÇİMİZDEKİ TERÖRİST

SORU : Araplara karşı tutumunuz nedir?

CEVAP: Özel bir şekilde kimseyle ya da herhangi bir şeyle ilgili değilim. Herkesi kuklalar olarak görüyorum. Bana bıçak çeken kişi bile üst güçler tarafından yönetiliyor. Biri sizi öldürmekle tehdit ettiğinde önce siz onu öldürmelisiniz ve böylece  onu etkisiz hale getirmek için başka çarem yoktur.

Ne var ki, onu bir kere yakalayıp bağladığımda nasıl bağ kuracağımı ve Yahudilerle birliği düşünmem gerekir. O zaman Arap’ın bağını çözebileceğim ve o bizimle dans edip sevinecek.

SORU: Bu şu mu demek, onu öldürürseniz sorunu çözmezsiniz?

CEVAP: Öldürmek hiçbir zaman hiçbir problemi çözmez. Ama hayatınız tehlikede ise TORA’da şöyle denir; “ Biri sizi ölümle tehdit ediyorsa siz onu önce öldürmelisiniz”.

SORU: Bu çatışma ne kadar daha devam edecek sizce?

CEVAP: Aramızdaki bağ ve birlik ile biz ıslah olana kadar devam edecek .

Dışımızdaki çatışma içimizdeki çatışmayı gösterir. Teröristler ve sabotajcılar içimizde. Onlar aramızdaki bağı yok etmek isteyen kendi arzularımız. İçimizdeki içsel zarar vericileri yok edersek dışımızda da yok olacaklar.

Bir Ruhun Var Olduğunun Kanıtı

SORU: Ruhun varlığını ispat edebilir misiniz?

CEVAP: Kabala Bilgeliği’nde kanıtlar yoktur. Duymak isteyen biri
duyacaktır. Üst dünyayı hissetmediği sürece birine herhangi bir şeyi
ispatlamak imkansızdır ve kişi sadece daha yüksek dereceyi özümsemek
için duyularını açarsa hissedebilir. Burada ona yardımcı olabilirim
ama kişi duyularını bunun için açmadıkça hiçbir şey göremeyecektir.

SORU: Bunun olması için bir kişinin şansa mı ihtiyacı vardır?

CEVAP: Şansa, mutluluğa ve yukarıdan özel bir işarete ihtiyacı vardır…

ESTER’İN TOMARINDAKİ SIR

Dr. Michael Laitman’ın Oren Levi ve Nitzah Mazoz ile Sohbeti

ÖZET

Hikaye, dünyanın kralını; Yaratan’ı temsil eden Kral Ahaseurus ve
dünyayı temsil eden kralı dinlemeyen Kraliçe Vashti  ile başlar. Bu,
Yaratılanlar ve Yaratan arasında ıslah edilmesi gereken  bağ
eksikliğinin ifşasıdır. Kraliçe Ester, Vashti gibi kibirli değildir,
mütevazidir. Ve Kral dünyayı kendisinin tanınmasına getirmek ister.
İsrail halkından nefret edildiğinden Ester, Yahudi olduğunu belli
etmez. Herkes kibirlidir ve bu “ayrılığı” temsil eder.

Bigthan ve Teresh, Kralı öldürmek isterler yani dünyaya yeni bir
hakimiyet  getirmek isterler. Mordehayı harekete geçmesi için teşvik
ederler ve aslında Mordehay ve Haman güçleri dünyanın neden var
olduğunu açıklığa kavuşturur. Mordehay onu kurtardıktan sonra Kral
Mordehay’ın bir şeyler  talep etmesi için özellikle Haman’ı
cesaretlendirir. Kral, danışmanları tarafından yönlendiriliyor görünür
oysa o gerçekte her şeyi amacı doğrultusunda yönetiyordur.

Ester Yahudileri birleşmeye, oruç tutmaya ve dua etmeye yani, kişisel
egoyu aşmaya ve bağ kurmaya çağırır çünkü İsrail halkı tüm uluslar
arasına dağılmıştır, onlar yabancı kültürlere bulaşmıştır ;  birliğe
ve bağa değil. Yok edilme tehdidi,  insanları kim olduklarına ve
dünyadaki rollerinin ne olduğuna ; sevgi örneği olarak hizmet etmeye
dair bir aydınlanmaya geri getirir. Böylece düşmanlarını yani bağın ve
sevginin karşısında olan, her birinin içinde bulunan kötü eğilimi
öldürürler ve bu sayede İsrail halkının tüm yaratılanları sevgiye ve
Yaratan’la bağa doğru getirmesi olan yaratılışın amacına doğru
ilerlerler.

İçsel ve Dışsal Güzellik

SORU : Ruh ile bir insanın dışsal güzelliği arasında bir bağlantı var mıdır?

CEVAP: Hayır, bir insan ruhunun içinden konuşuyorsa o güzeldir. Onun içsel olarak yoğunluklu, bilgili, anlayışlı ve bir çeşit aydınlıkla dolu ciddi biri olduğu hemen hissedilir; bununla beraber o güzeldir.

Sonuçta, sanatı ve bilimi görünüşlerine göre yargılamayız. Onları içlerinde bulunan potansiyel dehalarına göre değerlendiririz. Bilim adamlarına dışsal görüntüleriyle herhangi bir bağ kurmadan hayranlık duyarız çünkü onlar varoluşumuzun sırlarını açığa çıkarırlar.

MARX HAKLIYDI

SORU: Kabalistlerin her zaman birlik hakkında konuştuklarını duydum. Onlar sadece birlik olursak insanlığın tüm problemlerinin çözüleceğine inanıyorlar.

Bu bana “DÜNYANIN TÜM İŞÇİLERİ BİRLEŞİN! “ diyen sloganlı Sovyet gazetelerini hatırlatıyor. Yani, Rus devrimcileri de bir tür Kabalist miydi?

CEVAP: Marx’ın sahip olduğu bir çok fikir doğruydu ve şimdi tüm bu yazılar yeniden değerlendiriliyor. Kabala Bilgeliği temelde Komünizm gerçeği hakkında konuşur. (Rusya’da uygulanmaya çalıştıkları haliyle değil ). Komünizm tüm insanlık için en gelişmiş rejimdir ve gelecekteki rejimdir.

Komünizmin safça görünebilen basit prensipleri ;  “herkesin verebileceği kadar vermesi” ve  “ihtiyaçlarına göre alması gerektiği ”, insanlar arasındaki iyi ilişkilere vurgu yapması, sevgi ve dostluktur. Bütün bu ilkeler insanlığın şu anki durumundan oldukça uzaktır ama Kabalistler bunu doğada görürler ve toplumun bu koşula ulaşmak için önceden programlanmış olduğunu da görürler.

İstesek de istemesek de bu topluma ulaşacağız ve tek soru bunu nasıl yani dünya savaşlarıyla ve korkunç çatışmalarla mı yoksa bilinçli olarak bu rejimin en iyisi olduğunu fark ederek mi    yapacağımız”dır  ve onu kendimiz kurmaya çalışmalıyız…

KANLI HABERLER

YORUM: Ünlü bir bloger dünyada olan bitenler hakkında insanları şaşırtmanın giderek daha zor olmaya başladığını yazdı. İnsanlar terörle ilgili ya da genç bir adamın bir adamı bıçakla deldiği  sık görülen kanlı haberleri sindiriyor ve insanlar artık kayıplar hakkında yas tutmuyor. Çünkü yas tutarlarsa bunu her gün yapmak zorunda kalacaklar.

CEVAP:                Bizler,eski zamanlardan bu yana insanları öldürmeye, insanları sakatlamaya, savaş sahnelerine vs. alıştıklarından beri bu tür görüntülere açlık duyuyoruz. İnsanlık onlarsız yapamaz. Bu sadece modern insanın ihtiyacı değildir insanın kana olan ihtiyacıdır.

Bizler ciddi bir bilinç krizinden geçiyoruz ve gittikçe “sefil hiçler” olduğumuz daha net hale geliyor. Ve bir şekilde bunun kırılmak zorunda. Bu nedenle, internet, farklı problemler, İŞİD ve radikal İslam organizasyonları dünyayı ileriye doğru hızla itiyor. Bunlar evrimin hayati güçleridir. Değişiklikler çok yoğun biçimde ortaya çıkıyor ve biz her şeyi çok hızlı biçimde algılayıp fark ediyoruz. Geçmişte insanlar herhangi bir noktada çağlar boyu saplanıp kaldıysa bugünkü nesil döneminde çok şeye katlanırlar.

SORU: Bu duygu neye yol açacak?

CEVAP: Bu varlığımızın anlamsızlığının kabulünden kaynaklanan büyük bir haykırışa yol açacaktır. Yaşamayı ve ölmeyi , bu hayatı yaşamayı ya da yaşamamayı bile seçebilecek durumda olmayacağız ve böylece egoist doğamız tarafından kontrol ediliyoruz. Var olduğumuz gerçeği yanında bize çaresiz ve değersiz olduğumuzu, nedensiz ve amaçsız var olduğumuzu anlayacak bir akıl da verildi.

Bu belirsiz haykırış insanlıkta ortaya çıkacak ve sonra Kabalistler şunu söyleyebilecek : “Bu durumda ne yapılması gerektiğini biz biliyoruz. Bunu yaklaşık 6000 yıldır bekliyorduk ve bugün bu karanlıktan nasıl çıkılacağını , korkunç umutsuz bir feryadın sevinç nefesine ve sınırı olmayan bir neşeye nasıl  dönüşebileceğini söyleyebiliriz. Bu mümkün. Bu fırsatı sizinle paylaşmaktan çok mutlu olacağız…”

Kabala Sevginin Bilgeliğidir

“Kötü eğilimi ben yarattım ve onun ıslahı için de Işığı (Tora’yı) yarattım”, ifadesinde yaratılışın tüm düşüncesi yatar. Bu nedenle “dostunu kendin gibi sev;” (insan sevgisi) Tora´nın ana fikri ve amacıdır. Ve Yaratılışın amacı herkesi sevgi denilen mükemmel bir bağa ve birliğe getirmektir. Bu sebeple Yaradan insanlarda egoizmi sürekli geliştirir ki bağ kurmanın, öncelikle ayakta kalabilmeleri ve sonra da yüce anlayışlara ulaşmak için gerekliliğini anlayabilsinler.

Kalaba Bilgeliği, egoizmi büyütmek için 2000 senedir kaybolmuştur ki böylece ıslah edecek bir şey olsun. Islah edilmesi gereken son bencillik düzeyine 20. Yüzyılın (1995) sonunda ulaşılacağı önceden tahmin edilmiştir.

“Dostunu kendin gibi sev” onunla bağ kurmak ve birlik olmak anlamındadır,  herkes karşılıklı diğerinin arzusunu yerine getirir. Yani sevgiden anladığımız başkasının “kullanılmasından” alınan zevk değil fakat diğer insanların en yüce arzularının yerine getirilmesi olarak anlaşılmalıdır. Bu durumda sevgi, “Adam” diye adlandırılan sistem içinde, tüm insanların tam bir birliğini uyandırır.

Kabala Ve Yanlış Çağırımları

Hoşuna ne gidiyorsa o serbest. Bu bizi, günümüzde her şeyin birbirine karıştırılması gerçeğine götürüyor: Bilimin din ile Rock´n Roll´un Beethoven ile. Hatta suşili dondurma olduğunu biliyor muydunuz? Kabala da bir pizzanın üzerine konulan malzemelerden daha fazla diğer inanç öğretileri ile ilişkilendiriliyor.

Fakat bu çok eski bilimin aniden ortaya çıkmasının daha ciddi bir nedeni vardır. Kabala her zaman doğanın en yüksek güçlerin, manevi dünyaların ve Yaradan’ın doğasına iç yüzünü kavrama ününe sahip olmuştur. Bu nedenle insanlar Kabalistik terimleri olası tüm öğretilerle karıştırmaya her zaman eğilimli olmuşlardır.

Bu tür karıştırmaların getirdiği sorun, bize insanın ve maneviyatın doğasının anlaşılmasında yardımcı olan Kabalanın gücünün zayıflatılmasıdır. Buna rağmen öğretinin merkez noktası budur ve Kabalanın bu yüksek düzeylerde tanınmışlığının ana nedenidir.

Her türlü yanlış anlaşılmaları önlemek için Kabalanın ne olmadığına bir göz atalım. Kabala din değildir ve dinle hiçbir ilgisi yoktur. Ne büyü, mistisizm, falcılık, tıp, tarikat, holistik, meditasyon, felsefe, teosofi, psikoloji, ya da parapsikoloji, telepati, rüya yorumu, tarot, yoga, kırmızı bandajlar, rahmet sözcükleri, regresyonlar, nümeroloji, reiki, astroloji, vudu büyüsü, masonlar ve nede sufizm ya da herhangi bir –izm- ile ilgisi vardır.

Kabala uzun, çok uzun yıllardır vardır ve artık kamunun ilgi odağı haline gelmiştir. Kabalanın içinde “son haykırışları/ağlayışları” görenler çok geçmeden gezintilerine devam edecekler ve yeni şeylere bakınacaklardır. Fakat Kabalanın ilkelerinin derinliklerine inenler, onun içinde, yaşamları boyunca yeteni bulacaklardır.

Özet

-Kabala hayatın en derin sorularını cevaplayan bir metottur.

-Kabala ilk defa bu sorular kitlelerde ortaya çıkınca, çıkmıştır.

-Kabala her türlü manevi öğretilerle yanlış ilişkilendiriliyor.

-Kabala geçici bir moda, heves değildir ancak insanın doğasını ve Yaradan’ın özeliklerini anlamamızı sağlayan pratik bir metottur.

 

Kabalanın gizli bilgeliği kitabından

BİR BEBEĞİN GÖZLERİNDEN GÖRMEK

Laitman_00028

SORU    : 42 bebeği inceleyen bilimadamları bebeklerin yetişkinlerin göremediği şeyleri gördüğü kararına vardı.

CEVAP: Bu sadece bebeklere özgü değil. Hatırlıyorum birinde öğle yemeği yiyorduk ve karım masa etrafındaki herkese yemek veriyordu. Yaklaşık iki yaşındaki küçük kızım boş sandalyeyi işaret etti ve sanki boş sandalyede biri oturuyormuş gibi annesine “Ona neden yemek vermediğini” sordu.

SORU: Yukarıdaki çalışmada bilimadamları aynı şeyden bahsediyor. Altı aydan üç yaşına kadarki bebekler yetişkinlerin fark edemeyeceği “önemsiz” farklı ve küçük şeyleri fark ediyor. Bebekler ayrıca gizemli şekiller de görebiliyor.

CEVAP: Bu iddianın güçlü bir temeli var. Bebekler üst dünyanın hissine sahiptir. Küçük bir çocuk aniden hiçbir şey anlamamasına rağmen Yaratan’a  bağlı olmasa ve dindar bir ailede yetiştirilmese de henüz okumasa ve onunla ilgili henüz hiçbir şey duymasa da dua etmeye başlayabilir . Ancak o zaten içsel doğası onu üst seviyeye ittiğinden beri bunu hissediyor. Yani küçük çocuklar dünyamızın dış etkileri nedeniyle aşama aşama yok olana kadar, bu eğilime sahiptirler .

SORU: Bu fenomenin Kabalistik temeli var mı?

CEVAP: Tabi ki, reşimotlar ( hatıralar) insan doğasının temelidir ve zamanla gelişir. Bir kişi bunu geliştirmeye devam ederse doğal biçimde manevi dünyaya doğru büyümeye devam eder ama onu geliştirmediğimiz sürece içimizde embriyo düzeyinde kalır ve manevi tarafımız içimizde dururken sadece egomuz ve bedenimiz gelişir.

SORU: Kabala Bilgeliği ile uğraşmaya başlayan insanlar görünüşe göre çocukluk dönemine geri mi döner?

CEVAP : Sadece bu değil, onlar embriyo seviyesine geri dönerler ve bir kişi manevi seviyelere doğru ilerlediğinde sanki annesinin rahminde gibi bir tür genişlik hisseder ve sonra sanki doğar ve gelişir…

Bir Kadının Ne Söylediğini Dinleyin

SORU: Neden kadınlar bana erkeklerden daha akıllı görünüyor?

CEVAP: Çünkü kadınlar çok daha pratiktir ve dünyamızla daha fazla bağ içindedirler. Dünyayı daha fazla hissederler ve erkekler gibi bulutlarda gezmezler. Bu nedenle erkeklere kadınları dinlemelerini öneririm.

SORU: Kadınlar Kabala Bilgeliği’ni çok daha iyi anlıyor gibi görünüyor.

CEVAP: Kadınlar Kabala Bilgeliği’ni erkeklerden daha iyi “anlamaktan” uzaklar onlar temelde içgüdüsel olarak kendilerini maksimum rahatlığa, huzura ve hayatla daha fazla uyuma neyin ulaştıracağını “hissediyorlar”. Çünkü dişi bedenleri  kadınlara bunu emreder.  Bu nedenle bir erkek normal ve doğru bir aile  durumuna daha hızlı biçimde  ulaşmak istiyorsa bir kadını dinlemesi arzu edilir.