İnsanlık Tarafından Seçilen Yol

Soru: Tarihin bir noktasında insanlığın yanlış yola girdiğini söyleyebilir miyiz?

Cevap: Elbette! Aristoteles ve Platon’un zamanından beri.

Bir noktada şöyle haykırdılar: “Hiçbir koşulda bilimi cahillere vermeyin! Onu kötüye kullanacaklar, zenginlere satacaklar, ilerlemenin hizmetine sunacaklar!

Ama bizim manevi ilerlemeye ihtiyacımız var, teknolojik ilerlemeye değil! Üniversiteleri herkese açamayız!

Bilim sadece onun yardımıyla hayatın anlamını, dünyamızın sınırlarının ötesinde yatan yüce meseleleri anlamak isteyen insanlar tarafından takip edilmelidir!”

Bilim, yalnızca insanı dünyamızın ötesine çıkaracak biçimde gelişmelidir! Onu kötü amaçlar için kullanabilecek hiç kimsenin onunla uğraşmaya hakkı yoktur!

Örneğin özel bir kıyma makinesinin icadı bile kötüdür. Ona ihtiyacınız yoktur ve onsuz da yaşayabilirsiniz! Nihayetinde, bilimi dünyamıza adapte ederek onun gelişimini başlatmış olursunuz.

Dışsal ya da içsel gelişimin başka bir yolu yoktur. Dünya dışsal gelişim yolunu izlemiştir. Tarihsel olarak bu 3.000 yıl önce gerçekleşti.

Soru: Peki gelişim için başka bir seçenek var mıydı? Yoksa hala bu aşamadan geçmek zorunda mıydık?

Cevap: Bunu söylemek zor çünkü bu sorunun cevabını anlamak için iki dünyada, bahsettiğimiz dualitede olmanız gerekir.

Her şey Yaradan’dan gelir ve aynı zamanda özgür irademize, seçimimize bağlıdır.

Bu iki özgür işlevi karşılaştıramayız; zihnimiz buna adapte olmamıştır. Bunu anlamak için her iki dünyada da olmanız gerekir: manevi olanda ve aynı anda bizim dünyamızda. O zaman çelişkiler yaşamazsınız; birbirine tamamen zıt gerçekleri ve bilgileri birbirini dışlayan değil tamamlayan şeyler olarak algılayabilirsiniz.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Önceki yazı:

Sonraki yazı: