Monthly Archives: Kasım 2011

Ve Bilge Bir Kadın Yaratan’dandır

Zohar, Bölüm “VeYechi (Ve Yakup yaşadı)” Madde 401:

Kadın’ı erkeğe veren Yaratan’dır ve eşleşmeler O’ndan gelir. Bu yüzden “Ve bilge bir kadın Yaratan’dandır” diye yazar. Tüm dünyalarda gerçekleşen herşey yalnızca aramızdaki bağ ile ilişkili olarak yorumlanmalıdır. Bunun sebebi, tüm dünyaların tek Kli’nin (alma arzusu, ruhumuz) birçok parçaya kırılmasından sonra yaratılmış olmasıdır. Kabala ilmi kırılmış parçaları tekrar bütünlüğe getirmek için bu parçaların nasıl onarılacağını açıklar. “Bir kadın” yada “eş”, “erkek” yada “koca”‘nın ıslah etmesi gereken bir arzudur. “Kadın” ıslah olmamış koşulunda, ben ve gruptaki dostlar arasında ifşa olan kırık (egoist) arzudur. Onu ıslah etmeliyim, içindeki Işığı keşfetmeliyim ve “kadın”‘ı doldurmalıyım. Ben ıslah etme arzusuyum, ihsan etmenin, niyetin gücünü alma arzusuyum. Onunla “kendi için almak” (“kadın”) niyetini ıslah edebileceğim. Kendim ve dostlar arasındaki kırık bağlantıları keşfediyorum. Onları benim ıslah olmamış “dişi” parçam olarak algılıyorum; bu kusurlara kendi kusurlarım gibi davranıyorum çünkü “kişi kendi kusurlarına göre yargılar”; niyetim onları ıslah etmek; onlardan “ıslah edilmiş bir kadın” inşa ediyorum. Daha sonra bu ıslah olmuş arzularda “Koca ve eş ve aralarında Shechina” kuralına göre Yaratan’a yapışmayı ediniyorum. Kırılmanın olduğu yer bir perde tarafından tamamlanır. Bir perdeye sahip olan arzunun içindeki Işıkla yapışmayı (Zivug) yerine getiririm ve böylece içimde Işığı ifşa ederim. Bu halihazırda bir ölçüde yapışmayı elde ettiğim anlamına gelir. Islah olmuş arzu İçsel Işıkla dolar ve böylece içimde, yaratılanda Yaratan’ı ifşa ederim. Kabala ilmini gerçekleştirme yada Yaratan’ın yaratılanlara ifşası diye adlandırılan şey budur. “Yaratan Zivugim (eşleşme, yapışma) icra ediyor” ne anlama geliyor? Bu O, kişiyi yaratılışın tamamını dolduran Üst Işığın ifşasına götürecek olan arzular için ayarlıyor/kuruyor anlamına gelir. Ama basit Işığa ulaşmak için realitedeki ilişkilerin her çeşidini bilmeli, geçirmeli ve anlamalıyız. Bu basit, beyaz rengin diğer renklerin tümünü kendinde içermesine benzer.

– 26/09/10 tarihli Günlük Kabala Dersinin ikinci kısmından alıntıdır.

Maneviyat Kırılma İle Başlar

Soru: Yukarıdan gelip ruhları yükselten bir “İnayet” Bina’nın gücü. “İnayet” nosyonu dostlar ve ruhlar arasındaki ilişkileri içerir mi?

Cevap: Hayır, dostlar yada ruhlar arasında sadece destek vardır çünkü başka birine ben ihsan etme gücünü veremem. Sadece destek vererek bu gücü Yukarıdan, gücün ve ıslahın tek kaynağından edinebilmesi için başkasına yardımcı olabilirim. Ancak dostumun karşılıklı bağ kurmaya, “MAN” diye adlandırılan ihsan etme niteliğini (Yaratan) ifşa etmeye yönelik ortak arzuyu yaratmadaki yardımı olmadan Yaratan’a ıslaha ilişkin başvuruda bulunamam. Kendimde O’na başvurmak için arzu eksik. Bu arzunun dostum ve benim aramdaki bağın eksikliğinin ifşasından gelmesi gerekir. Bu yüzden aramızdaki koşulları ifşa etmekten ve onları ıslaha yönelik yükseltmekten başka bir seçimimiz yok. Bunun gerçekleşmesi için bu koşulları kötü olarak ifşa etmeliyim, onları iyi olarak görmenin hayati gerekliliğini hissetmeliyim, inancın gücünü edinmeli ve şüphesiz bir başvuruda bulunabileceğime dair, başvuruda bulunabileceğim bir kimsem olduğuna ve arkamda grubun desteği olduğuna dair kendimden emin olmalıyım. Şu anda bu durum yalnızca eğer ki kendi kendime değil de gruptan almış olduğum güç ile başvuruyorsam geçerli. Sadece eğer grup bana destek oluyorsa ve onun içinde bağın eksikliğini, aramızdaki kırılmayı ifşa ediyorsak, ondan sonra onun hem desteğini hem de kırılmasını kullanırım. Diğer bir değişle negatif olan her şey ile birlikte tüm desteği ıslahı elde etmeye yönelik alıyorum ve bununla Yaratan’a başvuruyorum. Bunun anlamı her birimizin kişisel olarak başvuruda bulunduğu fakat her başvurunun kişi kırılma ve karşılıklı garantörlüğün ifşasından ne almışsa onunla yapıldığıdır. Ve bu iki güç ile kişi Yaratan’a bir başvuru yükseltir. Sonrasında bu başvuru “MAN” (Mayin Nukvin, Nukva’nın suları) diye adlandırılır. Birbirlerine ifade etmeyi istedikleri karşılıklı yardımın ve desteğin gücüne sahiptir ve onların kırılmayı ıslah etme arzularının gücü onlar için Yaratan tarafından kasten hazırlanmıştır. Maneviyata, Yaratan’a bağlayan şeyin onlar olduğu ortaya çıkar zira onların karşılıklı destekleri zaten maneviyata bir bağlantıdır ve ifşa ettikleri tamamlanma eksikliği bir bağ eksikliğidir, kırılmadır. Bir yandan MAN’ları birbirlerine ifade etmeyi istedikleri karşılıklı ihsan etmenin ve desteğin gücüne sahiptir. Ancak hala gerçek gücün ve ihsan etmenin olmadığı karşılıklı kırılmanın ifşası olan Nukva’dadırlar. Daha sonra bu işler zira Yaratan’a başvurmak için gereken şeye sahiptirler. Maddesel hiçbirşey ıslah ile, maneviyat ile yada kırılma ile ilgili değildir. İlk başta ıslah olması gereken manevi hiçbir şeye sahip değiliz çünkü bozuk ilişkilerimizi ifşa etmeden elimizde üzerinde çalışacak hiçbir şey yok. Maneviyat kırılmayı açığa çıkarmak ile başlar.

– 26/09/10 tarihli Günlük Kabala Dersinin ikinci kısmından alıntıdır.

Her Araç İyi Değildir

Soru: Kalbimi nasıl yumuşatıyorum?

Cevap: Bunu grupta çalışarak, birbirimize gösterdiğimiz örnekler vasıtasıyla ve çalışma esnasında çekmeyi istediğimiz Işık aracılığıyla yapabilirsin. Başka araç yok. Manevi ilerleyiş için araçlar arama, zira yok: psikolojide, diğer metot ve ilimlerde. Tüm çalışma grupta yapılır. Dostlar var ve dersler var. Kabalistlerin tavsiyelerini daha çok kavradıkça daha fazla “kazanç” toplayacağız. Kırılmanın olduğu yerden, karşılıklı bağlantımızın olduğu yerden kaçıp gidecek hiçbir yer yok. Onun yerini belirleyerek, yalnızca aramızda var olan manevi sistemin kırılışının tüm derinliğini ifşa edeceğiz. Ayrıca o burada, aramızda, birliği, yaşamın ruhunu, sevinci ve amaca yönelik isteği keşfetmek zorundayız. Başka bakacak bir yer yok. Anahtar karşılıklı yardımımızda yatıyor. Diğerlerinin örneklerinden öğrenmeliyim ve karşılığında onlara örnekler göstermeliyim. Bunun hakkında beraberce okumalıyız. Kabalistlerin bizler için bıraktıklarından daha başka reçeteleri arayışta dikkatimizi dağıtarak sadece kafa karışıklığımızı çoğaltırız. Kitaplar, hoca ve dostlardan başka bir araç yok. Bağımızı yada bunun eksikliğini ifşa etme fırsatını birlikte aramalıyız, ihtiyacı, karşılıklı garantörlüğü, enerjiyi, karşılıklı desteği ve aramızda Yaratan’ı ifşa etmeliyiz. Eğer tüm çalışmamızı ve kendimizi bu yerde odaklarsak sonuca çok çabuk ulaşırız. Ya teslim olup geri çekileceğiz ya da en sonunda bu dar girişten geçip amaca ulaşacağız.

– 26/09/10 tarihli Günlük Kabala Dersinin birinci kısmından alıntıdır.

Yaratan İçin Bir Yer Hazırlamak

Yaratan Shechina için dertler ve düşüşler ifşa ederek kişiyi sürekli uyandırıyor. Kişi tüm yükseliş ve düşüşlere doğru bakış açısından yaklaşmalı: ne hakkında üzüntü duymalıyım ve gerçekte ne hakkında üzüntü duyuyorum? Bir analiz yapmalı ve yavaş yavaş Işığın yardımıyla ihsan etme niyetini amaç edinmeliyim. Daha önce Işığın bana ifşa olmasını bekledim ama şimdi beni değiştirmesini istiyorum. Gerçekten de Işığın ansızın ışıldamasını beklemenin hiçbir anlamı yok. Yaratan heryerde ama O’nu hissetmek için gereken O’na eşitlikten yoksunuz. Kişinin ıslahı için bir istekte bulunmak bu yüzden gerekli: kendinle, çevrenle, hoca ile ve kişinin dostlarıyla beraber yaratması ve Yaratan’ın mevcudiyeti için hazırlaması gereken, Yaratan’ın ifşa olduğu yer (Shechina) ile nasıl ilişki kurmalısın. Yavaş yavaş herkesin dünyada yaşadığı sıkıntıların sadece Shechina’yı ıslah etmeye yönelik olduğu kişi için netlik kazanır. İlgilenmemiz gereken tek şey bu. Shechina’yı ıslahın 125 derecesinden ilkine çekmek yeterli ve Yaratan o ilk derecede anında ifşa olacaktır. O sükunet içerisindedir ve O’nun ifşası yalnızca O’na olan benzerliğimizin derecesine bağlıdır.

– 27/09/10 tarihli Günlük Kabala Dersinin birinci kısmından alıntıdır.

Gerçeğin Tadı

Şu anda tüm kötülüklerin daha azını egoistçe seçerek ilerleyişimizin derecesini hızlandırma fırsatımız var. Açıkçası bu daha özgür seçim değil çünkü özgür seçim neyi istiyorsam onu seçmeme izin verir oysa ki burada bana sunulan sadece acı ve haz ve bana deniliyor ki: “Seç!” Baal HaSulam terazinin iki ucunu tanımlıyor: “acıya karşı tatlı” ve “gerçeğe karşı yalan”. Sahteliğin yerine gerçeğin derecesine yükselmeliyiz yada diğer bir değişle tatlılık ve acılık. Herkes burada özgür seçim olmadığını sadece bir analiz olduğunu görüyor: ne ölçüde aklım tarafından ve ne ölçüde kalbim tarafından kontrol ediliyorum? Herşey bana ifşa olan ve olmayan ve neyin daha önemli olduğu (gerçek yada acı) tarafından belirlenir. Açıkçası algıma göre seçim yaparım. Ancak gerçek özgür seçim yalnızca grupta ortaya çıkar. Grup kendisinde dışsal gerçeğin anlamını ayırt ettiğim o dışsal faktör olarak hizmet eder. Bu nedenle “gerçek” grubun bir parçası olmalıyım anlamına gelir. Ancak grup ve gerçek arasında bir direnç, yani egom – haz alma arzusu – bulunur. Eksiksiz bir sistemdir ve “gerçek”, “yalan”, “acı” ve “tatlı” arasında ayırt etme yeteneğime bağlı değildir. Akıllı yada hassas olmama gerek yok. Kimin daha akıllı, zeki yada ileri görüşlü olduğu önemli değil. Günün sonunda herşeyi gruba, birliğimize ve Yaratan’a ilişkin olarak inceleyeceğiz. Bu çemberin, yukarıdan aşağıya grupla birleştiğim derecede akan Işığı harekete geçirdiğim bu manevi iletkenin içindeyim. Bu Tifferet’in çekirdeğinde kurulan özgür seçimimiz. Onun bir tarafında ego var ve diğer tarafında ise grup; ve “acı ve tatlı”‘nın üzerine çıkıp “gerçek ve yalan”‘ın terazisinde kendime ve gruba ilişkin bir analiz yürütüyorum.

– 24/09/10 tarihli Günlük Kabala Dersinin ilk kısmından alıntıdır.

Yaşamak Ve Yalnızca Mutlu Olmak

Küçük bir çocuk için alışık olduğu beşiği gibi bu dünyadaki her şey de bize kalıcı ve sarsılmazmış gibi gözüküyor. Ancak onun içinden çıkmalı ve gerçekten güvenilir olup olmadığını kontrol etmeliyiz En önemlisi, toplumun etkisinin dışına çıkmamız gerekiyor. Eğer kişi “geçici ikametgah” diye adlandırılan yere çıkarsa ki bu bağımsız olmak ve dünyaya uzaktan, sanki uzaydan bakmak için kendine yeni bir çevre inşa ediyor demektir, bu durumda kişi Işığın daha da yakınına çekilir. “Bu hayatta” hiçbir şeyi değiştirmeden dünyayı “diğer tarafta” (egoizmin diğer tarafında) ifşa etmek, dünyamızı rasyonel bir şekilde geçici olarak değerlendirmek ve Yaratan’la birleşerek daimi ve kalıcı olanı ona eklemek önemlidir. Bu dünya bize sadece Yaratan’ın dünyasını mükemmel olan olarak değerlendirebilmemiz için verildi. Bu dünyada ve bir sonraki dünyada sevinmek için şu an içinde bulunduğumuz koşuldayken Üst Dünyayı özümsememiz gerekmekte. Buna, geçici olanı kalıcı olana, çöpü öze dönüştürerek, almanın önemini ihsan etmeyle değiştirerek erişilir. Bunları birbirleriyle değiştirip uyum ve mükemmelliği keşfetmeliyiz.

– 22/09/10 tarihli Günlük Kabala Dersinin ikinci kısmından alıntıdır.

Ruhların Birleşmesi = Işık İle Eşitliğe Gelmek

Baal HaSulam sadece grup içinde birlik kurarak Işık ile birleşmenin mümkün olduğunu söyler. Başka türlü Işık bizi “algılamıyor”, zira ona benzemeye ihtiyacımız var. Ve hep beraber birlik olduğumuzda tam zıt form eşitliğinden ötürü prize giren bir fiş gibiyizdir. Işık bizi şimdiden içimizdeki tüm boş alanlarda etkileyebilir ve dersler esnasındaki arzumuza göre onları kendine benzer kılarak ıslah edebilir.

Baal HaSulam’ın makalelerinin çalışılmasının doğru yöntemini organize etmek adına onun en büyük oğlu olan Rabash babasının yazılarına bir bağlantı metodu yarattı. Eğer onu kullanırsak her şeyin doğru şekilde farkına varacağımızdan emin olabiliriz.

Bütün Kabalistlerin, içerisinde bu metodu uyguladığımız ve kendimizi Işığa benzer kıldığımız bir grubun gerekliliğinden bahsettiklerini unutmamalıyız. Kişi bunu yalnız başına yapmaya muktedir değildir. Kişi yüce manevi bir noktada var olsa bile birleşme olmadan daha yükseğe çıkamaz ve hatta edindiği derecede dahi kalamaz.  Kişi eğer yalnız çalışırsa 124. dereceye ulaşmış olsa bile en sonuncu, 125. dereceye yükselemez.

Eğer öğrencilerinden ayrılacak olursa ilerleyemeyeceğini ve sahip olduğu seviyeyi kaybedeceğini söyleyen Rabi Yosi Ben Kisma’nın hikayesini hatırlayın. Öğrencilerinin küçük ve onun onların hocası olduğu gerçeği önemsizdi: önemli olan şey bir arada olmalarıydı.

Eğer birleşme var ise Işık ile eşitlik vardır. Birleşme olmadan eşitlik yoktur. Bu tümüyle zaruri bir koşuldur.

16/09/10 tarihli Günlük Kabala Dersinden alıntıdır.

Orta Çizgi

Soru: Orta çizgi nedir? İki çizgi (sol ve sağ) arasında doğru şekilde hareket etme yeteneği mi?
Cevap: Orta çizgi Işık ve arzunun birleşmesidir. Işığın kaynağı, yani Yaratan ile birleştirilmiş, arzu ve niyetten oluşan yapışmadır. Alma arzusunu, Yaratan’a memnuniyet ihsan etmek niyetiyle kullanarak kişi hazzın kaynağını, yani Yaratan’ı ortaya çıkartır. Arzu ve hazzın sadece insan ve Yaratan arasındaki bağı bulmak için bir araç olduğu ortaya çıkar. Bu üç bileşen: arzu, haz ve niyet bir bütün olarak bir araya gelir: Ben ve Yaratan.

– 22/09/10 tarihli Günlük Kabala Dersinin birinci kısmından alıntıdır.

Güvenilir Evinden Çık Ve Bir Barakada Hayatını Sürdür

Yeni Yıl (Rosh Hashanah) bayramından önce, tövbe (Selichot) dönemi esnasında kötü olarak saptanmış egoist arzumuzun tamamını açıklığa kavuşturuyoruz. Sonra onu geçen yıldan kesip atıyoruz ve bir sonraki yıla, yeni değişikliklere (Rosh Hashanah) yükselmeyi temenni ediyoruz. Aynı zamanda kendimizle hiçbirşey yapamayacağımızı fark ediyoruz; bu koşul Kefaret Günü (Yom Kippur) diye adlandırılır. Tek bir çözüm olduğuna karar veriyoruz: egomuzun içerisinde bizim tarafımızdan küçümsenmiş ihsan etme niteliğinin önemini yükseltmek. Maneviyatın önemini arttırmaya, egoistik arzularımızla meşgul olmamaya ve ihsan etmek için olan arzuyu çoğaltmaya karar veriyoruz. Sukkot bayramını bu sembolize eder. Bugün size “çöp” gibi, önemsiz gibi görünen ihsan etme arzusunu alın ve onun önemi hakkındaki kendi değerlendirmeniz doğrultusunda onu yükseltin. Egoist, alıcı arzularınızla meşgul olmayın, “geçici bir ikametgaha çıkın”, ihsan etme arzusunu kendinize mesken edinin. Tanıdık egoistik “ev”‘inizden çıkmaya ve en önemli ayrıntısının, çatısının ihsan etme niteliğinin kendisi olacağı yeni bir yapı inşa etmeye ihtiyacınız var. Bu Sukkah’ın çatısının üzerinde bulunan Işığa ne ölçüde eşit olabildiğinizi gösterir. Onu kabul edebildiğiniz ölçüde sizin için parlar. Sukkot bayramının anlamı budur.

– 21/09/10 tarihli Günlük Kabala Dersinin dördüncü kısmından alıntıdır.

Yaratan İle Samimi Bir Konuşma

Yaratan İle Samimi Bir Konuşma

Soru: “Yaratan ile konuşmak” ne anlama geliyor?

Cevap: “Yaratan ile konuşmak” öncelikle içinde bulunan O’nun görüntüsünü ifşa etmeyi denemek için elinden gelen her şeyi yapmak anlamına geliyor. Tasavvur etmeye çalış: Hissettiğim her şeyin sebebi O. Düşüncelerimin, arzularımın ve duygularımın hepsi O’na, temelimi atan ve beni şekillendirene.

İçinde bulunduğum realitenin O’nun tarafından kurulduğuna karar verdiğimde başıma gelen her şeye karşı nasıl davranırım?

İki ihtimal var:

1. İçsel realiteme olan yaklaşımımı doğrudan doğruya O’na karşı olan yaklaşımım olarak düşünürüm. Fakat bu yaklaşım hatalı, yanlış ve dengesizdir. Onu test etmek yada doğruluğunu kanıtlamak için bir imkan yoktur çünkü kesin egom tarafından yönlendirilirim ve yanılırım.

2. İlk önce benim gibi olanlarla bağım vasıtasıyla kendimi güçlendiririm ve sonra bu bağ vasıtasıyla onun görüntüsünü aktararak içsel realiteye olan yaklaşımıma biçim veririm. Bu durumda kesinlikle kısmen ihsan etme niteliğindeyimdir ve niteliklerim Yaratan’ın görüntüsüne adapte edilmiştir. Bu yüzden görüntüyü değiştirmek yerine ona karşı olan tutumumu değiştiriyorum. “Yaratan ile konuşmak” bu anlama gelir.

20/09/10 tarihli Günlük Kabala Dersinden alıntıdır.