Category Archives: Dua

Tek Bir Arzu

Soru: Onlunun ortak duasında birleşen küçük taleplerimiz, Yaradan’a geri verdiğimiz ışık mıdır?

Cevap: Hayır, ışık sizin aranızda değildir; onu Yaradan’a geri vermiyorsunuz. Siz sadece aranızda Yaradan’ın size vermek istediği ışığın bir kısmını alabilecek bir arzu yaratmak için eyleme geçiyorsunuz. Ve bu eylemle, Yaradan’ı memnun edersiniz.

Soru: Yaradan’ın ışığını onluda nasıl hissederiz?

Cevap: Her şeyi sadece dostların iyiliği için yapma arzusu gibi.

Soru: Hangi eylem daha fazla ışık çeker?

Cevap: Sadece birbirimize daha da yakınlaşmak için olan.

Ne Tür Bir Dua Olmalı?

Soru: Dünyamızda bilindiği gibi korkunun temelinde arzu vardır. Yani, eğer bir şeyden korkuyorsam, bu gerçekleşecektir. Eğer tüm korkular, onluda duanın yardımıyla, Yaradan’ın önünde titremeye dönüşürse, kaderi değiştirmek mümkün müdür? Bu ne tür bir dua olmalı?

Cevap: Kişinin yapabileceği en yüksek seviyede desteklediği sıradan bir talep olmalıdır.

Sonra Yaradan kişinin içinde uyandırdığı korkuyu iptal eder ve onu daha olumlu bir hisle değiştirir. Sonuçta kişinin artık korku hissetmeye ihtiyacı yoktur çünkü dostlarıyla ve Yaradan’la bağ kurmak için korku derecesinin üstüne çıkmak için her şeyi yapar.

Küçüklük Koşulu, Yaradan’ın Eylemlerini Haklı Çıkartmaktır

Soru: Büyüklük (Gadlut) koşulu sadece bir eklemeyken, küçüklük koşulu (Katnut) derecelerin temeliyse ve sürekli olmalıysa, kişi küçüklük koşulu için nasıl sürekli olarak hazırlanmalı?

Cevap: Her şeyden önce Yaradan’ın bize karşı olan bütün eylemlerini haklı çıkarmamız gerektiğini anlayarak, küçüklük koşulunu ediniyoruz. Sonra büyüklük (Gadlut) koşulu için çabalamalıyız.

Doğru küçüklük koşuluna, Yaradan’ı tüm eylemlerinde haklı çıkarmak için ihtiyaç duyduğumuzdan fazlasını istemediğimizde ulaşılır.

Soru: Şükür duası bu koşulun doğru sonucu olabilir mi?

Cevap: Evet.

Dua Bir Çabadır

Soru: Kişinin Yaradan’dan merhamet görmesi için dua nasıl olmalıdır?

Cevap: Dua kalpten gelmelidir.

Yorum: Ama biz her zaman kalpten dua ediyoruz.

Yanıtım: Tam olarak bu “her zaman” her şeyi öldürür. Duanın kalitesi sadece kalbinize, Yaradan’a nasıl döneceğinizi düşünüp düşünmemenize bağlıdır.

Dua bir çabadır. Ama ne zaman ve ne için olduğuna bağlıdır.

İhsan Etme Kabını Nasıl Genişletiriz?

Soru: Üst ışığın bizi etkilediğini ve Kelim’imizi, kaplarımızı genişlettiğini söylüyorsunuz.

Ancak benim kaplarım dostlarımın içinde, o zaman ortaya çıkıyor ki ortak dahiliyeti ancak kendimi iptal etme yoluyla talep edebilirim. Kapları genişletmek bu şekilde mi düşünülebilir?

Cevap: Hangi yol sizin için daha uygunsa o şekilde düşünün ve Yaradan her şeyi ayarlayacaktır. Üst ışık, her an binlerce eylem gerçekleştirir, o yüzden bunun nasıl gerçekleştiğine değil de ışığı çekmek istediğiniz gerçeğine odaklanın.

Soru: Onlu, diğer onlular, tüm Bnei Baruch ve tüm dünya için dua etmekten ne elde eder? Bu ihsan etme kaplarının oluşması mıdır?

Cevap: Evet, bu ihsan etme kabını genişletir. Herkes için dua ederek öncelikle kendine yardım edersin.

Tercih Edilen Seçenek

Soru: Diyelim ki derse geldiniz ve sadece metni herkesle birlikte okudunuz ya da derse geldiniz, metni okudunuz ve dostlarınız için dua ettiniz ya da derse geldiniz ve hiç gücünüz olmadığını gördünüz ve Yaradan’dan dostlarınıza dua etmek ve niyette kalmak için size güç vermesini talep ettiniz. Bu seçenekler Tora’nın ışığını farklı şekillerde mi çekerler?

Cevap: Kesinlikle, tercih edilen seçenek Yaradan’a duayı en çok uyandıran seçenektir. Bu, kaynağa dönen ıslah eden ışıktan ne istediğinize bağlıdır.

İdeal olan, tüm dostları, onluyu, grubu uyandırma ve hep birlikte Yaradan’a yükselme ve son ıslaha kadar doldurabilmesi için O’na ortak Kli’yi temin etme arzusudur.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 85

Soru: Manevi çevremiz çok farklı kültürleri ve gelenekleri temsil eden dostlardan oluşuyor. Tüm bu zenginlik ve çeşitliliği doğru şekilde takdir etmeyi ve kabul etmeyi nasıl öğreniriz?

Cevap: Bizler, bu kültür ve geleneklerle kesinlikle ilgilenmiyoruz. Bizim ilgimiz yalnızca tek kalp, tek adam olmak için bağ kurmakta yatmaktadır. Başka hiçbir şeyi düşünmeden, her şeyden önce hissetmek istediğimiz şey budur.

Soru: Toplantılarımızda her bir kişinin amaçlarını inceleyebilir miyiz?

Cevap: Hayır, bugün bizi en çok ilgilendiren ortak tek bir amaç seçmeli ve onun için dua etmeliyiz.

Soru: Yaradan neden bize doğru çevreyi ve buna ek olarak bu dünyanın yanılsamasını verdi? O ne istiyor?

Cevap: O, manevi arzularınızı tanımlamanızı, onları kendi içinizde arındırmanızı ve Yaradan’ın onlara cevap vermesi için dua etmenizi istiyor.

Kendimizi Zararlı Arzulardan Nasıl Koruyabiliriz?

Soru: Üstesinden gelme ve gruba yaklaşma gücü bile yardımcı olmadığı zaman, bizi maneviyattan uzaklaştıran arzularla doğru bir şekilde nasıl çalışabiliriz?

Cevap: Yaradan’a dua et ki sana zararlı gördüğün bu arzudan kendini koruyabilme gücü versin.

Bütün arzularımız Yaradan’dandır. İçimizdeki her şey Yaradan’dandır.

O halde neyin iyi olup neyin iyi olmadığını ve neye ihtiyacımız olup neye ihtiyacımız olmadığını O’ndan öğrenelim.

Eğer yaratılışın amacına yönelik olmayan bir düşünce dikkatini dağıtırsa, onu bırak, bir şekilde düzeltmeye çalışma ve dikkatini ondan uzaklaştırmaya çalış.

Arzunun Zayıflamasına İzin Vermeyin

Soru: Yolun başında, arzu güçlü ve netti ama zamanla azaldı ve canlılığını yitirdi. Sorun nedir?

Cevap: Sorun dostlarının desteğini hissetmemendir, bu yüzden senin arzun yalnız kalır ve güçsüzleşir.

Soru: Yaradan’ın büyüklüğünü ve mükemmelliğini görme arzusunun sürekliliğini güçlendirmek için ne gibi pratik tavsiyeler verebilirsiniz?

Cevap: Dua et, sadece bu arzuya sahip olmayı iste.

Ölü Koşulundan Çıkmak

Soru: Genel arzunun dışına atılmış gibi göründüğümüz bu ölü koşulundan nasıl çıkarız?

Cevap: Dua et, iste ve bedeninin tüm parçalarıyla gruba, dostlara tutun.

Soru: Yani sadece onluya değil, daha geniş bir çevreye de tutunabilir miyim?

Cevap: Daha geniş bir çevreye tutunmak mümkündür ama onluda bu zorunludur.

Soru: Ama ne kadar geniş olursa o kadar kolay olmaz mı?

Cevap: Bence orada kaybolursun. Onluda başlamak en iyisidir.