Category Archives: Yaradan

Her Şey Yaradan’dan Gelir

Soru: Yaradan’a arzumla tutunabilmem adına, egoist bir şekilde bile olsa, O’nu en iyi haz kaynağı ve tüm sorunların çözümü olarak mı hayal etmem gerekiyor?

Cevap: O’nu yalnızca tek kaynak olarak hayal etmeniz gerekiyor. Şu anda düşündüğünüz, karar verdiğiniz ve kendinizi var olarak hissettiğiniz her şey bile Yaradan’dan gelir.

Soru: Peki, kötü eylemler de Yaradan’dan mı gelir: cinayetler ve savaşlar?

Cevap: Kesinlikle her şey! Ve bunların bize kötü, zararlı, korkunç eylemler gibi görünmesi, yalnızca bu eylemlere ilişkin algımızı ıslah etmemiş olmamızdan kaynaklanır.

Eğer onları farklı bir şekilde – ihsan etme niteliği açısından- değerlendirirsek, onları ihsan eden, iyi eylemler olarak görürüz.

Yaradan İle Atzmuto Arasındaki Fark Nedir?

Soru: Yaradan ile Atzmuto arasındaki fark nedir?

Cevap: Atzmuto, kesinlikle dokunmadığımız bir şeydir. Bu güç, içimizde kendini ortaya koymadan önce vardır, bu yüzden onun hiçbir özelliğinden bahsedemeyiz. Yaradan’dan bahsedebiliriz çünkü bu, biz ve Atzmuto arasında bir ara adımdır.

Soru: Ama henüz ihsan etme niteliğine sahip olmadığımız için, O da bizde kendini göstermez, değil mi?

Cevap: Yaradan’dan tamamen teorik olarak bahsediyoruz. Kabalistler, aldığımız her şeyin, uğraştığımız her şeyin sadece Yaradan’dan geldiğini söylerler.

Ama hiç kimse, Atzmuto hakkında konuşamaz: ne biz ne de Kabalistler.

TES Kime İfşa Olur?

Soru: Kişi, TES’i (Talmud Eser Sefirot, On Sefirot’un Çalışılması) almak için değil, ihsan etmek için çalışmaya nasıl çabalayabilir?

Cevap: Bunun hakkında sürekli düşünün. Şu anda başka bir tavsiyem yok.

Soru: TES kime ifşa olur? Bunun hakkında düşünen kişiye mi, yoksa sabırlı olana mı? Yaradan’ın ifşa olması için gerekli olan başlıca nitelik nedir?

Cevap: En önemlisi, Yaradan’a benzer olmaktır.

Yukarıdan Gelen Yaradan’ın Bir Parçası

Soru: Yaradan’ın bu “Yaradan’dan ayrılmış kişinin içindeki ruh” parçası nedir?

Cevap: Yaratılanın, haz alma arzusuyla aldığı, Yaradan’ın ışığıdır. Bu sayede yaratılan, Yaradan’dan tamamen ayrılır ve bu ayrılığı hisseder.

Yaradan’a Benzer Hale Gelmek

Soru: Yaratılanlar birbirlerinden ayrıldıklarında doyuma ulaşamayacakları söylenir. Fakat bu koşulda bile aniden büyük aydınlanmaların ve büyük hazların ortaya çıktığını görüyorum. Örneğin, çok deneyimli bir dost bile onluya karşı çıkıp “Bu benim fikrim. Maneviyatı bile bırakmaya hazırım ama fikrimden ayrılmayacağım” diyebilir. Böyle bir aydınlanma nereden gelir?

Cevap: İnsan egoizminden.

Soru: Fakat sistem öyle işliyor ki, doyum yalnızca yukarıdan aşağıya gelirken, egoizm en alt noktadır. Kendi başına bir haz nereden gelir?

Cevap: Bu, tam olarak böyle değildir. Mesele şu ki, doldurulma arzusu egoizmle yani aşağıda olanla ilişkilidir; doldurma arzusu ise üst olanın arzusudur. Bu noktada birbirlerinden ayrılırlar. Fakat aşağıda olan yani yaratılan, kendi gücüyle üst olana, Yaradan’a ulaşamaz. Bunu yapmanın bir yolu yoktur.

Bunu başarabilmesinin tek yolu, Yaradan’dan kopup yalnızca kendi ihsan etme arzusuyla çalışması yani Yaradan’a benzer hale gelmesidir.

Üst Gücün Etkisi Altında

Soru: Yaradan’ın ışığını nasıl güçlendirebilir veya toplayabiliriz?

Cevap: Yaradan’dan gelen ışığın eylemlerini öğrenerek ve konuşarak, O’na daha da yakınlaşır ve bizi daha fazla etkilemesi için, O’nu uyandırırız. Gittikçe O’na daha benzer hale geliriz ve sonra biz de değişiriz. O’nu daha iyi anlamaya başlarız. Buna, yaratılanlara üst ışığın ifşası denir.

İçimizdeki her şey, üst gücün etkisi altında gerçekleşir. Bu güç, arzularımızı değiştirir ve bu arzular geliştikçe, eksikliklerimizi daha fazla hissetmeye başlarız. İşte öğrendiğimiz şey budur.

Yaradan’ın Cevabını Duyun

Soru: Yaradan’dan Hisaron (eksiklik) talep ettiğimizde, O’nun bizi duyduğundan eminiz; ancak bazen O’nun cevabını hissedemeyiz. Böyle bir durumda ne yapılmalıdır?

Cevap: Eğer Yaradan’ın cevabını hissetmiyorsanız, bu, arzularınızı henüz O’nun seviyesine yükseltmediğiniz anlamına gelir.

İçinizde ortaya çıkan ve gelişen arzuların daha da derinlerine inmeniz gerekir, o zaman Yaradan’ın cevabını duyacağınız dünyaya gireceksiniz.

Hatanızı Bulun

Soru: Yaradan’la bağ kurduğumda, hayatımdaki her şey dağılıyor ve dibe vuruyorum. Bu neden oluyor?

Cevap: Yaradan’la nasıl bağ kurduğunu ya da bunun neden bir düşüşe yol açtığını bilmiyorum. Genel olarak bu, kişinin önceki koşulundan daha yüksek bir seviyeye yükselmesine yol açmalıdır.

Bu nedenle, kendinize bazı örnekler vermelisiniz; böylece hatalarınızı göreceksiniz. Örneğin: Yaradan ile şu ankinden daha fazla bağda olmak ne anlama geliyor, bunu nasıl yapıyorsunuz ve bunu yaparken neler hissediyorsunuz?

Her Şey Yaradan’a Bağlıdır

Soru: Çalıştığımız alıntılardan, Yaradan’ın çağrısı sonucunda kişinin tövbeye dönmek istediği ve utanç veya aşağılık hissedebileceği anlaşılıyor. Böyle bir his, Yaradan’ın sesini mi yoksa egomun sesini mi duyduğumu kontrol etmek için bir ölçüt müdür?

Cevap: Hayır, bu tam olarak doğru değildir. Gerçek şu ki, sürekli olarak Yaradan’a dönmeli ve O’nunla sürekli bağ kurmalıyız, ancak bunun yalnızca bize bağlı olduğunu ve Yaradan’a hiç bağlı olmadığını iddia etmemeliyiz.

Hissettiğimiz her şey Yaradan’a bağlıdır. Bunlar değişmeyen durumlar olsa bile, yine de Yaradan’dan gelirler. Bunları algılar, onlara göre değişir ve bu şekilde, sürekli değişimlerimizle, O’na daha da fazla yöneliriz.

Soru: Birliğe ve başkalarının iyiliğine yönelen düşüncelerin Yaradan’dan, beni uykuya iten düşüncelerin ise egomdan geldiğini ayırt etmek doğru mudur?

Cevap: İkisi de Yaradan’dan gelir, ancak aralarında ayrım yapmalıyız.

Her Şey Işıkta Vardır

Soru: Düşünce ışık mıdır? Ona ait olmayan bir şeyi ışıktan ne zaman ayırabiliriz?

Cevap: Hayır, ışığın içinde olandan başka bir şeyden bahsedemeyiz.

Soru: Öyleyse arzu da ışık mıdır?

Cevap: Evet.

Soru: Her şey ışıktır. Peki, yaratılışın kendi kendini belirlemesi, yani Yeş mi-ayin (“yoktan var olma”) noktası da ışıkta mıdır?

Cevap: Evet, her şey ışıkta vardır.