Category Archives: Kabala

Yaradan’ın Oyununun Keyfini Çıkarın

Soru: Dostumun rızası için niyetiyle herhangi bir edinimi reddetmek, Yaradan’ın doldurmak zorunda olduğu bir talep midir?

Cevap: Hayır. Öncelikle, Yaradan’ın kimseye karşı mecburiyeti yoktur. İkinci olarak, Yaradan’ın bizimle oyunu olarak gözüken şeyden keyif aldığımızda neşenin ne olduğunu daha net bir şekilde algılamamız lazım.

Soru: Çalışmanın tadının olmadığı koşuldan Yaradan’ın bizimle olan oyunundan haz aldığımız koşula nasıl geçiş yapabiliriz?

Cevap: Bu sadece Yaradan’ın ve dostların yüceliğini yükselttiğimizde olur. Başka bir yolu yoktur.

Soru: Yaradan’ın oyunundan tatların üzerinde haz almak ne demektir?

Cevap: Böyle bir haz sadece ihsan etme niteliklerinde gelir.

Sonsuzlukta

Soru: Eğer O’ndan başkasının olmadığını anlıyorsam, neden üzüntü ve panik hissediyorum?

Cevap: Çünkü O’ndan başkasının olmadığını hissetmiyorsunuz. Eğer bunu gerçekten hissetseydiniz, daha yüksek, daha mutlu, hafif, sonsuz bir duygunuz olmazdı. Çünkü o zaman hiçbir şeyden korkmazsınız.

Eğer Yaradan’dan başkası yoksa ve sadece O varsa, her şeyi kontrol ediyor ve dolduruyorsa, o zaman O’nun içinde olmak sonsuzluğun, sınırsızlığın içinde olmak demektir.

Son Islah

Soru: Artık hiçbir şeyin üzerine yükselmemizin gerekmediği bir safhaya ulaşmak mümkün mü?

Cevap: Evet, bu safhaya son ıslah denir.

Eğer her şeyi ıslah etmişseniz, üzerine yükseleceğiniz bir şey kalmaz. Her zaman eksikliklerimizin, başkalarına duyduğumuz nefretin üzerine yükseliriz.

Kişiyi Yaradan’a Yaklaştıran Bir Koşul

Kişi “derenin söğütleri” formunda, tatsız ve kokusuz olmalıdır. (Baal HaSulam, Şamati, 85, “Çalışmada Narenciye Ağacının Meyvesi Nedir?”

Derenin söğütleri, kişinin büyük bir manevi kazanımdan yoksun olmasına rağmen ilerlemeye devam ettiği benzersiz bir durumu temsil eder.

Soru: Kişi çalışmada manevi hissizliğe nasıl önem verebilir? Kişi böyle anlarda kendini gerçek hazza, sadece Yaradan’ın rızasına yükseltmek için neye tutunmalıdır?

Cevap: Tam da böyle bir koşulda kendinizi Yaradan’la bağa yaklaştırabilirsiniz çünkü duygular sizi aldatmaz; hiçbir şey hissetmezsiniz, nasıl olması gerektiğini bilmezsiniz ve yanıltılamazsınız. Bu koşulda, Yaradan’a daha yakın olabilirsiniz.

Soru: Tadı veya kokusu olmayan bir çalışmanın gerçek bir haz olması mümkün müdür?

Cevap: Bu zaten yüksek bir derecedir.

Dostlarla Birlikte

Yorum: Gün boyunca, dostlarımla çalışırken, düşüncelerimde ya da arzularımda onlarla bağda olmadığım yeni alanlar keşfediyorum ve içsel gücümün olmadığını anlıyorum. Bu yüzden Yaradan’a dönüyorum, ancak bağın koptuğu, yırtıldığı yerde içimde yeni bir bağın kurulması zaman gerektiriyor.

Bu adımlar zaman gerektiren küçük adımlar gibi görünüyor, ancak bu koşulların daha derinlerine indiğimi ve orada yeni yönler keşfettiğimi hissediyorum.

Yanıtım: Korkmayın; onların içine dalın. Onlar sadece sizi ilerletir.

Yorum: Acı veya tatsızlık hissettiğim koşullar varsa, bununla çalışabilirim. Ancak eylemlerimle dostlarımı incittiğimi düşündüğümde rahat olamıyorum.

Yanıtım: Bu sadece size öyle görünüyor. İlerlemeye devam edin ve kendinizi onlarla birlikte bir arzu içinde hissetmekten utanmayın.

Soru: Bir şeyi bitiremediğimi ve benim yüzümden bir şey olduğunu hissettiğimde, bu yanlış bir tutum mudur?

Cevap: Bu önemli değildir. Her şey mümkündür. Önemli olan sizin dostlarınızla birlikte Yaradan’a karşılık gelecek bir arzuya ulaşmak istemenizdir.

Daha Büyük Birleşmeye Doğru

Soru: Kişi pratikte her yeni Zivug’un (çiftleşme) sadece bir önceki ıslahın tekrarı değil, daha derin bir ışık seviyesine ve kabın ıslahına doğru bir ilerleme olduğunu nasıl hissedebilir ve fark edebilir?

Cevap: Birbirini izleyen her adım bir öncekinden daha yüksek olduğunda bunu kendi üzerimizde çalışırız. Bu yüzden bu daha da birleşmemizi gerektirir.

Soru: Zaten ıslah edilmiş olan arzuya dönmemiz gerekir mi?

Cevap: Hayır, hiçbir şekilde; ıslah edilmiş arzulara dokunmayız.

Tadı Olmayan Bir Koşuldan Nasıl Yükselebilirsiniz?

Soru: Manevi çalışmadan tat almadığımızda, sanki Yaradan’ın gölgesindeymişiz gibi hissederiz. O bu gölgeyi yaratır ama gölgenin içinde bile yüceliği bulmamız gerekmez mi? Bir Kabalist kendini bu koşuldan nasıl çıkarır?

Cevap: Yaradan kişiyi yükseltir. Kişi, mantık ötesi inançla ilerleyerek bu eylemi Yaradan’dan başlatır.

Soru: Grup içinde yükselme gücünü yaratması için Yaradan’ı nasıl etkileyebiliriz?

Cevap: Dua etmelisiniz. Talep etmelisiniz. Dostlarınızı yükseltin, onlar da sizi yükseltsin. Hep birlikte Yaradan’a yükseleceksiniz.

Onlunun Tam Kli’si

Onlunun tam Kli‘si, on dost Yaradan uğruna tüm arzularını, hedeflerini ve niyetlerini birleştirmek istediklerinde oluşur.

Yaradan’a yaklaşmak için çaba göstermeliyiz ki O bize mümkün olduğunca ifşa olabilsin ve biz de O’nun niteliklerini ve gücünü kullanabilelim. Bu durumda ihsan etme niteliğine sahip olur ve O’nun gibi oluruz.

Soru: Yaradan’a olan bağlılığın gerçek ödülü için onlu Yaradan’a nasıl karşılık vermelidir?

Cevap: Yaradan gibi olmayı isteyerek.

Manevi Birikim

Soru: Maddesel yaşamda tatları duyularımız aracılığıyla hissederiz. Manevi tatları nerede hissederiz? Tora’nın ve emirlerin tadı ne anlama gelir? İhsan ettiğinizde, buna alışırsınız. Almak için ihsan ediyor olsanız bile gerçekten hoşunuza gider.

Cevap: Manevi eylemlerimizde de tıpkı maddesel dünyada olduğu gibi alır ve ihsan ederiz. Bu yüzden buna dikkat etmeli ve bunu gerçekleştirme yeteneği istemeliyiz.

Soru: Bu sürekli biriken bir tür veri bankası mıdır ve biz ona geri döneriz, ona ekleriz, hazzımız artar ve böylece büyürüz?

Cevap: Evet.

Kabala Bilgeliği Ne Yapar?

Soru: Bu kelimeden bahsetmeden insanlara Kabala bilgeliğini nasıl anlatabiliriz? Birleşmenin önemini ve aramızdaki bağın önemini nasıl açıklayabiliriz?

Cevap: Bunu etrafımızdaki doğada gözlemliyoruz; doğa tek bir mekanizmadır ve tüm parçaları tamamen birbirine bağlıdır. Bunu ekoloji, iklim ve çevremizde var olan her şey gibi örneklerde görebiliriz. Sadece insanoğlu bu ilişkiyi bozar. Sanırım herkes bu konuda hemfikir olacaktır.

Doğada her şeyi birleştiren ve Yaradan olarak adlandırılan tek bir güç vardır. Biz bunu ifşa etmeliyiz. Bu güç ancak bütünsel sistemin tamamını algılayabildiğimiz ölçüde ifşa olur. Yaradan bizi buna doğru itiyor. Dünyadaki tüm sorunlara O sebep oluyor ki biz de istemeyerek O’nu edinmek isteyelim.

Tam da bizim zamanımızda, Kabala’yı ifşa etmeliyiz. Onluların bir araya gelmesi, her onlu içindeki minimum derecede Yaradan’ı edinmeye giden en kısa yoldur. Bu mini laboratuvarda O’nu çalışmaya başlarız.

Bundan sonra, manevi gelişimimizin bir sonucu olarak, tüm doğa sistemini ve onun yönetimini edinebileceğiz. Kabala bilgeliği, doğanın ortak gücü olan Yaradan’ın çalışması ve ifşası ile meşguldür.