Category Archives: Maneviyat

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 78

Soru: Onurun kökü nedir?

Cevap: Bu egoizmin içindedir.

Soru: Manevi dereceleri tırmanmak için hiç arzum yok ama mümkün olduğu kadar çok çalışmaya yatırım yapıyorum ve her şeyi Yaradan’ın iradesine bırakıyorum. Bu doğru mudur?

Cevap: Hayır, bu doğru değil. Kendi başına da çaba sarf etmen gereklidir.

Soru: Kişi kongrede çok çalışmışsa, kendi gözünde büyük bir erdemli haline gelmişse ve kendini herkesin üzerinde görmüşse, onlu için büyük bir problem haline gelir. Kural olarak bu onun için kötü sonlanacağından, bu tuzaktan çıkmasına nasıl yardım edebiliriz?

Cevap: Genellikle bu durumda kişi onluyu terk eder. Ama beklemek zorundayız. Belki sadece bu konu hakkında konuşmalıyız, bu belirli dost hakkında değil ama genel olarak, sanki bu başka bir yerde gerçekleşmiş gibi.

Soru: Öğrencinin erdemlilik koşuluna ulaşma arzusu, egoist bir arzu mudur?

Cevap: Eğer bir dost bu arzuya başkalarının pahasına ulaşmak istiyorsa, o zaman bu egoistiktir ve eğer sadece kendini geliştiriyorsa, bu ego değildir.

Yaradan’la Sürekli Diyalog Halinde

Yorum: Gerçeklik algısının yani sizi çevreleyen her şeyin, sizin Yaradan ile olan diyaloğunuz olduğunu birçok kez söylediniz.

Yanıtım: Sadece benim değil, herkesin! Hepimiz O’nunla doğrudan ve sürekli bir diyalog halindeyiz çünkü Yaradan doğadır ve içimizde ya da çevremizde hissettiğimiz her şey doğadır ya da Yaradan’dır.

Bunun O’nun bize hitabı olduğunu açıkça anlarsak ve O’na uyum sağlamak istersek, o zaman doğayla farklı bir şekilde ilişki kurarız yani karşılıklı anlayış bulmaya çalışırız, Yaradan ile iki yönlü bir bağlantı.

Bu, etrafımızdaki çevreye ve kendimize zaten O’nun tezahürü olarak davrandığımız anlamına gelir. Yani, ben de O’nun düşüncesinin bir tezahürüyüm.

Soru: Bu eylemi nasıl gerçekleştirirsiniz?

Cevap: İçimde her şeyi hisseden o noktayı dinlemeye başlıyorum. Ne hissediyor? Yaradan’ı hissediyor.

Manevi Işıkla Kaydetmek

Soru: Tora’nın sözlerini kişinin kalbine kazıma eylemi nedir?

Cevap: Kalp egodur. Ve manevi ışıkla, ihsan etmenin tüm koşullarını, tüm yasalarını kalbinize yazmalısınız.

Soru: Eğer kalbimin taştan olduğunu hissediyorsam, onun üzerine ne yazabilirim?

Cevap: Dene, bir yandan onun taştan olduğunu, diğer yandan da canlı olduğunu göreceksin.

Yaradan’a dönerek, yükseğe, daha yükseğe ve daha da yükseğe yükselmeye başladığın ölçüde, egondan özgürleştiğini hissedeceksin. Bu Yaradan’la yakınlaştığını gösterir.

Tek Bir Noktaya Vurmak

Yorum: Seminerler, bağ kurma buluşmaları ve kongreler esnasında farklı koşullardan geçiyor, kendi aramızda bir birlik noktası buluyor ve sürekli ona ulaşmaya çalışıyoruz. Ancak görünen o ki, bu eylemler artık ilk zamankiyle aynı güce sahip olmayacak.

Yanıtım: Hayır, öyle değil. Bu eylemlerden daha da fazla izlenim alınmalıdır! Burada sürpriz ya da bir tür yenilik etkisini kullandığımız zamanlardaki anlık egoist bulgularla ilgilenmiyoruz.

Bizim yeniliğe ihtiyacımız yok! Tam tersine! İlerledikçe, egomuz zaman zaman yükselir ve onun artışıyla, aynı olan dışsal eylemler esnasında çok daha büyük içsel eylemler hissederiz.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 77

Soru: Ne çaba sarf edersek edelim, bunun bizim erdemimizden kaynaklanmadığını, Yaradan’ın bize her şeyi; çabayı, sonucu ve tüm kaynakları verdiği için olduğunu hissetmek doğru mu?

Cevap: Ne olmuş? Biz Yaradan’a yaklaşıyoruz, O’nunla birleşiyoruz ve O da içimize yayılıyor.

Soru: Eğer Yaradan’a dua etmek O’nunla aramızda bir bağ inşa ediyorsa, eylemlerimiz Yaradan’ın cevabı mıdır?

Cevap: Hayır, böyle söyleyemeyiz. Eylemlerimiz bizim eylemlerimizdir. Yaradan’ın cevabı, eğer O’nun sana cevap verdiğini hissediyorsan olabilir. Birini diğeriyle karıştırmayın.

Soru: Yaradan’ın tüm grup, tüm Bnei Baruch olduğunu hayal etmek mümkün mü?

Cevap: Hayır. Yaradan bizim dışımızda olan üst güçtür.

Soru: Henüz Yaradan ile bir bağımız olmadığını söylüyorsunuz. Peki, duamıza bir cevap, bir tepki ya da bazı eylemler hissettiğimizde olan şey nedir? Bu Yaradan’la bir bağ değil midir?

Cevap: Bu küçüktür, ancak zaten oradadır.

Başınızı Eğin

Soru: Sıkı çalıştığında ve övgü aldığında, ego buna tutunuyor. Böyle bir koşulun içinde nasıl başımızı eğip çalışabiliriz?

Cevap: Övgü duyduğunuzda, sessiz kalın ve sizin hakkınızda sadece iyi şeyler söyleyip, sizi göklere çıkaran kişilerin sözünü kesmeyin. Onların konuşmasına izin verin.

Sonra, bir ölçüde alçakgönüllülük göstermeli, kendinizi alçaltmalı, manevi çalışmanıza devam etmeli ve onlunun önünde kendinizi iptal etmelisiniz.

Özgürlük – Egodan Kurtulmak

 Manevi çalışmanın sonucu olarak elde ettiğimiz özgürlük niteliği, alma arzusunun üzerine çıkma arzusudur. Bu demektir ki, kişi Yaradan’a yakınlaştıkça, O’nun etkisi altına girer ve bütün arzularını, niyetlerini ve niteliklerini Yaradan’a benzer bir forma dönüştürmeye başlar.

Soru: Buna neden özgürlük niteliği denir, aslında Yaradan’ın etkisi altında kaldığı için mi?

Cevap: Egodan kurtulmak bizim için özgürlüktür.

Tora – Yaradan’ın Yaratılışı Kontrol Etme Metodu

Tercümenin dili kutsal dile yakındır, ancak melekler buna ihtiyaç duymazlar ve onu bilmezler, oysa ihtiyaç duydukları ve bildikleri dünya uluslarının dilidir. (Raşbi, Herkes için Zohar, “Cennet ve Dünya”)

Soru: Meleklerin İbranice bilmesi gerekmediği çünkü sadece Aramice anladıkları söylenir. Kişinin içindeki melekler kimlerdir?

Cevap: Onlar bizi yöneten kuvvetlerdir. Meleklerin İbranice anlamadığı fikri bir alegoridir.

Soru: O zaman bu bir şeylerin bizden gizlendiği anlamına mı gelir?

Cevap: Kesinlikle! Özünde Tora’nın tamamı öyledir. Gerçekte Tora, Yaradan’ın tüm yaratılışı kontrol etme yöntemidir.

Yaradan’ın evreni nasıl yönettiğini, O’nun zihninde ne canlandırdığını, planlarını yaratılışa nasıl dahil ettiğini, yaratılışın Yaradan’ın planını nasıl uygulamaya başladığını ve yaratılışın karşı tarafında olan birinin (yani bir tarafta yukarıdan Yaradan, diğer tarafta aşağıdan bir kişi) yaratılışı nasıl anlayabileceği ve ona doğru bir şekilde uyum sağlayabileceğini tarif eder.

Onluya, Sanki Bu Sizin Ruhunuzmuş Gibi Katılın

Soru: Kişi ruhuna olduğu gibi onluya da dâhildir. Gurur kişinin ruhunu yok eder ne demektir?

Cevap: Kişi kendini eşsiz ve yüce olarak görmeye başlar, bunu yaparak kendine zarar verir ve kendini yok eder.

Grupta ortaya çıkan egoyu dengelemek büyük bir problemdir. Herkese ve tüm gruba Yaradan gibi davranmak zorundayız ve kendimizi tamamen onlunun yönetimine vermeye gayret etmeliyiz.

Manevi çalışma, aramızda bir bağ yaratmalıdır ki birbirimize değer verelim ve herkesin takdir edildiğini keşfedelim. Onludaki herkes eşit bir şekilde durmalıdır. Bu şekilde birbirimize değer vermeye ve saygı duymaya başlarız.

İhsan Etme Arzusunu Arttırmak

Soru: “Ekleyen herkes, kötüleştirir.” sözünün anlamı nedir? Manevi çalışmada neyi kötüleştirebiliriz?

Cevap: Eğer alma arzusu artarsa, bu koşulu daha da kötüleştirir. Sadece ihsan etme arzusunu nasıl arttıracağımızı düşünmemiz gerekir.

Mantık dâhilinde çalışmadan çıkmak için, onun üstüne mantık ötesi inançla çıkmamız ve alma arzusunun aynı yerde kalmasına izin vermemiz gerekir.

Yaradan’dan ihsan etme gücünü talepte etmekle yükümlüsünüz. O’ndan edinmeye başladığınız ölçüde, onu kullanmaya başlayabileceksiniz.

Soru: Anlayışımızda, edinimlerimizin manevi köküne dair net bir hissiyata gelebilir miyiz?

Cevap: Tabii ki yapabiliriz. Bu sadece bize bağlıdır.