Category Archives: Grup

Kişiyi Kabalist Yapan Nedir?

Soru: Çalışmak ve bilgi edinmek yeterli değilse bir kişiyi Kabalist yapan nedir? Başka ne gerekiyor?

Cevap: Bilgi edinme, kişiyi Kabalist yapmaz. Bir Kabalist, manevi dünyayı, yani içinde, biz ve Yaradan arasındaki bağı hissetmeye başlayan kişidir.

Başka bir deyişle, ben kendim hissettiğim seviyeye yükselmeliyim, diyelim ki, onlu ve onlu içinde, onun kaynağını-Yaradan’ı hissetmeye başladığım seviyeye yükselmeliyim.

Soru: Örneğin, onlu içindeki çalıştaylarda kısa pasajlar okuyor ve Kabalistik kavramları ya da göstermemiz gereken içsel çabayı açıklığa kavuşturuyoruz.

Burada ilerlemenin unsuru nerede? Metnin bir bölümünü okuduktan sonra üst ışığın kendimiz üzerindeki maksimum etkisini hissetmek için her birimizin yapacağı çalışma nedir?

Cevap: O’nu arzuladığım ölçüde, üst dünyanın kendim üzerindeki etkisini hissedebilirim yani tek bir bütün olarak ortak bağın niteliğini.

Dostlarım ve ben bir iletişim ağı oluştururuz ve bu ağda, bizi birbirine bağlayan ihsan etme ve sevgi niteliğini bulmaya çalışırız. Böylece, bu ağı yavaş yavaş, bu bağlantının kaynağı olan Yaradan’ı algılayabileceği koşula hazırlarız. Çalışma şekli budur.

Manevi Yükseliş Sırasında Ne Yapmalı?

Soru: Chaim Vital, Yaradan’ın etkisini ve gerçekliğini hissedeceğiniz manevi dünyalara yükselmek için, hayvansal doğamızdan aldığımız tüm düşünce ve hayalleri tamamen ortadan kaldırmamız gerektiğini yazmış. Manevi bir yükseliş sırasında çalıştayları nasıl düzgün bir şekilde yürütebiliriz?

Cevap: Manevi bir yükseliş sırasında veya bir manevi düşüş sırasında çalıştay yapmanıza gerek yoktur. Her iki koşulda da onlunuza mümkün olduğunca bağlı olmalısınız. Ve yapacak başka bir şey yoktur. Maksimum düzeyde onlunuzun içinde olun ve doğru bir şekilde başaracaksınız.

Metodolojimiz çok basittir: onlunun geri kalanıyla bağınızda kendinizi özdeşleştirmeniz gerekir. Orada sizinle dostlarınız arasında bir alan bulacaksınız. Bu, Üst dünyanın bir anlayışına dönüşecek ve Yaradan’ın hissiyatı onun içinde ortaya çıkacaktır. Ve böylece sonuca ulaşılacaktır: sen, grup (alan) ve Yaradan.

Bireyin Islahı ile Grup Arasındaki İlişki

Soru: Bir yandan, her şeyin içimizde olduğunu söylüyoruz, ama aynı zamanda ıslah için dostlara, gruba ihtiyacım var. Bu iki şey arasındaki ilişki nedir?

Cevap: İlişki çok basittir. Kendinizi ancak gruba karşı tutumunuzu ıslah ettiğiniz ölçüde ıslah edebilirsiniz. Bu sizin kişisel ıslahınızdır. Kabala’ya göre, “Ben” yoktur. Kabala’ya göre, “Ben” “biz” e eşittir. Tek yol budur.

On kişi kendi bireysel egolarının üzerinde bağ kurduğunda, her biri kendi başınayken, tek bir bütün, tek bir grup, tek bir “Ben” olurlar. Bununla birlikte, aynı zamanda, her biri kendi farklı egosuna sahip, on farklı insandır. Egoları çok büyüktür ve her seviyede büyür, ancak onun üzerine yükselebilir ve aralarında sürekli olarak birleşebilirler. Maneviyatta bizler böyle yükseliriz.

Bedensel Bir Grup Maneviyatı Nasıl Etkileyebilir?

Soru: Tamamıyla fiziksel, bedensel bir grup maneviyatı, niyetimi ve ışığı nasıl etkileyebilir?

Cevap: Grup,  fiziksel veya bedensel bir madde değildir. Grup, ihsan etme niyeti üzerine inşa edilmişse, kendi içinde zaten manevi olan insanlar arasındaki bağdır.

Yaradan’a benzerlik içinde, ihsan etme niyeti içinde olmak için, manevi eylemleri birlikte tamamlayacağız ve sonra Yaradan’ın niteliğini aramızda hissedeceğiz, O’nu ifşa edeceğiz. Bu nedenle, arzularımız ve bağımız bedensel değildir.

Prensip olarak, fikir çok basittir. Dahası, nasıl olması gerektiğini ve nasıl uygulanacağını zaten biliyoruz. Umarım bunu başaracağız.

Birisi Gruptan Ayrıldığında

Soru: Birisi gruba coşkuyla gelip, bir süre sonra bir sebepten dolayı ayrılırsa, kalpteki noktaya ne olur? Kalpteki noktasına ne olduğunu görmek mümkün müdür?

Cevap: Elbette. Ne yazık ki, böyle durumlar var. Birisi gruptan ayrılırsa, bu en düşük dünyaya geri döndüğü ve manevi ilerlemeyi reddettiği anlamına gelir. Kural olarak bu,  gururunun, dostlarının önünde kendisini alçaltmasına ve gruba katılmasına izin vermemesinden kaynaklanmaktadır.

Grup ona ne kadar düşük, küçük veya önemsiz görünse de, kendini alçaltması, içine girmesi ve eşit veya daha düşük bir seviyede herkesle birlikte olması gerektiğini anlamalıdır.

Rabaş’ın gruba dahil olma hakkında yazdıklarını okuyun.

Grup, Düşüşünüzü Absorbe Eder

Soru: Kişi düşüş sırasında, yükselişte olduğunu hayal etmeye başlarsa, bu ona yardımcı olur mu?

Cevap: Evet. Eğer kendisi yükselişi hayal etmeye başlarsa, o zaman bu onu düşüşten çıkarır.

Daima testere dişi gibi yukarı aşağı eğriye sahibiz, yukarı çıktığımızda, sonra biraz daha aşağı ineriz, daha da yükseliriz, daha da alçalırız, vb. Genişlik yükselir ve böylece hedefe doğru hareket ederiz.

Böyle bir genişlik, yani artı ve eksi arasındaki fark, manevi seviyemizin bir göstergesidir. Bu nedenle, ilerlerken büyük düşüşleriniz ve sonra büyük yükselişleriniz olacağını bilmelisiniz.

Sadece doğru çevre, grup, bunun için sizi kompanse edebilir. Grup damper görevi görür, düşüşlerinizin emicisidir. Velhasıl,  yükselişte bir kondansatör olarak çalışırsınız, gücünüzü gruba aktarırsınız ve düşüşte,  grubun gücünü düşüşünüzle birlikte alır ve yükseliş yaparsınız.

Bobin ve kondansatör arasındaki salınım devresi bu şekilde çalışır. Nitekim enerji transferi bu şekilde gerçekleşir.

Yüce Ruhlar İçin

Soru: Bir kişinin özel düşüşü, bir de grubun genel düşüşü vardır. Genel düşüş nedir? Ne ile ifade edilir? Hiç böyle bir şey oldu mu?

Cevap: Evet, oldu. Baal Şem Tov bile hizmetçisiyle birlikte nasıl bir düşüş yaşadığını anlatır. O anda hizmetçiye: “Bir şeyler okumaya başla, bir şeyler söyle!” diye bağırdı.

O da hiçbir şey yapamadı çünkü manevi seviyesini kaybetmişti. Sonra Baal Şem Tov ona sordu: “En azından ne hatırladığını söyle!” Hizmetçi yanıtladı: “Sadece alfabeyi hatırlıyorum.” Baal Şem Tov: “Alfabenin harflerini söyle!” diye sordu.

Bu büyük bilgelerin, alfabeyi bile unuttukları düşüşü hayal edebiliyor musunuz? Bu tam bir kapanmadır.

Soru: Şimdi anladım neden tüm bu yıllar boyunca insanların Kabala ile ilgilenmesine izin verilmediğini. Ama bence bu, bugün olmamalı mı?

Cevap: Hayır, günümüzde genellikle gerçekçi değildir. Bu tür özel koşullar sadece çok yüce ruhlara verildi. Bu akrobasidir, bir pilot için uçakla havada takla atmak gibi.

Düşüşlerden Kurtulma Yöntemleri

Soru: Düşüşlerden kurtulmanın yöntemleri nelerdir?

Cevap: En etkili yöntem,  uygun bir çevreye sahip olmaktır. Baal HaSulam makalelerinde çevrenin bir kişi üzerindeki etkisinin, her koşuldan kurtulmanın en önemli ve güçlü yolu olduğunu yazar; çünkü bir gruba katılırsınız ve istemeden sizi beraberinde çeker.

Bir grup hemfikir olmuş insanın içinde, farklı koşullardan geçer, birlikte çalışır, çalıştaylara katılırsınız, hatta mekanik olarak eylemler gerçekleştirirsiniz. Böylece, grup sizi etkileyecek ve herkes kendinden çıkabilecektir.

Soru:  Ve o zaman düşüş geçecek mi?

Cevap: Evet, ama tam olarak ne geçecek? Uygun topluma gelirseniz, manevi yükselişle ilgilenirseniz, eninde sonunda onlarla yükselmeye başlarsınız. Bu ilk şeydir.

İkinci olarak, yakınlarda grup yoksa o zaman, hemen interneti açmanızı, web sitemize gitmenizi ve her türlü dersi aramanızı öneririm. Her şeyden önce, “O’ndan başkası kimse yok” makalesini okumanızı tavsiye ederim.

Soru: Bir kitap açabilir miyim?

Cevap: Tabii ki, çünkü bir şekilde yazarla bağlantı kuruyorsunuz. Bu nedenle, en etkilisi olmasına rağmen çevre, sadece insanlar olmayabilir, aynı zamanda farklı medya kaynakları da olabilir.

Eğer İlerlemek İstemezsem…

Soru: Manevi dünyaların derecelerine tırmanmak için bir ömür yeterli mi?

Cevap: Endişelenmeyin,  bu sizin göreviniz değil.  İyi ya da çok iyi olmayan bir yolla yükselmelisiniz.  Yol seçimi size bağlıdır.

Eğer uygularsanız, hızlı bir şekilde yükselecek ve yükseliş uğruna hayatınızın her anını kazanacaksınız.  Ve eğer tembelseniz, elbette ileriye itilirsiniz, hatta yalnız bırakılırsınız, o zaman da diğerlerine yetişmeniz gerekir.

Genel olarak, farklı olasılıklar vardır.  Kafanızı karıştırmamak için tek bir şey söyleyeceğim: düzenli dersler, bir gruba, ortak etkinliklerimize katılım;  normal, düzgün, güvenli bir yükseliş için gerekli minimum koşuldur.  Daha hızlı hareket etmek istiyorsanız, ek dersler, kurslar vb. vardır.  Daha da hızlı hareket etmek istiyorsanız, başka seçenekler de vardır.

Soru: Ya durmak istersem ve eğer dersem ki, “Birinci derece benim için yeterli, burada iyi hissediyorum.  İleri gidebilirsin ve ben burada duracağım. ”

Cevap: Her insanın manevi kökenine ulaşması gerekecektir.  Bu durum ona bağlı değildir.  Kimse sana bunun hakkında sormaz.  Size nasıl yükseleceğinize karar verebileceğiniz çok dar bir aralık verilir: kendi çabalarınızla ya da arkadan itilerek.

Çok ilginç bir mekanizma vardır.  Bu mekanizma kölelere muamele etmeye benzer ve basit bir prensipte çalışır: İyi çalışırsanız, darbeler almazsınız ancak tereddüt ederseniz hemen size vurmaya başlarlar.

Soru: Bu, yolun ortasında bir yerde durmanın imkansız olduğu anlamına mı geliyor?

Cevap: Durabilirsiniz, ancak darbeler alırsınız.  Yani umursamamazlık yapamazsınız.  Doğa kanunu ile ilgileniyoruz.  Bu nedenle, hiçbir talep yardımcı olmaz.  Size belirli koşullar verildiyse, bunları yerine getirmelisiniz.

Kabalistik Bir Grubun Amacı, Bölüm 10

Kabalistik ilkelerin psikolojiden farkı nedir?

Soru: Kabalistik bir grupta çalışma prensiplerinin psikolojiden farkı nedir? Sonuçta, çok benzerler.

Diyelim ki sizi akıllı bir insan olarak görüyorum ve sizden bir şeyler edinmek için doğal olarak sizi yüceltmeliyim. Ve kendimi sizden daha akıllı görürsem, hiçbir şey edinemeyeceğim. Bu psikoloji değil mi?

Cevap: Bu psikoloji değildir çünkü gruba, birliğe ve bağ kurmaya doğru hareketimizde, Kabalistler tarafından öngörülen metodolojiye göre “Yaradan” olarak adlandırılan üst gücü çekmeye çalışıyoruz. Bu şekilde psikolojinin üzerine çıkıyoruz.

Bir insanın psikolojik özellikleriyle ilgilenmiyoruz, aksine üst gücün, üst ışığın bu özellikler üzerinde ve kişinin kendisi üzerinde hareket etmeye başlamasını istiyoruz.

Soru: Örneğin, dostu yüceltme ilkesi vardır. Ben de kendimi alçaltmaya çalışırım. Bu psikoloji değil mi?

Cevap: Bunların hepsi psikolojik eylemlerdir ama kendimi alçaltmaya çalışarak dostlarıma bağlanırım ve bu şekilde üst ışıkla form eşitliği olan, bir sistem oluştururuz. Her şey niyetimize: ne için çabaladığımıza, bunu neden yaptığımıza bağlıdır:

Soru: Anlaşılan o ki psikolojide kendini alçaltmak ve birini yüceltmek, örneğin daha iyi hissetmek için yapılır ve Kabala’da Yaradan’ı ifşa etmek için yapılır. Yani, dışsal vasıtalar benzer olsa da, fark sadece amaçta mıdır?

Cevap: Elbette. Amaç her şeyi belirler.