Daily Archives: Eylül 11, 2024

Bir Öğretmenin Seni Sevmesini Nasıl Sağlayabilirsin?

“Efendi’yi almak isteyen herkes gelip alamaz. Bu yüzden neslin erdemlilerine ihtiyacımız var. Arzusu sadece ihsan etmek olan gerçek bir öğretmene bağlı kalarak kişi, öğretmeninin sevdiği şeyleri yapmalı, yani öğretmeninin nefret ettiği şeyden nefret etmeli ve öğretmeninin sevdiğini sevmelidir, ancak ondan sonra kişi bir ölüm iksiri olmayacak biçimde Tora’yı öğrenebilir. (Baal HaSulam, Şamati 245, “Yeni Doğanın Yaratılışından Önce”)

Soru: Öğretmene memnuniyet getirmek ne demek ve bu onluda nasıl açığa çıkar?

Cevap: Öğretmen sizden sadece tek bir şey talep eder – onlu aracılığıyla sürekli Yaradan’a doğru yaklaşmanız. Hepsi bu. Sevilmek mi istiyorsun? Bu eylemi yap, başka bir şeye gerek yok.

Tercih Edilen Seçenek

Soru: Diyelim ki derse geldiniz ve sadece metni herkesle birlikte okudunuz ya da derse geldiniz, metni okudunuz ve dostlarınız için dua ettiniz ya da derse geldiniz ve hiç gücünüz olmadığını gördünüz ve Yaradan’dan dostlarınıza dua etmek ve niyette kalmak için size güç vermesini talep ettiniz. Bu seçenekler Tora’nın ışığını farklı şekillerde mi çekerler?

Cevap: Kesinlikle, tercih edilen seçenek Yaradan’a duayı en çok uyandıran seçenektir. Bu, kaynağa dönen ıslah eden ışıktan ne istediğinize bağlıdır.

İdeal olan, tüm dostları, onluyu, grubu uyandırma ve hep birlikte Yaradan’a yükselme ve son ıslaha kadar doldurabilmesi için O’na ortak Kli’yi temin etme arzusudur.

Yaradan’dan Dersler

Yorum: Belli bir gerçeklik algısı var. Evrenin bir kısmı bizi bir kenara itiyor gibi görünürken, tam tersine diğerleri bize yol gösteriyor.

Cevabım: Bunların hepsi Yaradan’ın tezahürleridir. Seni kenara iten ile sana yol gösteren özellikler, duygular, insanlar ve sebepler arasında bir fark yoktur.

Bunların hepsi beni Yaradan’a yönlendirir ya da Yaradan’ın beni kendisine yönlendirme şeklidir. Yaradan beni kafamı karıştırarak ve bana çeşitli şekillerde hitap ederek yönlendirir. Her dakika beni başka bir yere götürür ve “O’ndan başkası yok.” prensibine göre bunların hepsinin Yaradan olduğu anlayışına gittikçe daha çok tutunmam gerekir.

Sonra yavaşça bu müdahaleler ve O’nun benimle yaptığı egzersizler aracılığıyla, bana Kendisini oynamak da dahil olmak üzere önümde oynadığı tüm bu sahnelerin içinde O’nu ayırt etmeyi öğretmek istediğini görmeye başlayacağım.

Yaradan, bana ve başkalarına dair olan düşüncelerini, aklını, arzularını ve niyetlerini edinmemi istiyor; tüm evreni kontrol eden içsel motoru edinmemi istiyor.

Nezaket Ve Sevgi Ekleyin

Soru: Kural olarak, aramızdaki en sıkı bağ, bir çatışmadan ya da dosta karşı bir itilişten sonra gelir. Bu koşullara kendimiz neden olabilir miyiz yoksa bunu yapmamıza gerek yok mu?

Cevap: Hayır, hiçbir koşulda olumsuz bir şeye neden olmamalıyız.

Yorum: Ancak nezaket ve sevgi aracılığıyla, nedense bağ daha az hissediliyor.

Cevabım: Seni anlıyorum. Ancak bunu yapmak için, yine de dostlarına nezaket ve sevgi eklemen gerektiğini görmen lazım ki böylece onlarla yakınlaştığını hissedebilesin.

Soru: Bu ne olabilir?

Cevap: Nezaket ve sevgi. Her dakika, her gün.

Manevi Yolda Acele Etmek Ne Anlama Gelir?

Soru: Baal HaSulam’ın Şamati 248. makalesinde “Acele eden kazanır.” der. Acele eden kişi nedir?

Cevap: Aceleci kişi, başkalarına yaklaşmak için eylemlerini güçlendirmek isteyen bir kişidir. Dostlarının onu sevmesini beklemek istemez ancak dostlarını ilk seven kişi olmak için çabalar, söylendiği gibi “Komşunu kendin gibi sev.”.

Aceleci davranan, dostlarına yaklaşmak için yollar arayan kişi her zaman öndedir.

Soru: Kaynaklar, Yaradan’ın ilk ve son olduğunu söylüyor. İlk ve son arasındaki çabam hızlı olmama yardımcı olur mu?

Cevap: Senin çalışman, dostları ve Yaradan’ı tüm gücünle ve arzularınla sevmeye çalışmak.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 84

Soru: Bağ kurma sürecimiz neden bu kadar uzun sürüyor?

Cevap: Sürekli sorular alıyoruz, bunları cevaplıyoruz, duaya geliyoruz ve Yaradan’a gittikçe daha çok yaklaşıyoruz. Ancak yine de Yaradan ile aramızdaki mesafenin büyüklüğünden ötürü bu uzun bir zaman alıyor.

Soru: Kral Davut’un bu kadar yüksek bir duygu seviyesinde olmasına ne yardım etti? Onun mezmurlarını her gün okuyoruz. Bu derecedeki duygular basitçe ulaşılamaz.

Cevap: Bu yüzden Kral Davut ilk kral olarak kabul edilir. Bütün dualarımız ona aittir. Hepsi onun yazdıklarından gelir.

Soru: Klipot ile hazırlık döneminde mi yoksa sadece manevi derecelerdeyken mi karşılaşırız?

Cevap: Gruba ve Yaradan’a yaklaşmanızı engelleyen her şey Klipot (kirli güçler) olarak adlandırılabilir.

Soru: Sorunuzun cevabını bildiğinizde, sormaya değer mi? Yoksa cevabını bilmediğiniz bir sorunuz olana kadar beklemeli ve ancak o zaman mı sormalısınız?

Cevap: Sorunun herkesin cevabını bilmesine ve duymasına değer olduğunu düşünüyorsanız, o zaman sorun.

Eğer Kırıldıysan

Soru: Bir öğrenci: “Öğretmenim, affetmeyi nasıl öğrenebilirim?” diye sordu. Öğretmen şöyle cevapladı: “Kırılmamayı öğrenin.”

Hala affetmeyi mi yoksa kırılmamayı mı öğrenmeniz gerekiyor?

Cevap: Kırılmamayı.

Soru: Neden? Bunu bana açıklayabilir misiniz?

Cevap: Diğer insanları anlamamız ve kırgınlığın tamamen bizim egoizmimizin saf bir ürünü olduğu konusunda önceden onlarla aynı fikirde olmamız gerekir.

Soru: Eğer affetmeyi öğrenirsem, onu affetmeyi de öğrenebilir miyim? Ve eğer kırılmamayı öğrenirsem, kırılmamayı öğrenen kişi ben mi oluyorum? Burada kendi “ben”imle ilgili bir çalışma var mı?

Cevap: Evet, elbette.

Soru: Çok kırılmış olduğum halde kırgın değilsem ne yapmalıyım?

Cevap: Bunun insan doğasının gereği olduğuna inanıyorum; bu nedenle ona karşı çıkmayı haklı görmüyorum.

Soru: İncitmek insanın doğası mıdır? Eğer kırıldıysam “Bu insan doğasıdır” mı demeliyim?

Cevap: Evet.

Soru: Aynı zamanda, bu benim de doğamdır mı demeliyim?

Cevap: Genel olarak evet ama bu gerekli değil.

Soru: “Ben”iniz ezilip dağıldığında, kırılmamak mümkün olur mu?

Cevap: Yaşla birlikte bunun insan doğası olduğunu hissetmeye ve anlamaya başlarsın, kırılmış olmanın bir anlamı yok. 70 yaşın ötesinden bahsediyoruz. Ve ondan önce hala bir çocuksun.