Category Archives: Maneviyat

Kabala Neye İnanır?

Soru: Bir insanın düşüncesini etkilemek mümkün müdür? Kabala bilgeliği buna inanıyor mu ve onda bunun için bir eğitim yöntemi var mı?

Cevap: Kabala bilgeliği hiçbir şeye inanmaz. Sadece tek bir uygulama vardır: Ohr Makif’i (Saran Işık) çekmek.

Bu bilgelik çok basittir, çünkü iki kuvvetin etkileşimine dayanır: İhsan etme ve sevginin daha yüksek gücü ve egonun ve almanın daha düşük gücü. Başka bir şey yok.

Üst kuvvet (Işık) daha düşük kuvveti (arzu) kontrol eder ve Kabala bilgeliğinde olan her şey onlar arasında gerçekleşir. Daha düşük kuvvet, üst kuvvet tarafından oluşturulur ve Yeş mi Ayn (yokluğun varlığı) adı verilir. Bu tıpkı içinde sıfır ve sıfırdan farklı bir şey olan matematik gibidir – bu bilimin başlangıcıdır. Burada da aynı şey var.

Üst Işık, tamamen onun kontrolü altında bulunan arzumuzun üzerinde hareket eder ve etkiler. Bizler arzuyuz: her birimiz ayrı ayrı ve hepimiz birlikte.

Işığın bize nasıl döndüğünden bile haberimiz yok ve biz her şeyi kendimiz yapacağımızı düşünüyoruz. Ancak, aslında, her birimiz basitçe küçük bir makineyiz. Işığın ekstra etkisini uyandırma fırsatımız var. Akıllıca gelişmek için onu çektiğimiz derecede, Işık’ın bizi nasıl etkilediği ve bizim içimizde belirli eylemler gerçekleştirdiğinin anlayışına sahip oluruz. Bunu çalışmaya başlarız ve böylece onu ve kendimizi yönetiriz.

Bu konuda “Oğullarım beni yendi” diye yazılmıştır. (Baba Metzia 59b).

Hızlı Kabala İpuçları – 11/20/16, Bölüm 1

Soru: Manevi haz duygusu bir kişide, üst dünyaya girmeden önce bile, sadece manevi yola başladığı için ifşa olabilir mi?

Cevap: Kim olduğunu ve nasibini söyleyemem, ancak bir kişiye kısa bir süre manevi bir zevk hissi veriliyor. Onu çevreleyen alanda kendisinde gelişen bir şey olarak hisseder. Buna Yaradan’ın aydınlatması denir, (Şehina’nın aydınlatması).

Soru: Manevi edinime giden yolda önemli kilometre taşları nelerdir?

Cevap: Manevi edinimin kilometre taşları çalışma materyali, gruba dâhil olma, uzun bir hazırlık dönemi, daha sonra Lo Lişma dönemi (O’nun adı için değil) ve daha sonra Lişma dönemidir (O’nun adı için).

Soru: Neden bize manevi haz verilir? Manevi hazzı nasıl tadabilir ve kullanabiliriz?

Cevap: Manevi hazzın tadı, onu ihsan etme niyeti ile kullanabilen kişiye verilir.

Soru: İçimdeki tüm iyiliği korumak ve kaybetmemek ifadesini nasıl anlayabiliriz?

Cevap: Başkaları hakkında düşünmeniz, onlarla nasıl bağlantı kurabileceğiniz ve üst Işık’ı sizin tarafınızdan onlara nasıl ileteceğiniz dışında, başka bir şey düşünmediğiniz zaman, içinizdeki tüm iyiliği koruyabilirsiniz.

Soru: Manevi edinimleri nasıl ölçebiliriz ve onu egoizmimizle nasıl bozmayız?

Cevap: Manevi edinim, yukarıdaki edinilen egoizmin büyüklüğü tarafından ölçülür ve onu bozmak imkânsızdır, çünkü eğer o manevi edinim ise kişinin geliştirdiği sevme ve ihsan etme niteliği içinde doğru bir şekilde kıyafetlenmiştir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 11/20/16, Part 1

Hızlı Kabala İpuçları – 11/6/16

Soru: Eğer bir ruhun parçalarıysak neden bu kadar farklıyız?

Cevap: İnsan vücudunda bile, her organ farklı şekilde çalışır: kendi hızıyla, kendi dinamikleriyle. Manevi dünyada hepimiz tek bir ruhsak da, her birimiz farklı bir organa aitizdir ve bundan dolayı bizler farklıyız. Bütünlük, aramızdaki karşılıklı ilişki yoluyla özel olarak sağlanmaktadır.

Soru: Arzu, düşünceden önce mi gelir, yoksa birbirine bağlı değil midir?

Cevap: Arzu en önemli şeydir ve sürekli içimizde çalışıyor. Değiştirilmesi, yönlendirilmesi ve düzeltilmesi gerekir. Bu yüzden yapabileceğimiz tek şey doğru yönlendirmeyi sağlamaktır.

Soru: Siz ruhumuzun bilinç olduğunu söylüyorsunuz. Bunun algılama ile aynı olduğunu söylemek mümkün mü?

Cevap: Hayır, algı, ruhun doğru yapısının sonucudur.

Soru: İki kişi için bir ruh olabilir mi?

Cevap: Hepimiz için bir ruh var.

Soru: Kuantum fiziği teorisinin, ruhun doğru anlaşılmasına, dünyanın manevî kısmının yapısına yaklaştığına inanıyor musunuz?

Cevap: O asla işlemeyecektir, çünkü fiziksel zihinlerimizde kavrayabildiğimiz şey, manevi alanda var olanla hiçbir şekilde uyumlu değildir.

Soru: İnsan vücudu bu dünyayı, ruhu edinmeden terk edebilir mi?

Cevap: Kesinlikle, aslında, bütün dünya böyledir.

Soru: Kabala bilgeliği, özelliklerimizden veya çabalarımızdan hangisini, bir enkarnasyondan diğerine geçebilen bir kişinin manevi bagajına bağlar?

Cevap: Eğer kişi hayatın anlamını anlamaya yönelik bir arzuya sahipse ve bir öğretmeni varsa, bir grubu ve bu özlemi gerçekleştirmek için doğru bir yöntem bulmuşsa, o şanslıdır.

Soru: Çalışmanın kaç yılını ruhunuza ulaşmak için harcadınız?

Cevap: Hatırlamıyorum bile, ama bir noktada ortaya çıkıyor. Bu, her insan için farklıdır.

Soru: Kabala bilgeliğini çalışmak, kişisel özellikleri iyileştirebilir, geliştirebilir mi; daha içten, saygın, nazik, akıllı bir kişi olmak mümkün mü?

Cevap: Evet, ancak manevi hedefe ulaşmak için yararlı olduğu koşulunda. Dolayısıyla, dünyamızda bunun herkes tarafından anlaşılan bir biçimde ortaya konması gerekli değildir.

Soru: Eğer ruh 600.000 parçaya bölündüyse, tıpkı bedenin başa, kollara vb. sahip olduğu gibi, herkes kendi parçasına mı sahiptir? Yoksa bütün parçalar aynı mıdır?

Cevap: Hayır. Maneviyatta her şey ayrılmaz bir sistem gibi var olur. 600.000 parça, koşullara bağlı bir kavramdır. Sadece 600.000 denilen bir seviyeye ulaşmamız yeterlidir, çünkü bu Atzilut dünyasının başındaki Arih Anpin seviyesidir. Zer Anpin (60), 10.000 seviyesine ulaşır ve bu nedenle ona 600.000 (60 X 10.000) ya da Zer Anpin, Atzilut dünyasının Arih Anpin’ine yükselir denir. Bunlar parçalar bile değildir, ancak ulaşmamız gereken bir yoğunluktur.

Soru: Anlamıyorum, kişi ruhunu yeniden mi yaratıyor, yoksa yeni bir ruh mu inşa ediyor? Yaradan böylesine keyfi bir harekete izin mi veriyor?

Cevap: Kişi kırılmış bir şeyi yeniden yaratır. Fakat kırık parçalardan ruhu yaratırken bunun nasıl ortaya çıktığını, bunun neden meydana geldiğini ve onun içsel yasalarının ve özelliklerinin neler olduğunu anlamaya başlar. Ve bu zaten onun elindedir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 11/6/16

Hızlı Kabala İpuçları – 10/30/16

Soru: Bir grup toplamak olası mıdır? “Doğru” dostları nerede bulmak mümkündür?

Cevap: Özellikle bir şey yapmak zorunda değilsiniz. İnsanlar tamamen rastgele seçilir. Ancak lütfen dikkat: yaptığınız her şey yukarıdan gelir. Kişi bağımsız bir eyleme sahip değildir.

Soru: Onlu grup içinde nasıl bağ kurduğumuzu sınamak mümkün mü?

Cevap: Hayır, Yaradan aranızda ifşa olmadan önce, hiçbir bağlantı yoktur, dolayısıyla ölçülecek bir şey yoktur.

Soru: Dersleri izlemek için hiç istekli olunmayan zamanlar var, bunlar yalnızca iletişim ve bağlantı için. Bu normal mi?

Cevap: Çok iyi! Bu çok kötü değil. Bağ kurun, bir çalıştay yapın.

Soru: Grubumuzda 11 kişi var. Erkeklerin ve kadınların ayrı ayrı veya birlikte atölye çalışmaları yapması tercih edilir mi?

Cevap: Onları, insan sayısıyla bağlantısız olarak ayrı ayrı yapmak gerekiyor. Yemek esnası haricinde, erkekler ve kadınlar birlikte olmamalıdır; bu bile yemek türüne bağlıdır. Eğer bu bir aile yemeyi ise, o zaman mümkündür, ancak bu Kabalistik içerikli bir yemekse, o zaman da ayrı ayrı yapılmalıdır. Erkekler kadınların varlığını hissetmemeli.

Soru: Edinimin hissi ne ile kıyaslanabilir?

Cevap: Bunu, tüm içsel ve dışsal sınırlamalardan kurtulmakla karşılaştırmak mümkündür. Her şeyin, Yaratan adı verilen, Işık’ın kolektif gücü tarafından yönetildiğini hissedersiniz ve sadece içinde yüzersiniz. Ondan sonra bu his kaybolur. Islahın tamamen tamamlanmasına kadar hiçbir şey kalmaz.

Soru: Gelecekte birkaç onlu gruba sahip olabilecek miyim: Derslerde onlu bir grup, işte onlu bir grup, ailede onlu bir grup?

Cevap: Elbette, bununla ilgili bir sorun yok. Ancak öncelikle ortak bir amacınız olan, on kişi ile başlamak gerekir ve sonra devam edin.

Blitz Of Kabbalah Tips – 10/30/16

Hızlı Kabala İpuçları – 8/21/16, Bölüm 2

Soru: Sık sık bana öyle geliyor ki sanki bir şey yapmıyormuşum gibi hareket ediyorum. Bu benim hayal gücüm mü?

Cevap: Sana böyle geldiğini görmen mümkündür. Kabala bilgeliğini ciddi olarak çalışırsan, bunun nasıl ve nerede olduğunu, üst gücün sizi nasıl yönettiğini ve içinizde ne yaptığını hissetmeye başlayacaksınız.

Soru: Kabalist ne gibi hisler yaşar? Dünyamızdan haz alır mı?

Cevap: Kabalist, normal bir insandan milyarlarca daha fazla hisler yaşar ve bunlar dünyamızdaki hisler olsa bile, onları Yaradan ile ilişkilendirebilir.

Soru: Sezgi aynı zamanda arzunun ürünü müdür?

Cevap: Kabala’da, hiçbir sezgi yoktur. Sezgi, bilgi eksikliğidir, dünyamızda bir şekilde oluşturduğumuz, farkındalığın yokluğudur. Kabala’da, Işık bir arzuyu tam olarak doldurur ve ona rehberlik eder, yönlendirir.

Soru: Her şeyi Yaradan’a dayandırmanın, bağlamanın nasıl mümkün olduğuna bir örnek vermek mümkün müdür?

Cevap: Şamati kitabındaki makaleleri, özellikle de “O’ndan Başkası Yok” adlı makaleyi tekrar tekrar okumanızı öneririm, o zaman muhakkak üst güçle bağlantıyı hissetmeye başlayacaksınız ve O’nunla karşılıklı etkileşimin nasıl mümkün olabileceğini bileceksiniz.

Soru: Duygular kişiyi ele geçirirse ve kişi onları kendi kaynağına çeviremezse ne yapabilir?

Cevap: Yapabilirsiniz! Şamati’deki makaleleri okumaya devam edin, ancak ciddi olarak.

Soru: Bir kızla ilgili sabit hatıralardan kurtulmak nasıl mümkündür? Ona yönelik güçlü bir nefret duygusu dışında, hiçbir şey kalmadı.

Cevap: Bu, kızı ya da seni rahatsız etmez, üzmez. Tekrar ediyorum, Kabala bilgeliğini ciddi olarak çalış ve o seni doğru hedefe yönlendirecektir.

Blitz Of Kabbalah Tips – 8/21/16, Part 2

Hediyeleri Kimden Alıyoruz?

Soru: Maneviyatta bizler Yaratan’ın kendisini mi yoksa bize verdiklerinin mi tadını alırız?

Cevap: Aslında bu aynı şeydir; bu nedenle yazıldığı gibi; “Tat ve gör ki Yaradan iyidir.” (Psalms 34:9), ne kadar lezzetli olduğunu gör.

Soru: Seninle olan ilişkimde bana verdiğin hediyelerden fiziksel seviyede mutlu olabilirim. Bana manevi dünyada mutluluk veren nedir?

Cevap: Manevi dünyada böyle bir şey yoktur. Benden beni alırsın. Nihayetinde, bizim dünyamızda bile bu böyledir. Senin içindeki imajım, senin benden ne aldığının bir sonucu olarak ve benim senin dışında oluşumla yaratılır ve bu yalnız bir yanılsamadır. Sanki ben varmışım gibi hissedersin ama aslında ben yokum.

Soru: Ama beni hoşnut eden bir özneden hediye almıyor muyum?

Cevap: Bunu Yaratan’dan aldın. Ama aynı zamanda, bu hediye senin duygularının içinde fiziksel bir hediye olarak mevcut ve bu sana sanki benim tarafımdan verilmiş gibi gelir. Bu Yaratan’ın kendisini senin önüne koymasıdır.

From Whom Do We Receive Gifts?

Günah Nedir?

Soru: Günah nedir?

Cevap: Günah, başkalarına zarar vermek için egoyu kullanmaktır, ancak egonun kullanımını farklı şekillerde açıklamak mümkündür. Örneğin, hala büyüyen bir ağacı kesebilirim ve manevi seviyede günah olsa bile, dünyamızdaki tanıma göre, günah değildir.

Dünyamızdaki bir kişi onun normal, saygın varlığı için gerekli olanlardan fazlasını kullanıyorsa, bu seviyenin üzerindeki tüm kullanımlara “günah” denir.

Bu, normal maddesel seviyede, düzenli fiziksel varoluştan bahsediyor. Her hayvan otomatik olarak bunun için çaba gösterir. Eğer bir ineğe pasta verseniz ya da bir ata şampanya, onlara dokunmayacaklardır ve kuştüyü bir yatağa yatmayacaklardır. Onlar yalnızca bedenleri için gerekli olanı isterler.

Bir insanın bile, yalnızca fiziksel bedeni için gerekli olana ihtiyacı vardır ve bundan fazlasına yoktur. Başka her şey manevi kazanıma, manevi dünyaya çıkmaya yönlendirilmelidir. Tüm bu yaşam insana, üst dünyaya ulaşmak için ruhu keşfetmesi, hayatı boyunca üst dünyaya çıkmak için verilir. Günah, kişi bu konuyla meşgul olmadığı zamandır.

Soru: Sanatla, kitaplar yazmayla, resim yapmayla, müzikle, bankada para toplamakla, faiz kazanmakla vb. uğraşan kişi için bunların hepsi günah mıdır?

Cevap: Hayır, ama görevini yerine getirmiyor. Kişinin, tüm çeşitli sanat ve bilimler için sahip olduğu tüm eğilimler, ona yalnızca maneviyatı ifade etmesi, dünyayı birliğe doğru yönlendirmesi için verilir. Diğer her şey sadece kafasını karıştırır.

What Is Sin?

Eğer Hayat Sonsuz Anlamla Dolu Değilse

Yorum: Dünyanın yüzeyinde, yüksek refah koşulunda sonsuza dek yaşamaya hazırım. Yapılması gereken çok iş var; uzun bir süre için yeterli olacaktır.

Yorumum: Yatmaya sürüklenen, oynayan bir çocuk gibi konuşuyorsun, ama oynamayı tamamlamadığında direnir ve bağırır. İnsanlık, bunların hepsinin oyuncaklardan başka bir şey olmadığını anlamaya başlamıştır.

Bu nedenle eğer hayat sonsuz anlamlarla dolu değilse ve maddesel dünyada hayvansal bedenin varlığına eşitse, o zaman anlamsızdır.

Bu, mevcut neslin hayata tutumunda görülebilir. Uyuşturucu kullanıyorlar ve hiçbir şeye ihtiyaçları yok. Onlar yorgunlar; çalışmak istemiyorlar ve okumak istemiyorlar. Belki hala para kazanmak istiyorlar… Ama bu ne tür bir hedeftir? Biz eninde sonunda insanlığın yozlaşmaya doğru “uygun adım yürüdüğünü” görüyoruz.

Kabala bilgeliği bunu, manevi gelişimimizin bir gecikmesi olarak açıklıyor. Biz, olgunlaşmış meyveler gibi yavaş yavaş çürümeye başlıyoruz. Bu modern insanlığın durumudur.

Bu yüzden, sonsuz, sınırsız, mükemmel ve manevi gerçek bir hayatın nasıl elde edileceği hakkında düşünmek hariç, hayvansal beden içinde sonsuza dek yaşamayı düşünmemiz gerekmez.

If Life Is Not Full Of Eternal Meaning….

Egoizmin Gelişimi

Facebook’tan Soru: Toplumun gelişiminin içinde, egoizmin gelişimi olduğunu iddia ediyorsunuz. Neden özgeciliğin gelişimi değil? Bu, rekabeti teşvik etmek yerine aramızdaki işbirliğini teşvik etmeye başlamamız gerektiği olabilir mi?

Cevap: Dünyanın çağlar boyunca nasıl bir evrim geçirdiğini ve bunun yalnızca egoizm sonucu olduğunu görüyorum. Dahası, tüm bilim adamları ve araştırmacılar bunu onaylıyorlar. Kabala bilgeliği de aynı şeyi söylüyor.

Egoizm yoluyla, yani içimizdeki her şeyi alma arzusuyla ve her an kendimizi düşünerek gelişmemeliyiz: “Kendimi iyi hissetmem için ne yapmalıyım? Fakat paradigmamızı değiştirmeliyiz, yani: “Başkalarının iyi hissetmesi için ne yapmalıyım?” ı düşünmeliyiz. Bu önemli bir değişimdir, bir insanda, kendi başına yapamayacağı bir iç devrimdir.

Soru: Eğer doğamız saf egoizm ise kendimi nasıl değiştirebilirim?

Cevap: Bu bir içsel paradokstur, doğamızın çerçevesinden çıkamayız. Bunu düzeltebiliriz, ancak yalnızca üst gücün, Yaradan’ın yardımıyla.

Eğer Yaradan, O’nun gücünü bizim üzerimizde aydınlatıyorsa ve bir metal parçasını uzaktan hareket ettiren bir mıknatıs gibi bizi etkiliyorsa, kendimizi değiştirebilir ve egoizmimize ters yönde hareket edebiliriz.

Bunu yapmak için, Yaradan’ı, bizi tamamen farklı bir niteliğe taşıması için ikna etmeliyiz: almanın özelliğinden ihsan etmenin niteliğine, egoizmin niteliği değil ama özgeciliğin niteliği, nefretin niteliği değil ama sevginin niteliği.

Hadi onu yapmaya çalışalım. Kabala bilgeliğinin bize öğrettiği budur!

The Development Of Egoism

Dünyevi Sevginin Geçiciliği

Soru: Dünyevi sevgimiz, Yaradan’ı ve maneviyatı ifşa etme yolunda bir engel olabilir mi?

Cevap: Bu gerçekten bir engel, ancak dünyamızda sevgi uzun sürmez. Her tür sevgi, hatta en tutkulu dünyevi sevgi bile, iki üç yıl içinde ortadan kaybolur. Ancak, kişi bunu her zaman gruptaki çalışmasıyla dengeleyebilir.

Transience Of Earthly Love