Category Archives: Arvut

Onlu – Sadece Sevgi

Soru: Yaradan tüm ilişkilerimde bulunmalı mı? Yaradan aracılığıyla, kalpteki noktaya sahip olmayan diğer insanlarla ilişkilerimi nasıl inşa edebilirim?

Cevap: Kişi yalnızca onlusunda bulunan dostları ve hiç kimsesi olmayan arkadaşlarıyla ilişkiler kurmalıdır. Başka bir şey gerekmez.

Dünyada milyarlarca insan var. Onlarla herhangi bir ilişki kurmam gerekmiyor. Sadece onlumla, bu eşsiz sevgiyle ve kalan şey budur. Geri kalan da onun içine girecek. Dünyanın nasıl küçüldüğünü ve içine nasıl dahil olduğunu görmeye başlayacağım.

Soru: Onun anlamı on kişi, on biyolojik beden midir?

Cevap: Evet, şu an için onlar benim için on biyolojik bedendir, ancak daha sonra onları bu şekilde görmeyi bırakacağım. Aramızdaki arzuların etkileşimini, daha fazla egoist olanları, daha az egoist olanları, belirli seviyelerde arzuları, bazı niyetleri vb. hissedeceğiz. Bedenler duyularımızdan ve görüşümüzden kaybolmaya başlayacaktır.

Miktar, birçok insandan arzulara ve arzulardan Sefirot’a dönüşecektir. On Sefirot, bir Partzuf olacaktır.

The Ten —The Only Love

Neden İnsan Bu Muazzam Dünyaya İhtiyaç Duyar?

Soru: Siz, Yaradan’ın onluda ifşa olduğunu söylüyorsunuz. Peki, neden bir insan bu muazzam dünyaya ihtiyaç duyar? Onlu yeterli olurdu.

Cevap: Bu muazzam dünya, cansız, bitkisel, hayvansal ve konuşan seviyelerinden oluşan, Yaradan’ın yarattığı arzunun bir yansımasıdır. Konuşan seviye, en yüksek seviyedir. Bununla birlikte, içinde daha yüksek bir seviye vardır – kalpteki noktası olan biri – o her şeyi düzeltir, ıslah eder ve diğer tüm seviyeler ona katılır.

Dolayısıyla, arzu o kadar büyüktür ki sonunda kişi Yaradan’ın tüm niteliklerini hisseder: direkt Işık’ın dört safhası, O’nun ihsan etme niteliği ve ihsan etmenin tam gücü denilen şey.

Soru: Bu, çevresinde dokuz kişi olduğunda, yani dokuz biyolojik beden olduğunda, bir insanın ruhsal gelişimine başladığı anlamına mı gelir?

Cevap: O sadece, bu laboratuvardaki onun gibi dokuz kişi ile birleşmelidir. Dokuzdan fazla değil. Biraz daha az olabilir fakat onluya sahip olunması tercih edilir.

Ve sonra tüm dünya onlu olur. Onluların çoğu onlara katılmaya başlar ve sonra su damlaları gibi birbirleriyle kaynaşırlar.

Why Does A Person Need This Huge World?

Ruhlar Birbirlerine Nasıl Yardımcı Olabilir?

Soru: Daha yüksek ruhlar, maneviyatın gelişmesinde bizlere nasıl yardım edebilir?

Cevap: Yaradan yalnızca bir ruh yarattı. Her biri, ortak ıslahı kolaylaştırmak için sözde bireysel ruhlar denen, birçok parçaya ayrıldı. Ancak genel olarak, ruh, herkes tektir. Baal HaSulam bunun hakkında “600.000 Ruh” makalesinde yazar.

Bireysel ruhlar, tek ruhlar topluluğu içerisindedir, bir ruhun düzeltilmesi, diğerine yardımcı olur vb.

How Can Souls Help Each Other?

En Yüksek Yönetim Sistemine Giriş

Baal HaSulam, Son Nesil: Buna, ruhun ölümsüzlüğü, bir sonraki dünyadaki ödül, kişinin görkemi, ulusun görkemi konularını eklemeliyiz.

Birincisi, kişinin aile, toplum ve insanlarla olan ilişki sorunu çok güçlüdür. Eğer buna dikkat etmezseniz, o zaman zorla içine sokulursun. Bireysel ve milliyetçi hareketlerin sözde Birleşik Avrupa’da aniden nasıl başladığını görüyoruz.

İkincisi, Kabala’nın yardımıyla, insan her şeyi idare eden ebedi ve kusursuz bir sistemi ifşa eder. Bu sisteme sanki bir pilotun kokpitine girer gibi girer ve nereye ve neden uçtuğunu kontrol eder ve görmeye başlar. Ve bu uçuş ebedidir.

Öte yandan, bir kişi bu uçaktan inemez. O yüzden uçması ve nereye gidebileceğini anlaması çok önemlidir.

Soru: Ruhun ölümsüzlüğü, geleceğin dünyasındaki ödül ve “insanın görkemi, ulusun görkemi” arasındaki bağlantı nedir?

Cevap: Bütün bunlar bir insanı cezbeder.

Yani kendimi, gelişimimin başına koyarım ve dünya bana bağlıdır. Aynı zamanda, ulusumun ve insanlığın içinde kurtarıcı ve lider gibi görünürüm.

“İnsanları daha parlak bir geleceğe yöneltirim.” Kabala’yı uygulayan, çalışan bir insan böyle hisseder, çünkü her birimiz başkalarının yapamadığı işlevleri yerine getiririz.

Bu koşul, insanların ölümsüzlüğü, ruhun ölümsüzlüğü ve varlığımızın ölümsüzlüğü ile bağlantılıdır. Ölüm yoktur; bir sonraki seviyeye ulaşmak için yalnızca hayvansal bedenin ölümü vardır. Bizlere, bu seviyeye erişmek ve içinde bulunmaya devam etmek için belirli bir zaman dilimi verilmektedir.

Enter The Highest Management System

Neden Kabala’yı Başkalarıyla Çalışırız?

Soru: Yalnız çalışmaktan hoşlanırım, ancak kişinin Kabala’yı bir grupla birlikte çalışması gerektiğini duymuştum. Birlikte çalışmanın yararı nedir?

Cevap: Beraber çalışmanın, önemli bir sonuç elde etmek için çok faydalı olduğunu biliyoruz. Büyük firmaların, büyük ölçekli projeler ve büyük yapılar üzerinde çalışmak için pek çok bilim adamı ve mühendisleri istihdam etmesi şaşırtıcı değildir. Bir kişi büyük, küresel problemleri çözemez. Kabala kendisi için büyük bir görev belirlemektedir.

Bu yüzden Kabala çalışmaya başladıktan sonra kişi yavaş yavaş bir grupta çalışma gereksinimini fark eder. Her şeyden önce, herkes, ruhunun özel köküne dayalı olarak, belirli bir kaliteyi, niteliği temsil eder.

Yavaş yavaş öğrenciler parçalarını, ruhlarını, güzel bir mozaikte bir araya getirene kadar birleştirmeye başlarlar. Bir Lego ya da bir araya getirdikleri bir puzzle gibidir ve sonra tüm resmi görürler. Ve bütün resim yalnızca öğrenciler arasındaki bağlantı nedeniyle belirir.

Why Do We Study Kabbalah With Others?

Karşılıklı Destek

Tora, Deuteronomy 22:04: Kardeşinin eşeğini veya öküzünü (onun yükü altında) yolda yere düşmüş görmeyeceksin ve onları görmezden gelmeyeceksin. (Aksine) onunla (yükü) yerden kaldıracaksın.

Eşek veya öküz ağır yük taşıyan hayvanlardır.

Eğer gruptaki bir dostun, manevi çalışmasında düşüşünü ve onu yerine getirmediğini görürseniz, ona yardım etmeniz gerekir.

Bunun bir kişi içinde nasıl gerçekleştiği hakkında konuşmak istemiyorum – kardeşi veya komşusu kimdir ama aramızda grup içinde tam olarak aynı şekilde çalışırız. Yaşam, özel bir grup olarak toplanan, Yaradan’ı ifşa etmek için yalnızca kendi aralarında daha fazla bağlılık sağlamaya çalışanlar için zordur. Ne de olsa, varlığımızın tamamı manevi bir hedefe yönlendirilmelidir ve Tora’nın söz ettiği konuda budur.

Onun yasaları, yalnızca tüm yaşamlarını, Yaradan’a karşılıklı bağlarından ulaşmaya adamış bir grup için öngörülmüştür.

Yani, eğer manevi çalışmadaki dostunuzun egosuyla baş edemediğini ve her zaman tökezlediğini ve düştüğünü görürseniz, ona yardım etmek zorundasınız. Ona ilham vermeniz, onunla konuşmanız, onu evinize davet etmeniz, birlikte çalışmanız gerekiyor, yani onu desteklemek için mümkün olan her şeyi yapın. Bir dahaki sefere onun yerinde siz olacaksınız ve karşılığında o size yardımcı olacaktır.

O her zaman karşılıklı çalışır. Ona yardım ederek, ona katılırsın ya da o sana katılır, daha yukarıda olan biriyle daha alçak bir parça olarak ve ikiniz de manevi olarak yükselirsiniz.

Fakat şunu anlamalısınız ki eğer onun düşüşünü ya da yükselişini görürseniz, bu onu nasıl algıladığınızdır. Her şey sizinle bireysel ilişkili olarak gerçekleşir ve sizi yükseltmek için verilir. Bu, “kardeşin senin içinde” anlamına gelir. Dışımızda hiçbir şey yoktur. Bütün komşular, sığırlar, inekler, koyunlar vb. – hepsi içimizdedir. Bunlar, bu yolla düzeltmemiz gereken, insan ya da hayvansal arzularımızdır.

Mutual Support

Dostluk Kendi Çıkarın Olmadan Var Olabilir Mi?

Soru: Dostluk kendi çıkarın olmadan var olabilir mi, eğer olursa, ilişkide eşitlik ve karşılıklı bağlılık nasıl ifade edilir?

Cevap: Kişi kendi çıkarı olmadan asla bir şey yapmaz çünkü o bir egoisttir. Gerçekleştirdiği her eylem her zaman kendisinin yararlandığı bir eylemdir.

Bu demektir ki bu kişinin size daha yakındır ve onu kendi parçanızmış algılarsınız, sanki kendi iyiliğiniz için yapıyormuş gibidir ve böylece onun lehine daha fazla şey yapabilirisiniz. Sadece, kişiler arasında böyle bir bağ olduğu durumlarda bu mümkündür ve başka bir şekilde mümkün olmaz.

http://laitman.com/2016/09/can-friendship-exist-without-self-benefit/

Dostlara Nasıl Yardım Etmeli?

(Her Biri Dostuna Yardım Etti Makalesi Hakkında )

Başkalarının yardımı olmadan ilerlemeye muktedir değilim, sadece dostlarla birlik sayesinde manevi dünyanın, aramızdaki bağda ifşa olduğunu keşfedebilirim. Bizim dünyamızda bazen, güçlü, zengin, nazik veya zeki birinin desteğine ihtiyaç duyarım. Aynı şekilde hayatın amacına saygı duyan, benimle eşit ve bana benzeyen bir kişinin de yardımına ihtiyacım vardır.

Bir dostun diğerine nasıl yardım edebileceğini anlamalıyız. Zengin ve fakir, akıllı ve aptal, güçsüz ve güçlü olduğunda mı bu yardım vardır? Bizim dünyamızda insanlar arasında eşitsizlik olduğunda yardıma ihtiyaç duyulur, bu durumda yardım etme fırsatını keşfederiz. Ne var ki, insanlar eşit olursa destek için de yer olmaz. Bizim dünyamızda yardım, tam olan bir insandan eksikliği olan bir insana doğru uzanır. Peki, hepimiz zengin, zeki veya güçlü vs olduğumuzda?? Biri diğerine nasıl yardım edebilir?

Genel konuşursak, başka birine yardım istemek için yönelmekten heyecan duymuyoruz. Utanç, gurur ve kıskançlık hissediyoruz. Bir şeylere ihtiyacımız olduğunu kabul etmek istemiyoruz ve “ayrılık” için çaba sarf ediyoruz.

Herkes için ortak olan bir şey görürüz: RUH. “Kalbinde endişe olan başkası ile konuşsun” denir. Bu, yüksek ruha hissedilen saygıyladır, zenginlik ya da bilgelikle destek olunabileceği için değil…Yükselmiş ruh hali, “iyiliksever geleceğe” duyulan güvenin sonucudur. Ama bir kişi, kendisini kurtarmak zorunda olduğunu ve bunu yalnız yapamayacağını bilirse depresyona düşer.

Daha doğrusu, dostunun düşüşünü görerek yardımcı olacak tek kişi onun dostudur. “Kişi kendisini hapishaneden kurtaramaz” denir. Hapishane, bizim dünyamız ise, sadece benimle aynı amacı paylaşan bir dost beni bu hapishaneden kurtarabilir ve bana Üst Dünyaya girmem için yardım edebilir.

Daha doğrusu, birinin ruhunu yükseltebilecek (yani ona amaca ulaşmada güven verebilecek ) tek kişi onun dostudur. Bu demektir ki, kişiyi, dostu, bulunduğu koşuldan çıkarıp “geçimini sağlayan” koşuluna yükseltir. Böylece kişi, bir kere daha amacı sanki onun yanındaymış gibi, hayatta daha fazla güven ve bolluk kazanmaya başlar.

Çaresizim çünkü dışarıdan yardım almadan manevi amacıma ulaşamam. Kimseyi zorlayamam ama bana yardımcı olmak isteyen bir dost buldum. O, bilgeliği ve zenginliği ile değil ama ortak amaca ulaşmadaki arzusu ile bana yardım edecek.
Ortaya çıkıyor ki herkes dostuna nasıl yardım edeceğine, dostunun ruhunu nasıl yükselteceğine dikkat etmeli ve bunu düşünmeli çünkü birinin ruhuna saygı duyarak, herkes dostunda “ihtiyaç duyan” ve doldurabileceği bir yer bulabilir.

Bu dostunu eğlendirmek zorunda olduğun anlamına gelmez. Her bir dostumuzu bu amacın edinilebileceğine dair uyandırmalıyız. Böylece o hayatın ruhu ile dolacak ve onun için bir hapishane olan, günlük hayatın ve bu dünyanın üzerine yükselecek. Birisi böyle bir dosta sahip olduğunda kesin olarak hapishaneden kaçmaya muktedir olduğunu hisseder…

http://laitman.com/2010/09/how-to-help-a-friend/

ARALARINDA YAŞADIĞIM DOSTLARIM

SORU: “Ben”den “biz”e nasıl ilerleyebilirim? Kişi sadece kendisi başarılı olduğu için değil dostu başarılı olduğu için mutluyken  Yaratan’ı haklı çıkarmak ne demektir ?

YANIT: Mesele şu ki, sen dostuna yapışmalısın ve onun aracılığıyla gerçeği hissetmelisin. Dostlarıma olan düşkünlüğümü nasıl denetleyebilirim? Bu, onlar mutluyken ne kadar mutlu olduğuma, onlar üzgünken ne kadar üzgün olduğuma ve sadece onların iyi bir koşula ulaşmalarına yardım etmek  amacıyla, kendimi gruba getirmeme  bağlıdır.

Bu noktada aslında bunun aksini ne kadar çok istediğimi; içimde onlara karşı ne kadar nefret ve kıskançlık ateşinin ifşa olduğunu ve ne ölçüde onlar için iyi herhangi bir şey isteyemediğimi çünkü aslında bu ayrılık koşulundan hoşlandığımı keşfederim.

Bu, çalışmanın yapmam gereken büyük uğraşıdır; bu sayede bu alıştırmalar, beni doğru sonuca getirecek: ARALARINDA YAŞADIĞIM DOSTLARIM DIŞINDA HİÇBİR ŞEYE SAHİP DEĞİLİM!

Eğer dostumun bir sorunu varsa, bununla sanki o sorun, Yaratan ile benim aramda bir engelmiş gibi meşgul olurum. Farkı yoktur.

Bu noktada, “kendimi”, “BEN”imi iptal etmeye muktedir olacağım ve diğer yandan dostlara olan saygımla kendimi harika hissedeceğim yani, onların iyi hissetmesi için her şeyi yapmayı isteyeceğim tıpkı iyi bir anne gibi…

http://laitman.com/2013/03/the-friends-i-live-among/

KADINLAR, ERKEKLER VE KARŞILIKLI GARANTİ

SORU: “Karşılıklı garanti” kadınları da ilgilendiriyor mu?

CEVAP: Kadınların ve erkeklerin ikisi de cinsiyetlerinden bağımsız olarak karşılıklı garanti seviyesine ulaşmak zorundadırlar. Erkekler Sina Dağı’nda durdu ve kadınlar onları çevreledi derken, bu bize;  her birimizdeki içsel manevi nitelikleri ifade eder.

“Kadın” haz alma arzusunu, erkek de bu arzuyla başa çıkmayı temsil eder. Erkek İbranice’de “Hitgabrut”, “başa çıkma” kelimesinden gelen “Gever”dir. O, Sina Dağı’nda, içindeki zıt niteliği yani “NEFRET DAĞINI” keşfeden ihsan etme arzusudur.

Ama “birlik” ve “karşılıklı garanti”  herkese aittir. Kadının, içsel olarak tıpkı erkek gibi herkesle bağ kurması gerekir ama kadın bunu içsel olarak deneyimlerken, erkeğin aynı zamanda bunu dışsal olarak da ifade etmesi gerekir.

Dahası, kadınlar bunun için erkeğe baskı uygulamalıdır. Bu erkeğin doğası yüzündendir, bir erkek bir kadını, karısını dinlemeye eğilimlidir. Karısı erkeğin annesidir ve bu erkeğin karısını algılama biçimidir.

Erkeğin pototipi  iki kadın Malhut ve Bina arasında yerleşen Zeir Anpindir. Annesi Binadır ve karısı Malhuttur. Arzuları Malhut’tan alır ve bu arzuları yerine getirmek  için Bina’ya döner.

Başka deyişle, o Malhut olmadan Bina’ya dönemez ve bir kere döndü mü,  artık Bina’dan aldığı her şeyi Malhut’a devretmek dışında seçeneği yoktur. Erkek bu şekilde çalışır. Bilinçaltında bir çok açıdan,  erkeğin karısının annesi ile yer değiştirmesi bundandır.