Yaradan’ın Vahiylerine Kulak Verin

Soru: Sık sık “Yaradan dedi” diyorsunuz. Ne demek istiyorsunuz? O, kime söyledi? Ne zaman söyledi?

Cevap: Doğal olarak, Yaradan ne bir ağza, ne bir dile ne de ses tellerine sahip. Bizler kendimizi basitçe dünyevi bir dilde ifade etmekteyiz.

Yaradan bir güçtür. Üstelik kelimenin fiziksel anlamında değil, düşüncede bir güçtür. Düşünceden başka bir şey yoktur. Bizler sürekli onun içinde bulunuruz. Ve gerçek şu ki bize fiziksel bedenlere, özelliklere ve niteliklere sahibiz gibi gelir – bunların hiçbiri yoktur.

Sadece düşünce vardır.

Soru: Birinden bir şey duyduğumda, onun aracılığıyla Yaradan’ın benimle konuştuğunu söyleyebilir miyim?

Cevap: Evet. Bu farklı bir konudur. Bu şekilde O, bizimle iletişim kurar.

Fakat bunun için, içinizde bir tekrarlayıcıya, yeniden-vericiye sahip olmanız gerekir; bir kişiyi dinlerken, Yaradan’ın size ne söylemek istediğini anlamaya başlarsınız. Kişinin konuşmasını manevi dile çevirmelisiniz. O zaman insanlardan, bir sokak süpürücüsünden bile ilahi kelimeler duyacaksınız. O ne söylediğini bilmeyecek ve onun aracılığıyla Yaradan’ın vahiylerini dinleyeceksiniz.

Hear The Revelations Of The Creator

Bir Kabalist’in Duası

Soru: Kabalist’in talebi, sıradan bir inananın duasından nasıl farklıdır?

Cevap: Bir Kabalist, esasen kendi içinde olan dünyayı ıslah etmek için kendi ıslahını ister. Her Kabalist dünya için sorumluluk hisseder. Kişinin yalnızca kendini ıslah etmesi gerekir, diğerlerini değil.

Öte yandan, sıradan bir inanan iyi olmayı, herhangi bir cezadan kurtulmayı, Yaradan’ın kendisine merhamet etmesini ve cennete gitmeyi talep eder. Hepsi kesinlikle bencil taleplerdir.

Kabala genelde kıyaslama ile ilgilenmez. Sadece Yaradan’ı ifşa etmek için hayatın anlamına yönelik içsel bir özlem hissedenlere bu fırsat verilir.

A Kabbalist’s Prayer

Ruhun Neyle İlgili Olduğunu Açıklayalım

Soru: Kişi ruhla ilgili konuşmalara neden bu kadar ilgi duyar?

Cevap: Çünkü ruh hayatın kaynağıdır; o bizim özümüzdür, realitede kendimiz aracılığıyla temsil ettiğimiz şeydir. Bizler sonsuz manevi alanda bulunmaktayız. Bizim zamanımızda, ruhu ifşamızın başlangıcına çok yakınız.

Soru: Ruh hangi bölümlerden oluşur?

Cevap: Ruh, on Sefirot’tan oluşur. Bir onluda bağ kurduğunuzda, onun içinde ruhun yapısını yavaş yavaş ifşa edeceksiniz. Aranızda içsel doygunluğun verdiği mutluluğun hissiyatı ortaya çıkacaktır. Buna ruhun ya da Yaradan’ın ışığı denir.

Soru: İnsanlar genellikle “Ruhum işkence görüyor” der. Bu ne anlama gelmektedir?

Cevap: Bunun yerine, ruhun ne olduğunu açıklayalım. Ruh, Yaradan’ın içimizdeki bir parçasıdır, ihsan etme ve sevgi niteliğidir, aramızdaki bağın niteliğidir.

Let’s Reveal What A Soul Is About

Talep Gruptan Başlamalı

Soru: Binlerce yıldır, milyarlarca insan yerine getirilmemiş arzularının gerçekleşmesi için dua ediyor. Onların yanıtları nerede ve bilinmeyen bir Yaradan’a dua etmenin anlamı nedir?

Cevap: Birincisi, onlar egoist olarak talep etmekteler. Bizler, özgecillik, ihsan etme ve sevgi niteliği için talebe ulaşmaya çalışıyoruz – bu en önemli şeydir.

İkincisi, gerçekten doğru bir şekilde istemek için, bu talebi onlunun içinden getirmeye çalışırız, böylece bu herkes için aynıdır, herkesle toplanmış ve koordine edilmiştir. Bu Minyan’dan (onludan), on kişinin hepsi Yaradan’a bir talepte bulunur.

Onlu, bir manevi birliktir. Eğer onludan talep etmezseniz, o zaman manevi bir birlik değilsinizdir ve Yaradan sizi hissetmez.

Sık sık soruyorsunuz: “Ya kendim, akrabalarım için istersem?”…İsteyin. Sonunda, tüm dünyanın bunu yaptığını, ancak hiçbir şey olmadığını göreceksiniz.

Talep, içinde bulunduğumuz sistemin, sadece ıslahımızı istemek ve bu talebi doğru bir şekilde yükseltmek için kasten egoist biri olarak yaratıldığını açık bir şekilde anlayan Kabalistik gruptan kaynaklanmalıdır.

Soru: Onludaki dostlar sözlerimi duymalı, onları az çok anlamalı mı, yoksa bu aramızdaki bağdan onlar için Yaradan’a yakardığım zamanki benim içsel koşulum mu?

Cevap: Sözlerini duymaları gerekmez. Ancak, esas olarak, eğer talep ederseniz, onlu içinde, üzerinde hem fikir olunmuş arzularla Yaradan’a dönmek en iyisidir. Şu anda değil, sadece genel olarak onlu, bu konuda hem fikir olduğunda ve ayrıca bu arzuyu Yaradan’a yükseltmeye katılmak istediğinde.

The Request Must Start From The Group

Yaradan Kime İyi ve İyilik Yapandır?

Soru: Yaradan, yeryüzünde yaşayanlardan kime iyi ve iyilik yapar? Bu insanlar, yönetim sisteminin olumsuz tarafını nasıl ve neyle telâfi ediyorlar?

Cevap: Yaradan, bunu hissedenlere iyi ve iyilik yapandır. Burada, birisine O iyi, başka birine kötü gibi iltimas yoktur. O, herkes için aynı koşulları sunar.

Bu sadece her birimizin kendi bireysel ruhuna sahip olduğu ve ruhun gelişimine bağlı olarak kişinin Yaradan’ın etkisini hissetmesidir. Belki bu etki hala oldukça nötr ve uzaktır ki özellikle kişiyi rahatsız etmez ve bu nedenle böyle sorular sormaz. Bununla birlikte, insanlar yaptıkları her şeyi yalnızca Yaradan’ın etkisi altında yaparlar.

Bunun zaten birinden geldiğini hisseden insanlar vardır ve onlar aramaya başlarlar.

Ve hali hazırda içlerinde tüm bu hissiyatlara ve hareketlere neden olanı, onları kontrol edeni ifşa edenler vardır. Böylelikle, kendi içsel çalışmaları sayesinde Yaradan’a ulaşırlar.

To Whom Is The Creator Good That Does Good?

Kalpten Gelmeyen Duadan Fayda Var Mıdır?

Soru: Biliyoruz ki doğru dua diğerleri için yapılan duadır. Ancak, gerçekten dua edecek gücüm olmadığında, ki buna rağmen çaba gösteriyorum, böyle bir dua olumlu sonuç getirir mi?

Cevap: Gerçekten getirmez, çünkü bu bir dua değil, doğru olmayan bir taleptir. Yaradan, kişinin sahte değil gerçek arzularını kabul eden, doğanın genel bir gücüdür. Bu gözünüze soğan suyu damlatmaya ve ağlamaya benzer. Bundan bir fayda sağlanır mı? Burada da aynısıdır.

Yapar gibi görünmeye gerek yok. Bizler, üst güçle ilişkimizi, nasıl ve ne için talep edeceğimizi anlamaya çalışarak Kabala’yı incelemeliyiz. Bununla birlikte, taleplerimizin, gelişimimizin yolunu takip etmesini sağlamalı ve bir sonraki, daha yüksek koşullarımız için talepte bulunmalıyız.

Is There Benefit From Prayer That Does Not Come From The Heart?

Yaradan Kendi “Ben” ine Sahip Mi?

Soru: Yaradan, bir kişiliğe, kendi “Ben”ine sahip mi?

Cevap: Yaradan Kendi “Ben” ine sahiptir ve bu “Ben” tüm evrende var olan tek şeydir. Yaradan’dan başka hiçbir şey yoktur, daha doğrusu düşünceden, Yaratılış Planından başka bir şey yoktur! Ve bizler bu düşüncede, bu planda var olmaktayız.

Soru: Eğer Yaradan her şeyi yönetiyor ve var olan her şeye hayat veriyorsa, O’nun seviyesine ulaşmanın anlamı nedir? Bu herkes için bir yaşam kaynağı olmak ve herkesi yönetmek anlamına mı geliyor?

Cevap: Sizler sadece bir borusunuz, Yaradan’ın düşüncesinin, yaratılışın bütününe geçtiği bir kanalsınız.

Does The Creator Have His Own “I”?

Mantığa Düşmek ve İnanca Yükselmek

Soru: Yaradan’dan hiçbir kötülük gelmediğinden artık emin olmama ve hissetmeme rağmen, neden hayvan korkusu zaman zaman geri geliyor?

Cevap: Önemli değil bu. Her şeyin Yaradan’dan geldiğini anlayabilirim, O benimle bu şekilde oynuyor. Ve sonra – aman! yine bir çalının altındaki tavşan gibi titriyorum.

Soru: Bundan çıkış yolu nedir?

Cevap: Mantık ötesi inanca yükselerek ilerleyin. Sadece bu. Bizi bu tür hayvansal korkular vasıtasıyla yönlendirdiği için Yaradan’a teşekkür edin. Bu şekilde sürekli hareket halinde olacağız.

Her şey gruba, kişinin mantık ötesi inanca ne kadar yükseldiğine bağlıdır.

Soru: Kabalist de korkar mı?

Cevap: Kabalist daha derin korkulara sahiptir. Özellikle düşüşler esnasında. O her zaman mantık ötesi inançta olamaz. Mantığına düşmeli ve sonra inanca yükselmeli. Ve o, her şeyi kabul eder.

Sıradan bir insandan çok daha keskin ve çok daha çekişmeli koşullardan geçer. Onun hedefe olan korku ve bağlılık koşulları, kelimenin tam anlamıyla onu uçurumdan zirveye fırlatır.

Soru: Bir Kabalistin kendisi için korkmadığı, ancak sadece Yaradan’a zarar vermemek için korktuğu doğru mu?

Cevap: Kendisi için nasıl korkmayabilir? Eğer bu tür koşulları tecrübe etmezse, kendisini neye istinaden ölçecek? Yazıldığı gibi: “Sen yüzünü gizlediğinde, çok korktum.” .Yaradan kişiye böyle koşullar verir.

Fall Into Reason And Rise Into Faith

Kabalistik Bilginin İletilmesi

Soru: Bir Kabalist için sözler nelerdir? Kabalistler hüzünlenebilir mi?

Cevap: Sözler hislerdir. Kabala’da, hislerin her zaman kendine özgü matematiksel ifadeleri vardır.

Onları bir formül biçiminde yazabilir, faks ya da e-posta yoluyla size gönderebilirim ve eğer onu anlarsanız, bu formülü zaten kullanabilirsiniz, yani kendi içinizde yeniden oluşturabilir ve benim hissettiğimi hissedebilirsiniz. O zaman siz ve ben aynı hislere sahip olacağız. Bu yolla Kabalistik bilgiyi birbirimize iletiriz.

Dünyamızda, duyusal bilgiyi birbirimize aktarabiliriz, ancak bu, içimizde farklı hisler ifade edecektir. Belli bir senfoninin çalındığını varsayalım; her birey onu farklı şekilde algılar, çünkü bu her birinde hisler uyandıran sesler empoze eder ve bu nedenle herkes onları kendi içsel deneyimlerine, geçmişlerine, vb. göre anlamlandırır/yorumlar.

Kabala’da durum böyle değildir. Kabalistik bilginin çoğaltılmasında, duyusal olarak içine girersiniz, tüm özünüzü bu bilgiye aktarırsınız, o içinizde canlandırılır. Siz onun yonttuğu ve şekillendirdiği malzeme haline gelirsiniz; bu koşulu yaşarsınız/deneyimlersiniz.

Transmitting Kabbalistic Information

Sorularınıza Cevaplar, Bölüm 234

Soru: Sabah derslerinden birinde, Yaradan’ın duyularımızın dışında var olduğunu hayal etmenin yasak olduğunu ve Yaradan’ın haz ve acı gibi duyguların ötesinde olduğunu söylediğinizi duydum.

Soru şu: Yaradan’ın, duyularımın dışında bile olsa, kendi hazzını yaşayan bir kişi olduğunu varsayarsam ve eğer Yaradan’a (veya O’nun özüne) bu hazzı sağlamak için ihsan eden biri olmaya çabalarsam, ihsan etme niteliğini edinebilecek miyim?

Cevap: Asıl mesele, Kabalistlerin tavsiyelerini yerine getirmektir ve doğru hissiyatlar ve anlayış zamanla yavaş yavaş olacak, içinizde yeni algılar yaratılacaktır.

Answers To Your Questions, Part 234