Daily Archives: Ocak 30, 2025

Düşüşler Ve Sürgün

Soru: Düşüş ve sürgün arasındaki fark nedir?

Cevap: Kişi düşüşü bir sürgün olarak hissetmiyor olabilir.

Düşüş, Yaradan’dan uzaklaşmaktır, sürgün ise bir şeye sahip olduğunu ve şimdi ondan kovulduğunu hissetmektir. Genellikle kişi sürgünden sadece dua yardımıyla kurtulabilir.

Soru: Sürgündeyken, Yaradan için güçlü bir arzumuz vardır. İhtiyaç Yaradan’dan gelir. Şükür dışında başka ne ekleyebilirim?

Cevap: Hiçbir şey, gerçek şükran her şeyin yerini alır.

Gerçeğin İçinde Yaşamak

Soru: Rabaş, bir kişinin gerçek için çaba göstermediği sürece yaşayamayacağını yazar. Ancak etrafımızda farklı şekillerde yaşayan farklı insanlar görüyoruz. Bu durumda gerçeğin peşinde yaşamak nedir?

Cevap: Yaşam derken, Yaradan’la bağ içinde yaşamayı kastediyoruz. Bu ancak gerçeğin içinde yaşarsanız olabilir. Bu nedenle, Yaradan’ı aramak her şeyi kapsayan bir arzudur.

Duada ve talepte O’nun için çabalamalı ve O’na ulaşmak için aramalısınız. Tüm makalelerimiz sizi Yaradan’a yönlendirmelidir.

Soru: Bildiğiniz gibi, egoizmimizden ötürü herkesin kendi doğrusu var. Hakiki gerçek nasıl tespit edilebilir?

Cevap: Bunu yapmak için önce gerçek egoizmi hissetmeli ve sonra ondan hakiki gerçeğe doğru ilerlemelisiniz.

Başkalarıyla Bağ Kurmak Uğruna

Soru: Fiziksel beden kendi yararı için alma arzusundan vazgeçmiyor. Bundan kurtulabilmek için burada ne etkili olabilir?

Cevap: Dostlarınızla bağ kurun ve bu eylemi onlarla birlikte gerçekleştirin.

Yalnızsanız işe yaramayacaktır çünkü her şey kişinin başkalarıyla bağ kurmak uğruna kendini ihmal etmeyi öğrenmesi ve onlarla bağ kurabilmesi için inşa edilmiştir.

Soru: Hangisi daha önemli: koşulları anlama çabası mı yoksa onları daha hızlı değiştirme çabası mı?

Cevap: Her ikisi de zordur. Ancak önce durumun kendisini netleştirmeniz, ondan tiksinmeniz, onun üzerine çıkmanız, Yaradan’la temas kurmanız ve oradan tüm niteliklerinizi bu dereceye yükseltmenize izin vermesini talep etmeniz gerekir.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 112

Soru: Manevi çalışmadaki kapılar nelerdir?

Cevap: Manevi çalışmadaki kapılar, bir kişinin onlu ve Yaradan ile birleşmek için eylemler gerçekleştirirken geçmesi gereken kısıtlamalardır.

Soru: Kısıtlamalarla çalışmamız, içimizde merhamet niteliğinin geldiği bir şeyi nasıl yaratır?

Cevap: Gerçek şu ki, üst ışığın içinde olduğu niteliklerle uğraşıyoruz. Bu bizi günahlardan arındırır, ıslah eder ve birleştirir.

Soru: Maneviyatı sevmek ve onun için çabalamak nedir?

Cevap: Sevmenin ne demek olduğunu açıklayamam. Bunu hiç kimse yapamaz. Kendi deneyimlerinizden anlamaya çalışın.

Yaradan İçin Ne Yapabilirim?

Soru: Kabala’nın ana fikri Yaradan’a ihsan etmektir. Yaradan’a ihsan etmenin ne anlama geldiğine dair bir örnek verebilir misiniz? Sonuçta bu bir nesne değil, doğanın tamamıdır.

Cevap: Yaradan’a ihsan etmek, O’nun uğruna, O’nun görmek, hissetmek ve almak istediği koşulları ve eylemleri yerine getirmek demektir. O zaman bu eylemlere Yaradan’a ihsan etmek denir.

Soru: Bu koşullar ve eylemler nelerdir?

Cevap: Eğer Yaradan’ın ihtiyaçlarını bilseydiniz, O’na ne ihsan edebileceğinizi aramaya başlardınız.

Soru: Diyelim ki, Yaradan’a ihsan etmenin komşuma ihsan etmek anlamına geldiğini biliyorum. Eğer komşuma karşı bu şekilde davranırsam, bu Yaradan’a ihsan ettiğim anlamına mı gelir? Ancak bunun zevki nerede? Bundan zevk almıyorum.

Cevap: Hayır ama düşünmeye başlıyorsunuz: Yaradan için ne yapabilirim? Burada sadece iki eylem var, almak veya ihsan etmek. Başka bir şey yok.

Diyelim ki verebilirim, çünkü bu bana daha yakın ve daha açık. Etrafımdakilere verirsem, onları yüceltir ve hoş karşılarım; gözümde diğerlerinden daha büyük ve daha yüksek görünürler. Bu ihsan etmektir.

Soru: Komşuma ne verebilirim?

Cevap: Herhangi bir şey. Ne arzu ettiklerini öğrenmeniz gerekir.

Soru: Komşularımın neyi arzuladığını buldum ve onlara verdim diyelim. Bunu yaparken Yaradan’ın emrini yerine getirdiğimi hayal ediyorum. Hepsi bu kadar mı?

Cevap: Evet, hepsi bu kadar. Bu yeterli değil mi? Birinin bunu sizin için yaptığını hayal edin!

Yaradan Bizi Uçurumdan Kurtaracak

Soru: Daha zayıf arzuların üstesinden sadece daha güçlü bir egoizmin yeni bir katmanını ortaya çıkarmak için geliyormuşuz gibi geliyor. Uçuruma bu şekilde mi ulaşıyoruz?

Cevap: Evet, kim dostundan daha yüceyse, onun kötü eğiliminin daha büyük olduğu söylenir.

Soru: Bir kişi Yaradan’ın kendisini oradan kurtaracağından emin olarak bu uçuruma girmeyi isteyerek mi kabul etmelidir?

Cevap: Elbette, tüm arzularımızı Yaradan’dan alırız, bu yüzden O’na yükselirken, bunların üstesinden gelmek için O’ndan yardım istemeliyiz.

Yaradan’a dönün. Dönebileceğiniz biri var. O sizi kesinlikle duyacak ve ardından gelen eylemleri göreceksiniz.

Yaradan’ın Merhameti

Soru: Düşüşlerin, kişinin sürgünde olduğunu hissetmesi ve merhamet dilemesi için verildiği söylenir. Neden özellikle merhamet dilemek gerekiyor?

Cevap: Çünkü Yaradan’a döndüğünüzde ve O’nun dikkatini üzerinize çektiğinizde size yardımcı olur.

Merhamet, Yaradan’ın sizin düşüşünüzü dikkate alması ve size yardım etmek istemesidir.

Soru: Ama Yaradan’ın her zaman dualarımızı işittiğini biliyoruz. O’nun merhamet gösterdiği anda özel olan şey nedir?

Cevap: Siz birbirinize aynı merhameti gösterdiğinizde, Yaradan da size karşı aynı şekilde davranır.

Çabaların Ana Odağı

Soru: Yaradan’ın harekete geçmesi için egoist bir duayı doğru bir duaya nasıl dönüştürebilirsiniz?

Cevap: Dürtülerimizde hissettiğimiz arzular ne egoist ne de özgecildir. Bu sadece benim olduğum gibi yaratılmış olma hissidir ve bu benim arzumdur.

Daha sonra, gelişimimiz yoluyla, arzuyu onluya, tüm insanlığa ve Yaradan’a yönlendirdiğimizde ona bir rota veririz.

Tüm sistemi bu şekilde görmek istiyoruz: insan, onlu, insanlık yani tüm dünya Kli’si ve Yaradan’ı birlikte. Çabalarımızın ana odağı ve hedefi budur.

Bu nedenle, dua sırasında ulaşmak istediğimiz resmi hayal etmeliyiz.

Bir Ortak Çemberde

Soru: Bir yanda dil birliği, sessizlik var. Diğer yanda ise konuşmak, yaymak için büyük bir arzu var. Bu iki büyük arzuyu nasıl birleştirebiliriz?

Cevap: Önce onlularda, sonra yüzlerde, binlerde birleşme arzusu olmalıdır.

Eğer insanlar böyle bir fırsata sahip olurlarsa, o zaman içinde bulundukları çemberi gittikçe daha fazla ve daha geniş bir şekilde, tüm bu çember bütün insanlığı kapsayana kadar genişletmelidirler.

Verme Niteliğini Geliştirin

Soru: Alma arzusunun haz vermediği ve sadece dostlar aracılığıyla Yaradan’a verme arzusunun olduğu eylemler nelerdir?

Cevap: Bunlar verme eylemleridir – egoizme zıt eylemler.

Bu eylemi dostlarımızla daha yakın bir birliğe dönüştürmek için, aramızdaki nefret yerine, en azından onluda, birbirimize yardım eden yakın dostlar olmak istediğimiz yükümlülüğünü kabul etmemiz gerekir.

Soru: Gerçek bir manevi eylem nedir? Onluda çalışarak ve çaba göstererek birbirimizde nasıl karşılıklı haz uyandırabiliriz ki birlikte karşılıklı vermenin tadını çıkarabilelim ve böylece Yaradan’a verebilelim?

Cevap: Bunu yapamayız çünkü egoizm niteliğinde doğduk ve büyüdük. Ancak yavaş yavaş, kendi üzerimizde çalışarak, egoizme karşı olumsuz bir tutum edinir ve sonunda karşıt nitelikler ediniriz: başkalarına sevgi, Yaradan’a sevgi ve özgecilik.