Category Archives: Yaradan

Yaradan’la Sürekli Diyalog Halinde

Yorum: Gerçeklik algısının yani sizi çevreleyen her şeyin, sizin Yaradan ile olan diyaloğunuz olduğunu birçok kez söylediniz.

Yanıtım: Sadece benim değil, herkesin! Hepimiz O’nunla doğrudan ve sürekli bir diyalog halindeyiz çünkü Yaradan doğadır ve içimizde ya da çevremizde hissettiğimiz her şey doğadır ya da Yaradan’dır.

Bunun O’nun bize hitabı olduğunu açıkça anlarsak ve O’na uyum sağlamak istersek, o zaman doğayla farklı bir şekilde ilişki kurarız yani karşılıklı anlayış bulmaya çalışırız, Yaradan ile iki yönlü bir bağlantı.

Bu, etrafımızdaki çevreye ve kendimize zaten O’nun tezahürü olarak davrandığımız anlamına gelir. Yani, ben de O’nun düşüncesinin bir tezahürüyüm.

Soru: Bu eylemi nasıl gerçekleştirirsiniz?

Cevap: İçimde her şeyi hisseden o noktayı dinlemeye başlıyorum. Ne hissediyor? Yaradan’ı hissediyor.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 77

Soru: Ne çaba sarf edersek edelim, bunun bizim erdemimizden kaynaklanmadığını, Yaradan’ın bize her şeyi; çabayı, sonucu ve tüm kaynakları verdiği için olduğunu hissetmek doğru mu?

Cevap: Ne olmuş? Biz Yaradan’a yaklaşıyoruz, O’nunla birleşiyoruz ve O da içimize yayılıyor.

Soru: Eğer Yaradan’a dua etmek O’nunla aramızda bir bağ inşa ediyorsa, eylemlerimiz Yaradan’ın cevabı mıdır?

Cevap: Hayır, böyle söyleyemeyiz. Eylemlerimiz bizim eylemlerimizdir. Yaradan’ın cevabı, eğer O’nun sana cevap verdiğini hissediyorsan olabilir. Birini diğeriyle karıştırmayın.

Soru: Yaradan’ın tüm grup, tüm Bnei Baruch olduğunu hayal etmek mümkün mü?

Cevap: Hayır. Yaradan bizim dışımızda olan üst güçtür.

Soru: Henüz Yaradan ile bir bağımız olmadığını söylüyorsunuz. Peki, duamıza bir cevap, bir tepki ya da bazı eylemler hissettiğimizde olan şey nedir? Bu Yaradan’la bir bağ değil midir?

Cevap: Bu küçüktür, ancak zaten oradadır.

Tora – Yaradan’ın Yaratılışı Kontrol Etme Metodu

Tercümenin dili kutsal dile yakındır, ancak melekler buna ihtiyaç duymazlar ve onu bilmezler, oysa ihtiyaç duydukları ve bildikleri dünya uluslarının dilidir. (Raşbi, Herkes için Zohar, “Cennet ve Dünya”)

Soru: Meleklerin İbranice bilmesi gerekmediği çünkü sadece Aramice anladıkları söylenir. Kişinin içindeki melekler kimlerdir?

Cevap: Onlar bizi yöneten kuvvetlerdir. Meleklerin İbranice anlamadığı fikri bir alegoridir.

Soru: O zaman bu bir şeylerin bizden gizlendiği anlamına mı gelir?

Cevap: Kesinlikle! Özünde Tora’nın tamamı öyledir. Gerçekte Tora, Yaradan’ın tüm yaratılışı kontrol etme yöntemidir.

Yaradan’ın evreni nasıl yönettiğini, O’nun zihninde ne canlandırdığını, planlarını yaratılışa nasıl dahil ettiğini, yaratılışın Yaradan’ın planını nasıl uygulamaya başladığını ve yaratılışın karşı tarafında olan birinin (yani bir tarafta yukarıdan Yaradan, diğer tarafta aşağıdan bir kişi) yaratılışı nasıl anlayabileceği ve ona doğru bir şekilde uyum sağlayabileceğini tarif eder.

Onluya, Sanki Bu Sizin Ruhunuzmuş Gibi Katılın

Soru: Kişi ruhuna olduğu gibi onluya da dâhildir. Gurur kişinin ruhunu yok eder ne demektir?

Cevap: Kişi kendini eşsiz ve yüce olarak görmeye başlar, bunu yaparak kendine zarar verir ve kendini yok eder.

Grupta ortaya çıkan egoyu dengelemek büyük bir problemdir. Herkese ve tüm gruba Yaradan gibi davranmak zorundayız ve kendimizi tamamen onlunun yönetimine vermeye gayret etmeliyiz.

Manevi çalışma, aramızda bir bağ yaratmalıdır ki birbirimize değer verelim ve herkesin takdir edildiğini keşfedelim. Onludaki herkes eşit bir şekilde durmalıdır. Bu şekilde birbirimize değer vermeye ve saygı duymaya başlarız.

İhsan Etme Arzusunu Arttırmak

Soru: “Ekleyen herkes, kötüleştirir.” sözünün anlamı nedir? Manevi çalışmada neyi kötüleştirebiliriz?

Cevap: Eğer alma arzusu artarsa, bu koşulu daha da kötüleştirir. Sadece ihsan etme arzusunu nasıl arttıracağımızı düşünmemiz gerekir.

Mantık dâhilinde çalışmadan çıkmak için, onun üstüne mantık ötesi inançla çıkmamız ve alma arzusunun aynı yerde kalmasına izin vermemiz gerekir.

Yaradan’dan ihsan etme gücünü talepte etmekle yükümlüsünüz. O’ndan edinmeye başladığınız ölçüde, onu kullanmaya başlayabileceksiniz.

Soru: Anlayışımızda, edinimlerimizin manevi köküne dair net bir hissiyata gelebilir miyiz?

Cevap: Tabii ki yapabiliriz. Bu sadece bize bağlıdır.

Çabalara Yönelik Tutum

Soru: Rabaş’ın “Musa Gitti” makalesinde, kişi Hafetz Hesed’in mülkü olarak adlandırılan, sağ kola sahip olmadığında ve çalışmadan haz aldığında, o zaman Sitra Ahra’nın (ego) bu çalışmayla hiçbir bağı olmadığı yazılmıştır. Bu, çalışmada çabadan haz almanın yasak olduğu anlamına mı geliyor?

Cevap: Genel olarak evet. Çabanın kendisinden değil ama bu çabaların Yaradan’ı ve O’nun yaratılışa karşı tutumunu ne kadar etkilediğinden haz almamız lazım.

Soru: Çabalarımın Yaradan’a memnuniyet verip vermediğini nasıl kontrol edebilirim?

Cevap: Yaradan’a bir taleple döndüğünde, çalışman zaten senin tarafında belirli bir MAN yükseltmesini içerir (eylemin için istediğin ödeme). Dostlarının bundan bir yükseliş almasını istersin.

Soru: Eğer biraz çaba sarf edersem ve bununla ilgili iyi hissedersem, bu yasak mıdır? Sadece dostlarımın benim çabamdan ötürü bir yükseliş almasını mı beklemem gerekiyor?

Cevap: Bir taraftan evet. Öbür taraftan ise kendini kötü hissetmen yasaklanmamıştır.

Soru: O zaman bir çabadan ötürü kötü hissetmem iyi bir şey mi?

Cevap: Hayır hayır, çabalarına yönelik tutumun, kendini geliştirmeyi düşündüğün yolla aynı yönde olmalıdır.

Dileklerin Yerine Getirilmesi

Soru: Bana gelen bir arzunun, Yaradan’dan mı yoksa başka bir yerden mi geldiğini nasıl ayırt edebilirim?

Cevap: Her şey Yaradan’dan gelir. Yaradan’dan gelmiyor olamaz. O’ndan başkası yoktur.

Arzunu kontrol ettikten ve seni bir düşüşe değil de aksine bir manevi yükselişe yönlendirdiğine emin olduktan sonra, o arzuyu yerine getirebilirsin.

Yaradan’ın Faydasını Gözetmek

Soru: Sürekli olarak Yaradan’ın faydasını gözetmek ne anlama gelir?

Cevap: Yaradan’ın faydasını gözetmek, her şeyi O’nun rızası için yapmak anlamına gelir.

Soru: Böyle bir niyeti nasıl oluşturabiliriz?

Cevap: Anladığın kadarıyla, her şeyi O’nun memnuniyeti için yap. O’na arzularını, düşüncelerini, niyetlerini ve hayallerini ver. Sahip olduğun her şeyi O’na gönder. O da bunu hissedecek ve senden memnun olacak.

Her Şey Yaradan’dan

Soru: Söylendiği gibi gece ve gündüz Tora çalışmaya gelmek için, düşüncelerimiz neye odaklı olmalıdır?

Cevap: Bunu yapmak için, içimizde olan her şeyin, uyanan tüm düşüncelerin ve arzuların Yaradan’dan geldiğini anlamalısınız ve sadece buna doğru bir şekilde tepki vermeliyiz.

Soru: Eğer tüm niyetler ve düşünceler Yaradan’dan geliyorsa, o zaman bana verilen dua da O’ndandır. Her noktada O’nunla bağ kurarım. Kendisini ifşa etmesi için O’nu nasıl zekâmla alt edebilir ve ikna edebilirim?

Cevap: Yalvarın, ikna etmeyin ya da bir şekilde kandırmayın. Sadece talep edin, özgür iradenizin olduğu yer tam da burasıdır.

Tek Bir Beden Gibi Hissetmek

Soru: Hepimizin tek bir kalpte birleşmesini, Yaradan’a memnuniyet getirmesini ve O’nu ifşa etmesini istiyorum. Bunun hakkında ne hissediyorsunuz?

Cevap: Herkes kendini tüm grubun sonuncusu olarak hayal etmeli. Herkes başkalarına yardım etmeli ve diğerlerini kendinden üstün görmeli. Herkes Yaradan’a giden yolda ilerlediğinden emin olmalı.

Sonuç olarak kongrede tek bir beden gibi hissetmeliyiz. O zaman başarılı olacağız.