Category Archives: Dost

Kendimden Ne Talep Etmeliyim?

Soru: Sizi takip ettiğimizde, periyodik olarak bilginin ışığını alıyoruz. Onlu kesintisiz olarak böyle bir koşula nasıl ulaşabilir? Ne yapmamız gerekiyor?

Cevap: Onludaki dostlar, öğretmenin talimatlarını sanki biliyorlarmış, anlıyorlarmış ve her şeyi bu şekilde yaptığımızı görüyorlarmış gibi takip etmelidirler.

Birlikte birbirlerini desteklerler ve böylece önderlerini takip ederler. Sonra yavaş yavaş nelerden yoksun olduklarını ve inanç içinde nasıl bilgi edineceklerini anlamaya başlarlar ki inanç onlara bilgi getirsin.

Soru: Kendimden ne talep etmeliyim?

Cevap: Kendinizden ve dostlarınızdan tek bir şey talep etmelisiniz; hepiniz çemberimizin merkezindeki grupla bağ kurmalısınız. Çemberin merkezinden Yaradan’a bakmalısınız.

Böylece Gerçek İçimizde Yaşayacak

Soru: Dünya grubumuzda, çalışan ya da sadece toplantılara ve birlik günlerine sık sık gelen bir kişi, maddesellik hakkında daha fazla endişelenen ve daha fazla sahte görüntü gören birine kıyasla gerçeğe daha yakın görüntüler görür. Dostlarıyla daha sık bağ kuran birinin kendisi için gerçeği belirlemede daha kolay bir yolu olduğu ortaya çıkar mı?

Cevap: Hayır, hiçbir şekilde onun yolu daha kolay veya daha hızlı değildir. Manevi seviyeye ulaşmak için kişinin elinden geleni yapması, biraz çalışması gerekir. Ancak bu durumda bir manevi seviyeye erişebilirsiniz, sonra bir sonrakine ve bu böyle devam eder.

Dolayısıyla, nerede yaşadığınız veya kiminle bağda olduğunuz önemli değildir. Önemli olan tek şey gerçeklik hissine duyduğunuz içsel ihtiyaçtır. Gerçeğin içinizde yaşamasını sağlamak için kendinizi sürekli olarak yönlendirmeniz gerekir.

Bu nedenle kendinizi sürekli olarak denetlemelisiniz.

Soru: Kişinin maddeselliğe ihtiyaç duyduğundan daha fazla önem verdiği ve gerçeğin bu yönünü kaybettiği bir durumda kim yardımcı olabilir?

Cevap: Hayır, manevi ilerlemeden hemen kaçmasına izin verilmeyecektir. Yolda bizi maneviyatta tutan böyle “muhafızlar” vardır.

Onlu İle Bütünleşin

Soru: Bir kişi çektiği acının Yaradan’dan uzaklaşmaktan mı yoksa arzularının yerine getirilmemesinden mi kaynaklandığını nasıl belirler? Sonuçta, düşüş zamanlarında meydana gelen bir karışıklık var.

Cevap: Herkes kendi onlusuyla bütünleşmeli ve Yaradan’ın yaptıklarına karşı tepkisini ortaya koymalıdır. O zaman tüm dostlar kendilerine neler olduğuna dair daha net bir resme sahip olacaklardır.

Soru: Eğer onludan biri bütünlük eksikliğinden dolayı acı çekiyorsa, bunun üzerine gerçek bir manevi eksiklik inşa edebilir miyiz? Yoksa bu her birinin bireysel işi midir?

Cevap: Hayır, bu bir grup çalışması olabilir.

Soru: Dualarımız ne hakkında olmalıdır?

Cevap: Dua her zaman Yaradan’a yaklaşmakla ilgili olmalıdır. O zaman acılar ortadan kalkacaktır.

Sevginin Farkına Varın

Soru: Geri dönüşü olmayan nokta olarak neyi görmeliyim, öyle ki bu benim dostum ve ona olan sevgimi tam olarak anlayana kadar sonuna kadar onunla gideceğim?

Cevap: Geri dönüşü olmayan nokta sizin son amacınızdır.

Soru: Manevi çalışma sürecinde bu dostun sevgi kurmam gereken kişi olup olmadığını her zaman anlayabilir miyim?

Cevap: Evet, birbirinizle sonuna kadar birlikte gideceğiniz konusunda anlaşabilirsiniz.

“Komşu” Birlik Olmamız Gereken Kişidir

Soru: “Komşu” kimdir?

Cevap: Komşu, prensip olarak, yaratılış planına göre birlik olmamız gereken herhangi bir kişidir.

Soru: Bu bir dostla nasıl ilişkilidir?

Cevap: Gerçek şu ki, siz ve dostunuz, Kabala’nın temel prensiplerini uygulayarak birbirinizi eğitiyorsunuz.

Burada herhangi bir ilişki söz konusu olabilir.

Sevginin Öneminin Derecelendirilmesi

Soru: Birinin dostlarını sevmesinin öneminin 620 aşamaya bölünebileceğini söylediniz. Bu ne tür bir derecelendirmedir?

Cevap: Sıfırdan tam sevgiye kadar 620 pozitif basamağımız vardır ve nefretten sıfıra kadar sırasıyla 620 negatif basamağımız vardır.

Dolayısıyla ıslah yaparken tüm manevi merdivenlerden geçmeliyiz.

Soru: Bazen dostunuzu seviyor ve onu düşünüyor gibi görünüyorsunuz. Bu sevginin hassasiyetini ve kararlılığını nasıl artırabiliriz?

Cevap: Bunu Yaradan yapar. Bizi birlik ve sevgi aşamasına yükseltir ve içimizde değişiklikler yapar.

İçinizdeki Günahkârı Öldürün

Soru: Kişi kendi içindeki günahkârın sürekli aynı sorusunu duyduğunda, bu tekrarlanan sorudan ilerlemek için ne yapmalıdır?

Cevap: Egoizmin üzerine çıkmasına ve durumunu bu yükseklikten görmesine yardımcı olabilmesi için, Yaradan’a dönmelidir. O zaman o, doğru bir şekilde ilerleyecektir.

Soru: Bu talebin ölçüsüne ulaşmakta sürekli başarısız olduğu mu ortaya çıkıyor?

Cevap: Bir söz vardır: Allah’ım, bir kimsenin gece gündüz dua etmesini nasip et.

Soru: Biz bir dostun içindeki günahkârı öldürmesine yardımcı olabilir miyiz? Yoksa bu herkes için bağımsız bir iş midir?

Cevap: Herkes bunu tek başına ama çevrenin yardımıyla yapmalıdır. Bir kişiye yardım edebilirsiniz ama o kendi başına hareket etmelidir.

En Önemlisi – Kalplerin Birliği

Soru: Pesah Bayramı’ndan sonra, Özbekistan’da bir kongre düzenlemeyi planlıyoruz. Bu bölgeyi yükseltmek için birçok dost gelecek.

Buna hazırlık için bize ne önerirsiniz?

Cevap: Size tavsiye edeceğim tek şey kalpleri birleştirmenizdir. Kelimelerle değil, kalbinizde sizinle birlikte dostlarınız olduğunu, kalplerinizi birbirine bağlamak istediğinizi ve bu ortak kalbin zaten Yaradan tarafından doldurulacağını hissetmenizdir.

İnceleyin Ve Islah Edin

Soru: Bizler onlu içinde bilmeden Firavun’un işçileri olabilir miyiz? Yoksa Bnei Baruch’a dahil olarak, bir korumamız, yoldan çıkmayacağımıza dair bir garantimiz var mı?

Cevap: Hiçbir garantiniz yok. Hem de hiç. Bnei Baruch eşsiz bir organizasyon olsa da, herkes sürekli olarak kendini incelemeli, nereye gittiğini ve neyi başarmak istediğini gözden geçirmelidir.

Bu sadece her bireyin kendi çalışmasıyla ilgilidir. Herkes kendi başına.

Soru: Bir onlu yoldan sapabilir mi? Dünya grubundaki bazı onlular çoktan sapmış ama kendilerinin farkında olmamaları mümkün mü?

Cevap: Elbette böyle bir risk her zaman vardır. Ama aynı zamanda onlular kendilerini inceleyebilir ve ıslah edebilirler.

Kalpler Birbirine Dokunduğunda

Soru: Rabaş, 40. Mektup’ta, bir taş diğerine sürtüldüğünde ateşin tutuştuğunu yazar. Kalplerimizin birbirine dokunması ne anlama gelir?

Cevap: Kalplerimiz birbirine dokunduğunda, aramızdaki tüm karşıtlıklar ve tutarsızlıklar kendini gösterir.

Ve eğer bunlara rağmen hala birleşmek istiyorsak ve taşlaşmış kalplerimizi ovuşturuyorsak, o zaman aramızda bir sıcaklık hissetmeye başlarız. Dolayısıyla dünyamızın fiziksel yasası budur.

Soru: Bu sıcaklık Yaradan tarafından mı getiriliyor yoksa bizim eserimiz mi?

Cevap: Bu Yaradan’ın işidir. Aramızda ortaya çıkan karşıtlıkları silmek istediğimizde O kalplerimize sıcaklık getirir.