Pesah Islahları

Torah, Deuteronomy 16:03: Bununla mayalı hamur yemeyeceksiniz; yedi gün boyunca onu matza ile yiyeceksiniz, ızdırabın ekmeği, çünkü acele içinde Mısırdan çıktın…

İsrail’in oğulları mayasız ekmek yer çünkü Mısır’ı o kadar aceleyle terk ettiler ki hamurun mayalanması için zaman yoktu.

Acele, egoizmden kurtulmanın hemen gerçekleştiği anlamına gelir. Bu, Üst Işığın, bir göz kırpmasında gerçekleşen eylemidir ve insanın önünde yeni bir dünya açılır.

Torah, Deuteronomy 16:04: Ve yedi gün boyunca sınırların içinde mayalı hamur görülmeyecek; ne de önceki gün kestiğin etin hiçbiri öğleden sonra, bütün gece sabaha kadar görülmeyecek.

Mayalı hamur, egoizmdir. “Yedi gün mayalı hamur görülmeyecek” demek, içinde hiçbir egoizm kalmayacak anlamına gelir.

Mısır diye adlandırılan muazzam egoist arzuyla, doğru bir şekilde çalışabilmek için bir kişi bundan tamamen uzaklaşmalıdır ve bu tam bir hafta (yedi gün) sürer ve ondan sonra ıslah için onunla çalışmaya başlamak mümkündür.

Dolayısıyla, bir yıl boyunca onu düzelterek egoizmle çalışıyoruz ve Pesah haftası boyunca bunu kullanmıyoruz. Her yıl aynıdır, çünkü yenileme her seferinde olur.

Torah, Deuteronomy 16:07: Ve Efendi, Tanrı’nın seçeceği yerde onu kızartmalı ve yemelisin ve sabah geri dönüp evinize gideceksiniz.

Kişinin, en büyük arzuların ıslahını gerçekleştirmek için belirli bir koşula, diğerleriyle belli bir bağa gelmesi gerekir, çünkü et, onun içindeki en ağır hayvansal arzudur.

Ondan sonra her zamanki ıslahlarımıza geri dönebiliriz. Bu, Pesah (Pesover) bayramını bitirir ve yıl boyunca genel ıslahlarımıza devam ederiz.

Passover Corrections

Nefret Nedir?

Facebook’tan bir soru: Nefret nedir?

Cevap: Sevgi ve nefret dünyayı yöneten ve kişiyi sürükleyen güçlerdir. Izdırap çekmeme neden olan şey ızdırabın kaynağından nefret etmeme neden olur. Haz almama neden olan şey ise hazzın kaynağını sevmeme neden olur. İşte egoizm altında bu güçler bu şekilde ifade edilir. Dolduğum hissiyatın sonucu olarak karşılaştığım her şeyi bendeki iyi veya kötün hissiyata göre değerlendiririm.

Soru: Bir kişi “nefret” kelimesini duyduğunda genellikle ürküp korkuyor ve onu cinayet, savaş gibi uç durumlarla ilişkilendiriyor?

Cevabım: Kişi biraz filozofik seviyeye yükselmek zorunda, çünkü bizler bizi sürekli yöneten sevgi ve nefret, acı ve haz gibi iki duygunun olduğu bir doğanın parçasıyız ve bu iki zıt durumdan ötürü olmasaydı bizler var olamayacaktık. Sürekli bir Sevgi ve nefret hissiyatından ötürü olmasaydı, hayatı da hissedemezdik.

Soru: Neden sıklıkla gerçek nefret sadece sevgiye giden yolda ortaya çıkar diyorsunuz?

Cevap: Çünkü bu, bu şekilde oluyor. Haz arzumuz doyurulmazsa acı çekeriz, doyurulursa, zevk alırız. İşte bu her şeyin üzerine kurulu olduğu temeldir.

Çok basit: Küçük bir hücre var ve biz onu doldurmaz isek acı çekiyor ve onu doldurmayan kaynaktan nefret ediyor. Acı geçinceye kadar onu değiştirmek, dönüştürmek ve onu yok etmek istiyor. Fakat onu dolduran bir kaynak ortaya çıkarsa ona karşı olan davranışın adı değişerek sevgi oluyor.

Bundan başka bir durum yok.

Fakat yine de aramızdaki ilişkiyi inşa eden çeşitli hafıza ve yenileme sistemleri var.

Soru: Bu Yaradan’a karşı sürekli sevgi ve nefret hissettiğimiz anlamına mı geliyor?

Cevap: bu dünyada hissettiğimiz her şey yaradan hakkında hissettiğimiz şeydir çünkü ondan başkası yok prensibi geçerlidir. Etrafımızdaki her şey, bize kıyasla onun ifşası demektir. Hissettiğimiz nefrete göre acı hissiyatı veya sevgiye göre haz hissiyatı verir.

Soru: Eğer birinden nefret ediyorsak bu Yaradan’dan nefret ettiğimiz anlamına mı gelir?

Cevap: Tabi ki. Çünkü ondan başkası yok. Bizim için her şeyi organize eden o, tüm hesaplamalarımız Yaradan’ı hesaba katarak yapılmalıdır.

Eğer bir kişi sadece Yaradan’a odaklanmaya başlarsa ve önünde sadece onun var olduğunu anlarsa, her şey sevgi dolu ve iyi olacaktır çünkü artık Yaradan’la ilişkisini nasıl sürdüreceğini biliyor. Onun Yaradan’ı iyi, hoş, nazik ve güzel hissetmesi için nasıl davranması gerektiğini biliyor. İşte bu Kabala Bilgeliğinin konusudur.

What Is Hatred?

Neden Sorunlar Yaşıyoruz?

Soru: Bir kişinin paralı bir cüzdan kaybettiğini varsayalım. Ve aniden, bunun nedeni, çünkü derse gelmedi ya da yanlış bir şey yaptı şeklinde onun aklına gelir. Bunu nasıl açıklayabiliriz?

Cevap: Açıklayamayız. Bu aptalca! Hiç böyle sonuçlar çıkarmayın ya da bunları birbirine bağlamayın. Daha sonra ne kadar yanlış olduğunu göreceksin. Ve en önemlisi, sizi sınırlar ve gereksiz ipuçları ve bağlantılar vermeye başlar.

Soru: Bu tür sorunlar bana neden gönderilir?

Cevap: Çünkü sen bir egoistsin. Her şeyden önce, grubun içindeki dostlarınla bağ kurmak ve onlarla birlikte, sizi ıslah edecek olan iyiliğin üst Işığını çekmek zorundasın. O zaman gereksizse cüzdanları kaybetmeyeceksin. Ve eğer gerekliyse, kaybedeceksin.

Soru: Yani bu sabahtan akşama kadar bir onluda oturabilirim ve her gün bir cüzdan kaybedebilirim anlamına mı geliyor?

Cevap: Onu yapmanın bir faydası yok değil. Yasaktır! Tüm sistemi tamamen ifşa etmeden önce nedenleri ve sonuçları keşfetmeyeceksiniz.

Soru: Ancak “şifa” hala onlu sayesinde mi gelir? Kendime, eğer herhangi bir sorunum olursa dost sevgisine yeterince yatırım yapmadığımı söyleyebilir miyim?

Cevap: Her durumda işareti onluda bulursun!

Why Do We Get Problems?

Neden Pek Çok Bekâr Kadın Var?

Soru: Günümüzde neden bu kadar çok bekâr kadın var?

Cevap: Çünkü egomuz o kadar büyüdü ki birbirimizle başa çıkamayız. Kadınlar, erkeklerin onlarla geçinemeyeceğini iddia edebilir ve erkekler bunun tam tersini söyleyebilir. Egomuz öyle büyük, şaşırmış ve içinden çıkılmaz halde ki en iyi insana bile çok uzun dayanamayız.

Why Are There So Many Single Women?

Neden Erkeğin Kadına İhtiyacı Vardır?

Soru: Neden bir erkeğin manevi gelişimi için kadına o kadar çok ihtiyacı vardır?

Cevap: Bir yandan, kadın ona yardım eder; öte yandan, onu tamamlar. Erkeğe “Guf’un cezası” denir (yarım beden) çünkü dişi kısım olmadan, o aslında yarımdır.

Kadın yarım değildir, ancak erkek bilhassa öyledir. Bu nedenle, egoist doğasını bir kadın aracılığıyla manevi olarak yükseltmek ve geliştirmek için gerekli dereceye kadar tamamlamalıdır.

Bu, bir kadın için gerekli değildir, çünkü kendisi tarafından zaten ruhsal gelişim için hazırlanmıştır.

Eğer bir erkek maneviyata erişmek istiyorsa evlenmelidir, ama kadının evli olması gerekmez çünkü ona bağlı değildir. Ama aynı zamanda bir aileye sahip olmayı arzulamalıdır.

Hem erkekler hem de kadınlar için bir aile birliğinde olmak, bir Kabalistin büyüyebileceği, gelişebileceği en iyi durumdur. Kadın için nasıl olsa olur ama erkek için, bir ailesi olması gerekir.

Why Does A Man Need A Woman?

Ne Vereceksin?

Soru: Ne vermem gerektiğini anlamıyorum, vermek istediysem bile. Ne verilecek?

Cevap: Vermek için, diğerinin istediğini tam olarak keşfetmelisiniz ve böylece sizden istediğini alacaktır. O verilecek, ihsan edilecektir.

What To Give?

Mısır’dan Asla Bitmeyen Göç

Torah, Deuteronomy 16:01: İlkbahar ayını koru ve Efendi’ye, Tanrı’na Pesah adağını yap, çünkü bahar ayında, Efendi, Tanrın, sizi gece Mısır’dan çıkardı.

Pesah, kişinin her zaman Mısır’dan çıkacağını hissetmesi gereken bir koşuldur. Sonuçta, her zaman içinde büyük egoistik arzular ifşa olur ve o, onların üzerine yükselmeye çalışır.

Bizler sürekli olarak Mısır’dan çıkarız, yavaş yavaş. Islah olmamış tüm arzular bitene kadar bu şekilde sonuna kadar devam ederiz. Şu ana kadar, hala onlara yeterince sahibiz.

Never-Ending Exodus From Egypt

Maneviyatta Ve Bedensellikte Tat

Soru: Dünyamızda, hepimiz yiyeceklerden ve içeceklerden aynı tadı hissediyoruz. Hiç kimse tatlının acı olduğunu söyleyemez. Maneviyatta da aynı mı, yoksa herkesin tecrübesi bireysel mi?

Cevap: Dünyamızda, belli bir tadı nasıl adlandıracağımıza ilişkin belirli bir anlaşma var. Ancak diğeriyle aynı şeyi hissettiğini nerden biliyorsun?

Soru: Ve maneviyatta böyle bir anlayış var mı?

Cevap: Evet. Kabalistler On Sefirot’un öğretilmesi ve Yaradan’a ulaşma konusundaki diğer kitapları yazarlar çünkü onlar dünyamızdakilerin aksine, çok hassas ve uygun duyulara sahipler. Örneğin, belirli bir seviyede belli kazanımları hissettiğimi kaydettiysem, o zaman, o seviyeye ulaştığında aynı duyguyu hissedeceksin.

Soru: Kabalistler, farklı seviyelerde olsalar da aynı tadı hissederler mi?

Cevap: Tabii ki hissetmezler. Gerçek şu ki, manevi dünyada duygularımızı ölçebiliriz ancak her biri onları farklı şekilde hisseder, ruhlarının kökünden, kaplarından (Kli) ilerler.

Taste In Spirituality And Corporeality

Maneviyatta Herkes Eşsizdir

Soru: Herkesin bu dünyada bir görevi var. Bir öğretmen gibi olmak nasıl mümkündür, saygılı ve ona sevgi duyulan, ancak kendi yolunuzda olmak?

Cevap: Öğretmen gibi olmuyorsunuz, özellikle kendi yolunuzda ve tarzınızda gelişiyorsunuz. Dışsal olarak, paylaşılan bir bağın sonucunda, konuşma ve dilbilgisi biçimi veya öğretmenin benzeri bir şey, sizde görülebilir, ancak bunun maneviyatla hiçbir bağlantısı yoktur. Maneviyatta herkes eşsizdir.

Soru: Öğretmeniniz gibi olmamanın, doğru mesaj olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Cevap: Fark yaratmaz. Eğer öğrenci öyle ya da böyle düşünse bile, kavis, eğri her zaman bir kişiyi “düz çizgiye” yönlendirir. Er ya da geç öğrenciler anlayacak ve her şey yoluna girecektir. Bu konuda rehberlik etmiyorum. Bir öğrenci, kendisi için her şeyi yavaş yavaş anlamalıdır.

Everyone Is Unique In Spirituality

Manevi Doğaya Geçiş

Soru: İhsan etme ve başkalarını sevmenin manevi doğasına geçmek çok zor. Tüm dünyanın bunu yapabileceğine inanıyor musunuz?

Cevap: Ben asla bir ütopist değilim; ben gerçekçiyim. Yalnızca, manevi bir dönüşüm için özel bir yatkınlığa sahip olan özel insanlar, ihsan etme ve başkalarını sevme niteliğine erişebilir. Onlara Kabalist denir.

Dünyada onlardan sadece birkaç düzine olabilir, daha fazla değil. Ama onlar kendilerinden sonra tüm insanlığı yönlendirebilirler, çünkü aksi halde, bizim için yeryüzünde var olmaya devam etmek mümkün olmayacaktır. Herkesin “İsrail”i izleyeceğine dair kehanet gerçekleşecek, yani Yaradan’a ihsan etme ve sevme niteliklerine özlem duyan ve hedefleyen kişileri izleyecekler.

Bu nedenle, gezegendeki Kabalist bir onlu grup, herkesi yaratılışın hedefine yönlendirmeye yeter.

Moving To A Spiritual Nature