Yorum: İnsan güzel giyinmek ister. Bu onun doğasında vardır.
Cevabım: Eğer dışsal koşullar tarafından buna zorlanmıyorsa, o zaman içsel koşulları bakımından eskisi gibi yaşamaya devam edebilir.
Soru: Eski bir giysiyle mi?
Cevap: Elbette.
Yorum: O halde ilerleme olmaz.
Cevabım: O hâlde o türden bir ilerleme olmaz.
Yorum: Şimdi biraz doğaya karşı çıkıyorsunuz. Etrafınıza bakın, her şey bir ev satın almak, güzel giyinmek, moda üzerine kurulu. Bugün her şey böyle.
Cevabım: Her şey, sadece amacınız uğruna rahat yaşamak için gereklidir ki, eşyaların kölesi, zamanın kölesi ve çevrenin kölesi olmayasınız. Hepsi bu. Ve kalan tüm boş zamanınızı sevgili benliğinize ayırın.
Soru: Peki kişi böyle mi yaşamalı?
Cevap: Evet, sizin de söylediğiniz gibi, neden bir giysi için, bir masa için ya da başka bir şey için çalışayım ki?
Soru: “Kendinize iyi bakın” derken ne demek istiyorsunuz?
Cevap: Gerçekten istediğinizi, önemli olduğunu düşündüğünüz şeyi yapın. Çevrenin dikte ettiğini değil, sizin önemli gördüğünüz şeyleri.
Soru: Yani sizin tavsiyeniz durmak mı?
Cevap: Durmak bile değil, en başından buna hiç girmemek. Karışmayın, içine dalmayın.
Soru: İçten içe dönüp duruyorsam, huzursuz olsam bile mi?
Cevap: Bu, insan gelişiminin düşük bir seviyesinde, hayvansal seviyesinde ulaşılması gereken bir hedeftir yani başka hedeflere ya da alanlara kapılmaması içindir. Kendiniz için yaşayın! Egoistçe görünse bile.
Yorum: Az önce çok egoistçe bir formül verdiniz: başkaları için değil, kendiniz için yaşayın.
Cevabım: Bir hedef seçin ve onun için yaşayın. İnsan yolunu gözden geçirmeli, kendi hayatı da dahil olmak üzere kimseye zarar vermeyecek şekilde yönlendirmeli ve düzenlemelidir. Hepsi bu.
Filed under:
Birlik, Kabala, Maneviyat
|
Köle Olmayın için yorumlar kapalı