Daily Archives: Ocak 20, 2025

Ortak Bir Bütünlüğe Doğru Birleşin

Soru: Haman’ın Kelim’ine çoktan sahip miyiz, yoksa hala onları büyütmemiz mi gerekiyor?

Cevap: Hiçbir şeyi büyütmemize gerek yok; sadece bu Haman’ın Kelim’ini ve içlerindeki Mordehay’ın Işığını almayı diliyoruz.

Bunu yapmak için, hepimiz egoist olmamıza rağmen, birleşmenin yollarını aramalıyız. Egoizmin üzerinde bir birlik talebiyle Yaradan’a dönerek, üst ışığı almaya uygun ortak bir Kli, ortak bir arzu alabileceğiz. Bu bizim işimizdir.

Soru: Bu talebe gelmek için birleşmede neyimiz eksik ve Yaradan bizi yükseltir mi?

Cevap: Birlikte ortak bir bütün haline gelmelisiniz. Yaradan’a yönlendirebileceğiniz tek bir arzu için çabalayın ki O da bunu ıslah etsin ve Mordehay’ın ışığıyla doldursun.

Burada karmaşık bir şey yok. Arzularınızı birleştirin ve Yaradan’dan onları en yüksek ışıkla doldurmasını isteyin.

Karı ve Koca Arasındaki Barış Safhası

“Bir erkek ve bir kadın, eğer ödüllendirilirlerse Şehina [Kutsallık] onların arasındadır.” Sormalıyız, eğer zıt iseler aralarında barış nasıl olur?

Bu özellikle kişi buna layık olduğundadır, “ihsan etmek için alma” denen alımı ihsan etmeye çevirdiğinde aralarında barış vardır. Aksi takdirde anlaşmazlık içindedirler ya da biri diğerine boyun eğer. Boyun eğmek, bütünlük içindeki sevgi olarak kabul edilmez, çünkü boyun eğen her zaman kontrol gücünü yeniden kazanmayı bekler (Rabaş, Makale 240, “Safhalardaki Anlayışlar”).

Ortak bir şey inşa etmek için birlikte çabalayan karı ve koca arasındaki barış safhası, bir artı birden oluşmaz, tek bir bütündür. Bu safha, içinde Yaradan ikamet ettiği için kutsallık olarak adlandırılır.

Ortak bir bütüne, her bir eş diğerine tamamen uyum sağladığında ve asla ayrı ayrı var olmayan birleşik bir varlık oluşturduklarını anladıklarında ulaşılır.

Soru: Yani kendimi ayrı bir kategori olarak bile görmemeli miyim?

Cevap: Asla! Bu her ikiniz için de içsel bir duygudur. Biriniz olmadan diğeriniz olmaz ya da her biriniz ayrı ayrı olmazsınız. Ve bu şekilde bir araya geldiğinizde, o zaman bu birlik içinde Yaradan’ın varlığını hissedersiniz.

Neden İnsanlık Kabalistleri Duymaz?

Soru: Yaradan neden bir kişinin ıstırap ile Tora’nın yolu (egoizmi ıslah etme yolu) arasında bağlantı kuramayacağı şekilde düzenlemiştir? Bu, bunu yapmanın imkânsız olduğu anlamına mı gelir? Kişi zihninde bir şekilde bu bağlantıyı kurabilir; bir şeyler duyar, bir şeyler okur. Ancak kalpte değil. Yanlış bir şey yaptığımda bunun için aniden cezalandırıldığımı görmüyorum.

Cevap: Eğer kötü eylemlerimiz için anında ceza alacak olsaydık, bu irade özgürlüğü, bilincimiz ya da seçimimiz değil, sadece zorlama olurdu. Belli bir şekilde hareket etmeye zorlanırdık ve bunun özgür bir yanı olmazdı. İnsanların farklı davranmak için herhangi bir fırsatı olmazdı.

Soru: Bunun bizi seçme özgürlüğünden mahrum bırakacağını anlıyorum. Yine de dünyanın herhangi bir ülkesinde sokağa çıkıp bin kişiyle anket yapsanız: “İnsanlığın çektiği tüm acıların birlik olmamamızdan, birbirimizi sevmememizden ve kötü davranışlarımızdan kaynaklandığını söyleyebilir misiniz?” Eminim ki insanlar şöyle demeyecektir: “Evet, durum budur ve doğal afetlerin ve felaketlerin nedeni de budur.”

Yani bunları birbiriyle ilişkilendirmezler. Ve bu binlerce yıllık insan gelişiminden sonra oluyor. Neden?

Cevap: Çünkü içinde bulunduğumuz doğayı araştırmak istemiyorlar. Kendilerini haklı çıkarmak ve uygun gördükleri gibi davranmak onlar için daha kolay.

Büyük Günah

Soru: İftira etmek, Tora’da neden çok ciddi bir günah olarak kabul edilir?

Cevap: Öncelikle, eğer olumsuz bir düşünceyi uzaya yayarsanız, bunun sınırı yoktur. İkincisi, herkes birine iftira atabilir, bu konuda herhangi bir kısıtlama yoktur. Dolayısıyla, iftiranın yöneltildiği kişi böyle bir şey tarafından tam anlamıyla vurulabilir. Evde, sokakta, herhangi bir yerde, kendisi hakkında dedikodu duyabilir ve bundan kaçışı yoktur.

Tora iftirayı sert bir şekilde kınar; “Annesine ve babasına iftira atan kişi öldürülmelidir” der.

Manevi açıdan bakıldığında, bu aynı zamanda ölüm tehdididir. Mesele şu ki, eğer bir kişi ülkesine, halkına, akrabalarına, Yaradan’a yani onu bu dünyadaki yaşama bağlayan her şeye bu şekilde davranırsa, o zaman onun için bu yargı en katı şekilde olmalıdır.

Yorum: Ancak bir keresinde anne ve babanın en yüksek iki seviye olduğunu ve bir kişi onlara iftira atarsa, bu seviyelerin önemine sahip olmadığı anlamına geldiğini açıklamıştınız. Böylece kendisini yaşam kaynağından koparmış olur ve buna ölüm denir.

Cevabım: Evet, bu şekilde yorumlanabilir. Ancak, bir kişinin gerçekten babası ve annesi hakkında konuştuğu durumlardan da bahsediyoruz ve o zaman cezası halka açık olmalıdır.

Dostlarınızın Arzularına Daha Yakınlaşın

Soru: Her birimiz arzularımızla çalışmakla meşgulüz. Işığın etkisi onların ıslahına yol açar ki bu da bireysel bir edinimdir. Ancak bu resme dostlarımızın arzularını da eklemek ne anlama geliyor? Ortak bir edinime ulaşmak için bu arzulara nasıl yaklaşır ve onları nasıl açığa çıkarırız?

Cevap: Bu, her adımda yerine getirmemiz gereken zor bir görevdir. Bu nedenle düşüncelerimizin nerede olduğunu, ne hakkında konuştuğumuzu, ne öğrendiğimizi ve ne okuduğumuzu dikkatle izlemeliyiz. Ve bu, manevi çerçeveden ayrılmadan yapılmalıdır.

Soru: Onlunun çalışmasında, dostların arzularını hissetmek gerektiğine dair bir anlayış var ama ne yazık ki içsel bir izlenim yok. Burada doğru yaklaşım nedir: onları üzerimizde kıyafetlendirmek mi yoksa onların arzularına gelmek mi?

Cevap: Basitçe arzularımızda birleşmemiz gerekir. Dostlarımızla “tek kalpte tek adam” olacak şekilde bağ kurmakta hem fikir olmalıyız ki aramızda hiçbir fark kalmasın ve böylece her zaman tek bir ortak hedefi düşünüp sadece bunun için çabalayalım.

Soru: Nihayetinde, zihnimizde kendimizi Yaradan ile ilgili olarak hissedip tanımlayacağımız ve ıslah isteyeceğimiz noktaya gelecek miyiz? Bunu onluda başarabilir miyiz?

Cevap: Elbette, bundan hiç şüphem yok.

Tüketen Ateş

Soru: Bir karı koca Şehina’nın ifşasına layık olmazsa, ateşin onları yakacağı söylenir. Bu hangi koşuldur?

Cevap: Aile içinde sevgi olmalıdır. Ama eğer sevgi alevi yerine tam tersi bir niteliğe sahip olurlarsa, o zaman aynı sevgi tüketen bir ateşe dönüşür.

Soru: Ama bu tersine dönüş nasıl oluyor? Sonuçta bu sıcaklık sağlayabilen aynı ateştir.

Cevap: Bu genellikle yaşamlarımızda, eylem halinde olur. Birdenbire tüm kötü düşüncelerinizi ve sözlerinizi terk eder, birbirinize yüzünüzü döner ve yakınlaşırsınız.

Aile yaşamında en önemli şey gurur ya da kendini beğenmişlikten kaçınmaktır. Eşlerden hiçbiri diğerini kendisinin haklı olduğuna ikna etmeye çalışmamalıdır. Çoğu zaman yanlış olduğunu anlamamıza rağmen, inadımızla hareket eder ve haklılığımızı kanıtlamaya çalışırız.

Soru: Ne tür bir doğruluk arayışı içinde olmalıyız?

Cevap: Sadece bağı aramalı ve birbirimize boyun eğmek için çaba göstermeliyiz.

Burada kimin haklı ya da suçlu olduğu konuşulamaz. Hiçbirimiz doğru, yanlış ya da suçlu değiliz. Önemli olan, kötü yaratıldığımızı ve doğamıza aykırı hareket etmemiz gerektiğini anlamaktır.