Category Archives: Yaradan

Yükselme Arzusunu Veren Nedir?

Soru: Mantık ötesi inancın yükselişe yol açtığını düşünürdüm.

Cevap: Elbette, bu şekildedir.

Soru: O zaman mantık ötesi inancın sadece yükselişlerde mümkün olduğunu nasıl anlarsınız?

Cevap: Yükselmek için çabaladığınızda, mantık üzerinde bir inancınız olur. Önce bir yükseliş, sonra inanç vardır, tersi değil.

Soru: Yükseliş bize mi bağlıdır, yoksa biz sadece niyet ve çaba gösteririz ve sonra Yaradan mı bizi yükseltir?

Cevap: Evet.

Öğretmenle Bağ Kurmanın Gücü

Soru: Kendimizi öğretmene karşı hükümsüz kıldığımızda, sanki onun perdesine dahil oluyoruz. Bunun maddenin dışında gerçekleştiğine, fiziksel bedenin acısının bile bu yapı kadar önemli olmadığına dair bir his var.

İnşa etmekte olduğumuz bu güç manevi, maddesiz, doğru mu?

Cevap: Bu sizin öğretmenle, genel olarak bir sonraki dereceyle olan bağınızın gücüdür.

Öğretmenle bağ kurarak onun bilgisine ve inancına bağlanmış olursunuz. Yani, küçük olanın büyük olanla bağ kurması gibi, mantık ötesi bir inançla ona bağlanırsınız.

Soru: Siz bizim öğretmenimizsiniz. Ama Rabaş, Baal HaSulam, Yaradan da var, bu durumda bizim direkt öğretmenimizi mi kastediyoruz?

Cevap: Siz bağ kuruyorsunuz, örneğin benimle,  bu da ben sizi Rabaş’a, Baal HaSulam’a ve Yaradan’a bağlıyorum demektir.

Yaradan’a Olan İnancımızı Nasıl Güçlendirebiliriz?

Soru: Mantık ötesi inanç içinde çalışmada düşüşler ve yükselişler sırasındaki fark nedir?

Cevap: Düşüşlerde mantık ötesi inancım pek yoktur; bu koşulları yerine getirmek benim için zordur. Bu yüzden bu koşula düşüş denir. Yükselişte ise her şeyi yapmaya hazırımdır çünkü gücüm, coşkum ve neşem vardır.

Soru: Yaradan’ın yüceliğini nasıl doğru bir şekilde arttırabilirim ve inancın büyümesine katkıda bulunan uygulama nedir?

Cevap: Yaradan’ın yüceliğini her koşulda doğru bir şekilde arttırmalıyız. Bunun için her zaman çaba göstermeliyiz.

Dostlarınızla birlikte hareket ederseniz, bu Yaradan’a olan inancınızı artırır ve güçlendirir.

Yaradan’dan İhsan Talep Edin

Soru: Kişi, Yaradan’ı, O’nun herkesi memnun etmek istediği kadar memnun edemediği için pişmanlık duymalı mıdır?

Cevap: Evet, kişi bunu düşünmeli ve Yaradan’dan bize öyle ihsan kapları (Kelim de Hashpa’a) vermesini talep etmelidir ki, açığa çıkardığımız ve aldığımız her şeyi toplayabilelim, bir araya getirebilelim ve Yaradan’a iletebilelim.

Soru: Dua ile Yaradan’dan talepte bulunmak arasında bir fark var mıdır?

Cevap: Hayır, esasen aynı şeydir.

Soru: Yaradan’dan tüm insanlığın içinde başkalarına karşı sevgi uyandırmasını talep etmeliyiz. Bunu başarmak için, birliğimizin niteliğine mi yoksa niceliğine mi dayalı hesaplamalar yapmalıyız?

Cevap: Hem nicelik hem de nitelik. İdeal olarak, aralarında en yüksek kalitede bağ kurmayı hedefleyen on dost olmalıdır.

Islah için Minnettar Olun

Soru: Istıraptan dolayı ya da sevinç ve şükrandan dolayı dua ettiğimizde, Yaradan üzerindeki etkide bir fark var mıdır?

Cevap: Elbette var. Yaradan’a şükrettiğimizde O’na daha yakın oluruz ve ıstırabı iptal etmesini istediğimizde ise O’ndan uzaklaşırız.

Istırap çektiğimiz için minnettar olmamalıyız. Bu doğal değildir. Kendimizi düzeltmeli ve ıslah için şükretmeliyiz.

Kendinizi İyi Hissetmeniz İçin Değil, Yaradan’ın Rızası İçin

Soru: Koşulumuz olgunlaştıkça düşüşler hem nitelik hem de süre olarak yoğunlaşacaktır. Nasıl bu durumlardan ötürü umutsuzluğa kapılmayız?

Cevap: Bunun için, sizinle aynı arayışta olan – Yaradan’a yaklaşmak – ve sürekli bu konuda konuşan ve birbirleriyle istişare eden birçok dostunuz olması gerekir.

Soru: Düşüşteyken nasıl Yaradan’a memnuniyet getirebiliriz?

Cevap: O’na memnuniyet getirmek için düşüşten çıkmayı arzulayarak, kendinizi iyi hissetmek için değil, O’nun rızası için.

Dıştan Neşeli, İçten Ciddi

Soru: Bir araya geldiğimizde ciddi ve doğru niyete sahip olmalıyız. Fakat dostlarımız ciddiyetsiz davranır, şakalaşır ve gülerlerse, bizim davranışlarımız ne olmalıdır?

Cevap: Oturup ağlamamıza gerek yok. Hedefi, neden toplandığımızı ve nasıl birleşebileceğimizi düşünmeliyiz, çünkü hedefe ancak birlik aracılığıyla ulaşılabilir. Aynı zamanda eğlenirsek bu da iyi olur.

Belki de ciddiyet içimizdedir. Önemli olan her bir kişinin kendi iç çalışmasıdır: neden buradadır, dostlarıyla ne için birleşir? İçimizde çok ciddi, dışımızda ise eğlenceli olursak daha da iyi olur.

Soru: Neşenin dikkat dağıtıcı mı yoksa gerçek mi olduğunu nasıl ayırt edebilirsiniz?

Cevap: Herkes bunu kendine sormalıdır. Rabaş, dostların dıştan neşeli ama içten çok ciddi ve ateşli olması gerektiğini yazar.

Canlılık Nasıl Elde Edilir?

Soru: Yaşlıların ikileminin, Yaradan’ın kendilerine yöneldiğine inanmaları ve bundan canlılık elde etmeleri olduğu söylenir. Yaşlıların yaptığı gibi canlılığı nasıl elde edebiliriz?

Cevap: Yaşlıların ikilemi bir bağ gibidir. Gençler arasındaki bağ ise reddetme gibidir. Yaşlılar gibi canlılık elde etmek için, dostlarla ve Yaradan’la bağ koşulu içinde olmalı ve sürekli olarak bu bağı güçlendirmeyi düşünmeliyiz. Sadece bu.

Soru: Kendi içimizde hem yaşlıları hem de gençleri bulabilir miyiz?

Cevap: Evet, bunlar bizim arzularımızdır. Yavaş yavaş kimin aleyhte, kimin lehte olduğunu anlamaya başlayacaksınız ve bu böyle devam edecek.

Soru: Bir arzunun “yaşlı” seviyesine ulaştığını nasıl belirleyebiliriz?

Cevap: Bu hemen gerçekleşmez. Yavaş yavaş bunu göreceksiniz.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 148

Soru: Dua nasıl olmalıdır? Sonuçta, Yaradan’dan sadece acıları ortadan kaldırmasını ve bu sayede O’na daha iyi bağlanmayı değil, aynı zamanda bu acılara neden olan eksiklikleri ıslah etmesini de istemeliyiz.

Cevap: Hayır, sadece ıstırapla olan ilişkimizi nasıl değiştireceğimizi ve ıstırabın nereden geldiğini düşünmemiz gerekir.

Soru: Acı çeken bir dostumuza yardım için dua edersek, onlunun tamamı bağımızda genel bir ıslahtan geçer mi?

Cevap: Evet, sanki içine daldırılmış gibi katılmalısınız. O zaman herkes dostun acısını azaltmak için biraz güç verebilir.

Soru: Üzüntü, sıkıntı, acı ve keder içinde olduğumuza dair düşünce ve duygularla, Yaradan’a memnuniyetsizlik mi gösteriyoruz?

Cevap: Genel olarak bu doğrudur. Sadece neden memnuniyetsiz olduğunuzu ve Yaradan’ın size neden böyle bir durum vermek istediğini anlamanız gerekir. Bu konuda ne yapabilirsiniz? Bu durumdan nasıl çıkabilirsiniz? Bu sizin çalışmanızdır.

Soru: Yaradan’ın duaya cevap verdiği hissini etkileyen faktör nedir?

Cevap: Dostlarımla ne kadar bağ içindeysem ve kendimi onlarla birleşik bir Kli’ye sahip olmak için ne kadar bağlayabiliyorsam o kadardır.

Yaradan’a Nasıl Yanıt Vermeliyiz?

Soru: Dünyada gördüklerime ve hayatta keşfettiklerime verdiğim tepkiyi Yaradan’a geri döndürmeye çalışmam gerektiğini söylediniz. Bu ne anlama geliyor?

Cevap: Bu farklı bir şekilde de söylenebilir; Yaradan’ın zihninizde ve kalbinizde uyandırdığı şeylerle O’na yanıt verin.

Soru: Peki buna nasıl yanıt vermeliyim?

Cevap: Nasıl hissettiğinizi bilmiyorum. Ne de olsa, size ve dünyaya olan her şey Yaradan’ın eseridir.

Soru: Yaradan’ın bir insanla yaptığı her şey için O’na verilecek doğru yanıt nedir?

Cevap: Yaradan’a teşekkür edin. Ama bunu kendi içinizde hissetmelisiniz.