Kabala Çalışmanın Bir Sonu Var mı?

Soru: Kabala çalışmanın bir sonu var mı?

Cevap: Hayır. Çalışmanın sonu sonsuzlukta yatar. Bu dünyayı terk ettikten sonra bile, bedenlerimizin dışında, üst dünyadaki edinimimize devam ederiz. Bu yüzden endişelenmeyin, her şey hala ileride.

Soru: Kişi hangi son koşula ulaşmalıdır?

Cevap: Son koşul, tüm yaratılmış varlıklar ve Yaradan ile tek bir birlikte, ortak bir arzuda tam bağdır.

Is There An End To Studying Kabbalah?

 

Kabala İpuçları – 1/27/19

Soru: Bizi çevreleyen her şey Yaradan’ın ortaya çıkması olduğundan, cansız, bitkisel ve canlı seviyeye olan sevgi, Yaradan için sevgiye doğru bir geçiş midir? Örneğin, birinin hayvanları, çiçekleri vb. sevdiğini varsayalım.

Cevap: Hayır. Hayvansal özü nedeniyle her insanda böyle bir yakınlık/bağ vardır. Bu dünyada keşfettiğimiz şeye bizim hayvansal özümüz denir. Yaradan ile ilgisi yoktur.

Soru: Eğer O’ndan başkası yoksa, çevredeki dünyanın resmini izleyen “ben” kimim?

Cevap: Sözde kendisini, Yaradan’ın dışında hissetme imkanı verilmiş noktasınız.  Bu sizin “ben” iniz.

Soru: Görme engelli insanlar Yaradan’ı nasıl hissederler? Yaradan’ı algılama yeteneğine sahipler mi?

Cevap: Bizler O’nu nasıl hissediyoruz? Aramızda kim O’nu görüyor? Kimse görmüyor. Yaradan, sizi etkileyen bir güç olarak hissedilir.

Soru: Yaradan’a yaklaşmamın derecesine göre, Yaradan’ın ne olduğunu ve beni ve içimdeki dünyayı nasıl yönettiğini gitgide kesin olarak belirleyebilir miyim?

Cevap: Evet. Kabala bilgeliğini çalışırken O’na yaklaşırız ve sonuç olarak O’nu gerçekten ifşa ederiz. Ama O’nu içimizde keşfederiz.

Soru: Anlaşılmaz bir şey olduğunda ve Yaradan’ın bana bunu yaptığını hatırladığımda, bu durum sona mı erer yoksa “anlaşılmaz” algısı mı değişir?

Cevap: Algı değişir. Anlaşılmaz olan anlaşılabilir hale gelir.

Soru: Yaradan’ın hayvan bedenlerimizle ilgili herhangi bir hesabı var mı?

Cevap: Fiziksel bedenlerimizle ilgili herhangi bir hesaba katma yoktur; kilo alabilirsiniz veya bedeninizle yapmak istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.

Soru: Ben Yaradan’ın fiziksel dünyayı tanıdığı nokta mıyım?

Cevap: Yaradan’ın hiçbir şey bilmesine gerek yoktur. O, bu dünyadır.

Soru:  Yaradan’ın büyüklüğünün hissiyatını n ve O’nun tekliğinin hissiyatının edinimi aynı şeyler midir?

Cevap: Evet. Edinimin birçok açıdan farkı yoktur. Sadece bir tane vardır: Yaradan’ı edinmek.

Soru: Acı neden arzunun gelişimini teşvik eder?

Cevap: Acı bir insanı harekete iter çünkü ondan kurtulmak ister. Acı olmadan (sözde eksiklik), ileriye doğru hiçbir hareket yoktur.

Soru: Neden Yaradan vahşi, ilkel doğada hissedilir ve bir metropolde sadece kibir hissedilir?

Cevap: Çünkü ilkel doğada çılgın kalabalığın etkisinden özgürsünüzdür.

Blitz Of Kabbalah Tips – 1/27/19

 

Yalnızlık Ne İçin Verilir?

Facebook’tan soru: Neden bize yalnızlık veriliyor ve onu nasıl düzeltiriz?

Cevap: Yalnızlık size, her şeyin sizin elinizde olduğunu hissetmeniz için verilir, kimse size baskı yapmaz, durumunuzdan siz sorumlusunuz ve her şeyi yapabilirsiniz.

Yalnızlığınızı doğru bir şekilde kullanmaya başlayın ve bunun ne kadar iyi olduğunu göreceksiniz çünkü realitede bu durum, size Yaradan tarafından verilir böylece O’na dönebilirsiniz.

What Loneliness Is Given For?

 

Anlayış Nedir?

Soru: Aniden anlamaya başladığınızda bu olayı nasıl açıklarsınız?

Cevap: Anlamak, önceki ve şimdiki durum yani sebep ve sonuç arasındaki bağlantının farkındalığıdır. Sebep ve sonuç arasındaki bağlantıya anlayış denir.

Soru: Yaradan’ı anlamak ne demektir?

Cevap: O’nun bizim üzerimizdeki eylemlerinden O’nu anlamaya başlarız.

What Is Understanding?

 

Düşüncenin Gücü Ve Problemleri Çözme

Soru: Düşüncelerinizi değiştirerek kanserden veya diğer hastalıklardan kurtulmanız mümkün müdür?

Cevap: Hastalıklar ve bu konularla ilgili spesifik soruları cevaplamamayı tercih ediyorum. Her şeyi yapmak mümkündür. Bugün yapabilir miyiz? Söyleyemem. Sanmıyorum ama yakında yapacağız.

Bu sadece düşüncelerimizin birbirleriyle nasıl doğru bir birleşme içinde olacağına bağlıdır. O zaman doğamızın en derin olumsuz olgusunu etkileyebileceğiz. Her şey sadece bize bağlıdır.

Kabalistler ve onların sözde mucizeleri hakkında birçok ilginç hikâyeleri vardır. Ama onlar mucize değildir. Bunlar sadece küçük düzeltmelerdir, müdahale değil, doğanın belirli seviyelerdeki yasalarının düzeltilmesidir ki ancak onları uygun bir şekilde düzeltirsek yapabiliriz.

Herhangi bir sisteme, kendimden sonsuzluk dünyasına kadar her hangi bir seviyede ancak bu sisteme bazı olumlu etki kuvvetleri eklemem koşuluyla girebilirim. Kendimizi, insanlığı, dünyayı, ekolojiyi ve evreni tüm sorunlardan gerçekten iyileştirebileceğimiz bir koşula geleceğimizi düşünüyorum.

Evrendeki etkimizin ne kadar olumsuz olduğunu hayal bile edemezsiniz. Dünyada olup bitenler, evren ölçeğinde olanlar, kötülüğümüzün küçük bir bölümüdür çünkü dünya’da bizler sadece insan etkisini düşünürüz. Evrenin ölçeğinde, düşüncelerimizden ve duygularımızdan olumsuz etkilenmenin yıkıcı sonuçları vardır. Fakat hızlı bir şekilde onların ıslahına gelebilmeyi  umalım.

Power Of Thought And Solving Problems

 

Manevi Cansız Seviye

Soru: Cansız seviyenin kendisini korumak istediğini biliyoruz. Kişi, bu koşuldan bitkisel seviyeye nasıl geçebilir? İki arzuyu nasıl birleştiririz?

Cevap: Cansız seviye bütün doğayı ifade eder. İçimdeki manevi cansız seviye, içsel bir manevi hareketin olmadığı hissidir, ihsan etmenin, birini tamamlamanın, Yaradan’a biraz benzer olmanın imkânı yoktur. Aksine, Yaradan’ın bana verdiği egoist arzularımın kontrolü altında var olduğumu ve Yaradan’ın onları kontrol ettiğini anladığım bir anlayış vardır.

Manevi açıdan cansız seviye, bütün arzularımın Yaradan’dan geldiğinin, O’nun tarafından dikte edildiği ve onun tam otoritesi altında olduğumun fark edilmesidir. Ben bir egoistim çünkü O beni böyle yarattı ve o zaman Firavun’ un kontrolünde olduğumu söylerim. Bununla birlikte, bu aynı zamanda Yaradan’dır, sadece tersidir.

Yaradan’ın bana verdiği egoizm tarafından yönetildiğimi hissederim. Tüm arzularımı, tüm eylemlerimi, yaptığım her şeyi- nasıl oturduğumu, yürüdüğümü, davrandığımı ve düşündüğümü – Yaradan içimde oluşturmaktadır.

O zaman manevi olarak cansız seviyede olduğumu söyleyebilirim. Bu manevi bir seviyedir çünkü Yaradan ile bağlantılıdır ve cansız bir seviyedir çünkü eylemlerim benim değil, her şey sadece O’nundur.

Bu çok ilginç bir koşuldur. Bu, dünyamızdaki hiçbir insan için geçerli değildir çünkü onlar genel olarak manevi değildir.

“Maneviyat”, Yaradan ile bağ anlamına gelir. Dahası, net bir bağ: Yaradan’ın kollarımı, bacaklarımı, düşünceleri, duygularımı nasıl hareket ettirdiğini hissederim; etrafımda hissettiğim her şey aynı zamanda O’dur. Hayatım boyunca tüm “kuklalar” sayesinde, O benim üzerimde böyle bir etkiye sahiptir. Bütün bunlar manevi olarak cansız bir seviyedir.

Bu, evrenin ve Yaradan’ın edinilmesinde kolay bir adım değildir.

The Spiritual Inanimate Level

 

Yaradan’ın Özünü Neden Hissedemiyoruz?

Soru: Yaradan’ın özünü neden hissedemiyoruz?

Cevap: Bunun için araçlara sahip olmadığımızdan Yaradan’ın özünü anlayamıyoruz.

Bir hayvanın insan seviyesini anlayamadığı gibi, insan da Yaradan’ın seviyesini anlayamaz. Bunu yapmak için gerekli araçlardan, yani niteliklerden yoksunuz.

Artı ve eksi üzerine inşa edilmiş niteliklerimiz, Yaradan tarafından öyle bir yoğunluk ve O’nu anlayabileceğimiz bir düzeyde, ancak sadece O’nun biz yarattığı niteliklere dayanarak yaratılır. Onların üstünde olanı, anlayamayız.

Soru: Gerçekten neden bu mu yoksa başka bir şey olabilir mi?

Cevap: Belki başka bir şey vardır.

6.000 yılın sonunda ve belki de daha erken bir zamanda, niteliklerimizi tamamen düzeltiriz ve hem olumlu hem de olumsuz özellikleri doğru kullanırız, o zaman Yaradan’ın bizim için belirlediği seviyeye ulaşacağız: Bu 6.000 yıl içinde O’nu edinmek.

O zaman anlayabileceğimiz bir sonraki yoğunluğu, bir sonraki boşluğu keşfetmemiz oldukça mümkün çünkü biz kendimiz hakkında hala hiçbir şey bilmiyoruz.

Why Can’t We Sense The Essence Of The Creator?

 

 

İyiliğin Ortak Noktası

Soru: Yaradan her insan için her zaman farklıysa O, insanlar için nasıl bir bağlantı noktası olabilir?

Cevap: Meselenin gerçeği, bağlantının, Yaradan’ın bize karşı iyiliği noktasında gerçekleşmesidir. O’nun yaptığı her şeyin kesinlikle doğru, makul ve iyi olduğunu anlamaya başlarız.

İşte O’na dair izlenimimizin bu noktasında birleşir ve O’na benzer hale geliriz. Bu nedenle, bu iyilik noktası bizim için ortak hale gelir.

Daha sonra, yine farklı yönlere dağılırız, yeni egoizmle, birbirimizden tekrar nefret ederiz ve tekrar toplanmaya başlarız ama bir sonraki, daha yüksek seviyede.

The Common Point Of Goodness

 

Olumsuz Düşüncelerle Ne Yapabilirim?

Soru: Bana kötü bir düşünce geldiğinde, ona karşı koymamam veya reddetmemem gerektiğini söylediniz.  Peki, bununla ne yapmalıyım?

Cevap: Onun üzerinde çalışmak zorundasınız. Bunun üzerinde çalışmak demek, bu düşünceyi kendinizle birlikte onlunuzun merkezine, küçük grubunuzun merkezine götürmeniz ve bağınızın içinde kaybolmasını sağlamak demektir. Tenceredepişen çorba gibi bir bütün olarak birleştiğiniz bir grubunuz olduğunu hayal edin. Bir düşünce geldiğinde, onu bu “çorbanın” içine atarsınız, böylece o içinde tamamen çözülür.

Grubunuzu etkileme şekli, olması gerektiği gibidir.  Grup için asıl mesele, içinde bu düşünceyi adapte etmeye hazır olmasıdır, böylece içinde o tamamen çözülür. O zaman bunun doğru sonucunu görebileceksiniz.

Soru: Peki, gruptaki dostlarıma bu düşünceyi anlatabilir miyim? Yoksa sadece bunu düşünmek yeterli mi ve grubun içinde onun üzerinde çalışılmış olacak mı?

Cevap: Onlara anlatmak zorunda değilsiniz veya onların tavsiyelerini istemeyi seçebilirsiniz. Yavaş yavaş, gruba katılmanıza bağlı olarak, dostlarınıza danışıp danışamayacağınızı ya da hala rahatsız hissedip hissetmediğinizi vb. anlayacaksınız.

What Can I Do With Negative Thoughts?

 

Adem’in Genel Sisteminde Herkesin Yeri Vardır

Soru: Üst dünyaları ve ruhun yapısını incelemenin çok önemli olduğunu söylediniz, çünkü bu manevi gelişim için en önemli şeydir. Fakat grupta ruhun yapısını incelemek istemeyen dostlarımız varsa,  onunla ilgilenmiyorlarsa, hala ilerleyebilirler mi? Arzuları yoksa manevi dünyaya ulaşabilirler mi?

Cevap: Dünyamızda çok farklı insanlar vardır ve her birinin tamamlanmış yaratılışta bir yeri vardır. Bedensel olarak doğan her insan kendi içinde, genel ruhta onun yeri olan, bir noktaya sahiptir.

Bu nedenle kimseyi reddedemezsiniz. Tek bir kişiyi bile. İnsanlığın en vahşi adamı olabilir; buna rağmen,  yine de ıslah olması ve ortak sistemdeki, ortak ruhtaki (Adem)  yerini alması gerekir.

Bu nedenle eğer bir kişi ruhun yapısını çalışmak istemiyorsa veya çalışamıyorsa, ona çekilmez ve onu anlamaz, müdahale etmediği sürece, Kabala’da “zorlama yok” koşulu olduğundan, o zaman onu yalnız bırakırsınız.

Zorlama yok ne anlama gelir? Seni onun gibi olmaya zorlamaz, o sessizce oturmayı ve grubun içinde erimeyi kabul eder, zira o içinizdeki bir tohum gibidir, bu yüzden onu yalnız bırakmalısın. Zarar vermediği sürece.

Bu tür insanlar yakın tutulmalıdır. Yavaş yavaş buna alışmaya, bir şeyler hissetmeye başlayacaklar. Burada hiçbir şey yapılamaz. Bu çok zordur. Ben de böyleydim: bunu kabul etmedim, bunun tam olarak ilerlemenin bir yolu olduğunu anlayana kadar, bunun için hiçbir arzum yoktu.

Kişi Yaradan’ın yollarını bilemez ve bu yüzden ilerlemek zorundayız. Pek çok farklı koşullardan geçtim ve bu yüzden kişinin sabrının olması gerektiğini söylerim ve eğer kişi zarar vermemekteyse, bırakın bizimle olsun.

Everyone Has A Place In The General System Of Adam