Zohar Kitabı, Üst Işık’ın Bir Kanalıdır

Soru: Zohar Kitabı gizlendiği sürece, güç ve enerji toplamış olduğunu söylemek mümkün müdür? Yoksa insanlık gelişti ve onu algılayıp anlayabileceği bir yüksekliğe mi ulaştı?

Cevap: Kitapta kutsal olan hiçbir şey yoktur. Keduşa kavramının (kutsallık), ihsan etme ve sevginin niteliği anlamına geldiğini anlamamız gerekir; o kitabın kendisinde ve sayfaları arasında bulunmamaktadır. Zohar Kitabı bir verici olarak hizmet eder, yüksek gücün geçtiği ve bizi etkilediği bir kanal.

Metni okuyan kişi onunla birleşmek istiyorsa, o zaman metin daha üstteki Işık’a giden bir kanala dönüşür ve kişinin kendisi tarafından henüz hissedilmemiş olabilir, ancak zaten onu etkilemektedir. Kişi içsel değişiklikleri hissetmeye başlar ve hatta Zohar Kitabından böyle bir etkiye alışır.

Daha sonra daha ileri ve yeni özellikler, yeni duygular keşfeder. Ve işte böyle ilerler.

The Book Of Zohar Is A Channel Of The Upper Light

Yeni Çağ – Yeni Edinim

Soru: Baal HaSulam’ın zamanındaki edinim ile günümüzün edinimi arasındaki fark nedir?

Cevap: Her yıl edinim kolaylaşıyor. Bugün Kabala’ya gelen insanlar bunu anlamak için daha da hazırdır.

Onların egoizmi daha üretkendir ve manevî koşulların hızlı adaptasyonu için hazırdır. Bundan dolayı onların yolu çok daha kısadır; bu nedenle, on yıldır benimle birlikte olan birçok öğrenci benim yirmi yılda ulaştığım seviyededir.

Soru: Edinimin araçları aynı mı kalmıştır, yoksa metodolojide bir şeyler değişti mi?

Cevap: Söylemek zor, çünkü öğrencilerimin manevi edinimleri farklı. Örneğin, iki yıllık çalışmadan sonra, Baal HaSulam’ın materyallerinin etkisi altında kitap yazdım ve onların hiç biri bunu yapmadı. Bununla birlikte, sadece on yıl boyunca çalışmış olmalarına rağmen, bugün benim yirmi yıllık Kabala çalışmalarımın seviyesindeler. Açıklamak olanaksızdır. Böylesi şeyler dünyamızın yıllarıyla ölçülemez.

Soru: Edinimin şimdiki niteliği, geçmiş niteliklerden farklı mı?

Cevap: Elbette, bugün daha somut.

Bugün Kabala’ya gelen herkes, tamamen farklı bir dünyada, tamamen farklı bir zamanda yaşıyor ve önceki nesiller onlara imrenebilirler bile.

New Times – New Attainment

Sonsuzluğu Elde Etmek

Soru: Son neslin bireyi için “Komşunun sevgisi” nedir?

Cevap: Bu, komşusunu sevmeye ve arzularını açığa vurarak sadece onun yararı için hareket etmeye ve onları çabalarıyla yerine getirmeye dayalı olan, kişinin mutlak bir farkındalığıdır.

Bir insanın gerçek farkındalığı, mevcut birinin tam tersi olan, filtrelerden geçirilen bir koşuldur. Bizler buna göre, Yaradan’a yapışacağız.

Soru: Kişi, komşusu aracılığıyla fark ederken, kendi içinde bazı ilave teşvikler bulur mu? Kendi içinde ne keşfeder?

Cevap: Sonsuzluk.

Komşumun uğruna kendimi fark ederek, verilmesi ve yerine getirilmesi için sonsuz fırsatları ifşa ederim! Bu anlamda sonsuzluk koşulunu kazanırım, çünkü ben diğer insanların içindeyim ve tüm dünya benim içimde.

To Win Infinity

Sevgiye Geri Dönüş

Soru: İnsanlık egoizmden kurtulduğunda ve mükemmel olduğunda mükemmel çocuklar doğacak mı?

Cevap: Evet, kesinlikle mükemmel. Dünya canlı bir dünya olacak, herkes birbiriyle iyi geçinecek ve hiçbir kötülük olmayacaktır.

Soru: İşaya’nın kehanetinden gelen “Ve kurt, kuzu ile yaşayacak ve leopar çocukla birlikte yatacak ve buzağı, aslan yavrusu ve yılan birlikte [yatacaklar] ve onlara küçük bir çocuk yol gösterecek” sözleri gerçekleşecek mi?

Cevap: Eğer egoizm tamamen ıslah olursa, biri diğerine nasıl zarar verebilir?

Soru: Kurt ne yiyecek? Onu ne doyuracak?

Cevap: Başkalarına ihsan etmek, başka yiyeceklere ihtiyacı olmayacak.

Dünya gitgide ıslahın sonuna geldiğinde, ayrıntılar hissiyatımızdan kaybolmaya başlayacak. Cansız, bitkisel ve hayvansal doğa ve insan seviyesi maddi olmayan bir seviyeye geçecektir; çünkü ego artık olduğu gibi var olamayacaktır, hiçbir sorun olmayacaktır.

Sorun sadece bize verilen bir yanılsamadır, bu yüzden biz işimizi yapacağız ve özgecil tutuma, sevme ve ihsan etme niteliğine geri döneceğiz.

Returning To Love

Sadece Onluda!

Soru: Diyelim ki onluda birleştik, kalabalık bir kongreye nasıl katılabiliriz?

Cevap: Onlu yeterlidir. Eğer ona dahil olduysanız, başkalarıyla ne yapacağınızı anlayacaksınız.

Only Into The Ten!

On Sefirot – Yaratılışın Temeli

Baal HaSulam, “Zohar Kitabı’na Önsöz”,” 2. Öncelikle şunu bilmelisiniz ki Zohar kitabında ve hatta efsanelerinde anlatılan her şey KHB (Keter, Hohma, Bina), HGT (Hesed, Gevura, Tiferet), NHYM (Netzah, Hod, Yesod, Malhut) olarak adlandırılan On Sefirot’un çeşitleri ve bunların devşirimleridir. Tıpkı konuşulan dilin 22 harfin değişimlerinin her nesneyi ve kavramı, ayrıca kavramları ve kavramların değişimlerini deşifre etmek için yeterli olması gibi, On Sefirot da Cennetin kitabındaki tüm bilgeliği ifşa etmek için yeterlidir.

Soru: On Sefirot nedir?

Cevap: Evrenin temeli, görünür ışık değil Işık’tır; ancak her şeyi yayan, sızan, yaratan, dolduran ve değiştiren özel bir enerji. İlkel halinde buna Keter (taç) denir.

Yukarıdan aşağıya doğru yayılır, Işık bir nokta yaratır: onun etkisi altında büyümeye başlayan bir arzu.

Nokta sadece Işık’ın bir özelliğini temsil ettiği sıfır koşulundan, birinci koşula geçer ve ne istediğini hissetmeye başlar. Arzunun bu ilk genişlemesi Hohma olarak adlandırılır.

İkinci aşamada, Işık’ın etkisi altındaki arzu, onun karşıt özelliğine, yani Bina’nın özelliğine dönüşür. O arzulardır, ancak sadece vermek için.

Arzu, Işık’ın (ihsan etme) özelliklerini algılamaya başlar ve ona benzer hale gelir, yetişkinlerin özelliklerini, alışkanlıklarını ve görüşlerini algıladığında, yetişkinle alakalı bir çocuk gibi.

Üçüncü aşama Bina’nın Keter’e benzeme arzusudur. Keter, Hohma’nın özelliğini yarattığından, Bina da, Aramice’de küçük yüz anlamına gelen, bir sonraki özellik olan Zer Anpin’i (ZA) oluşturur. Küçüktür çünkü Keter’den gelmez, ancak ona benzerlikten gelir.

 

 

 

Sonra arzu, daha fazlasını almaya olan isteği elde eder: sıfır aşamasından gelen tüm muazzam Işık’ı. Bu dördüncü aşamadır veya “Krallık” kelimesinden gelen Malhut’tur – arzunun krallığı.

Doğada bulunan bu dört parçanın yanı sıra, başka hiçbir şey yaratılmadı. Bütün evren, gezegenler, insanın içsel parçaları, psikolojimiz, zihin, herhangi bir sistem, her ne ad verirsek, bu bölümlerden ve onların hiyerarşisinden oluşur.

Zer Anpin, sırayla altı parçadan oluşuyor. Böylece, yaratılışın tamamı on kısım veya on Sefirot’u temsil eder. “Parlak” sözcüğünden Sefira, belirli bir özelliğin parlaklığıdır. Her Sefira, birbirini etkileyen güçlerin tüm sistemidir.

The Ten Sefirot – The Foundation Of The Creation

Niyet Eylemdir

Yorum: Baal HaSulam, aslında bize zaman hissini veren egoizmimizdir diyor. Bir eylem ve onun sonucu vardır ve bizim için önemli olan sonuçtur, eylemin kendisinden gelen haz değil.

Cevap: Egoizm, kendiniz için alma, tutma, çekme arzusudur, sıfır noktasını iki farklı yöne çekmektir. Bu zaman kavramının nasıl hissedildiğidir.

Soru: Durum böyle ise, maneviyata zaman yoktur, çünkü kişi yalnızca eylemin tadını çıkarır ve niyetinin sonucunu beklemez mi?

Cevap: Maneviyatta niyet eylemdir.

The Intention Is The Action

Neden Yaradan’ı Yaratmalıyız?

Soru: Siz, Yaradan’ın var olmadığını ve O’nu yaratmamız gerektiğini söylüyorsunuz. Yaradan nedir? Neden O’nu yaratmalıyız?

Cevap: “Yaradan – Boreh” terimi İbranice kelimelerden kaynaklanmaktadır: “Bo-reh – gel ve gör.” O’na ulaşmadığınız sürece, insanın dışsallığında Yaradan olmadığından, hiçbir şey olmayacaktır ya da işe yaramayacaktır. O’na ulaştığımız anda içimizde ortaya çıkar.

Bizim dünyamızda ve içindeki her şeyde aynıdır. Gözlemlediğimiz sürece, içimizde ortaya çıkar ve onu gözlemlemeyi durdurduğumuz anda yok olur. Bilim adamları da bu fenomeni konuşmaya başlıyorlar.

Why Should We Create The Creator?

Neden İyilik Kötülüğü Yarattı?

Soru: İyi Yaradan, neden kötülüğü yaratır?

Cevap: Özellikle, çünkü Yaradan iyidir, O kötülüğü yarattı, böylece biz onu iyiye çevireceğiz; biz, hangi koşulda, hangi noktada, hangi seviyede O bulunur anlamalıyız ve O’na benzer olmalıyız.

Soru: Başından beri bizi mükemmelleştirilmiş bir koşula yerleştirmek, getirmek neden imkânsızdı?

Cevap: Eğer Kendimizi mükemmel bir koşulda bulsaydık, O’nu, annesinin rahmindeki embriyonun hissettiklerinden daha fazla hissetmezdik.

Soru: Yaradan, kötülükten başka bir şey yaratmadı mı?

Cevap: Hiçbir şey. O sadece, “ona karşı” (Yaratılış 2:18) denilen kötüyü yarattı; O’na ters ve karşıt bir şey anlamında.

Soru: Eğer öyleyse, özgecilik nereden gelir?

Cevap: Kendimizi Yaradan’ın özelliklerine adapte etmek istediğimizde, özgecilik içimizde ortaya çıkar. Her insanda, Yaradan’ın kasıtlı olarak kendisine yerleştirdiği kalpteki noktası vardır ve onun sayesinde orijinal ve gerçek egomuzu, onun zıttı olan bir karaktere dönüştürebiliriz. Bu noktaya “Yukarıdaki Tanrı’nın bir parçası” (Job 31:2) denir.

Why The Good Created Evil

Kötülüğü İyilikle Birleştirmek

Tora’da, İsrail oğullarının Ürdün’ü geçtiği zaman, altı kabile Gerizim Dağı’nda duracak ve insanları kutsanacak ve diğer altı kabile Eival Dağı’nda duracak ve insanları lanetlenecek diye yazılmıştır. Bunlar iki çizgidir: sağ çizgi ve sol çizgi.

Sol çizgi (lanet) doğru olandan daha kötüsü yoktur. Biz her iki tarafı içeren, orta çizgi boyunca ilerlemeliyiz. Sonuçta, “Ben (Yaradan) kötülüğü yarattım ve onu dengelemek için iyiliği yarattım” diye yazılmıştır. Eğer onları birbiriyle doğru birleştirirsek, kötülüğü iyilikle birleştiren orta çizgi boyunca ilerleyeceğiz.

Bu nedenle, kötülüğe karşı iyilik seçerken, birinden birini seçeriz, fakat hiçbir durumda ikisini birden seçmeyiz. Aksi halde bir varlık olarak var olmayacağız. Tamamen egoistik varlık, özgecil dışsal bir formda kıyafetlenir ve bu formda üst dünyada var olur.

Kötülüğün, doğru elbisede kıyafetlenmesi gereken, temel olduğu ortaya çıkıyor.

Combining Evil With Goodness

Toplam 162 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »