Category Archives: Kabala

Bir Kabalistin Özgüveni

Soru: Bir Kabalistin özgüveni nasıl ifade edilir? Dış dünyaya nasıl aktarılır?

Cevap: Bir Kabalistin özgüveni, sadece Yaradan’la olan bağından gelir. Yaradan’la olan birliktelikleri ölçüsünde, hata yapmayacaklarından, insanlara ihtiyaç duydukları şeyi ileteceklerinden ve böylece onlara yardım edeceklerinden emin olurlar.

Kalbi Temizle

Soru: Yaradan’ın üzerimizdeki iki etkisini nasıl ayırt edebiliriz ki hangisini önce söyleyeceğimizi seçelim: “O’ndan başkası yoktur” mu yoksa “Ben kendim için değilsem, kim benim için” mi?

Cevap: Kalbinizi biraz temizlemeniz gerekir ve o zaman Yaradan’ın size karşı olan tutumunu anlayacaksınız.

Soru: Hangi durumda şunu söyleme fırsatım olacak? “Ben kendim için değilsem, kim benim için”? Çünkü benim için her zaman şunu söylemek uygundur: “O’ndan başkası yoktur.”

Cevap: Elbette, bu her zaman daha iyidir.

Herkesin Manevi Eşsizliği

Soru: Herkesin manevi eşsizliği nedir? Arzularda değil, eşit olduğumuz ve herkesin kendi rengini sonsuzluğa kattığı niyetlerde birleşmek için bunu nasıl ifşa edebiliriz?

Cevap: Egonuzun üzerine çıkmaya çalışmalı ve zaten doğru niteliklere sahip olduğunuzu hayal etmelisiniz: sevgi, başkalarını memnun etme arzusu vb. Bu şekilde hareket ederseniz başarılı olursunuz.

Kişinin manevi eşsizliği, bir başkasını doldurmak istemesinde yatar, her ne kadar bunu onun yerine başka hiç kimsenin yapamayacağı şekilde nasıl yaptığını anlamasa da.

“Komşunu kendin gibi sev” yasası bununla ilgilidir-dostlarla ilişkilere yatırım yapmak.

Takipçilerin yüzde doksanı bireyselliklerini ve bunun gerçekleşmesini ancak liderler aracılığıyla ifşa edebilir. Ancak liderlerin onlara yardım edebilmesi için, takipçilerin de uygun ölçülebilir çabayı göstermeleri gerekir. Grubu ileriye götüren ve böylece herkesi ıslah etmek için hareket eden insanlarla birlikte olmaya çalışmalıdırlar.

Bize Her Şey Mutluluk İçin Verilmiştir

Tanrı’dan bana mutluluk vermesini istedim ve Tanrı hayır dedi.

Bir lütuf verdiğini ve mutlu olup olmayacağımın bana bağlı olduğunu söyledi.

(“Tanrı’dan İstedim,” bir Rus kıssası)

Yanıtım: Gerçekten de öyle.

Yorum: Yaradan bizi mutlulukla kutsuyor ama nedense biz mutsuzuz.

Yanıtım: Kutsamayı kabul etmiyoruz.

Soru: Neden?

Cevap: Biz mutlu olmak istemiyoruz.

Soru: Yani bütün bunlar bizden mi kaynaklanıyor?

Cevap: Evet.

Soru: O’nun bizi mutlulukla kutsadığını anlıyor muyuz? Yoksa O’nun verdiği her şeye “Yanlış verdin…” diyerek lanet mi ediyoruz?

Cevap: Hayır, anlamıyoruz. Tüm doğa, tüm yaşam, tüm bunlar bize mutluluk için verilmiştir.

Soru: Biz ne tür yaratıklarız? Bize mutluluk veriliyor ama biz ondan kaçıyoruz. Diyoruz ki: “Orada değil.” Her zaman onu arıyoruz. Diyoruz ki: “Mutluluğu arıyoruz” diyoruz ama mutluluk neyse odur. Bu işler böyle mi yürüyor?

Cevap: Evet. Bu biziz.

Soru: Bir insanı mutlu etmek için ne yapabilirsiniz?

Cevap: Hiçbir şey. Kişi mutlu olmayı öğrenmelidir.

Soru: Prensip olarak, mutluluğun sadece Yaradan’dan geldiğini, mutluluğun her yerde olduğunu ve sadece onu hissetmem gerektiğini kabul mü etmeliyim?

Cevap: Evet.

Soru: Peki ne yapmalıyım?

Cevap: Sihirbaz hakkındaki kitabımı hatırlıyor musun?

Yorum: Evet, O’nun her zaman arkadaşı olacak birini beklediği yazıyor.

Yanıtım: Temel olarak bu, mutluluğun elde edilip edilemeyeceği hakkında bir hikaye.

Yorum: Bu kitap sesli kitap olarak da mevcut. Adı Sonsuza Kadar Birlikte: Yalnız kalmak istemeyen sihirbazın hikayesi. İnanılmaz bir kitap!

Yaradan’la Konuşun

Soru: Yaradan’a şükranlarımızı ifade ettikten sonra O’na ne tür bir uyanış vermeliyiz?

Cevap: Her zaman Yaradan ile konuşmaya çalışmalısınız. Bu herkesin görevidir. Kişi, O’na ne tür bir dua gönderdiğini kontrol etmelidir.

Kişi Yaradan’a hitap etmese bile, yine de her kalpten O’na bir arzu yükselir çünkü O, tüm dünyayı ve her birimizi kontrol eder. Bu nedenle, kalbimizin nereye yöneldiğini ve Yaradan’la nasıl bir ilişki içinde olduğunu kontrol etmemiz gerekir.

Soru: Farklı çelişkili durumları birleştirip yine de kalbin yönünü nasıl kontrol edebiliriz?

Cevap: Bu, kalbinizde ortaya çıkan durumların üzerine çıkmayı ve onları Yaradan’a yönlendirmeyi amaçlayan uzun vadeli bir çalışmadır.

Umutsuz Durumlar Yoktur

Çıkış yolunu beğenmediğimiz bir duruma umutsuz deriz (Jerzy Stanisław Lec).

Soru: Yani Jerzy Stanislaw Lec, her zaman bir çözüm olduğunu söylüyor. Biz sadece hoşumuza gitmediği için oraya gitmiyoruz. Gerçekten umutsuz durum diye bir şey yok mu?

Cevap: Bence yoktur. Her zaman bir çözüm vardır. Prensip olarak, kişinin her zaman bir çözümü vardır. Durumun umutsuz görünmesinin nedeni egoizminin onu kendi içine hapsetmesidir.

Soru: Yani çıkış yolunu tıkar ve kişi bir şekilde egoizmini kandırmalı, bir şeyler yapmalıdır. Söyler misiniz lütfen, evrensel bir çözüm var mı?

Cevap: Sadece sevgi.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 132

Soru: Kişinin bir düşünce yaratması ne anlama gelir? Sonuçta, her şey Yaradan’dan geliyor.

Cevap: Düşünceler Yaradan’dan gelir. Ama biz onları kabul ediyor muyuz, etmiyor muyuz? Onlara nasıl davranıyoruz? Onları hayata geçirmek istiyor muyuz? İşte soru bu.

Soru: Kötü eğilimimize sevgiyi öğretebilir miyiz ya da öğretmeli miyiz?

Cevap: Bu çok yüksektir. Bu gerçek bir ıslahtır.

Soru: Eğer Yaradan’dan beni korkutan bir düşünce alıyorsam, Yaradan benden ne bekler, her şeyi kabul etmemi mi yoksa onu iyi bir düşünceyle yer değiştirmemi mi?

Cevap: Bilmiyorum. Yaradan’a sorun.

Soru: Düşünceyi Yaradan’ın bir hediyesi olarak düşünebilir miyiz?

Cevap: Evet.

Soru: Kötülük nasıl ortaya çıkar ve düşünce düzeyinde kendini nasıl gösterir?

Cevap: Kötü düşünceler, duygular ve ilişkiler, kötü eğilimlerden doğar. Bunların hepsi egonun bir tezahürüdür.

Bilinçsiz Varoluş

Yorum: Bir keresinde birbirleriyle iletişim kuran ve aslında farkında bile olmadan bazı manevi seviyelerde etkileşimde bulunan bir ruh katmanı olduğunu açıklamıştınız.

Yanıtım: Evet, gerçekten de manevi bir seviyede varız ama bunu hissetmiyoruz. Örneğin, dünyamızda doğan yeni doğmuş bir bebek gibi, o tüm kayıtlarda kayıtlıdır, pek çok insan onun için çalışmaktadır, ona yiyecek, çocuk bezi ve gerekli olan her şeyi sağlamaktadır, ama o bunu hissetmez.

Ama o bu sistemin içinde. Sistem onunla tamamen ilgilenir, ona yanıt verir.

Benzer şekilde biz de manevi sistemin içindeyiz ama bunu hissetmiyoruz. Ve sistem bize yanıt verir ve ilerlememiz için gerekli olan her şeyi sağlar. Ancak bizim durumumuzda, her şey yalnızca bize, bizim arzumuza bağlıdır.

Soru: Bir sonraki aşamaya geçerken, kişi aynı şeyi, örneğin konuşmamızın aynı katmanını tamamen farklı bir şekilde mi algılar?

Cevap: Elbette farklı bir şekilde. İçinde var olduğu sistemi hissetmeye başlar: sistemin ona nasıl tepki verdiğini, onu nasıl etkileyebileceğini, “kendisinin” ne anlama geldiğini. Kendisini onunla ilişkili olarak kavrar.

Yine de bir insan için bebek, küçük bir çocuk ya da yetişkin olması arasında fark vardır.

Yorum: Bunu anlamak çok ilginç bir şeydir. Bana göre, sadece Kabala bunun yapılmasına izin verir.

Yanıtım: Bu dünya, içinde gerçekten var olduğumuz bu evren, bir kişiye ifşa edildiğinde, bu onun için en yüksek hazdır ve onu sonsuz bir şekilde doldurur! Bizler bu ışık, bu algı, bu sonsuzluk, mükemmellik ve uyum tarafından yaratıldık.

Bu nedenle, bugün, bunun dışında kaldığımızda, yaşamımız mutlak sefaleti temsil eder. Ama daha iyi bir şey olmadığı için bununla yetiniyoruz, tıpkı hapishanede doğan bir insanın başka bir şey olabileceğini hissetmemesi gibi. Onu hapishaneden çıkarmaya çalışın, hemen geri dönmek isteyecektir çünkü başka bir dünyaya uyum sağlayamayacaktır.

Niyetlerinizi Kontrol Edin

Soru: Hakikatin yolu, yalanın yolundan tam olarak niyet noktasında ayrılır. İnsanın doğasında kendini kandırmak vardır. Kişi her an niyetini nasıl kontrol edebilir?

Cevap: Niyetlerinizi dostlarınızla birlikte ve ayrıca Yaradan’a döndüğünüzde kontrol edebilirsiniz. Nasıl yaklaştığınızı ya da uzaklaştığınızı, Yaradan’ı ne kadar anladığınızı ve O’nun sizi ne kadar anladığını görürsünüz. Her şey sadece sizin niyetlerinize bağlıdır.

Soru: Kişi doğru niyeti yaratamadığı için utanç duyduğunda, bu koşuldan ıslah olmuş bir koşula geçmesine ne yardımcı olur?

Cevap: Bu sadece dostlarla birleşmekle olur. Başka hiçbir şeyimiz yok.

Büyüme Zamanı

Soru: Neşe atmosferini korurken, onlumuzda ışık için kolektif eksikliğimizi nasıl geliştirebiliriz?

Cevap: Bu neden neşeli olmanızı engelliyor?

Soru: Grupta birlikten kaynaklanan bir neşe hali varsa, her şey zaten iyi gibi görünür.

Cevap: Yaradan ile bir bütünlük içinde misiniz?

Soru: Hayır, daha ziyade aramızda iyi bir bağ var.

Cevap: Peki bu nedir, anaokulu mu?

Soru: Eğer hala anaokuluysa, o zaman bu çabada eksik olan nedir?

Cevap: Yaradan’ın ifşası için bir yer yaratacak şekilde dostlarınızla bağ kurma arzusunda eksiklik var.