Category Archives: Kabala

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 159

Soru: Bina’nın ortasının anlamı nedir?

Cevap: Bina’nın ortası, ihsan etme arzusundan alma arzusuna geçiştir.

Soru: Mutlak kötülük var mı, eğer varsa o nedir?

Cevap: Mutlak kötülük, bizim egoizmimizdir. Ego gelişebilir, ihsan etmenin niteliklerini absorbe ederek ve onları dönüştürerek ve Firavun’un formunda Yaradan’a eşit hale getirerek onları kendi iyiliği için kullanır.

Answers To Your Questions, Part 159

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 158

Soru: Birlik üzerinde çalışmak dostların arzularını kendimin gibi hissetmeyi istemek demekse, bu hangi arzulara değiniyor? Bu, dostların tüm arzularına mı, yoksa sadece Yaradan ve maneviyata ilişkin arzularına mı işaret ediyor?

Cevap: Sadece maneviyata dair dostların arzuları.

Soru: Dostlarımın arzularını kendimin gibi hissedersem, birliğe ulaşmış olduğum anlamına mı gelir?

Cevap: Evet

Soru: Prag kongresinde, çemberdeki bir dosta karşı doğrudan nefret hissettim, çünkü çalıştay kurallarından birisini çiğnedi. Çok güçlü bir histi. Bu kişiyi yeryüzünden silmek istedim. Başkalarından da nefret etmeye başladım. Neden bir Kabalist manevi yol boyunca bu tür duyguları yaşamak zorunda kalır?

Cevap: Böylece kendinizi daha iyi tanımaya başlayacaksınız.

Answers To Your Questions, Part 158

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 157

Soru: Gece yarısı uyandığınız ve ruhunuzda dayanılmaz bir acı hissettiğiniz ve bunun nedeninin size verilen şeyi kaçırdığınızı (ruhunuzun kökü için gerekeni yapmadığınızı) düşündüğünüz bir koşul hakkında ne söyleyebilirsiniz?

Cevap: Bu, Yaradan’ın sizi terk ettiğini hatırlatmasının harika bir yoludur.

Soru: Siz hayattaki en önemli şeyi anlamam için bana yardım ettiniz: İhsan etmenin gerçek anlamını görmek, ego’nun karanlık kabuğundan kurtulmak ve korkunun uçurumuna doğru bir adım atmak.

Düşünceler ve anlamayla yaşadım ve Kabala bilgeliğini zihnimde kolayca kavradım, ancak sadece şimdi dünya değişiyor, sadece şimdi hislerimde bu yol doğrudan ifşa oluyor. Hiçbir şey gereksiz değildir; her şey sadece bir şeye yönlendirir, ıslah olmaya.

Ne yapmalıyım ki egonun kısıtlamaları o kadar acı olmasın? Egon son derece büyümektedir ve cehennem çok karanlıkken onun üstünde bağlantı kurmayı daima başaramam.

Siz gerçekten her yükselişten önce böyle korkunç koşullardan geçiyor musunuz? Bunu nasıl çözüyorsunuz? Sonuçta, itiş her geçen gün daha da güçlenir ve geri dönüş yolu yok, her yükselişin ardından keskin bir düşüş var. Bana yakın olanlara zarar vermeden bunun üstüne nasıl yükselebilirim? Yalnızken onu nasıl hissedebilirim? Bu hararetli bir soru ve eğer maddi dünyaya atıfta bulunuyorsam özür dilerim.

Cevap: Çalışmaya ve dağıtıma daha fazla zaman ayırmalısın.

Answers To Your Questions, Part 157

Yaradan’a Nasıl Yakınlaşabiliriz?

Soru: Kişi henüz bir grubun içinde değilse, Yaradan’a daha yakın olmak için ne düşünmeli veya ne yapmalıdır?

Cevap: Bir grupla bağlantı kurmak için, on kişilik bir grupta olması önemlidir. İki ya da üç kişilik küçük bir grup ve hatta sanal bir grup olabilir. Grup olmadan çalışma, sadece yararlı bir şey vermeyen, bilginin edinilmesidir. Başkalarına bağlı olmayı ve onlarla birlikte ilerlemeyi öğrenmek zorundasınız.

Kabala bilgeliğini çalışmak için Eğitim Merkezimiz, sonunda istikrarlı bir sanal toplum oluşturan böyle bir grupla bağlantı kurma fırsatı sağlıyor. Üçüncü yarıyılın tüm mezunları, insanlarla nerede bağ kurabileceklerini zaten biliyorlar.

Bu nedenle, Kabala bilgeliğini çalışan herkes, grupları on kişilik gruplara nasıl organize edeceğini ve hangi ilkelere göre birlikte çalışılması gerektiğinin öğrenildiği, Bnei Baruch Kabala Eğitim Merkezi’nden kurs almalıdır.

How Can We Get Closer To The Creator?

Yaradan’ı Kim Yarattı?

Soru: Yaradan’ın yaptığı ne ve O’nu kim yarattı? Birden fazla Yaradan var mı?

Cevap: Yaradan, kocaman, müşfik ve sıcak bir anne gibi ihsan etme, haz alma, sevme arzusundan yapıldı.

Kimse Yaradan’ı yaratmadı, O, zamanın, hareketin ve mekânın ötesinde her zaman var oldu. Ve O’nun yarattığı geçici olarak var olur.

Her birimiz, birleşinceye ve her şeyin tek bir kuvvet olduğunun farkına varıncaya kadar kendi Yaradan’ımıza sahip olabiliriz. Bu dünyanın nasıl var olduğudur.

Yaradan’ı keşfetmeli ve O’nunla doğrudan temasa geçmeliyiz. Ve sonra kim olduğunu ve ne olduğunu göreceksin. Ve diğerleri O’nunla doğrudan bağa ulaşacak ve bunun kim olduğunu ve bunun ne olduğunu keşfedecektir. Ardından, aranızdaki bağda, birlikte, onun hepiniz için aynı Yaradan olup olmadığını netleştirebileceksiniz ve O’nun tek olduğunu açıkça göreceksiniz.

Who Created The Creator?

Hızlı Kabala İpuçları – 7/10/16, Bölüm 2

Soru: Biz sormadan önce cevaplamak istediğiniz bir soru var mı?
Cevap: Hayır. Sadece sorduğunuz soruları cevaplamak istiyorum.

Soru: Ego, 7 milyar insan arasında nasıl bölündü?

Cevap: Ego, egoistik arzunun beş seviyesine bölünür: 0, 1, 2, 3 ve 4. İnsanoğlunun tümü bunun içinde bulunur ve yaratılışın amacına doğru egonun kötü olduğunun farkındalığına kademeli olarak ulaşarak, ilerlerler.

Soru: Eğer çok sayıda insan gelişme ve öz farkındalık için özlem duymaya başlamış olsaydı krizler sona erer miydi?

Cevap: Kesinlikle, aslında kriz yoktur; bu sadece durumumuzun bir göstergesidir.

Soru: Kabalistlerin çalışmaları dış dünyaya nasıl yansıyacak?

Cevap: Bir Kabalist, insanları düşünmeye başlarsa, onları çekmeyi başarırsa ve onların kaderlerini, seçme özgürlüğünü ve bir sonraki seviyeye yükselmelerini düşünüp taşınırsa, bu insanlığın tümüne iyi yansır. Hepsi daha az baskı yaşarlar ve düşünmek ve doğru kararlar vermek için daha fazla olanak elde ederler.

Soru: Üçüncü dünya savaşını önlemek için aralarında birliğe ulaşması gereken kaç insan var? Bu ruhlarda hangi kalite olmalıdır?

Cevap: Bunun gibi 600.000 ruh olmalı ve kaliteleri, birbirleri arasında tam karşılıklı ilişki kurmaya özlem duyacakları şekilde olmalıdır. Kabala bilgeliğinde anlatıldığı gibi, bir kuş sürüsü veya balık sürüsü gibi.

Soru: Gelecekte, sadece bir pencere görüntüsü haline gelen Birleşmiş Milletler gibi kuruluşlar yerine özgecil küresel bir hükümet kurulacak mı?

Cevap: Hiç şüphesiz. Bu, “Son Nesil” de yazılmıştı.

Soru: Dünyadaki Kabala bilgeliğine aşina olan milyonlarca insanın, Son Nesil’in ilk işaretleri olduğu söylenebilir mi?

Cevap: Hiç şüphesiz. Bu insanlara “yeni nesil” de denir; bu seviyedeki “Son” nesil ve bir sonraki seviyedeki “Yeni” nesil.

Soru: Her halükarda, içinde yaşadığımız fiziksel dünya sona erecek. Bundan sonra iyi bir şey olacağını ümit edebilir miyiz?

Cevap: Sırası geldiğinde, gelişimin bir sonraki seviyesini bekleyebiliriz. Bir zamanlar cansız seviyedeydik, bundan sonra bitkisel seviyede, daha sonra hayvan seviyesinde ve şimdi insan seviyesindeyiz; Bir sonraki seviye manevi bir seviye olacaktır.

Blitz Of Kabbalah Tips – 7/10/16, Part 2

Hızlı Kabala İpuçları – 7/10/16, Bölüm 1

Soru: Aynı ilkel yabani, daima içimizde bulunmaktadır ki duygularımızı kullandığımızda bizi yener. Bu parça her zaman insanda kalacak mı?

Cevap: Hayır, her zaman değil. Kabala bilgeliği ile meşgul olmaya devam ederseniz, içinizde iki karşı kuvvetin olduğunu ve orta çizgi olarak adlandırılan, özgür seçim ile onların arasında olduğunuzu hissedeceksiniz.

Soru: Kültürler ve medeniyetler arasındaki çatışma, Yaradan tarafından yukarıdan mı belirlendi, yoksa bu egoist insan arzularının sonucu mu?

Cevap: Aynı şey. Çatışma, Yaradan’ın yönettiği egoizm aracılığıyla yaratılır. Doğada tek başına hiç bir şey olmaz. Bizler, her şeyi yöneten doğa adlı bir sistemdeyiz.

Soru: Kuş sürülerinin, toplu hareket ettiklerinde Yaradan’ı hissettiklerini söylemek mümkün mü?

Cevap: Hayır, kuşlar Yaradan’ı hissetmemektedirler. Genel yönetim gücünü içgüdüsel olarak hissederler ve buna itaat ederler. Büyük kuş sürüsü aynı anda bu tarafa ya da diğer tarafa döner, hiçbiri diğerlerini engellemez. Balıklarda da benzer şeyi görmek mümkündür. İnsanların içgüdüsel olarak bunun gibi karşılıklı işbirliği yapmaya başlayacaklarını hayal bile edemeyiz.

Soru: Geride bıraktığımız 230 yılı ıslah tamamlanıncaya kadar (Gimar Tikkun) azaltabilir miyiz ve ne kadar azaltabiliriz?

Cevap: Evet, yapabiliriz. Bunun için sınır yoktur. Hepimiz derhal tek bir bütün halinde, tek bir niyetle toplansaydık, o zaman, bununla, şimdiki dünyevi varlığımızı bitirirdik ve birlikte sonsuz ve mükemmel dünyada, kolektif ruh koşulunda olduğumuzu hissederdik.

Soru: Şimdiki nesil, faşizmin ve Nazizm’in ne olduğunu unutmuştur. İki nesil önce, insanlar onlar yüzünden hayatlarından vazgeçti. Peki, neden ızdırabın nesilden nesle geçtiğini söylüyorsunuz? İnsanlar ne hatırlıyorlar?

Cevap: İkinci Dünya Savaşı gibi korkunç olayların meydana geldiği nesil, seçme özgürlüğüne sahip değildi. Siz seçme özgürlüğüne sahipsiniz, bu nedenle, iyilik ve kötülük hissini anlayabilir, tanıyabilir ve ulaşabilirsiniz. Bunun aksine, o kuşak için başka seçenek yoktu. Yaşadıkları muazzam ve korkunç darbelerin kötülüğünü hissettiler. Ama özellikle bu korkunç ızdıraptan sonra, seçme özgürlüğüne getirildik. Bu nedenle, bugün, özgür seçimimizi daha bilinçli ve doğru bir şekilde yapabiliriz.

Blitz Of Kabbalah Tips – 7/10/16, Part 1

Hızlı Kabala İpuçları – 6/19/16

Soru: Yaradan, O’na kavuşan ruhların görkemli bir mozaiği midir?

Cevap: Evet!

Soru: Karakterdeki değişiklikleri nasıl açıklayabilirsiniz? Genellikle kabul gören zevklere duyulan arzunun kaybolduğunu nasıl açıklıyorsunuz?

Cevap: Kişi değişir. Bu mutlaka Kabala’nın etkisi nedeniyle olmaz, ama diğer herhangi bir çevreden etkilenebilir. Kişi, çevresinin bir ürünüdür. Büyüdüğü yerde şekillenir. Eğer bir çocuğu ormanda bırakırsak, vahşi bir hayvan olmak için büyüyecektir.

Soru: Ne zaman Kabalist oluruz? Bu çalışma sırasında mı olur?

Cevap: Hayatımızda en önemli şeyin, manevi gelişim ve Yaradan’ın ifşası olduğunu düşünmeye başlar başlamaz, zaten Kabalistler olarak anılabiliriz.

Soru: Birisi kalıcı mutluluğun olmadığını, mutlu olduğunuzu anlayıncaya kadar onun yok olmaya başladığını söyledi.

Cevap: Elbette. Hiçbir doğru koşul, insanda bir saniyeden fazla kalmadığı için bir başkasıyla değiştirilebilir. Ve bunu daha da büyütmek, bizim kabiliyetlerimiz dâhilindedir.

Soru: Kabalistler sonsuz mutluluğu nasıl elde ettiler?

Cevap: Bu derece derece ve sık sık değişir. Kabalistler her zaman üzerinde çalışırlar. Ve o karanlık dönemler, sol çizgi ve sağ çizgi ile sürekli birbirine karışır.

Bu, çalışmamız ve uygulamayı öğrenmemiz gereken bir sistemdir. Mutsuzluk olmadan mutluluk olamaz. Bununla birlikte, mutsuzluk dünyamızdaki gibi değildir. O, Yaradan’a memnuniyet getirmeyi başaramadığımın farkındalığıdır ve mutluluk O’na ihsan edebildiğim zamandır.

Yoldaki mutsuzluğu, mutluluk yolunda gerekli bir adım olarak gördüğüm ortaya çıkıyor, çünkü biri olmadan diğeri olamaz. Ve bu nedenle karanlık ve ışık eşit derecede parlar: gece yok olduğunda, orada tam bir gün ışığı vardır.

Soru: Eğer gözyaşlarının, güzel ve yüce duyguların hızla aktığını hissedersem bu ne anlama gelmektedir?

Cevap: Bu, Yaradan’ın sizi hareket ettirmek istediği ve O’na daha yakın olmanızı arzuladığı anlamına gelir.

Soru: Mutluluk, Yaradan ile yapışmadır (bağlı olma). Yapışma ne anlama gelmektedir?

Cevap: Yapışma, benlik hissinin bireysel olarak tamamen kaybolduğu anlamına gelir.

Soru: Kabala bilgeliğinde öğretmen nedir?

Cevap: Kabala bilgeliğinde bir “öğretmen”, sizden daha yüksek bir gelişme seviyesidir, bilginin, duyguların ve özelliklerin yerine getirilmesini sağlayan bir yoldur. İçinizdeki her şey, “öğretmen” olarak adlandırılan, daha üst seviye sayesinde size gelir. Kabala bilgeliğinde öğretmen ve öğrenci arasındaki bu bağ değişemez. Öğretmeni reddederseniz, bu, kendinizi manevi yükseliş için bir fırsattan mahrum ettiğiniz anlamına gelir.

Soru: Yüksek yönetim sistemi olan Yaradan, hangi bakımdan mutluluğa doğru, doğru yolda olduğumuzun farkına varmamız için işaretler veya aydınlanmalar sağlar?

Cevap: Sadece Kabala bilgeliğini öğrenmeye dâhil olan bir grupta bulunuyorsak, grupla ilişkilerimize göre, doğru yolda devam edip etmediğimizi tam olarak bilebiliriz.

Soru: Kabala bilgeliği açısından, Rahibe Teresa, iyilik ve sevgi ihsan ederek, özgecil olmuş olabilir mi?

Cevap: Baal HaSulam’ın yazdıklarına göre, insanların yaklaşık % 10’u doğumdan özgecildir.

Soru: Mutluluk, bir çalışma grubundaki dostlar arasındaki bağda bulunur. Kabala çalışmayan eş dost, aile, meslektaşlar, çocukluk arkadaşları ve diğerleri ne yapacak?

Cevap: Onları içinize nasıl katacağınızı öğreneceksiniz.

Soru: Mevcut seviyemin manevi gelişim basamaklarının üzerinde olduğunu bilmek nasıl mümkün?

Cevap: Bu ölçümler sizin için şu anda mevcut değildir, bu nedenle hiçbir şekilde bilemezsiniz. Ancak, gerçekten manevi olarak yükselmeye başladıktan sonra, kesin ölçüler size görünecektir. Bu, dünyamızda, birinci sınıftan ikinci sınıfa kadar öğrenmeye başlayan ve mezun olan küçük bir çocuk vb. gibidir.

Soru: Hem mutluluk hissinin hem de sefalet/ızdırap hissinin Yaradan’dan bana geldiğini anlamalı mıyım?

Cevap: Doğru, ama her şeyin Yaradan’dan geldiğini anlamanın dışında bir şeyler yapmak bize kalmıştır. Aramızda, doğru karşılıklı bağı kurmak bize kalmıştır, böylece O’nunla gerçek bir bağ inşa edeceğiz.

Soru: Yaradan ile yapışmada, kişi O’nun tarafından yutulur mu?

Cevap: Kimse kimseyi yutmaz. Yaradan ile yapışma, O’nunla bağlı olduğumuzu ve tamamen eşit, iki ortak haline gelip, tek bir bütün oluşturduğumuzu gösterir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 6/19/16

Hızlı Kabala İpuçları – 5/15/16

Soru: Bulunduğumuz anda var olmayı ve bu anda kalmayı öğrenmek nasıl mümkündür? Kişi, geçmişin acısından ve hatıralarından ve gelecek korkusundan nasıl özgür olabilir?

Cevap: Siz bu şekilde hissediyorsunuz, çünkü Üst Işığı gruptan henüz almadınız, bu nedenle Yaradan ile bir bağlantınız yok. Yaradan ile küçük bir bağlantı noktası içinizde belirir belirmez, tüm şüpheler hemen kaybolacak ve kendiniz hakkında herhangi bir sorununuz olmayacak. Her şeyi belirleyen ve tamamen size hakim olan üst güce bağlıysanız, yalnızca O’nun size yakınlığını hissetmek zorunda kalacaksınız ve bundan sonra da egoizminizden derhal kurtulacaksınız. İlk ve en önemli, elde etmemiz gereken koşul budur.

Soru: Bilgimiz mental bir aldatmaca mıdır?

Cevap: Bu, “Bilgi” sözcüğüyle ne demek istediğinize bağlıdır. Dünyayı araştırdığımızda ve araştırma verilerimize dayanarak dünyada var olduğumuzda, bu bilgidir ve yanılsama değil. Kabala bilgeliği bunu bir nimet kabul eder.

Soru: Bir insan dejavu hissettiğinde ne olur?

Cevap: Geçmişte yaşanan, şu anda gerçekleşen ve gelecekte olacak olan birçok farklı olay vardır ki tahmin etmek gerçekten mümkündür. Geçmişte bir kişiye olan her şeyin, kendi Reşimo’su (bilgi geni) vardır. Bu nedenle, dejavu gibi olgular vardır.

Soru: Kendine acıma da egoizm midir?

Cevap: Kendine acıma, egoizmin yüksekliğidir.

Soru: Milyonlarca kişi Kabala bilgeliğini çalışmaya gelecek ve yüz binlerce soru olacak, ne yapacaksınız?

Cevap: Bu durumda, şimdi yapıyor olduğum gibi kameraya bakacak ve bütün dünyaya yayın yapacağım. On bin öğrenci yerine bir milyon ya da yüz milyon olacak. Endişelenmeyin, korkmuyorum.

Soru: Grup, bu dönemde neden bu kadar önemlidir?

Yanıt: Grup önemlidir, çünkü Üst Işığı kendimize çekmenin mümkün olduğu bir aşamaya girdik, ancak o sadece Onlu bir grup, bağlı olan ve birlik için özlem duyan on kişilik bir grup vasıtasıyla çekilir. Böyle bir durumda, Üst Işık, Onlu grup sayesinde katılımcılarının her birinde ve onlar aracılığıyla bütün dünyaya parlar.

Soru: Üst dünyaya ancak sonsuza dek yaşayan biri ulaşılabilir. Sonsuza dek yaşamanın mümkün olduğunu bilirsek, depresyon olmayacak mı?

Cevap: Sonsuz yaşamla bağlantı nedir? Zamanın boyutu nedir? Bir kalp atışına göre! Öyle bir şey yok. Fiziksel beden 70-100 yıl yaşıyor, ancak hayat sonsuzdur, sadece bir koşuldan diğer koşula geçiştir. Dolayısıyla endişelenecek bir şey yok. Sonsuza dek var olmaktan başka seçenek yok.

Blitz Of Kabbalah Tips – 5/15/16

Hangi Realitenin İçinde Yaşıyoruz?

Soru: Hangi realitenin içinde yaşıyoruz?

Yanıt: Biz egoist bir realitede yaşıyoruz, her şeyin yalnızca kendi zevkimiz veya kendi güvenliğimiz için olduğunu düşündüğümüz bir koşulda.

İçinde bulunduğumuz sınırsız, bütünüyle sonsuz koşulun, yalnızca küçük bir bölümünü hissedebiliriz; egoist filtrelerimizden geçer ve içimizde dünyamız farz edilen, çarpık bir şekilde yeniden yaratılır. Bu, bu dünyanın sanal olduğu, içimizde var olduğu ve egomuz tarafından yaratıldığı anlamına gelir. Yalnızca egomuz için iyi veya kötü olan şey buna yansır ve beş duyumuz ile algıladığımız tek şey budur.

Realitede algılamıyoruz, görünüşte uyuyoruz, biz bunu hissedemiyoruz çünkü egoist arzumuzun içindeyiz ve yalnızca bize zevk getiren şeyi çekebiliriz ya da bize acı verebilen şeyleri reddedebiliriz ve bu, aslında içimizde artı ve eksi, karanlık ve aydınlık vb. arasında tezat oluşturan şeydir.

Soru: Gerçek realitenin yüzde kaçını göremiyoruz?

Cevap: Hiçbir şey görmüyoruz. İçimizde egoizmimizde işleme koyduğumuz ve yeniden yarattığımız şey, gerçek yaratma hacminin bir parçası sayılmaz.

Cevap: Egoizmimizde, içimizde yönlendirdiğimiz ve yeniden yarattığımız şey, gerçek yaratılışın hacminin bir parçası sayılmaz.

What Reality Are We Living In?