Kişi İfşa Eder, Metin Değil

Soru: Kabalistler kod içeren metinler yazıp, harfler veya kelimelerle sırlar sakladılar mı yoksa kitaplar yazıldığı gibi mi anlaşılmalıdır?

Cevap: Onları yazıldığı gibi anlamalısınız. O zaman metnin kendisinde değil ama sizin içinizde, metne bir tepki olarak, tamamen yeni ve farklı bir anlamın bulunduğunu göreceksiniz. Yani siz ifşa edersiniz, metin değil.

Metinde kod yok, sır yok, şifre yoktur. Bütün şifre sizin içinizdedir. Aynı kelimelere verdiğiniz tepkileriniz tamamen farklı olacaktır. İçinizde ifşa olanlar tarafından adeta ele geçirileceksiniz.

Temelde, metin aynı metin olacak ve kitap aynı kitap olacak, sadece siz onu yeni bir şekilde algılayacaksınız. Örneğin, bir kitabı ilk kez okurken, akıllıca bir şey söylediğini hissedeceksiniz ve sonra, birkaç yıl sonra tekrar ona geri döndüğünüzde, onun üst dünyaların yapısını anlattığını ve onun içinde bulunduğunuzu anlayacaksınız.

The Person Is Revealed, Not The Text

 

Yolda Neye Tutunabilirsiniz?

Baal HaSulam, Şamati, 187, “Çaba Göstermeyi Seçmek”: Sınama, kişinin herhangi bir şekilde karar verememesi demektir. Bu, Yaradan’ın iradesini ve öğretmeninin iradesini belirleyemediği zamandır.

Kişi özveriyle çalışabilmesine rağmen, bu özverili çalışmanın yerinde olup olmadığını belirlemekten acizdir ve bu sıkı çalışma öğretmeninin görüşüne ve Yaradan’ın görüşüne karşı olabilir.

Soru: Bir şekilde, doğru çalıştığımızı görmek mümkün mü?

Cevap: Hayır, çünkü bu sizin egoistik ödülünüz olurdu. Eğer gerçekten ihsanda bulunuyorsanız, eylemlerinizin sonuçlarının sizin için kesinlikle bir önemi yoktur. Sadece onları doğru yapıp yapmadığınızı bilmek istersiniz.

Bu konuyla ilgili yapabileceğiniz bir şey yoktur. Bu ciddi bir sistemdir. Eğer ihsan etmenin içinde olmak istiyorsanız, kendinizin üstüne yükselmeli ve kendinizden çıkmalısınız. Size böyle bir fırsat verilir. Aksi halde olduğunuz gibi kalırsınız.

Basitçe Kabala’yı öğrenebilirsiniz. Bu bir bilgi kaynağıdır; tarihi, coğrafyayı ve dünyadaki insanların şimdiki ve hatta gelecekteki etkileşimlerini açıklayan bir metottur.

Dünyadaki tüm insanların, manevi gelişime girmeseler bile, Kabala’dan öğrenilebilecek bilgi setini, başka herhangi bir bilim gibi çalışarak öğrenmelerini isterim.

Soru: Kişi doğru ilerlediğine dair bir kanıta sahip değildir. O zaman kişi neye tutunmalı?

Cevap: Hiç bir şeye tutunmamalı. Havaya, Yaradan’a. Yalnızca grupta, dostlarla bağ kurduğunuzda, onlar için çalıştığınızda ve onlar da sizin için çalıştığında, Arvut (karşılıklı garanti) denilen koşula ulaşırsınız ve buna tutunabilirsiniz.

What Can You Hold Onto On The Path?

 

Çocuk Nasıl Yetiştirilir?

Yorum: Japonya’da,  çocuğun her hangi bir fiziksel cezalandırılması yakında yasaklanacak. Küçüklerin fiziksel olarak cezalandırılması yasağı ebeveynlere, sosyal hizmet uzmanlarına ve öğretmenlere uygulanmaktadır.

Benim Yorumum: Herkesin söylediği şeylerin toplum, aile vb. için kabul edilebilir olduğunun ötesine geçerse, çocuğun davranışlarından memnuniyetsizliğimi nasıl ifade edebilirim?

Bana onları eğitmek için çocuklar üzerindeki etkinin, tam bir dağılımını versinler. Çünkü eğitim sınırlamayı gerektirir.

Hoşnutsuzluğunuzu ifade etmelisiniz ki böylece çocuk anlasın. Ve bunun onun yararına olduğunu anlar. Yani, bunu kızgın ve sinir dolu olduğunuz için değil, onun iyiliğini istediğiniz için yapmaktasınız. Bu eğitimde son derece önemlidir.

Soru: Duygularınızı bir çocuğa boşaltmadığınızı nasıl aklınızda tutarsınız?

Cevap: Bunu yapmak için, eğitimciler eğitilmelidir.

Soru: Yani,yasaklamalarla hiçbir şey yapamaz mısınız?

Cevap: Hiçbir şey yapamazsınız. Peki, eğer kanun olsa? Ne ceza kesilecek, ebeveynleri hapis mi edecekler? Toplumda bu tür bir karışıklık yaratacaktır.

Devlet böyle bir yasa çıkardığında ve genel olarak herhangi bir yasa çıkardığında, mutlaka bu yasaya nasıl uyulacağını öğretmeli ve ona uygun desteği sağlamalıdır.

Soru: Doğru yetiştirme tarzı nedir?

Cevap: “İnsan küçük hayvan olarak doğar.” denir.  Yavaş yavaş, onu eğitmezsek büyük bir hayvan olacaktır. Onu eğitmek için gelişimi ile eş zamanlı olarak belli bir baskı uygulamak gerekir.

Ona, içindeki insanla ilgili değil, içindeki hayvanla ilgili baskı yaptığımı bilmesini sağlarım. İnsanı geliştirmek isterim, hayvanı frenlemek isterim… ve hayvan vahşidir.

Çocuk, iki kısımdan oluştuğunu bilmelidir: iyi ve kötü ve kötülüğü sınırlandırmalıyız.

Yorum: Twitter’da öfkeli yorumlar bekliyorum…

Benim Yorumum: Bu önemli değil. Öfkeli yorumlar olup olmamasının ne önemi var? En önemlisi, gerçeği söyleyin ve sonra o, bir süre sonra farkına varacaktır.

Soru: Öyleyse sizin kanınız, ebeveynleri ve eğitimcileri eğitmeniz gerektiği midir?

Cevap: Tabii ki. Çocuk yetiştirmeden önce ebeveynleri yetiştirmek gerekir. Aksi takdirde, ebeveynler çocuklarını kendilerinden bile daha kötü yetiştireceklerdir.

How To Raise Children

 

Gerçek Haz

Soru: Yaratılışın amacı Yaradan’a memnuniyet getirmekse, o zaman haz aldığımda neden yaratılış amacını yerine getiremiyorum?

Cevap: Yaratılışın amacı haz almak değildir. Ne de olsa, bir şeyden haz aldığınızda tatmin ettiğiniz hayvansal egoizminizdir daha fazlasını değil. Bu haz değildir. Tatlı bir şeyler yediklerinde kendilerini iyi hissettiklerini düşünen küçük çocuklar gibiyiz.

Gerçek haz, yalnızca mutlak, ebedi, kusursuz, erimiş, tüm dünyalara yayılmış olduğunuz ve hiçbir şekilde sınırlanmadığınız zaman mümkündür. Bu, mutlak yerine getirme halidir. Böyle bir koşula ulaşmak zorundasınız.

Bunu yapmak için sadece küçük geçici bedeninizden haz almamanız gerekir; bunun yerine, Yaradan’ın hepinizi bir araya getirdiği, diğerleriyle bağ seviyesine yükselmeniz gerekir.

Real Pleasure

 

Kabala İpuçları – 2/3/19

Soru: Bir kişinin düşüncesi tüm dünyayı değiştirebilir mi?

Cevap: Maalesef hayır, çünkü o zaman o kişi tüm dünyamızı değiştirirdi. Bu olamaz. Hepimiz birlikte arzularımızı birleştirmeliyiz, o zaman dünyayı değiştirecek doğru düşüncelere sahip olacağız. Ana şey arzudur.

Soru: Niyet arzu ve düşünceyi yönlendirir mi?

Cevap: Evet. Hem arzuları hem de düşünceleri yönetir. Ancak, niyet arzunun kendisinin ortaya çıkmasından sonra ortaya çıkar. Arzu düşünce üzerinden işlendiğinde, bir niyet ortaya çıkar ve bunun sayesinde eylem gerçekleşir.

Soru: Düşünceler ile ıslah eden ışık arasında bir bağlantı var mıdır?

Cevap: Kesinlikle.  Islah eden ışık, sizi etkiler ve içinizde belirli düşünceler uyandırır. Fakat her şey, sizin onlara nasıl tepki gösterdiğinize bağlıdır.

Soru: Tüm düşüncelerimi ve arzularımı Yaradan’a bağlarsam ne kazanırım? Bu düşünce ve arzulara doğru tepki ne olmalıdır?

Cevap: Tüm düşünce ve arzularınızın gerçek kaynağı ile bağı kazanacaksınız. Öncelikle kendinizi kaynağa doğru bir şekilde bağlarsınız, sonra her şey ondan ne istediğinize, ona nasıl, neyi geri verdiğinize ve ne tür bir arzu yükselttiğinize bağlıdır.

Soru: “O’ndan başkası yok” düşüncesi, nasıl bir hissiyata dönüşür?

Cevap: Sadece çabalarınız sayesinde, Yaradan’ın sizi tamamen yönettiğini, “O’ndan başkası yok”u sürekli olarak hissetmeye çalışmak için arzularınız sayesinde. Ve O’nunla olan bağınız mutlak ve eksiksizdir, vücudunuzun tüm hücrelerinden geçer.

Soru: Yaradan’a memnuniyet verdiğimizden nasıl emin olabiliriz?

Cevap: Çok basittir. Dostlara memnuniyet verirsem, bu Yaradan’a memnuniyet verdiğim anlamına gelir.

Soru: Düşüncelerimizin nasıl çalıştığını hemen görseydik, ne olurdu?

Cevap: Hayır, bu asla olmayacak. Sadece herkesin tek bir kitlede birleşecekleri doğru grupta çalıştığım gerçeğini ve bu kitlenin nasıl homojen hale geleceğini, herhangi bir fark gözetmeden birleştirildiğini, arzularımızın ve niyetlerimizin tek bir şeye tabi olduğunu düşünmeliyim: Tek bir güç olan Yaradan’ı edinmek.

Not: Öncelikle aklım, Yaradan’ı, herhangi bir kusur olmadan, tüm iyiliğin bir örneği olarak memnuniyetle algılar. Ama sonra hemen, bu hayatın çirkin gerçekleriyle temas kurar.

Yorumum: Doğrudur. Ancak, bana yönlendirilmiş olan hayatın bu çirkin gerçekliklerinin, ıslah etmem için gönderildiğini algılamaya hazır olmalıyımdır. Bundan daha fazlası değillerdir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 2/3/19

 

Kabala İpuçları – 4/4/19

Soru: “Ubar” (Embriyo) ve “Zam” (Öfke) kelimelerinin birbirine bağlı olduğunu duydum. Aralarındaki bağı açıklayabilir misiniz?

Cevap: Egoizmin en güçlü ifadesi, yaratılış düşüncesine katılmadan ve dünyaya hükmetmek istediğinde, kişinin öfkesidir. Eğer kişi öfkesinin üstesinden gelir, ağzını ve gözlerini kapatır ve tüm egoist duygularını kısıtlarsa, bir embriyo haline gelir.

Soru: Her şey benimle içten, duygusal olarak meydana geliyor. Birisi bana dolaylı ya da bilinçli olarak hakaret etse bile, bunu nasıl hissettiğini bilmeden, üzülüyorum ve her zaman yardım için üst ışığa dönüyorum. Bunlar egoistik duygular mı?

Cevap: Egoist olması önemli değil. En önemli şey sizi etkilemesi ve bu şekilde manevi Kli’nizi genişletmenizdir. Egonuzu aşmak için, kendi içinizde birçok sınavı yıllarca deneyimlemek size bağlıdır.

Soru: Yaratılışı doğru kabullenmeye ulaşmaya başlamak için “korku”yu keşfetmemiz gerekli midir?

Cevap: Evet ama neden korktuğunuza bağlıdır. Doğru korku, dostlarımla yeterince bağ kuramayacağım korkusudur, çünkü birliğimiz aracılığıyla Yaradan keşfedilecek ve O’na memnuniyet vereceğiz.

Soru: Duygularımı, kendim çalışmaktan çok bir grupta çalışmaya mı yönlendirmeliyim? Yani, kendinizi çalışmaya gömer ve haz almaya başlarsanız, bu sizi kolayca uzaklaştıracak mı?

Cevap: Hayır. Duygular sadece dostlar arasındaki ilişkilerde gelişmelidir. Geri kalan her şey Klipa’dır (kabuk).

Soru: Sadece dostlarınızın maneviyatı ile ilgilenmek istediğiniz, bir teslimiyet durumunda çalışmak için doğru sebep nedir?

Cevap: Eğer çalışmanız Yaradan’a yönelikse ve O’nu grubun merkezinde keşfetmeyi istiyorsanız, O’na olan bağınız ve O’nun size olan bağı, doğru yöndür.

Soru: Şu anda dünya az çok rahat durumda ve onluda manevi çalışmayla, dağıtımla ve ders çalışmayla ilgilenme imkânımız var. Birdenbire önemli bir şey,  savaş veya büyük problemler olursa, yine de onluda çalışma, dağıtım ve çalışma ile ilgilenme imkanımız olur mu veya bununla ilgili problemler olur mu?

Cevap: Bunların hepsi kişisel olarak size, gurubunuza, somut bir şekilde her birimize ve birlikte hepimize bağlıdır. Hepsi bu, daha fazlası değil.

Soru: “Kabala İlmine Önsöz” çalışmasıyla ilgili olarak söylediğinize göre, onluda erimek, onunla bağlı hale gelmek son derece önemlidir ve aklımızda hiçbir şeyi anlamayacağız. Ancak, onluda bağ kurduğumu ve onun içinde eridiğimi varsayalım, hala çalışma materyalini anlamaz mıyım?

Cevap: İlk önce onlu içinde eriyin, daha sonra yapmanız gerekenler açıklığa kavuşacaktır. Atlamayın. İlk başta bir şey söylemek gerekli değildir, sadece yapın. Sadece bu sizin önünüzde olmalı.

Soru: Şabat’ın ve Tora’da anlatılan diğer adetlerin onluyla ilgili önemi nedir?

Cevap: Bu tatillerin herhangi bir anlamı yoktur, bunlar sadece manevi seviyelerdir. Zamanla, fiziksel bir takvime göre değil ancak bu seviyelere ulaştığımızda onları kullanmaya ve sürdürmeye başlayacağız.

Blitz Of Kabbalah Tips – 4/4/19

 

Evrenin Yapısı, Bölüm 2

Yaratılışın Gelişim Aşamaları

Yaradan, dolumu, haz Işığını (+), onun arzusunu doğuran Kli (kap) (-) ‘ye yaymaktadır.

Işık safha 0’dır (Keter). İlk safha olan Hohma, zaten Işıktan haz almak isteyen alma arzusudur. Bu arzu doğaldır, içgüdüseldir. Genellikle Işığı alan bir kap şeklinde tasvir ederiz.

 

 

 

 

 

 

Işık arzuyu yarattıktan sonra dönüşmeye başladı. Şimdi Işık’a benzer olmak ister ve bu nedenle hazzı reddeder. Işık yavaş yavaş ihsan etme niteliğini aktarır ve şimdi kendi başına ihsan etmek ve Işığa benzer olmak isteyen arzuyu boşaltır. Bu üçüncü safhadır, Bina’dır.

Soru: Eğer almayı istediğim birinci safhadan sonra, ikinci safhada Işığın etkisi altında; aniden ihsan etmek, Işık gibi olmak ister miyim?

Cevap: Işığın etkisi altında değişmeye başlarsınız.

Üçüncü safha çok ilginçtir. İlk safhadan zıttır yani burada yaratılan varlık, yaratıldığı durumun zıttı bir duruma ulaşır. Daha sonra Bina şöyle karar verir: “İhsan etmek istiyorsam, kendimin farkına varmalıyım”. Bu nedenle ihsan etme arzusuyla Zer Anpin denilen yeni bir safha yaratır.

Bu, Hohma safhası kadar büyük olmayan, çok küçük bir alma arzusudur.

Soru: İkinci safha neden yetersizdir? Ne de olsa, ihsan eden Üst güce benzer hale gelmekteyiz.

Cevap: Hayır. Niyetimizde Üst güce benzer hale geliriz, ancak formumuzda değil. Bina’da hiçbir şey ihsan etmeyiz, sadece almayı reddederiz. Fakat Bina, üçüncü safha olan Zer Anpin’de kendini gerçekleştirdiğinde, kendisini Yaradan’a benzer şekilde gerçekleştirmiş olur.

Dolayısıyla Keter, Yaradan’ın ihsan etme niteliğidir. Hohma bu arzunun, ihsan etmenin, gerçekleşmesidir. Bina, Hohma’nın kendisine geçirdiği niteliği alır ve karşılığında almayı reddeder.

Ama şimdilik, verecek hiçbir şeyi yoktur ve vermeyi istemez bile.

Üçüncü safha olan Zer Anpinde, Bina ihsan etme niteliğini gerçekleştirir. Sanki onu doğurmuş, bir sonraki niteliği yaratmış ve onu doldurmuş gibi.

Soru: Yani, bu üçüncü safhada, hem biraz verip biraz da alıyor muyum?

Cevap: Evet. Zer Anpin, Bina gibi, iki parçadan oluşmuş gibi karmaşık, bileşikdir. Hohma da iki bölümden oluşur ve Keter de öyle. Bunun anlamı, alma arzusu her zaman mevcuttur.

Zer Anpin, Bina tarafından tamamen doldurulduğunda, onun için en önemli şeyin almayı reddetmekten ziyade, doldurulması olduğunu hissetmeye başlar. Bu nedenle, doldurulmayı arzulayan niteliğe Malhut (krallık) denir – arzuların krallığı.

Malhut Keter’in tamamen zıddıdır. Bu, nihayet Yaradan’ın tamamen zıddı olan yaratılışın, Yaradan’ın onlar için planladıklarını anlamak istediği anlamına gelir. Bu Yaradan’ın ihsan etmek istediği ve Malhut’un da Keter’in ihsan etmek istediğini, almak istediği anlamına gelir.

The Structure Of The Universe, Part 2

 

Ruhun Yapısını İnşa Etmek

Not: Baal HaSulam, Ari’nin Hayat Ağacı kitabını bulduğunda, çok mutlu oldu ve umut doluydu: “Sonunda buldum!” Oysa hocanız Rabaş’ın anlattığı gibi, ancak 20 yıl sonra ne bulduğunu anlayabileceğini ve onu kavramaya başlayacağını bilmiyordu.

Kişinin bütün bunların 15-20 yıl içinde kendisine nüfuz etmeye başlayacağını duyması kolay değildir.

Yorumum: Hayır, bu sorun değildir. Bu, üst dünyayı edinmenin doğal ve gerekli bir koşuludur çünkü kendinizde onun farkındalığını ve edinimini hissetmek için, öğeler inşa etmek zorundasınız.

Kolay değildir çünkü bu içimizde doğar ve küçük parçalar halinde birikir. Bu bizim duygusal ve entelektüel aparatımızın yani hisseden kalbin ve tanımları ve kavramları uyandıran zihnin çalışma şeklidir. Bu nedenle, bu iki sistemin kombinasyonunu hissederek ve düşünerek anlayamayız. Dünyamız buna sahip değildir.

Müzikte, sanatta, dünyamızdaki hiçbir şeyde, anlayış ve hisler arasında, birinin diğerine nasıl bağlı olduğu arasında net bir bağlantı yoktur.

Aralarındaki bağlantı tam olarak Kabala’da gerçekleşir. Bu yüzden bu kadar zaman alır.

Ama önemli değildir. Kendi içinizdeki hisler ve anlayış arasındaki doğru birleşmeyi, hislerden anlayışı etkileyerek ve anlayıştan hisleri etkileyerek inşa etmeniz önemlidir. Bu, ruhun yapısıdır ve onu kendi içinizde inşa etmeniz gerekir.

Yavaş yavaş sizin içinizde yaratılır, sadece biraz zaman alır. Ne olmuş yani? Hepiniz çoğunlukla gençsiniz. Aramızda yaşlı insanlar olsa bile, sizi temin ederim ki onlar bu yaşamda üst dünya, sonsuzluk ve mükemmelliğe ulaşmak için zamana sahip olacaklar.

Kabala, kimseye sadece ona dokunup orada durması için verilmez. Kişi Kabala’ya geldiyse, eğer onu duyduysa, o zaman bu yaşamda bu fırsatı gerçekleştirebileceği anlamına gelir. Her şey kişinin çabalarına bağlıdır.

To Build A Structure Of The Soul

 

Gelecekten Gelen Işık

Soru: Bundan sonra olumlu bir şeyin geleceği bize imkânsız görünüyorsa, Yaradan’ın olumsuz tezahürlerine karşı tutumumuz ne olmalıdır? Ya da tam tersi?

Cevap: Şu anda çok çalışıyorsam ve çalışma günü sona erene kadar iki saatim kaldıysa ama harika bir akşamın beni beklediğini biliyorsam: eve geleceğim, duş alacağım, şık bir şekilde giyineceğim ve güzel bir kızla çıkacağım. Çok çalışmaktan ıstırap duyduğum zaman, benim için gerçekten ıstırap mıdır? Hayır. O zaten ışıkla, akşam alacağım hazla renklendirilir.

Buna, şimdi gelecekten bana parlayan, Or Makif  (saran ışık) denir. Bu nedenle, bugün acıyı hissedemem. Acı, bugün olmadığı için değil kesin olarak yarın olmadığı için hissedilir.

Soru:  Eğer geleceği göremezsem, o zaman olumlu bir halin ifşa olacağı bir sonraki aşamayı göremez miyim?

Cevap: Bu başka bir konudur. Bir sonraki adımı görmesem de bunun var olduğundan ve benim için hoş ve iyi olduğundan nasıl emin olabilirim? Bu durumda, bu konuda sizi destekleyecek bir grup oluşturmanız gerekir. Dostları kucakla ve devam et.

Light From The Future

 

Dünyanın Çifte İmgesini Birleştirin

Soru: Gerçek sevgi koşuluna ulaşmak için, kişinin evrenin tek yasasını, niteliklerin benzerliğini gözetmesi gerekir. Bu,  doğanın niteliklerine,  beni yaratan kökle benzer olmam gerektiği anlamına mı gelmektedir?

Cevap: Evet, içinde yaşadığımız doğaya benzemeliyiz. Ama bu doğanın gerçekte ne olduğunu nasıl bilirsiniz? Bu nedenle bize, kendimi ve onları ortak bir bütün olarak düşünerek etkileşimde bulunmam gereken, sözde var olan insanlardan oluşan bir grup verilmiştir. Böylelikle odağa, örneğin odağı ayarlayarak onları teke dönüştürdüğüm, iki şekil veya çizgiden erişirim.

Soru: Kabala, doğanın özgecil olduğunu ve biz insanların, yaratılanın egoist olduğunu söyler bu da egoistik bir düşünceye sahip olduğumuz ve kendimizi doğa ile benzerliğe getirmek zorunda olduğumuz anlamına gelir.

Özgecilliğin genel olarak ne olduğunu anlamamıza rağmen, doğada açıkça görmemekteyiz. Bu aynı şey midir? O da aynı zamanda egoist midir?

Cevap: Kabala, kişiye ıslah metodunu ifşa ettiğinde, kişinin eğitim metodu haline gelir. Size nasıl değişmeniz gerektiğini açıklar ve kendinizdeki değişimlere uygun olarak dünyanın ıslah olduğunu göreceksiniz. Bu şekilde çalışır.

Bir kişi, görüş alanında, dünyanın çifte imgesi olduğunu anlamalı ve onları birleştirmelidir. Kendinizi başkalarıyla bir bütün halinde, bir amaçta birleştirerek, kendinizi ıslah eder ve dünyanın ıslah olduğunu görürsünüz.

Bizi yaratan Yaradan’ın doğası özgecildir ve mutlak ihsan etme niteliğine benzerlik anlamında, O’na benzer olmak zorundayız. Yaradan bilerek bizi, kendisinin karşıtı olarak yarattı ki böylece O’nu zıt koşuldan edinebilelim.

Mutlak olumsuz ve mutlak olumlu nitelikleri kendi içinde birleştirerek kişi, dünyayı hissetmenin bir sonraki seviyesine yükselebilecektir.

Combine The Double Image of the World