Category Archives: Grup

Mükemmellik Hissi

Yorum: Rabaş, dostların bir araya gelmelerinden sonra mükemmellik hissine sahip olmaları gerektiğini yazıyor. Eğer ben bu hisse sahip değilsem ne olur? Hislerimi kontrol edemiyorum.

Cevabım: Bu, çalışmayı tamamlamadığınız, yanlış talep ettiğiniz, yanlış çaba harcadığınız anlamına gelir.

Soru: Yani bu benim hislerimin bir göstergesi mi?

Cevap: Öyle olur ki bunun uygulanması çok zordur. Belirli koşullar içindeyken, dostlarıyla yakınlaşması kişi için çok zor olabilir.

Ancak genel olarak, eğer kişi çaba gösterirse, özellikle de tek başına değil de bir grup içinde çaba gösterirse ve tüm grup kendi merkezinde, tek bir çekirdekte, sanki sıkıca sarılıyormuş gibi bir araya gelmek için çaba gösterirse, ki bu gerçekten sarılmaları gerektiği anlamına gelmez, sadece herkesin kalbinin diğerleriyle bağlı olmasını sağlamak için çaba göstermeleri gerekir, o zaman kişi bunun nasıl işlediğini anlamaya başlar.

Dostlara Güç Vermek

Soru: Grupta, insanların bir ödül için çalışmadıklarını yani çalışmaları için ödüllendirilmediklerini hissettikleri bir atmosfer olmalı mı?

Cevap: Pek sayılmaz. Birbirimizi mümkün olduğunca anlamalı ve teşvik etmeliyiz. Bu şekilde ilerleyeceğiz.

Soru: Grup için bir şey yapamayacağımı hissedersem ve onlardan bana önem ve güç vermelerini istersem, nasıl tepki vermeliler?

Cevap: Grup normal tepki vermelidir. Sonuçta, sadece siz değil, tüm dostlar Yaradan’dan çeşitli anti-egoist güçler almayı ve kendilerini ıslah etmeyi istiyorlar. Yani her şey yolunda.

Soru: Bazen bir grup, bir dostuna güç vermeyi reddeder ve onun egoizmini doldurmak istediğini savunur. Yani, o hem grup için bir şeyler yapmak hem de bir tür ödül almak ister.

Cevap: Şimdilik koşulumuz budur. Henüz egoizmden kurtulmuş değiliz. Bu nedenle, güç istediğimde, diğer şeylerin yanı sıra beni de yükseltecek bir şey yapmak istiyorum. Yani grup yine de dostlarına güç vermeli, kimseyi esirgememeli ve herkese yardım etmelidir.

Akılla Ve Duygularla

Soru: Yaradan’la duygusal olarak birleşebileceğimiz ve kendimizi O’na kalplerimizle bağlayabileceğimiz söylenir. Fakat Tora’ya sahibiz ve aklımızla çalışıyoruz. Akılla çalışmanın avantajı nedir?

Cevap: Bazı insanlar Yaradan’ı entelektüel ve teknik olarak anlamaya çalışırlar. Bazıları ise O’nu kendi içlerinde duygusal olarak anlamak isterler. Her şey kişiye bağlıdır.

Yaradan’a hem aklımızla hem de duygularımızla yaklaşırız. Çoğu zaman, O’na daha çok entelektüel olarak yaklaşırız ve sonra bunun daha çok duygular aracılığıyla gerçekleştiği dönemler olur ve bu şekilde yavaş yavaş O’na doğru ilerleriz.

Bu iki ayak üzerinde yürümeye benzer: sağ-sol, sağ-sol, bu şekilde adımlar atarak. Aynı şey burada da geçerlidir. O’nu bazen aklınızla, bazen de duygularınızla hissedebilirsiniz. Her iki şekilde de ilerlememiz gerekir.

Soru: Grupta bazılarının duygusal çalışma, bazılarının da bilgiye dayalı çalışma tercihlerini nasıl doğru bir şekilde dengeleyebiliriz? Bu temeldeki yanlış anlaşılmaları nasıl önleyebiliriz?

Cevap: Yavaş yavaş birbirinizi anlamaya başlayacaksınız çünkü sizin tüm içsel niteliklerinizde birleşmeniz gerekmektedir. Örneğin, bir kişi şu anda her şeyi akıl yoluyla algılarken, bir diğeri kalp yoluyla algılayabilir ve sonra bu durum değişebilir. Bunu yönetmek zorunda olacaksınız.

 

Başınızı Eğin

Soru: Sıkı çalıştığında ve övgü aldığında, ego buna tutunuyor. Böyle bir koşulun içinde nasıl başımızı eğip çalışabiliriz?

Cevap: Övgü duyduğunuzda, sessiz kalın ve sizin hakkınızda sadece iyi şeyler söyleyip, sizi göklere çıkaran kişilerin sözünü kesmeyin. Onların konuşmasına izin verin.

Sonra, bir ölçüde alçakgönüllülük göstermeli, kendinizi alçaltmalı, manevi çalışmanıza devam etmeli ve onlunun önünde kendinizi iptal etmelisiniz.

Kendimizi Yükseltmek

Soru: Rabaş makalelerinde, ebeveynlerin kendi çocuklarında sadece olumlu nitelikler ve komşularının çocuklarında ise sadece olumsuz nitelikler gördüklerine dair bir örnek verir. Doğal sevgiden bahseder.

Bu birbirine yabancı kişilerden oluşan bir grupta nasıl gerçekleşir?

Cevap: Grupta, kendi üzerimde çalışarak, zamanla dostlarımı takdir etmeye başlarım çünkü manevi edinime giden yolu benimle yürümeyi ve ortak manevi yükselişimize katılmayı kabul ederler. Bu yüzden onlara saygı duyarım, onları severim ve onlara her konuda yardım etmek isterim. Bunun karşılığında onlar da bana aynı şekilde davranırlar.

Soru: Tecrübelerinize göre, dostların hatalarını görmeye devam edip sadece bunların üzerine mi yükseliyorsunuz yoksa bunları hiç görmüyor musunuz?

Cevap: Egoist arzumda ifşa oldukları için, onların tüm hatalarını net bir şekilde görüyorum. Islah olmuş arzumda ise tam tersini görmeye başlıyorum – dostlarımın başarısını, manevi farklılıklarını ve benden ne kadar yukarıda olduklarını. Dostlarım hakkında düşüncelere sahip olduğum ortaya çıkıyor ve onlarla yükseliyorum.

Ayrıca birbirimizle bütünleşmiş durumdayız. Yani, onlunun her bir üyesi dostlarını kendilerinin üzerine çıkarmak için çalışır ve bu şekilde biz de kendimizi yükseltiriz.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 72

Soru: Kişi, dünyanın barışa doğru gelmesine etki etmek için, dünya Kli’sinin içinde nasıl eriyebilir?

Cevap: Bu senin dualarına, sözlerine ve düşüncelerine bağlıdır. Eğer dünyada barış olmasını ve tüm dostların tek bir kalpte birleşmesini istiyorsan, bu böyle olacaktır.

Soru: Tüm koşullarımın üzerindeki kontrolümü nasıl bırakabilirim ve mantık ötesi inançla hareket edebilirim?

Cevap: Bırak gitsin. Yaradan’ın sana yapacağı şey gerçekleşecektir.

Soru: “Kişi sadece topluma zarar vermemeye dikkat etmelidir” diyor. Topluma nasıl zarar verebiliriz?

Cevap: Gururumuzda sıfırın üstüne yükseleceğimiz gerçeğiyle.

Soru: Onlunun ve tüm Bnei Baruch’un bağa gelmesi aynı anda mı gerçekleşmeli?

Cevap: Hayır kesinlikle. Sen bugün manevi bir yükseliş alabilirsin ve onlunun geri kalanı da bir ya da iki ay içinde.

Soru: Doğru duayı yükseltmek için onlu nasıl bir niyet inşa etmeli?

Cevap: Hepimiz bir olabilsin diye. Böylece herkes sonuncu olmayı arzular ama o ilk olacaktır.

Esas Olan Düşüncelerdeki Çalışmadır

Soru: Kişi nasıl toplumun bir parçası olarak kalabilir, çalışabilir, askerlik yapabilir, aile sahibi olabilir ve diğer yandan özgecil değerler geliştiren bir grup insan içinde yer alabilir?

Nasıl herkesle bağ kurabilir ama düşüncelerinde yalnız olabilirsiniz? Herhangi bir metodoloji veya tavsiye var mıdır?

Cevap: Belki de burada özel bir şeye ihtiyaç yoktur. Dünyadaki diğer herkes gibi okumak, çalışmak, aile sahibi olmak, kendinin ve çocuklarının geçimini sağlamaya çalışmak zorundasınız. Kabalistler de çalışırlar ve diğer insanlarla aynı şeyleri yaparlar: askere giderler, ailelerine bakarlar vb.

Ama aynı zamanda Kabala ile meşgul olurlar ve çevremizdeki herşeyin neden bu şekilde düzenlendiğini, doğanın güçlerinin bizden ne istediğini, nereye doğru gittiğimizi ve neye doğru geliştiğimizi anlamaya başlarlar. Kabala bilimi, dünyamızı daha iyi anlayabilmemiz için verilmiştir.

Bu yüzden, Kabala çalışan bir kişinin esas işi düşüncelerdeki çalışmadır. Sonuçta, ne kadar süre onunla benzer düşüncede olan insanlardan oluşan bir grupta olabilir? Günde bir ya da iki saat. En iyi ihtimalle derse katılır. Geri kalan zamanda kişi kendiyle baş başadır.

Kabala Çalışmak Kolay Değildir

Soru: Kabalistik gruptan ayrılan insanlara ne olur? Bir şekilde bağlarını kesiyorlar mı, yoksa sistemde içsel olarak kalıyorlar mı?

Cevap: Ayrılanlar arasında hayatın bu dönemini fiilen unutan insanlar vardır. Sonuçta önemli olan insanın ne için yaşadığı ve ihsan etme dünyasına, üst dünyaya özlem duyup duymadığıdır.

İnsanlar bu arzuyu kaybettiklerinde, olağan maddesel değerler sistemine geri dönerler ve normal bir şekilde var olurlar ve başka hiçbir şeyleri yoktur. Bilinçaltında, beyinciğin arkasında derinlerde bir yerde, bir çeşit arka beyinle, başka bir şey olduğunu anlarlar, ancak : “Belki bir gün…” diyerek, bunu kendi içlerinde bastırırlar.

Ya da, insan bir güve gibi uçup sadece onun ışınlarının tadını çıkarmak istediğinde, hayat onlara artık o kadar düz görünmez. Aydınlanma devam ettiği için, zaten başka bir dünyanın ve başka bir yaşamın olduğunu hissediyorlar.

Bizden ayrıldıklarında, bu dünyada mutlak tam bir neşeye sahip olmadıklarını düşünüyorum. Bugün buna kim sahip ki? Daha yüksekte başka bir şey olduğu hissi insanı sürekli kemirir ama ulaşılması zordur: “Bunu sonraya bırakacağım.” der.

Ne yapabilirsiniz? Bu basit bir şey değil. 1975’ten beri Kabala’da olan biri olarak konuşuyorum. Burada gerçekten kalanlar, elbette ki kahramanlardır. Dünya grubunun ana kısmı, bu yüzyılın başında bize gelen insanlardır.

Kişi Nasıl Kabalistik Bir Grubun Üyesi Olabilir?

Yorum: Kültlerin sınıflandırılmasında garip bir varsayım vardır: “Hemen grubun bir üye olmalısınız.”

Cevabım: Hayır, kesinlikle hayır. Bizim topluluğumuzda, bir kişi bir gruba katılmadan önce en az altı ay kampüste eğitim görür, bizimle birlikte kongrelere, ortak yemeklere katılır, ancak grupta değildir.

Kampüsten mezun olduktan sonra genç grubun bir üyesi olur – yaşına göre değil, sınıf derecelendirmesine göre gençtir. İnsanlar orada iki ya da üç yıl daha çalışır.

Kişi grubumuza uyum sağlayana kadar birkaç yıl geçer. Kimse onu oraya sürüklemez. Niye? Yarın gitmesi için mi? Tam tersine, kişi için, önce uyum sağlaması ve ancak o zaman (eğer bunun onun yolu olduğunu gerçekten anlarsa) bize gelmesi daha iyidir.

Klipa’nın Özellikleri

Soru: Gruptaki dostlar arasında ne tür bir ilişkiye Klipa denilebilir?

Cevap: Bir grup içinde, pratik olarak Klipa gibi hiçbir ilişki olamaz. Klipa, çekememezlik, kıskançlık, reddetme, yardım etme isteksizliği, vb. gibi yani insanlar arasındaki duygusal, manevi, kalpten kaynaşmayı reddeden tüm özelliklerdir.

Soru: Klipa genel olarak nasıl çalışır? Mekanizması nedir?

Cevap: Kişide Klipa oluşturan birkaç nitelik vardır. Genel olarak bunlar egoist niteliklerdir, ancak belirli türlere ayrılırlar. Bunlar çekememezlik, kıskançlık, kendini yüceltme, yalan ve gururdur.

Soru: Yani bizi ayıran her şey mi?

Cevap: Evet. Aslında bunlardan pek çoğu mevcut ama hepsi tek bir bütünü oluşturur kişinin egoist “Ben” ini.

Soru: Az önce sıraladığınız niteliklerle, doğrudan yüksek gücün ifşasında olan bir kişide açığa çıkan nitelikler arasında bir fark var mı?

Cevap: Bu nitelikler orada da faaliyet gösterirler.