Soru: “Edinilmeyen şeye isim vermeyiz” ne anlama gelir?
Cevap: Kabala bilgeliğinde, felsefenin ve dünya algımızın aksine, kendi başına var olan hiçbir şey yoktur. Her şey yalnızca benim algımda ve hissiyatımda vardır. Ve yalnızca bu konuda konuşma hakkına sahibimdir.
Yaradan, yaratılış, dünyalar, var diyebileceğimiz hiçbir şey yoktur. Sadece ben bunun var olduğunu hissediyorum, düşünüyorum, görüyorum. Ancak bu şekilde onun hakkında bir şeyler söyleyebilirim. Her şey duyularımla algılanır, benim tutumuma bağlıdır ve tamamen bana görelidir.
Bu nedenle, yalnızca kişinin ifşa ettiği ve edindiği şeylerden bahsederiz. İbranice’de Yaradan’a “Bo-Reh” yani “Gel ve Gör” denir. Yaratılan olmadan Yaradan yoktur.
Kelim’imizin içinde, bizim için erişilemez olan, dışarıdaki bir şeyle form eşitliğine göre ifşa olan ihsan etme niteliğine Yaradan (“Gel ve Gör”) deriz: “Bak, ne gördüm!” Ama ben O’nu, dönüşmüş niteliklerim içinde, değişen duyu organlarımda algıladım. Bu değişim benim içimdedir.
“Yaradan içimde kıyafetlendi!” derim. Neden? “Aldığım forma bakın!” Bu forma Yaradan derim. O’nun Kendisine işaret etmiyorum, bende kıyafetlenen formdan bahsediyorum. Bu forma Yaradan diyorum. Madde yani alma arzusu, ihsan etme arzusunun formunu almıştır.
Bu nedenle, her şeyi yalnızca edinen kişiye göre değerlendirir ve tanımlarız, asla onun dışında olana göre değil. Tüm dünyalar benim Kelim’imdir, algı kaplarımdır. Sadece bana dışarıda var olan şeyler gibi görünürler.
İçsel arzumda kendimi algılarım ve dışsal arzumda dünyayı algılarım, çünkü Kelim’im içsel ve dışsal olarak ikiye ayrılır. Ama bir araya geldiklerinde, ruhumun 10 Sefirot’una sahip olacağım ve sonra dünya kaybolacak, her şey içime girecek.
Şimdi etrafımdakilerin hepsinin dışarıda var olduğunu hissediyorum, çünkü Kli’m eksik, kırık. Eğer bütün olsaydı, etrafımdaki hiç kimseyi ayırt etmezdim. Her şeyi, Ein Sof (Sonsuzluk) dünyası olarak algılardım.
Filed under:
Kabala, Maneviyat, Yaradan
|
Kesinlikle Her Şey Görecelidir! için yorumlar kapalı