Bencilliğin Sınırı

Soru: İnsanlar size soru sorduğunda, bencillikten kaynaklanan bu baskıdan hiç yoruluyor musunuz? Bir tür sınırınız var mı?

Cevap: Soruların konuyla ilgisi kesilir kesilmez, cevap vermeyi hemen bırakırım.

Soru: Diyelim ki bir akşam toplantısı beş saat sürüyor. Beş saat boyunca aralıksız soru cevaplayamazsınız, değil mi? Bir tür kaynak sınırınız var mı?

Cevap: Hayır! Genellikle sorular kendiliğinden biter. Dinleyicilerin ne kadar bilgiyle doyabileceğine dair belirli bir sınır vardır ve o noktadan sonra devam etmenin bir anlamı kalmaz.

Dersler için de durum aynıdır. Derslerimiz zamana göre ilerler; her biri 45 dakikalık üç bölüm. Ancak bazen bu sınırı aşıp, bir bölüm için 45 dakika yerine, doldurulabilecek ciddi bir boşluk olduğunu gördüğümde arka arkaya iki 45 dakikalık blok ders veririm.

Kongrelerimizde, önce 40 ila 50 dakika bir konferans veririm, ardından 40 ila 50 dakika daha soruları yanıtlarım. Bundan sonra dinleyiciler konuyu özümseyemezler. Bu bile onlar için zaten çok fazladır. Başka bir deyişle, bir buçuk saat süren bir konferans verseydim, bunu özümseyemezlerdi.

Sadece üç saat aralıksız çalışmaya alışkınsak (beş ya da altı saat çalışmak mümkündür; bir keresinde Rabaş ile sekiz ya da dokuz saat aralıksız çalışmıştım, ama bu başka bir konu), o zaman sorun yoktur.

Kendi dünyanıza girdiğinizde ve içinde kendi niteliklerinizi ve duygularınızı geliştirdiğinizde, içinde yaşar ve farklı açılardan onunla iletişim kurarsınız, bu tamamen farklı bir konudur. Kabalistler bu dünyada sınır olmadan kalabilirler; günlerce, bir ömür boyu, sonsuza kadar.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed