Category Archives: Maneviyat

Seven Bir Kalbi Açın

Soru: Yaradan’dan aldığımız şeyleri idrak etmek için, kendimizi sevgi dolu bir kalbi harekete geçirmeye zorlamalı mıyız?

Cevap: Elbette, ancak O’ndan ne aldığımızı nasıl hissedersiniz? Normal halimizdeyken kalp devrede değildir. Bu nedenle varoluşumuzun her anında Yaradan’a göre nerede olduğumuzu belirlemeli, cevabı almalı ve devam etmeliyiz.

Mümkün olduğunca kendimizi Yaradan’a açmalıyız ve buna dayanarak eylemlerimizin ne olması gerektiğini bileceğiz.

Soru: Birlik olma arzusunu alevlendirmekten bizi alıkoyan nedir? Kendimizde neyi iptal etmemiz gerekiyor?

Cevap: Egonuz. Bizi geride tutan tek şey egodur.

İnsanlığın Islahının Özü

Soru: “Son Nesil” makalesinde Baal HaSulam, insanlar da dahil tüm doğa türlerinin nasıl geliştiğini anlatıyor. Bütün hayvanlar aynı seviyede kalıyor ama insan sürekli gelişmeye devam ediyor. Gelişimimiz hangi seviyeye ulaşmalı?

Cevap: Yaradan seviyesine ulaşmalıdır. Öncelikle dünyamız seviyesinde gelişmeliyiz ve sonra manevi gelişimimiz bizim dünyamızdan Assiya, Yetzira, Beria, Atzilut, Adam Kadmon dünyalarından Sonsuzluk dünyasına yükselmeye başlar.

Fizyolojik bedenimiz nihai gelişimine ulaştığında, yalnızca o zaman kişinin içsel özü gelişecektir.

Makale, kişinin kendi ıslahının anlamını görebileceği ve anlayabileceği bir tür “aynaya” sahip olduğunu söylüyor. Bu ayna, içimizde, tabiri caizse beynimizin içinde yer alıyor ve bize kendi özelliklerimizi, çevremizdeki dünyanın özelliklerini ve onunla bağımızı doğru bir şekilde belirleme fırsatı veriyor.

Islahın özü, tüm doğanın küresel olarak karşılıklı etkileşime girmesidir.

 

Böylece Manevi Kap Kaybolmayacak

Soru: Bir Kli (manevi kap) inşa etme konusunda hangi çabalardan bahsediyoruz?

Cevap: Tüm onlu için bir Kli inşa etmeliyiz ki böylece hep birlikte ona uyum sağlayabilelim ve Yaradan’a dönebilelim. Bu ancak bağ kurarak yapılabilir.

Soru: Eğer gerekli çabayı göstermezseniz Kli‘nin yok olacağı söyleniyor. Bu ne anlama geliyor? Sonuçta maneviyatta hiçbir şeyin kaybolmadığını biliyoruz.

Cevap: Yaradan’a çekilme, O’na yakınlaşma arzusu, dostlarla birlik olma ve hepsini bir araya getirme arzusu insandan kaçar. Bütün bunlar ortadan kaybolabilir.

Soru: Ama ne olursa olsun insan onu sonsuza kadar kaybedemez; yine de Yaradan onu bu Kli‘yi edinmeye yönlendirecektir.

Cevap: Sonunda elbette. Ancak nasıl ve ne zaman, bilinmez.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 88

Soru: Kutsal Şehina ile Adam HaRishon arasındaki bağlantı nedir?

Cevap: Aralarında önemli bir fark vardır. Şehina Yaradan’ın bir parçasıdır, Adam HaRishon ise tüm yaratılmış varlıkların genel formudur.

Soru: Emirleri yerine getirmeye her zaman biraz günahla başlıyoruz. Bu emre, niyet ekleme imkânımız olduğunda ne değişir?

Cevap: Eyleme karşı tavrınız değişir, niyetin ıslahı olur ve sonra da eylem bir emir haline gelir.

Soru: Uygulamada üst bolluğu edinmek ne anlama geliyor?

Cevap: Üst bolluk, Yaradan’ın ifşasıdır. Eğer diğer ruhların bunu sizin aracılığınızla almasını istiyorsanız, onlar bunu sizin Yaradan’dan aldığınız ışıkla yaparlar.

Soru: Maneviyatta iyi ve kötü güçlerinin karşı karşıya geldiğini ve bir şekilde eşit olduğunu söyleyebilir miyiz?

Cevap: Hayır, çünkü egoizmin en küçük zerresi bile her şeyi tamamen bozar.

Soru: Eğer Yaradan yarattıklarını memnun etmek istiyorsa, neden kaynaklarda O’nun gerçek farkındalığa ihtiyacı olmadığını söyleniyor?

Cevap: Yaradan’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, bizi tamamlamaya bile. Yaradan gibi olabilmek için, buna bizim ihtiyacımız var.

Ne Tür Bir Dua Olmalı?

Soru: Dünyamızda bilindiği gibi korkunun temelinde arzu vardır. Yani, eğer bir şeyden korkuyorsam, bu gerçekleşecektir. Eğer tüm korkular, onluda duanın yardımıyla, Yaradan’ın önünde titremeye dönüşürse, kaderi değiştirmek mümkün müdür? Bu ne tür bir dua olmalı?

Cevap: Kişinin yapabileceği en yüksek seviyede desteklediği sıradan bir talep olmalıdır.

Sonra Yaradan kişinin içinde uyandırdığı korkuyu iptal eder ve onu daha olumlu bir hisle değiştirir. Sonuçta kişinin artık korku hissetmeye ihtiyacı yoktur çünkü dostlarıyla ve Yaradan’la bağ kurmak için korku derecesinin üstüne çıkmak için her şeyi yapar.

Kalbini Eylemlerine Bağla

Emirler üst ışığı üzerimize çeken eylemlerdir. Bu yüzden hangi eylemlerimizin emir olarak kabul edildiğini ve hangilerinin Yaradan’la hiçbir ilgisi olmayan ve engelleyici olarak adlandırılan eylemler olduğunu bilmeliyiz.

Soru: Ne zaman emirleri yerine getirmeye başlarız? Perdeyi edinmiş olduğumuzda mı?

Cevap: Hayır, perdeyi bile edinmeden önce. Perdenin ne olduğunu bilmesen bile, manevi amaca yönelik eylemlerini emir olarak düşünebilirsin.

Eğer arzularımız Yaradan’ın arzuları ile örtüşürse, o zaman üst ışık manevi eylemleri gerçekleştirmemize yardımcı olur.

Üst ışığı uyandırmamıza ve onun etkisi altında O’na yaklaşmamıza izin verdiği için Yaradan’ı kutsamalıyız. Kişi daha büyük bir tatminle onurlandırıldığı için, kutsamalar kişiyi Yaradan’a yaklaştırır.

Soru: Dünyamızdaki bazı eylemlerin mekanik uygulamasına düşmemek için, emirlerin uygulanmasında nasıl kalabilirim?

Cevap: Kalbini eylemlerine bağla. Onu başkalarında harcayacağını düşünerek açgözlü olma. Tam tersine, bu durumda o büyür ve genişler.

İhsan Etme Uğruna Korku

Beden bu korkudan tam olarak nasıl etkilenirse cennet korkusu da öyle olmalıdır. (Baal HaSulam, Şamati 138, “Bazen Kişiye Gelen Korkuya Dair”)

Soru: “Cennetin önü” nedir? Bu yer neresidir?

Cevap: Yaradan’ın önüdür.

Soru: Ama herkesin kendi Yaradan’ı var. Ayrıca bu onluda çalışma aracılığıyla nasıl gerçekleşiyor? Sonuçta, dostlarla olan bağı kaybetme ya da onlara yeterince verememe korkusu var.

Cevap: Haklısın! Bu korkuları yavaşça ortadan kaldırmalısın ve bunun yerine sevgi, şefkat ve yakınlık hissini hissetmeye çalışmalısın.

Soru: Eğer onlu için değil ama kendiniz için, darbe almamak için Yaradan korkusuna sahip olduğunuzu görüyorsanız, bu korku nasıl ihsan etme uğruna korkuya dönüştürülebilir?

Cevap: Sadece talep et ve buna doğru ne kadar ilerlediğini göreceksin.

Rahatsızlıkların Amacı

Yorum: Korku bizi yenerse, bunun tesadüfi olmadığını araştırmamız ve incelememiz gerektiği söylenir.

Yanıtım: Ne talep ettiğini anlamalısın yoksa Yaradan’dan ters bir tepki alırsın ve bunun O’na yaptığınız yakarışlardan kaynaklandığını tespit edemezsin.

Soru: Ancak özünde onlu aracılığıyla Yaradan ile sürekli bir bağa sahibiz. Ondan koptuğumu ve bunu Yaradan’la ilişkilendirdiğimi, O’nun bunu, onlu hakkında çok az düşünmem ve onlu aracılığıyla da O’nu düşünmem için yaptığını fark ettiğimde, çalışmaya nasıl doğru bir şekilde katılabilirim?

Cevap: Yaradan bizim için asla böyle engeller yaratmaz. O bizim onludan ya da yaratılışın amacından uzaklaşmamızı istemez. Bunların hepsi sadece bize bağlıdır.

Rahatsızlıklar bizi Yaradan’a daha da bağlamak ve Yaradan’a taleplerimizle daha sık dönmemiz içindir.

Tam Birliğe Doğru

Soru: Her şeyi farklı hissediyorsak neyi birleştiriyoruz?

Cevap: Kelim’imizi birleştiriyoruz. Daha büyük ve daha derin hale geldikçe, onların içinde birbirimize olan benzerliğimizi hissetmeye başlarız. Eğer ortak bir Kli oluşturmak için bağ kurarsak, o zaman bu ortak Kli’nin içinde Yaradan’ı edinmeye başlarız.

Soru: Herkesin tam bir birlik içerisinde olduğu böyle bir algıya nasıl ulaşabiliriz?

Cevap: Sevgiyle, herkes sevgi için çaba sarf etmelidir.

Soru: Kli ve ışık arasındaki ilişkiye dair anlayışımız ile alma Kelim’imizde bu ilişkilerin gerçek, pratik kavranışı arasındaki dönüşümün nedeni nedir?

Cevap: Bağın ya da ışığın Kli’ye olan bağlılığının edinimi, Kabala bilgeliğinin edinilmesidir.

Şehina’nın Yaratılan Varlıklara İfşası

Soru: Şehina’nın yaratılan varlıklara ifşası nedir?

Cevap: Doğru bir şekilde bağda olan tüm ruhların ifşa olmasıdır. Bir kişi bunu edindiğinde, Yaradan’ın yarattığı kabın tamamı ifşa olur ve O, bunu doldurmak için hazırdır. Kabın ifşası sadece onluyu hissetmekten daha fazlasıdır: bu sonsuzluğun Malhut’udur.

Soru: Önce ben onlu ıslah eden ışığı almadığı için acı mı çekmeliyim ve sonra da onlu Şehina’nın ızdırabını mı hissetmeli?

Cevap: Hayır, Şehina’yı ıslah edemediği için acı çekmesi gereken sensin çünkü tüm dostların onun içinde bir araya gelmeli ve sen onların arzularınızın toplamını Yaradan’a iletme niyetine sahip olmalarını istiyorsun.

Soru: Onluya Şehina’yı düşünmeleri ve bir yönde niyet inşa etmeleri için nasıl ilham verebilirim? Sonuçta başkalarının kalbinde ne olduğunu bilmiyorum.

Cevap: Onların kalbinde ne olduğu önemsizdir. Sadece kendi aranızda bu konu hakkında konuşmalısınız ve zamanla, konuşmalarınız aracılığıyla, üst ışık her bir dostun kalbinde çalışmaya başlayacak.