Category Archives: Yaradan

Dünya — Gerçeklik Mi, İllüzyon Mu? Bölüm 13

Yaradan’ı Anlayın

Soru: Eğer her şey bir yanılsamaysa, kişi Yaradan gibi, maddelerden bir şey yarattığında ne olur?

Cevap: Bizler, Yaradan gibi hiçbir şey yaratmayız. Sadece üst ışığı almaya başlarsak, onun yardımıyla özümüz, egoizmimiz, arzularımız üzerinde çalışabiliriz. Bizler o zaman, bir şekilde, Yaradan’a benzerliğimiz ölçüsünde, O’nun eylemlerini anlamaya başlayabiliriz ama O’nun özünü değil.

 

Yeni Safha — Yeni İnsan

Soru: Sizce insanlık manevi bir dereceye yükseliyor mu?

Cevap: Evet yükseliyor ama bu yükseliş modülerdir, çünkü gerçekte insanlık düşüyor. Ancak insanlık, dünyamızın boş olduğunu anlamak için kasıtlı olarak düşmektedir.

Bu gerçeğin ifşasıdır, bu nedenle de bir yükseliştir. Üst ışığın gittikçe daha fazla ifşası vardır. Bir yandan daha gelişmiş olduğumuzu, diğer yandan daha düşük ve boş olduğumuzu hissederiz. Ama bu iyi bir yerdir.

Şimdi yeni nesil Kabala’ya gelirken bizler yeni bir safhaya giriyoruz. Bu insanlar dünyayı fethetmek istemiyorlar. Onlar küçük şeylerle yetinmekteler, sadece bir bilgisayara ihtiyaçları var, başka şeye değil. Dünyamızda tamamen yeni bir insanoğlu ortaya çıktı.

 

Manevi Edinim

Soru: Kişi manevi merdivenin basamaklarında pratik olarak nasıl ilerleyebilir? Manevi edinim nedir? Kabala’nın, bir grupta pratik çalışma olduğunu öğreniyoruz ama bu hissiyat nerede?

Cevap: Onlunun içindedir.  Onlunun merkezinde bir noktada birleşmeye çalışarak, “manevi” dediğimiz koşula girersiniz. On farklı nitelikten, tek bir noktada birleşmeye yönelik çabalar, tüm bu nitelikler, tek bir noktada birleşerek  “Yaradan” olarak adlandırdığımız şeyi özetlemektedir.

Buna ulaştığınızda ve üst güçle temas halinde olduğunuzu hissettiğiniz anda, hemen çemberin o merkez noktasından nasıl saptığınızı hissetmeye başlarsınız, birbirinizden uzaklaşırsınız. Şüphe duyarsınız, nefret edersiniz, reddedersiniz ve birbirinizi anlamazsınız. Doğal olarak, Yaradan’ınız da ortadan kaybolur.

Ve tekrar bir araya gelip birleşmeye çalışmalısınız. Ama bu bir sonraki seviyede olacaktır. Ve tekrar birlik noktasına ulaşacaksınız ve bunun içinde Yaradan’ı, O’nun daha içsel niteliklerini hissedeceksiniz. Bu zaten edinimin ikinci seviyesi olacaktır ve böyle devam eder.

 

Manevi Bayramlar, Bölüm 3

Yom Kippur – Kendi Kendini Yargılama

Roş Haşanah’dan on gün sonra Yom Kippur gelir.

Roş Haşanah boyunca kişi uyanır, ihsan etme niteliğini elde etmek için Yaradan gibi olmak ister. Yaradan ile eşdeğer olmak isteyen kişi,  kendini giderek daha fazla hisseder ve onuncu günde, Yaradan’a tamamen zıt, mutlak bir egoist olduğunu gördüğü duruma gelir.

Yom Kippur veya Kefaret Günü, bizim kötü doğamızın ifşa olduğu, kişinin kendini yargıladığı gündür.

Kişi, kendisine etki eden güçlerin egemenliği altında, kendisini bir egoist olarak doğru bir şekilde algılamaya başlar ve onlarla baş edemez. Prensip olarak, bu bir kişinin hatası değil, verilen bir şeydir. Bu yüzden kişinin kendini bu şekilde konumlandırması gerekir.

Elbette, hiç kimse,  tüm bunları onun için ayarlayan Yaradan’ da dahil olmak üzere onu yargılamaz. Bu, kişinin, manevi durumu hakkındaki farkındalığıdır.

 

Kabalistik Bir Grubun Amacı, Bölüm 10

Kabalistik ilkelerin psikolojiden farkı nedir?

Soru: Kabalistik bir grupta çalışma prensiplerinin psikolojiden farkı nedir? Sonuçta, çok benzerler.

Diyelim ki sizi akıllı bir insan olarak görüyorum ve sizden bir şeyler edinmek için doğal olarak sizi yüceltmeliyim. Ve kendimi sizden daha akıllı görürsem, hiçbir şey edinemeyeceğim. Bu psikoloji değil mi?

Cevap: Bu psikoloji değildir çünkü gruba, birliğe ve bağ kurmaya doğru hareketimizde, Kabalistler tarafından öngörülen metodolojiye göre “Yaradan” olarak adlandırılan üst gücü çekmeye çalışıyoruz. Bu şekilde psikolojinin üzerine çıkıyoruz.

Bir insanın psikolojik özellikleriyle ilgilenmiyoruz, aksine üst gücün, üst ışığın bu özellikler üzerinde ve kişinin kendisi üzerinde hareket etmeye başlamasını istiyoruz.

Soru: Örneğin, dostu yüceltme ilkesi vardır. Ben de kendimi alçaltmaya çalışırım. Bu psikoloji değil mi?

Cevap: Bunların hepsi psikolojik eylemlerdir ama kendimi alçaltmaya çalışarak dostlarıma bağlanırım ve bu şekilde üst ışıkla form eşitliği olan, bir sistem oluştururuz. Her şey niyetimize: ne için çabaladığımıza, bunu neden yaptığımıza bağlıdır:

Soru: Anlaşılan o ki psikolojide kendini alçaltmak ve birini yüceltmek, örneğin daha iyi hissetmek için yapılır ve Kabala’da Yaradan’ı ifşa etmek için yapılır. Yani, dışsal vasıtalar benzer olsa da, fark sadece amaçta mıdır?

Cevap: Elbette. Amaç her şeyi belirler.

 

Dünya — Gerçeklik Mi, İllüzyon Mu? Bölüm 12

Yaradan Tek Gerçektir

Soru: Yaradan ile birlikte ayrılmaz bir gerçeklik miyiz?

Cevap: Hayır, biz hiç bir şekilde Yaradan’la tek bir gerçeklik değiliz. Tek gerçek Yaradan’ın Kendisidir. Biz sanki onun dışında varmışız gibiyiz.

Bu, kendini hissetmeye başlamak, kendini Yaradan’a doğru bir şekilde konumlandırmak ve O’na yakınlaşmak için, Yaradan’ın dışında var olduğu iddia edilen bir tür hayal, bir çeşit “ruh” dur.

 

Twitter’da Düşüncelerim / 10 Mart 2020

Baal HaSulam: Babil’de MÖ5’te neler olduğunu anlatan parşömen tomar Megillah olarak adlandırılır, Gilui, ifşa kelimesinden gelir. Bu Haman’ın görüşüdür. Ancak Mordehay ifşanın onları test etmek, ona karşı ya da üstüne gitmek için gizlilikte verildiğini düşündü.

Virüslerin bilgi aktarıcıları olduğunun farkında olmalıyız – bizim gelişimimizi böyle meydana çıkarırlar. Sadece biyolojik bir bilgi aktarıcısı bu kadar hızlı ve güçlü bir değişiklik meydana çıkarabilir. Korona virüsü bir salgın değil, tüm insan türlerinin bir değişimidir…

Yaradan’a Tek Talep

Soru: Sizi tüm kongrelerde takip ediyorum. Tam bir umutsuzluğun dışında bu, bazen sahip olduğum tek güç. Komik görünmeme rağmen bana söylediğiniz her şeyi yapıyorum. Bundan sonra ne yapacağımı bilemiyorum!

Cevap: Yaradan’a sorun. Bir insanın başka hiçbir şeyi yoktur. Buna itiraz edecek kimse yok, sadece O’na, O tek olandır. O’na yakınlık için yalvarmak istediğin tek bir istekle O’na talep etmeye çalış: “Daha fazlasını bilmiyorum, hiçbir şey istemiyorum ve hiçbir şeye ihtiyacım yok! Sadece sana yakın olmak istiyorum.”

Soru: Yaradan neden beni sürekli olarak ayırıyor ve grubumla birlikte olmak için gücümü alıyor?

Cevap: Çok iyi, güçlü bir arzuya sahipsin. Ancak o, henüz doğru şekilde oluşturulmamıştır ve bu nedenle sizi bu şekilde atar. Sana ne tavsiye edeceğimi bilmiyorum. Aslında, sadece sabır. Sabır. Bırakın ışık, Yaradan, bir gün ve başka bir gün üzerinde çalışsın.

44 yıldır bu işin içindeyim. Sabırdan başka hiçbir şey bana yardımcı olmadı. Gidecek başka bir yer yok.

 

Neden Duaya İhtiyacımız Var?

Soru: Ana çalışmamızı, Yaradan’ı anlamak/hissetmek için ana araç olarak kabul edilen, onluda yürütmekteyiz. O zaman neden duaya ihtiyacımız var?

Cevap: Onluda kendiniz bir şey yapamazsınız. Diğerleriyle bir araya gelmeli, ilerlemenizi kontrol etmeli ve hiçbir şeyde başarılı olamayacağınızı görmelisiniz. Ve sonra Yaradan’a dönersiniz.

O’na, “Bak, onluda bir araya gelmeye çalışıyoruz ama hiçbir şey bizim için işe yaramıyor” dersiniz, sonra O size yardım eder. Yani, bir dua için, Yaradan’a talep için onluya ihtiyacınız var, böylece O size yardım eder ve siz, bir olarak, O’nunla bağa gelirsiniz.

Bu onluyu O’na “ Bizler her şeyi yaptık ama görüyoruz ki Sensiz asla başaramayacağız.” diyerek sunmalısınız. Ve sonra O, talebinizi yerine getirecektir. Bu şekilde işler.

 

Arzuların Gelişimi, Bölüm 8

Hisler Ve Duygular

Soru: Kabala’da “hisler” ve “duygular” kavramları var mıdır? Psikolojide duygu, bir duruma bilinçaltı bir tepkidir. Dahası, öfke, saldırganlık, kızgınlık ve korku gibi duygular hızla ortaya çıkar ve çabucak yok olur,  hisler  (aşk, arkadaşlık, nefret) yavaş yavaş ortaya çıkar, aynı zamanda yavaşça mı yok olur?

Cevap: Duygular kontrol edilebilir, yani geliştirilebilir veya bastırılabilir. Büyük fark,  baskın olan şeydedir: beyin (düşünceler ve akıl) duyguların üstündedir ya da duygular düşüncelerin üstündedir.

Hisler düşünceler üzerinde hakim olursa, o zaman bunlar duygulardır ve zihin, hisler üzerinde hakim olursa o zaman bu zaten ciddi bir hesaplamadır, bu hesaplı yani kasıtlı bir arzudur.

O zaman, Bir şey veya birisi hakkındaki düşüncelerimi, algılarımı vb. değiştirmek için neler yapılabileceğini hesaplayarak arzuları yönetebilirim

Soru: Kabalist hisleriyle mi çalışır, yoksa onlar üzerinde mi çalışır?

Cevap: Bir Kabalist hisler, niyetler ve arzularla çalışır. Onları çevre vasıtasıyla kontrol etmeye çalışır çünkü onları kontrol etmenin başka bir yolu yoktur.

Kendi içinde kapanırsa, hiçbir şeyi değiştirmez. Sadece kendi içinde farklı dalgalanmalar, arzularına, niyetlerine ne olduğunu hissedecektir, daha fazlasını değil.

İçinizdeki bazı şeyleri, kendi görüşünüze göre onu ne kadar yücelttiğinizi, onun fikrinden ne kadar etkilendiğinizi, onunla birleşmek, onun gibi olmak veya ondan daha düşük veya daha yüksek olmak istediğinizi, yalnızca çevrenin etkisi altında değiştirebilirsiniz.