Eyn Sof (Sonsuzluk) – Yaradan’ın Yaratılan Varlıklara Karşı Tutumu

Baal HaSulam, Şamati 3: “Manevi Edinim Meselesi”:  Eyn Sof yaratılışın düşüncesidir. Bu: “O’nun yaratılanlarına iyilik yapma arzusudur.” Bu koşula Eyn Sof denir ve Atzmuto ile ruhlar arasındaki iletişim noktası budur. Biz bu iletişimi: “Yaratılanları mutlu etme arzusu” olarak algılıyoruz.

Eyn Sof, Yaradan’ın yaratılan varlıklara karşı tutumu olarak belirlenir. Yaradan, O’nun yaratıklarına memnuniyet verme ve onlara sonsuz, bütün ve mutlak haz verme arzusunda sonsuzdur.

Yaratılan varlık bunu ancak nitelik ve nicelikten haz alma arzusu olduğu ölçüde anlayabilir. Kişi Yaradan’dan alır ve O’nun kişiye karşı tutumunu ve kendisinin Yaradan’a karşı tutumunu belirler.

Böylece, “Biz Seni yaptıklarınızdan biliriz” yani sadece O’nun içimizdeki eylemleriyle ilgili bazı şeyler dışında, Yaradan hakkında hiçbir şey söyleyemeyiz. Bu eylemlerden O’na dair izlenimimizi oluştururuz.

Manevi dünyada olan insanlar, Yaradan’ı iyilik yapan İyi olarak hissederler ve O’na iyi olan her şeyin kaynağı derler. Öte yandan, doğru edinime henüz ulaşmamış olan bizler,  O’nu nasıl tanımlayacağımızı bilmiyoruz. Her biri O’nu her an farklı tanımlar.

Soru: Yaradan’ın iyi olduğunu söylüyorsunuz. Bu zaten O’nu edinenler için Yaradan’ın adı mıdır?

Cevap: O’nu edinenler için öyle. “iyilik yapan İyi” Yaradan’ın gerçek adıdır. Bu Yaradan’ın bir izlenimidir ve O’na özlem duyarak O’nu bu şekilde ifşa ederiz.

Kabalistik Terimler: “Gimar Tikkun”

Gimar Tikkun, egoyu zıt niteliğe dönüştürdüğümüz zaman, egoizmin, ihsan etme ve sevgiye tam ve son ıslahıdır.

Burada Kabala bilimi yardımımıza gelir. Bu metodolojinin yardımıyla üst ışık, egoist arzuyu yavaş yavaş yeni arzulara yükseltir: ihsan etme, sevgi ve başkalarıyla bağ kurma. Bu, özümüzün tersi yönünde ciddi bir değişikliktir.

Soru: Bunun dünyanın benmerkezci algısından, dünyanın bütünsel algısına bir değişim olduğunu söyleyebilir miyiz?

Cevap: Tabii ki.

Twitter’da Düşüncelerim / 27 Temmuz 2020

Bugün aynen dünkü gibi ilham alamıyorum. Bu yüzden gündüz ve gece yaratıldı, safhalarımızdaki değişiklikler. Bunun için minnettar olmalıyız ve bir önceki güne eklemek için her günü yeni olarak algılamaya çalışmalıyız.

Kralın hazinesine küçük bir fincanla girip, onu dolduruyoruz. Dışarı çıktığımızda gardiyanlar fincana çarpıyor, her şey dökülüyor ve fincan boş kalıyor. Hatırlamalıyız ki, sıfırla başlarsak, bu sıfıra geri döndüğümüz anlamına gelmez – bu yeni bir derecedir.

Yukarıdaki yardım, dostlara olan sevgimizi, dün elde edilen birlik ve bağa olan arzumuzu artırmamız gerekmemesinde yatar ancak eklemek için, sıfırdan ve hatta olumsuz bir tutumdan başlayabilmemize izin verilir. Büyük bir miktar bu şekilde birikir.

Her gün dünkü safhayı unuturum ve dostlarımda gördüğüm önemi, grupta çalışmayı, aramızdaki ilişkileri hatırlamam. Sıfırdan başlarım, hatta daha düşük bir derecede, tamamen reddedilişte. Bu yüzden çalışmak benim için daha kolay. Her gün çabalarım yenidir!

Her gün her şeye yeniden başlarız.

Bunun nedeni, her zaman daha önce sahip olduklarımıza ekleyebileceğimiz temiz bir sayfadan başlamamızdır. Bugün dün elde edilen yükseklikte başlasaydık, onu devam ettiremezdik.

Maneviyatın önemi artar ve azalır ancak esas olarak kişinin gruba karşı tutumunda ifade edilir. Manevi kap (Kli) böyle inşa edilir. Bu ego arzumuza, doğamıza karşı gider, tüm edinimlerimiz bir anda kaybolur, silinir.

Bu dünyada, Yaradan’dan, manevi Üst dünyadan hiçbir şey görmüyorum. Ama Kabalistik gruba katılıyorum ve bunun bana girebileceğim Üst sistem olarak verildiğini anlamaya başlıyorum. Manevi dünyadan, beni oraya dünyaya taşıyacak iki tekerlekli bir araba bana doğru iniyor.

Dünyamızda grup dışında manevi bir şey yok. Katılmam, eğilmem, kendimi iptal etmem çok zorsa – dostlarımın yardımıyla gerçekten ciddi bir yükseliş yaşayacağım. Grup bir uçan daire gibi, bizi bu dünyadan manevi dünya seviyesine taşıyor.

Binlerce yıldır egoist bir gelişme yaşıyoruz. Eskiler yeniyi doğururken öldü. Bugün, egoist ilişkilerin gerçek düşmanımız olduğunu anlamalıyız. Onların yerine karşıtları gelmelidir. Eski doğamıza karşı olmalarına rağmen onları değiştirmemiz gerekiyor.

 

Yeni Hayat 1106 – Ağlar

Dr. Michael Laitman, Oren Levi ve Tal Mandelbaum ben Moshe ile söyleşide

Doğada bizi birbirimize bağlayan özel bir ağ vardır, kalpten kalbe giden bir tür duygusal iplik. Manevi iletişim ağı, sevgi ve bağın gücü ile yönetilir. Sevginin kurallarına uyar. Bu kurallar cansız, bitkisel ve canlıları,  mümkün olan en iyi şekilde karşılıklı tamamlamaya getirmeyi amaçlamaktadır. Herkesin ağda özel bir yeri ve kendi rolü vardır. Kalpler arasındaki manevi iletişim ağını keşfettiğinizde, onu dolduran iyi güce dahil olursunuz.  Her birimiz ihsan etme ve sevgiyle başkalarına bağlandığında, hepimiz sonsuz ve mükemmel yaşama kavuşuruz. Kabala ilmi, bir grup içinde bağ üzerinde çalışarak bize manevi bağlantı ağını nasıl keşfedeceğimizi öğretir. Bağın içinde, insan, sistemi dolduran güçten haz alır ve bütünlüğü ve sonsuzluğu deneyimler.

 

Söyleşinin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.kabala.info.tr/kutuphane/michael-laitman/dr-laitman-ile-yeni-hayat/yeni-hayat-1106-aglar/

Hayat Dersleri

Soru: Her birimiz hayatta zor anlar yaşıyoruz. Sonra kendimize bir soru soruyoruz: “Bunu neden hak ediyorum?” Karmik yasalar gerçekten var mı ve her kişi başına gelenleri hak ediyor mu?

Cevap: Bu kısmen doğrudur ve kısmen değildir. Her insanda ruhunun bir kaynağı vardır. Belli bir dizi özellik ile doğar ve önceki döngüleri deneyimlerine sahiptir. Ve şimdi onlara devam etmeli ve varlığının amacına ulaşmalıdır: Yaradan’la tam benzerliğe ulaşmak.

Bunun için, kişinin başlangıç noktası geçmiş döngülerinde bir yerde kaybolur ve gelecek döngülerinde bitiş noktası kaybolur. Ve şu anda o, belli bir planı yürütmektedir. Bu nedenle, başına gelen her şey kazara olamaz. Bütün bunlar tamamen önceden belirlenmiştir. Bu şekilde kişi, hedefe yönlendirilir.

Soru: Her insan bundan bir ders almalı mı?

Cevap: Evet, eğer almak isterse. Bunun için çabalarsa, o zaman ona yukarıdan yardım edilir, kendisine belli bir çevre verilir ve daha sonra bu dersleri öğrenebilir ve oldukça bilinçli hareket edebilir.

Soru: Bugünkü duruma göre, insanlık bu dersi öğrendi mi? Koronavirüs ile olan durumdan ne anlamalıyız?

Cevap: Şimdi bir pandemi dalgasından geçmekte olan bizim dünyamız, bütünsel bir sistemdir. İlk defa bu, tüm gezegenden geçiyor. Tarih boyunca, dünyada istisnasız herkese dokunacak hiçbir şey olmamıştır.

Bizlere dünyamızın tamamen bütünsel, kapalı bir sistem olduğu gösterilmektedir ve bu nedenle kendimizi tamamen içsel dengeye getirmeliyiz.

İnsanlar Manevi Değişime Hazır Mı?

Soru: Görünüşe göre insanların çoğunluğu son derece manevi, soyut değerlerin algılanmasına henüz hazır değiller. Belki de çoğu insanın anlayabileceği bir tür günlük davranış kuralları yayınlamayı düşünmeye değer mi?

Cevap: Sizi anlıyorum ve bir dereceye kadar sizinle aynı fikirdeyim. Ancak büyük sorunlar üzerimize düştüğünde ve tüm dünya bunlardan muzdarip olduğunda, doğal olarak küresel, ayrılmaz, karşılıklı bir bağlantıda olduğumuz ve bununla ilgili bir şeyler yapmamız gerektiğine dair bir anlayış ortaya çıkar.

Ancak insanlar hazır olup olmadıklarını söyleyemezler. Onlar, asla manevi değişime hazır olmayacaklar. Asla! Başarılı olamayacaklar. Ama hayat bunu yapmalarını sağlayacak. Bence, buna rağmen bu nesilde olacak.

Yeni Hayat 1105 – Hayat ve İletişim Ağı

Dr. Michael Laitman, Oren Levi ve Tal Mandelbaum ben Moshe ile söyleşide

İdeal ağda, herkes dahil edilir ve iyi ilişkilerimiz bir sevgi topu yaratır, ancak insan egosu buna karşıdır. Doğal bağımızla egoist tutum arasındaki boşluk, kaderimizi belirler. Manevi büyüme, tutumumuzu ruh adı verilen bir cihazla düzeltirken ve ağı olumlu yönde etkilediğimizde ortaya çıkar. Gelişimin zirvesi, tüm ağı kavramak ve Yaradan’ın seviyesine ulaşmaktır.

 

Söyleşinin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.kabala.info.tr/kutuphane/michael-laitman/dr-laitman-ile-yeni-hayat/yeni-hayat-1105-hayat-ve-iletisim-agi/

Birliğe Karşıtlık, Bölüm 3

Soru: Sürgün nedir? İnsanlar arasındaki bu ilişki nedir?

Cevap: Kabala’da “sürgün” terimi ihsan etme ve sevgi niteliğinden, birbirleri arasındaki bağdan sürgün anlamına gelir.

Bir çeşit bağ içinde olan bir grup aniden egoist arzularla ele geçirildiğini hissetmeye başlarsa ve insanlar içsel olarak birbirlerinden uzaklaşırlarsa, bu onların firavun, egoizmleri tarafından yönetildiği anlamına gelir. Bu duruma maneviyattan çıkarılma denir. Bu fiziksel değil, duyusal bir hissiyattır.

Yorum: Tarihten bile, o dönemlerde uygulamada insanların fiziksel olarak sürgün edilmediği ve Babilliler olarak adlandırılan, Süryani sürgünü sırasında insanların yerinde kaldığı ve sadece yönetici elitlerin sürgün edildiği bilinmektedir.

Yaradan’ı Görmek

Soru: O’ndan başka hiçbir şeyin olmadığına inanmaya hazırım. Ama Yaradan’ı nasıl görebilirim? Hiçbir fırsat yok.

Cevap: Ne demek fırsat yok? Var. Yaradan’ı görmek için Kabala çalışıyorsunuz.

Görmek, mutlaka gözlerinizle görmek demek değildir. Dünyada görmediğimiz ama hissettiğimiz birçok farklı şey ve olgu var. Bu nedenle, meselemizin üzerinde bir his geliştirmeliyiz ve o zaman Yaradan’ı hissedeceğiz.

Yaradan bir alandır. Örneğin, manyetik bir alan hissediyor musunuz? Hayır. Fakat bu alanı algılayabilecek bir aletiniz olsaydı, bunu hissedersiniz. Yaradan da bir alandır, ancak her şeyi içine dahi eder!

O’nu hissetmek için, bu alanı algılayacak özel bir duyu, özel bir araç geliştirmeniz gerekir ve o zaman Yaradan adını verdiğiniz niteliğin her şeyi doldurduğunu göreceksiniz.

Kabala ilmi bununla iştigal eder ve her bireyin Yaradan’ı ifşa etmesine imkan verir.

Kabalistik Terimler: “Üç Çizgi”

Üç çizgi, Malhut’un çalışmasının özüdür, kendini Yaradan’ın benzerliğinde inşa eden arzudur.

Sağ çizgi ihsan etme, sol çizgi almadır ve ortadaki çizgi, Yaradan’la benzerlikte onların birleşmesidir.

Soru: Sol çizginin, benim doğal arzum olduğunu söyleyebiliriz. Sağ çizgi, benim dışımda olan ve kendi üzerime çağırmam gereken bir güçtür. Birbirleriyle birleştiklerinde üçüncü çizgiyi mi elde ediyorsunuz?

Cevap: Birçok farklı orta çizgi türü vardır. Bu onlardan biridir.

Soru: Kabala’da “12 kabile” terimi de vardır. 12 kabileden bahsederken, herkes bazı insanların kabilelere ayrıldığını hayal etmeye başlar. Kabalistik bakış açısından, sonunda 12’yi veren, dört harfli HaVaYaH ile çarpılan üç çizgiden mi bahsediyoruz?

Cevap: Evet. Bu en eksiksiz HaVaYaH’dır: dört safha, her birinde üç çizgi, 12 kabileyi veya özel bir yaratılış çalışmasını oluşturur.