Category Archives: Dua

Ebedi Bir Safha Nasıl Bulunur?

Soru: Kusur gördüğümde Yaradan’a dua ediyorum ve anında mükemmelliği hissediyorum. Bu mükemmellik dolumu tüm sorularımı ve sorgulamalarımı yok ediyor. Nasıl her zaman dua halinde kalabilirim?

Cevap: Bunun nedeni tüm eylemlerinizin kendiniz için olmasıdır. Eğer başkalarını doldurmak için yapsaydınız, kendinizi tatmin olmuş hissetmezdiniz.

Onları doldurmak için hareket ederdiniz ve sadece bu mükemmellik başkalarına ifşa edilsin diye Yaradan’ın mükemmelliğini yaratılışta ve kendinizde hissederdiniz.

Ve o zaman bu durum kalıcı, ebedi olurdu.

Bir Çözüm Bulmaya Çalışın

Soru: Duamızın doğru olması için içimizde ve kendi aramızda ne olması gerekir? Duamız Yaradan’a ulaşmadığında ne koşulda olduğumuzu bilmek istiyorum.

Cevap: Birbirimize duyduğumuz önem azalır. Bu kolay bir eylem değildir çünkü kendi kalplerimizi başkalarının kalpleriyle değiştirmemiz gerekir.

İstemeden sadece kendini düşünen bir dostunuz olduğunu varsayalım. Bir de siz varsınız, siz de istemeden kendinizi düşünüyorsunuz. Her birinin kalbinde kendini değil de diğerini düşünmesi için arzularınızı nasıl değiş tokuş edebilirsiniz? Bunu dikkatle düşünmeniz gerekir. Belki bir çözüm bulursunuz.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 131

Soru: “İnancı az olanlar” ne anlama gelir?

Cevap: “İnancı az olanlar”, Yaradan’a inancı az olan kişi anlamına gelir.

Soru: Yaradan bizden Kendisiyle samimi bir içsel bağ ister. Biz de bunu çok istiyoruz. Fakat Yaradan neden bunu yapmamıza izin vermiyor?

Cevap: Bunu yapmanıza izin veriyor, ancak O’nunla daha da güçlü bir şekilde bağ kurmanız için çeşitli engelleri arttırıyor.

Soru: Düşüncelerimiz de birer duadır. Düşüncelerinizi fısıldamak neden daha iyi kabul edilir?

Cevap: Çünkü o zaman kişi kendini duyar.

Soru: Kişinin kötülüğün farkında olduğu bir koşuldan istemesi ve henüz gerçekleşmemiş bir koşuldan istemesi arasında, Yaradan’ın kişinin duasına verdiği yanıtta ne fark vardır?

Cevap: Eğer Yaradan’a gerçekleşmemiş bir durumdan yönelirseniz, pratikte yanıt vermez ya da sizden ne istediğini sonunda anlamanız için yol gösterici durumlarla yanıt verir.

Soru: Dünyada herhangi bir şeyi değiştirme hakkımız var mı, yoksa sadece ihsan etme hakkımız mı var?

Cevap: Sadece ihsan etmek.

Safın Duası

Soru: Saf bir dua nedir?

Cevap: Saf bir dua tamamlanmamış, belirsiz bir arzudur. Yoksulun duasından farklıdır çünkü yoksulların çok açık bir şekilde ifade edilmiş arzuları vardır. En yüksek Malhut’un niteliğine “yoksul ve muhtaç” denir çünkü boştur ve kendini dolduramaz veya ileriye doğru tek bir adım atamaz. Bu Malhut’un doğasıdır.

Kli’sini ıslah etmek ve onu doldurmak ister. Saf olanların hala nasıl hareket edeceklerini anlamaları gerekir.

Soru: Dualarımızın duyulması için hep birlikte yoksul koşuluna nasıl ulaşabiliriz?

Cevap: Genel olarak bu karmaşık değildir. En azından ne olduğunu anlamak zor değildir. Bir insanın ya da tüm insanlığın neyi başarması gerektiğine dair bir anlayışımız ve duygumuz yok.

Bu nedenle kendimizi tek bir kalbe ve arzuya sahip tek bir kişi olarak hayal etmeliyiz – kendimizi ve tüm dünya insanlarını birlikte yaşarken ve hepimizin Yaradan’a yönelttiği ortak arzuları hissederken hayal etmeliyiz. Buna “tek bir kalpte olmak” denir.

Düşüşler Ve Sürgün

Soru: Düşüş ve sürgün arasındaki fark nedir?

Cevap: Kişi düşüşü bir sürgün olarak hissetmiyor olabilir.

Düşüş, Yaradan’dan uzaklaşmaktır, sürgün ise bir şeye sahip olduğunu ve şimdi ondan kovulduğunu hissetmektir. Genellikle kişi sürgünden sadece dua yardımıyla kurtulabilir.

Soru: Sürgündeyken, Yaradan için güçlü bir arzumuz vardır. İhtiyaç Yaradan’dan gelir. Şükür dışında başka ne ekleyebilirim?

Cevap: Hiçbir şey, gerçek şükran her şeyin yerini alır.

Çabaların Ana Odağı

Soru: Yaradan’ın harekete geçmesi için egoist bir duayı doğru bir duaya nasıl dönüştürebilirsiniz?

Cevap: Dürtülerimizde hissettiğimiz arzular ne egoist ne de özgecildir. Bu sadece benim olduğum gibi yaratılmış olma hissidir ve bu benim arzumdur.

Daha sonra, gelişimimiz yoluyla, arzuyu onluya, tüm insanlığa ve Yaradan’a yönlendirdiğimizde ona bir rota veririz.

Tüm sistemi bu şekilde görmek istiyoruz: insan, onlu, insanlık yani tüm dünya Kli’si ve Yaradan’ı birlikte. Çabalarımızın ana odağı ve hedefi budur.

Bu nedenle, dua sırasında ulaşmak istediğimiz resmi hayal etmeliyiz.

İyi Meleğin Etkisini Güçlendirin

İyi bir melek “sağ” olarak adlandırılır ve bu melek sayesinde kişi Yaradan’a hizmet etmeye yaklaşır. Buna “sağ yaklaştırır” denir. Kötü melek ise “sol” olarak kabul edilir ve kişiyi uzaklaştırır. Bu, ister zihinde ister kalpte olsun, ona yabancı düşünceler getirdiği anlamına gelir (Baal HaSulam, Şamati 107, “İki Melek Hakkında”).

Her iki meleğin, iyinin ve kötünün üzerimizde çalışması, bir hedefe doğru ilerlemek için her iki meleği de kullanmak anlamına gelir. İki güçle doğru bir şekilde çalışmak için, kendinizi ortada hayal etmeye çalışmalı, sonra orta çizgiyi bulmalı ve sağ ve sol çizgiler arasında ilerlemelisiniz.

Soru: İyi meleğin üzerimizdeki etkisini nasıl artırabiliriz?

Cevap: Sadece dua yoluyla. Duayı tüm koşulları kapsayan ve iyi eylemlerimizden önce gelen daimi bir çalışma haline getirmek için, kendimizi doğrudan Yaradan’a yönlendirmeliyiz.

 

 

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 91

Soru: Kendi içinizdeki veya bir dostunuzdaki kötülüğü ifşa ettiğinizde, bu anları onluda ilerlemek için nasıl kullanabilirsiniz?

Cevap: Kötülük her birimizde kendini ifşa ettiğinde, bu kötülüğü hepimiz ortaklaşa kabul etmeye çalışmalı ve onun üzerine çıkmalıyız. Bu şekilde ilerlememizi hızlandıracağız.

Soru: Eğer kişi nefretin üstesinden gelir ve Sina Dağı’na tırmanırsa, sevmeyi öğrenmiş demektir. Sevmeyi öğrenmek zor bir iş midir?

Cevap: Genel olarak evet, bu zor bir iştir.

Soru: Yaradan’a karşı böyle bir arzuyu nasıl geliştirebiliriz ki, Yaradan’ın yüceliğine duyulan ihtiyaç nefes alma ihtiyacı gibi hissedilsin ve yalnızca bu bizi canlandırsın ve hayat versin?

Cevap: Bunun hakkında düşünün, o zaman düşünceleriniz duaya dönüşecek ve Yaradan’ı size yardım etmeye zorlayacaktır.

Dostlarınızın Arzularını Hissedin

Soru: İhsan etme niyetinde olmak için, o arzuya yönelik Hisaron‘u hissetmeniz mi gerekiyor?

Cevap: Dostlarınızın arzularını hissetmek, onların arzularına dâhil olmak ve onlar için dua etmek için Hisaron’u (arzu) hissetmeniz gerekir.

Soru: Eğer kişi Yaradan’dan doğru bir şekilde talep etmezse, son ıslaha ulaşamayacağını söylediniz.

Yaradan’dan doğru bir şekilde nasıl isteyebilirim?

Cevap: Öncelikle bunu dostlarınızla birlikte yapın. O zaman birlikte nasıl ilerleyebileceğinizi ve daha fazlasını nasıl isteyebileceğinizi göreceksiniz.

 

Kim Duadan Fayda Sağlar

Yorum: Pandemi sırasında duanın gücü dünyanın çeşitli yerlerinde test edildi.

Araştırmaların çoğunda, duanın ölümü veya Kovid-19’un şiddetini önlemede önemli bir etkisinin olmadığı ortaya çıktı.

Cevabım: Kanıtlanması gereken şey buydu.

Soru: Öyleyse söyleyin bize, duanın yardımı olur mu, olmaz mı?

Cevap: Dua yardım eder. Söyleyen kişiye de, söylenen kişiye de yardım eder.

Soru: Yaradan hangi duayı duyar?

Cevap: Yaradan açık bir kalpten gelen duayı duyar. Bunun anlamı, dua ne kadar doğalsa Yaradan’a o kadar yakındır.

Yorum: Dua kitaplarının herhangi bir yerinde yazılmayan bir şey.

Cevap: Evet, elbette basılı veya yazılı hiçbir kelime yoktur.

Soru: Sadece kendimden mi?

Cevap: Evet.

Soru: Kişi böyle bir duayı hangi durumlarda yükseltebilir? Bunu talep üzerine yapmanın zor olduğunu anlıyorum. Genel olarak kişi hangi durumlarda böyle bir dua yükseltebilir?

Cevap: Gerçek acılar yaşandığında ve bu acıların doğal acılara daha yakın olduğu durumlarda (anne, çocuk veya yakın arkadaş); bu tür.

Soru: Bu, bir bağ olması gerektiği anlamına mı geliyor? Biriyle bir bağım olmalı ve ancak o zaman her şeyi gerçekten hissedebilirim.

Cevap: Evet

Soru: Ve Yaradan böyle bir duayı duyar mı?

Cevap: Yaradan böyle bir duayı duyar ve ıslahı ilerletir.