Category Archives: Çevre

Gerçek Nerede? – Doğada

Düşünce (Mikail P.Barbolin,PhD, Rus Eğitim Akademisi, Yetişkin Eğitimi Enstitüsü): “Ahlak bilim ve hayatın anlamı bugünün en tartışılan konuları haline geldiler. Ancak, genellikle birbirine bağlı olarak görülmüyorlar.

“Modern sosyal yaşamda insan ahlâkının gelişimi önemli bir rol oynuyor. Bu dürüst bir yaşama işaret ediyor, fakat kişinin ahlâksal nitelikleri ve içsel ahlâkıyla ilgili hiçbir şey söylemiyor. Şu açıktır ki, hayatın belirli kurallarının, sakıncalı olanın ihlâli söz konusudur, çünkü bir başkasına zarar verebilir.

“Fakat bildiğimiz gibi, iyi ve kötü kavramları görecelidir. Başkalarına, kendimize ve sadece insanlara değil, aynı zamanda doğaya ‘zarar vermemek’ için, takip edilmesi gereken sınır nedir? Bunu dengeleyen ve insan davranışını yönlendiren mekanizma nerededir? Bundan faydalanmak için ne yapmalıyız?”

Benim Yorumum: Öğretmenler, bu dünyadaki muhtemelen en tutucu insanlardır, subay, doktor, koruyucu ve anne arasında bir yerde dururlar. Uzun zamandır okullarımızın durumuyla ilgili mutsuzuz; her şeyden evvel eğer yetişkin eğitimine ihtiyaç varsa, bu demektir ki hayatları boyunca onlara “nasıl öğrenecekleri” öğretilmemiştir.

Fakat bu doğaldır, çünkü tüm plânlarımızda ve eylemlerimizde genel bir krize girdik. Bunun içinde yaşama ve hayatımızı kurma beceriksizliğimizi keşfettiğimizde, egoist arzuların gelişiminin sonunun, neticesi gibi olacaktır.

Öyleyse, hayata karşı ihsan etmeye dayanan yeni bir tavır seçtiğimizde, tüm eğitim sistemini yeniden yapılandırmak zorundayız. Bu hali hazırda bozulmuş olduğundan, sadece alışılmış değil fakat zararlı olan davranışları da, net bir zihniyetle temizlemeli ve doğayla benzer olmaya dayanan, dolayısıyla gerçek ve daimi olacak yeni bir eğitim sistemi yaratmalıyız.

Yayınlanma 14 Jan 2012

İnsanlar Çocuklarının Daha İyi Olacağına İnanmıyor

Alıntı (Dünya Ekonomi Formu): Finansal kriz insanoğlunu ruhen olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Onlar krizin yalnızlığı ve milliyetçiliği yükseltip toplumsal bir şok oluşturacağını düşünüyorlar. Bu durum insanlık tarafından elde edilen tüm ilerleyişe zarar verebilir.

Tüm nesiller boyunca ilk defa insanlar çocuklarının kendilerinden daha iyi yaşam süreceklerine inanmıyorlar. Büyük bir güven ve cesur fikirlerin kaynağı olan edindikleri egoizmin düzeyine rağmen bu endişe çoğunlukla sanayileşmiş ülkelerde ortaya çıkıyor.

Bu zor zamanların bizi yokladığı dönemde hayal kırıklıkları daha da büyüyor ve devlet ile yurttaşlar arasındaki toplumsal anlaşmayı tehdit ediyor. Hükümetler ve yurttaşlar genel durumun (ruh halinin) daha da düşeceğine ve ortaya çıkacak risklere yararlı çözümler bulmaya hazır olmalılar.

Referansım: Bu durum daha da büyüyerek ilerleyecek! Çünkü genel krize yönelik (ekonomik, eğitim, aile, uyuşturucu, sağlık gibi krizler) evrensel sorumluluğun edinilmesinden başka bir çözüm yok! Bunu sadece hükümetlerin yönetebileceği (düzenleyeceği) entegral eğitimin yardımıyla edinebiliriz.

Uygun Çevre

Manen ilerlerken ihsan etme niteliğine egoistçe değer vermeye başlarız. O özgürlüğü ve tamamlanmayı verir ve kişinin bağımsız olmasına imkan sağlar. İhsan etme niteliğine karşı olan bu tutum “Lo Lishma” olarak adlandırılır. Fakat daha sonra Işığın etkisi altında ihsan etme niteliğinin kendisi bizim için değerli olur. Ona karşı olan bu tutum “Lishma” olarak adlandırılır.

Bu koşulu edinmemiz için yapmamız gereken tek şey Kabalistlerin tavsiyelerine uymak. Kalpteki nokta bizi yeni bir çevreye, gruba getiriyor ve bunu isteyip istemediğimizi önemsemeden diğerleriyle bağ kurmaya başlıyoruz. Bu eylemler Saran Işığı (Ohr Makif) üzerimize çekmekte bize hemen yardımcı oluyor. O hep etrafımızda, fakat bu sefer onu kasten, bile bile çekiyoruz.

Diğerleriyle bağ kurmak için ne kadar çok çaba gösterirsem Işığın üzerimdeki etkisi o kadar güç kazanır ve yeni izlenimler almaya başlarım. En sonunda ihsan etmeyi iyi bir şey olarak değerlendiriyorum ve onu yüce ve özel bir şey olarak kabul ediyorum. Çevrenin etkisi budur.

Çevre insanlar değildir. Çabalarımız, ortak arzularımız Islah eden Işığı uyandırmamıza olanak sağlıyor. Hepimiz Işığın okyanusu içindeyiz ve onu çekebiliriz. Uygun çevre budur: Işığı ve aynı zamanda gerçek Işığı çekmemde bana yardımcı olan bir çevre. Hiçbirşey yapmadığımızda bile bizi etkiliyor fakat böyle bir durumda süreç yavaş işler, Reshimot’un (manevi genler) gelişiminin doğal hızıyla gerçekleşir.  Fakat dersler, dağıtım ve dostların birliği vasıtasıyla Işığın çevresinin üzerimizdeki etkisini uyandırıyoruz.

– 29/9/10 tarihli dersten alıntıdır.