Kabalistin Ortak Ruhla Bağı

Soru: Sizce kişi soruyu kendi kendine mi soruyor, yoksa kişi, bu soruyu sormak zorunda olan bir mekanizma gibi midir?

Cevap: Elbette soruyu kendi kendine sormuyor. Bu, Yaradan tarafından yaratılmış ortak ve büyük bir arzudur.

Tıpkı, diyelim ki, kabarcıklanıp, kaynayan ve katmanları değişen dev bir tencerede kaynayan yulaf lapasına baktığınız gibi, bizler de tüm ruhlar, birbirimizi sindirip birbirimizle bağ kuruyoruz ve sorular ortaya çıkıyor; yani, yükselebilen, tepeye çıkabilen yeni, doldurulmamış boşluklar.

Başka bir deyişle, bu boşluklar yukarı çıkarak bir tür dolum elde etmeye, bir tür dengeye ulaşmaya çalışıyor ve bu nedenle belirli bir soru soruluyor.

Bu yüzden ben her zaman sadece soru soranlarla ya da hatta dünyanın dört bir yanından beni dinleyen geniş kitleyle değil, bütün ruhla bağ kurarım. Sonuçta, ruhun dengesi, doyumu, tam ıslaha kavuşturulması ve kendisinden gizlenmiş olan varoluşundaki mükemmel koşulun ortaya çıkarılmasından bahsediyoruz.

Bu süreçte ne kadar muazzam bir iş yaptığımızı ve bunun tüm yaratılışı nasıl etkilediğini her zaman hissediyorum. Bu gurur, kendini beğenmişlik ya da kibir değil, belirli bir zamanda, mükemmelliğe doğru ilerleyişte bize verilen asgari payda biraz olsun yer alma fırsatının hissedilmesi ve farkına varılmasıdır.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Sonraki yazı: