Category Archives: Kadın

Bir Kadın, Bir Arzudur

Soru: Hepimiz, kadınlar ve erkekler, bir üst dereceye yükselmek için yollar arıyoruz. Peki, bir kadın doğru anlayışa nasıl gelebilir? Her şeyden öte, bir kadın bu sürece katılmazken, erkekler gruplar içinde bu soruları nasıl tartışır ve birliğe gelir?

Cevap: Bir erkeğin, Yaratan’a yönelik eylemleriyle doldurmaya ihtiyacı olduğu kap, bir kadındır. Erkek, bu kabı neyle doldurur? Yaratan’la. Burada erkek sadece bir niyet şeklinde davranır. Biz buna “perde” ve “yansıyan ışık” diyoruz. Bu, erkeğin işi. Kadının işi ise Yaratan’ın ifşa edilmesi için muazzam bir arzudur.

Bir erkeğin yapacak hiçbir şeyi olmaksızın, kadın gerçekten de büyük bir arzu ise, kadının küçük bir rolü olduğunu nerede görüyorsunuz ki?  Bu, evlenmemiş erkeklerin asla Kabala’ya kabul edilmemesinin sebebidir.  Eğer bir eşe sahip değilse bu adamın orada ne işi var? Buna “yarım beden” denir. Kabala’da şöyle bir kavram vardır: Evlenmemiş bir adam yarım bedendir. Yarım bir bedenle çalışmaya gelmemelisin.

Bir kadının rolüne neden ihtiyacımız olduğunun nedeni budur.

Kadınlar Olmadan Hiçbir Gelişim Yoktur

Kadınlar açısından her şey, birlikte olmak ve erkek kısmını desteklemek veya sarmak için arzuladıkları dereceye göre değerlendirilir. Kadınların erkeklere baskı yapması gerekir. Bu onların karakteridir. Bunu sadece gerçekten doğru şekilde kullanmalılar, utanma duymadan. Kadınlar erkekler grubuna bağlıdırlar ve bu onlara bağlıdır. Kadınlar olmadan erkekler grubu ileri hareket etmeyecektir.

Kadın eğilimi birincildir, erkek eğilimi ise ikincildir. Tüm doğa bu şekilde yapılanmıştır. Eğer kadınlar olmasaydı, erkekler tüm yaşamlarını futbol oynayarak geçirirlerdi.  Ancak kadın eğilimi onları bir aile kurmaya, çalışmaya, eve gelmeye ve bir şeyler düzenlemeye zorlar. Bunların tümü kadın arzusudur, erkek arzusu değildir. Bir erkek bunların hiçbirine sahip değildir. O, tüm yaşamı boyunca bir çocuk gibidir.

Bu yüzden kadınların doğru şekilde organize olmaları ve erkeklere baskı yapması ve onları etkilemesi gerekir. Ve erkeklerin bunu anlaması gerekir. Bizler yetişkinleriz ve doğamızı, hem kadın hem erkek doğamızı, amacı edinmek için kullanmalıyız. Amaç ortaklaşa edinilir. İkisine ait olan bir bebeğin doğumu gibidir.

Dolayısıyla, buna ciddi olarak ve ortaklaşa bakmalısınız. Tam olarak bu şekilde yaratılmış olmamız bir tesadüf değildir. Her şeye kazara olmuş gibi bakarız, fakat gerçekte her şeyi maksimum derecede içimizde toplamalı ve doğru şekilde birleştirmeliyiz. O zaman Yaratan’ın içinde ifşa olacağı bir arzu edineceğiz. Kadın eğilimi olmadan burada hiçbir şey yapılamaz.

Dünyanın %60’ını kadınlar oluşturur ve onlar dünyada en tutarlı olanlardır. Benzer şekilde grup, kadın kısmı olmadan kesinlikle tutarsızdır. Güçlü bir kadın grubu, tutarlı bir erkek grubunun garantisidir. O daha tutarlıdır. Doğru şekilde hareket ederek, tüm problemleri, ortak gemimizin tüm sallantılarını yumuşatır ve gücünü azaltır.

Kadınlar bunu anlamalılar ve işlevlerini gerçekleştirmeliler. Erkekler de bunu anlamalılar ve kadınlara uygun imkânları vermeliler ve aynı zamanda onlara değer vermeliler. Bu olmadan hiçbir şey edinemezler. Kadın kısmı olmadan, erkek kısmı hemen “yolunu şaşırır”. Kadınların varlığı bütün küçük sorunları yok eder.

İbrahim’e bile denmişti ki, “Sara’nın sana söylediğini dinle.” Kadınların temeli, gelişimde öncelikle en önemli olandır. Düzeltmemiz gereken arzunun tamamı kadın arzusudur, kadın aracılığıyla ifade edilir. Dolayısıyla, kendinizi doğru şekilde organize etmelisiniz. Nerede güçlü bir kadın kısmı varsa, size büyük bir  başarı garanti edilir.

Moskova’daki Dersten, Rabaş’ın Yazıları, 16/01/2011

Kadın, Değişimlerin Olduğu Yerdir

Erkekleri sağlıklı ve güçlü bir şekilde etkilemek için, kadınların da birleşmesi gerekir, fakat kadınlar, bizim çalışmamızın prensiplerini ve erkeklerden tam olarak neyi talep edeceklerini anlayarak birleşmeliler. Böyle olması için, erkeklerin çekmesi gereken Işığın ne olduğunu ve onun neyi yaratması gerektiğini bilmeliler.

Maneviyatta  kadın, erkekten daha bile büyük bir güçtür. Erkek sadece güçtür, perdedir, kadın ise her türlü değişimin meydana geldiği yerdir. Yeni bir basamağı yaratır ve onu besler. Gebe kalma, büyütme ve yetişkinliğe doğru olgunlaştırma, bunların hepsi kolektif ve bireysel ruhun dişi parçasında bulunur.

Erkeğe gelince, o sadece Işığı getirir. Denir ki o “aklaştırmayı sağlar” ve bu bir bakıma onun rolünü tamamlar. Ondan sonra, bir annenin içinde ikamet eder ve onun sayesinde ruhları geliştirecek güçleri temin eder.

Çocuğa gelince, her şey anneden, dişi taraftan gelir. Tüm manevi gelişim kadından geçer ve ruhları yaratan dişi kısımdır. Tora’da aynısından bahsedilir. Örneğin, “İbrahim” ve “Sara”, yeni bir ruh yaratan ruhun iki parçasıdırlar ve onların daha ileri durumu “İzak” olarak görülür. Kim onu doğurur? Belli ki Sara.

Doğanın emrettiği gibi işlev görmeliyiz. Kendimizi maddesel doğayla hizaya getirdiğimizde, oradan manevi olana geçeceğiz ki onun sayesinde, yapmak için yola çıktığımız şeyi kendimize zarar vermeden elde edeceğiz.

Aksi halde, egoizmimize boyun eğerek daha fazla zarar verdikçe, aslında aileleri ve toplumu mahveden “eşitlik” hakkında daha fazla bağıracağız ve şansımız azalacak. Bazı politikacılar bundan faydalanabilir ama bu biz olmayacağız.

Günlük Kabala Dersi, 4. Bölüm, Kadınlar üzerine, 6 Mart 2011

Kadınların Eleştirisi

Soru: Eğer bir kadın güçlü ve keskin, eleştirel bir akla sahipse ve erkekler grubunda belirli bir dengesizlik olduğunu görüyorsa, bundan erkeklere bahsedebilir mi?

Cevap: Asla. Fakat bunu tarif edebilir ve değerlendirebilir. Bu arada, onun değerlendirmeleri çok ciddi, erkeklerinkinden çok daha ciddi olabilir.

Kadınlar bu şeyleri bir kenardan görürler – doğru şekilde görürler. Kendilerine dair yapabilecekleri hiçbir şey yoktur, fakat erkeklere olan her şeyi görmek için büyük bir yetenekleri vardır. Ve bu yetenek kullanılabilir, erkekler grubu tarafından değil fakat eğitmenler tarafından. Erkekler asla bunu bilmemeli veya hissetmemeli. Sadece pozitif bir etki, onların kahramanca hareketini, kendilerinin üzerine yükselişini bekleme halini hissetmeliler.

Soru: O zaman kadınlar eleştirilerini kiminle paylaşmalı, kız arkadaşlarıyla mı?

Cevap: Kadınlar, erkekler arasındaki şeylerin değişmesi için içsel bir arzuya sahip olmalıdır. Aynı zamanda bunu kendi aralarında konuşarak da yapabilirler, fakat bunlar pozitif konuşmalar olmalıdır, “bir tek bebeğe sahip birçok bakıcı” gibi.

“İntegral Eğitim üzerine Konuşma”, No:10, 16/12/2011

Kadın Doğasının Belirli Nitelikleri

Soru: İntegral yetiştirme kurslarında erkek ve kadın grupları olduğu için, kadın grubunun doğasını netleştirmek isterim.

Cevap: Kadın, kendini ve dünyayı kendi içinde algılayan çok içine kapanık bir varlıktır. Erkekler arasında etkileşim, destek, dostça çevre ve başkaları için kendini feda etmeye hazır olma durumu varken, kadınlar arasında bu öncelikler var olmaz, doğal olarak. Her dişi, her kadın, dişi olan her şey, kendi başına var olmak, sınırlarını, çocuklarını, evini vs. korumak için tasarlanmıştır.

Bu onların içine doğa tarafından yerleştirilmiştir ve bu yüzden bunu bozmamalıyız. Kadının doğasını kırmaya hiç hakkımız yok; aksine, onu ahenk içinde geliştirmeliyiz ve aynı zamanda kadınları birbirleriyle birleştirmeliyiz. Bunu nasıl başarabilirsiniz?

Bu, kadınlara örnek teşkil eden ve onları erkekler grubunu desteklemeye zorlayan güçlü bir erkekler grubu yaratarak yapılabilir. Erkekler grubu, kadınlar grubunun etkisinin önemini ve kadınların birliği olmadan erkekler grubuna destek olamayacaklarını fark eder. Ve kadınların erkekler grubuyla tanımlayabildiği ve bağ kurabildiği tek zaman, kendi aralarında belli bir dereceye kadar bağ kurduklarında olur.

Kadınlar, ortak dışsal bir amaca sahiplerse, kendilerini organize edebilirler ve farklı kadın organizasyonları gibi var olabilirler. Birleşmek yerine, her kadın dışsal amacı anlamalı ve kendini bu amaçla birleştirmelidir: “Erkeklere ‘tutunmanız’, onların içinde var olmanız, onları desteklemeniz gerekir, biz kadınların kendi aramızda bunu yapmamız yerine.” Kadınlar grubu bu şekilde birleşebilir.

Sonra kadınlar, erkekler grubunun etrafında çok güçlü bir destek biçiminde, erkekler grubunun varolması için gerekli kısım olarak var olurlar. Bu tür birleşmiş kadınların çevresi, içsel erkekler grubuna ilişkin olarak dışsal bir daireyi temsil ediyor gibidir, doğadaki erkek ve dişi köklerin çok güçlü birliğidir.

Bu şekilde bu iki integral topluluk birbiriyle etkileşir: Erkekler birlikleri ile kadınları etkiler ve kadınlar birdenbire bunu hissetmeye başlarlar; bu onları çekmeye başlar ve yavaş yavaş bu uğurda etkileşmeye ve birleşmeye başlarlar. Aralarındaki doğal bireyselliği kaybederler.

Kadınlar, erkeklerin birleşmesine yardım etmek adına kendi aralarında birleşebilirler (buna karşılık olarak birliğin gücünü alırlar, bundan “güç almak” için tek yolları budur). Diğer bir deyişle, tamamen doğal bireyselliklerini kaybederler ve kendilerinin üzerine çıkabilirler.

Soru: Bunu pratik olarak nasıl gerçekleştirebilirsiniz?

Cevap: Pratik uygulaması ayrı gruplarda olur, integral yetiştirme metodunu ve buna uygun materyali çalışarak bu grupları hazırlarız ve amaca yöneltiriz. Doğal olarak, kadınlar grubunda çalışırken, kadınlar birbirine dikkat etmezler: Herkes bireysel olarak gelir ve ayrılır. Aralarında arkadaşlar olabilir ama zaman içinde bu da biter, olaylar değişir. Bu kadının doğasıdır.

Bu aslında çok ilginç ve karmaşık bir bireyselliktir, saf biçiminde gerçek özgün doğal egoizmdir ve bunu gözlemlemek iyidir. Diğer bir deyişle, benim “Ben” her zaman içimdedir ve asla başka bir kimsenin yanında değildir. Ve bir başkasının yanında olduğu zaman ise, sadece verili koşulda birbirimize bir şeyle yardım edebildiğimiz veya bir şekilde durumumuzu rahatlattığımız zamandır ve bundan daha fazlası değildir. İnsanlarla uğraşan psikologlar olarak bunu anlıyoruz.

Fakat burada erkekler grubunun etkisinin büyük rolü vardır. Erkekler grubu, birleşerek ve örnek teşkil ederek, bunu birlikte etkileme ihtiyacını kadınlarda harekete geçirir ve sonra kadınlar bu ölçüde birleşirler. Ayrıca, bu onların isteğine ters olarak gerçekleşir. Bunun doğanın kanunu olduğunu görürüz. Diğer bir deyişle, güçlü bir erkek grubu, birliğin bir güç olduğunu kadınlara gösterir ve onların bireysel “Ben” lerinin üzerine çıkmalarına neden olurlar.

Soru: Bu kendini pratikte nasıl ortaya  koyar?

Cevap: Birleşmiş bir kadın bütünü olarak hissedebilirler. Erkekler gibi kucaklaşmaya başlayabilirler ki bu tamamıyla onlar için doğal değildir. Kadınlar, erkeklerde birliği harekete geçirmek için birlikte olmaları gerektiğini hissedebilirler, bu sayede aynı zamanda kendileri için de birliğin içsel halini edineceklerdir ki bunu kendi başlarına alamazlar. Onu ne fethedebilirler, ne alabilirler ne de satın alabilirler – onu elde etmenin başka hiçbir yolu yoktur.

Soru: İntegral birlikte kadınların ve erkeklerin biraz farklı rolleri mi var?

Cevap: Bu doğru! Bunlar tamamen farklı rollerdir! Ne erkeklerin ne de kadınların doğasına baskı yapmıyoruz. Birbirleriyle olan etkileşimleri yavaş yavaş onlara birleşmenin değişik formlarını getirir.

“İntegral Eğitim üzerine Konuşma”, No:10, 16 Aralık 2011

Bir Kadın Birlik Mucizesini Nasıl Tadabilir?

Soru: Ayrılmanın ve birleşmenin psikolojik safhalarını gözlemledik ve fark ettik ki erkekler birleşmeye ulaşabiliyorlar ve kadınlar genellikle ulaşamıyorlar. Bu bir şekilde sizin bahsettiğiniz kanunlarla ilişkili mi?

Cevap: Tabii ki. Erkekler ve kadınlar grubunun özelliklerini çoktan konuştuk. Kadınlar grubu erkekler grubunun üzerine yoğunlaşır, onun etrafında yardım, destek biçiminde, erkekleri birliğe doğru ilerlemeye zorunlu kılan kısım olarak var olur. Sonra erkeklerin edindiği birlik aynı zamanda kadınlar kısmına da yayılır.

Bu nedenle kadınlar grubundaki çalışma tamamen farklıdır. Görünürde dışsal kısma, erkekler grubuna doğru yönlendirilmiştir. Ve kadınlar aralarında sadece bunu etkilemek için ilişki kurarlar. Ortak çalışmalarının etkinliğini ve bu çalışmanın amacının erkekler grubunu etkilemek olduğunu anlamaları en iyisidir.

Fakat bu epey karışık bir problemdir ve çok çabuk çözümlenemez. Ancak birçok özel olaydan sonra, kadınlar, erkekler grubunun edindiği ve onlara yansıttığı birliği tatmaya başladığı zaman, ancak o zaman erkeklerin bir sonraki yükselişine neden olmak ve onlardan biraz yakıt almak üzere bir şekilde birleşmeye hazır hale gelirler. Bu asıl ihtiyacı geliştirirler. Bu fiziksel veya doğuştan olan bir şey değildir – bütünsel seviyeden kaynaklanır.

Bu yüzden erkekler grubunun birliğinin etkisi altında, kadınlarda da birlik için, hatta kendi aralarındaki birlik için bile yeni bir talep yükselir. Diğer bir deyişle, boşluk – birleşme arzusu – içlerinde belirir. Öncelikle, bu birliğe kendi kişisel katılımlarını hissetmeye başlarlar ve her biri erkekler grubundan kendi doyumunu alır. Ve sonra, daha fazla bağ kurdukça, dişi özlerinin daha fazla üzerine çıkarlar ve tek bir kadınlar parçası, bir kadının tek bir görüntüsü olarak aralarında birleşebilirler.

Belki düşüncelerimi biraz komplike bir şekilde ifade ediyorum, çünkü bunlar başlangıç gruplarına uygun olmayan ileri seviyelerdir. Hepsi uygulamada daha iyi şekilde ortaya çıkar. Bu nedenle, bu konu kadınlarla teorik olarak konuşulmamalı çünkü öncelikle bu onların doğasına aykırıdır ve sadece onları kızdırır.

“İntegral Eğitim üzerine Konuşma”, No:10, 16 Aralık 2011

Kadınlar Grubunun Erkekler Grubuna Etkisi

Soru: Erkeklerin integral birlik için çalışması günde 7-8 saat alıyor. Bir kadının da çalışmaya bu kadar zaman ayırması gerekiyor mu?

Cevap: Kadınların erkeklerden daha az problemi vardır çünkü onların çalışması, erkekler grubunun etrafında çalışmaya katıldıklarında başlar. Bunun öncesinde, onların çalışması teorik çalışmadır ve orada hiçbir bağ olamaz. Bu çalışma, konuşmaları, rol yapmayı ve integral bakış açısından çocukları yetiştirmek için çok zaman ayırmayı içerir, fakat kadınlar arasındaki ilişkiler üzerine değildir ki bunu sadece doğalarının ihlali olarak hissedeceklerdir.

Kadınlar grubu, erkekleri ve onların ortak çalışmasını, sadece onlar hazır olduğunda ve erkekler grubu teoride yeterince eğitim aldığında ve halihazırda kendi aralarında pratik olarak birleşmeye maruz kaldığında gözlemlemeye başlar. Biz yavaş yavaş, onlar tarafından bir sonraki seviyeyi edinmek için ihtiyaç duyulan yardımın temellerini onlara öğretmeye başlarız. Bir sonraki seviye, birlik, ahenk ve “Âdem” (“İnsan”) in bir sonraki seviyesinde doğanın algılanmasıdır ki buna bu tür bir birlik sayesinde ulaşabiliriz.

Erkekler grubu, birliği kendi güçleriyle edinirler, bir adamın doyum ve besin edinmesi gibi.

Kadınlar grubu, bu konuda onlara yardım ederler, onlara ilham verirler, onları iterler ve erkeklere onlar olmadan birleşemeyecekleri çok güçlü bir araç olarak hizmet ederler. Kadınlar erkekleri, onların birleşme hissini rahatsız etmeden,  çok dikkatli şekilde etkilemelidirler. Erkeklere, bunu onlardan bekledikleri, onlara değer verdikleri, onlara ilham verdikleri hissini vermelidirler ve onlara bir annenin çocuğuna davrandığı gibi davranmalıdırlar.

Her kadın erkeklerle bu şekilde ilişki kurabilir ve erkekler kadının etkisini hisseder. Bu yüzden kadınlar grubu, erkekler grubunu birliğe doğru hareket ettirmek için temel role sahiptir, ilhamı ve beklentisiyle etkileyerek, bir anne gibi: “Çocuğumdan ne bekliyorum?” Ve çocuk, annesinin ondan belli bir sonuç beklediğini hisseder.

Bütün bunların, erkeklerde ilgisizlik ya da olumsuz bir tepki hissine neden olmasından kaçınarak, çok dikkatli ve yumuşak şekilde yapılması gerekir. Her şey büyük bir özenle, belli bir dereceye kadar ve her zaman ölçülerek yapılmalıdır.

Her iki grup da objektif şekilde kendilerine bir kenardan baktıklarında, birbirlerine ihtiyaçları olduklarını görürler. Kadınlar grubunun desteğine, etkilemesine, ilhamına ve benden beklentisine ihtiyaç duyduğumu kabul ederim. Bu bana ilham verir, beni destekler ve bir sonuç edinmeye doğru canlandırır.

Genelde, ortak hislerin ve beklentilerin etkileri için çok büyük bir yayılma alanı vardır. Eğer bunların hepsi, direkt olmayan bir temas aracılığıyla, uzaktan, kadınlar grubundan erkekler grubuna “ileri sürme” aracılığıyla yapılırsa, o zaman doğru ortak etkileşim sonucu elde edilir. Ve sonuç olarak, erkekler grubu kadınlar grubunun yardımıyla birliği edinir. Ve bu birlik kadınlar grubuna geçirilir.

Fakat bu gruplar birleşmez, birbirine karışmaz; iki “daire” olmak üzere var olmaya devam ederler: Dış daire – kadınlarınki ve iç daire – erkeklerinki.

“İntegral Eğitim üzerine Konuşma”, No: 10, 16 Aralık 2011

Dünyayı Kadınların Gözlerinden Görmek

On binlerce yıldan bugüne kadar, kaderin istemiyle geliştik ve gerçekte çok az şey elde ettik. Psikoloji – insan, onun doğası ve iç dünyası hakkındaki bilim, sadece yüz yıl kadar vardır. Onun varlığından önce, davranışlarımızı araştırmanın gerekli olduğunu düşünmedik ve hayvanlar gibi şans eseri geliştik. Sadece şimdi, insanlar, toplum ve çevre hakkında bilgiye ihtiyaç hissediyoruz; çevreyi nasıl yaratacağız ve hayatımızı doğru şekilde nasıl düzenleyeceğiz.

“Beden dışındaki hayat” kavramı, kulağa mistisizm gibi geliyor, fakat onunla hiçbir ilgisi yoktur. Bu, kişinin kendisine dışarıdan bakma becerisini geliştirmesi, dünyayı diğer kişinin gözlerinden görmesi demektir. Böyle yaparak, birbirimizi anlama becerisini ediniriz. Ve bu tam da yapabilir olmamız gereken şeydir.

Erkekler için dünyaya kadınların gözünden bakmak neredeyse imkânsızdır. Fakat hemen hemen herkes bir ailede yaşar ve bir aile yaratmanın gerekliliğini anlar; aksi takdirde, dinazorlar gibi türümüz tükenecek. Çocuk sahibi olmaya ve onları yetiştirmeye zorunluyuz. Dolayısıyla, karşı cinsin psikolojisini anlamak ve sadece nasıl düzgün şekilde yaşanacağını değil, aynı zamanda bu yaşamdan nasıl keyif alınacağını da bilmek önemlidir.

Birbirimize dahil olma durumuyla, dünyanın diğer yarısını buluruz. Biz bu şekilde yapılandırılmışızdır. Ve buna, “beden dışındaki hayat” denir; yani dışarıdan ilave bir algı ediniriz. Bu ana kadar, bedenimin içinde bencilce geliştim ve arzularımı mümkün olan en çok şekilde tatmin etmeye çalıştım ve diğer kişinin bilgisini, düşüncesini ve bakış açılarını mümkün olan en az şekilde dikkate aldım. Bugün, tüm dünyayı içine alan kriz, beni diğer kişinin parçası olmaya ve onun bakış açısını, düşüncesini ve içsel dünyasını kabul etmeye zorluyor. Ve sonra, ben görünürde kendimden çıkarım ve diğer insanların parçası haline gelirim. Böylece, tüm insanlığın arzularını ve düşüncelerini, onun tüm olasılıklarını edinirim. Sanki kendi bedenimi terk ederim ve tüm realiteyi hissetme becerisini edinirim.

Burada, eski dönem yeni döneme, realitenin tamamen farklı bir algısına yol veriyor. Şimdi, realiteyi kendi dar algımla değil, tüm insanlık tarafından biriktirilmiş kolektif bir his ve anlayış aracılığıyla görme ve hissetme fırsatına sahibim.

Eğer diğer tüm insanlara yakınlaşırsam ve tüm genişliği ve çeşitliliği içinde sunulan bir toplumda yetiştirilirsem, o zaman yaşamı, kendi bireysel olanımdan ziyade, hislerin ve algıların tüm görüntüsünde görme becerisini edinirim. Nihayetinde, artık tüm insanları dahil ederim ve dünyaya dair paletim çok daha zengin hale gelir.

Kab TV’de “Yeni Bir Hayat”, Bölüm 3, 29/12/2011

Kadın Arzusu Her Şeyi Düzeltecek

Sizi duymuş ve anlamış olan bir kadın özellikle ne yapabilir ve ne yapmalıdır? Genellikle kadın gider ve hemen eşini “düzeltmeye” çalışır.

– Bir psikolog olarak doğru etki noktasını – kadın – tespit ettiniz. Gerçekten de, bu doğrudur çünkü bizim öğrenme sistemimizde, eğer bir kadına insanlık için aydınlık gelecek beklentilerinden bahsedersek, o geri kalan her şeyi düzenleyecek. Kadın arzusu ve baskısı her şeyi düzeltecek. Bu açıdan erkek çok daha pasiftir. Fakat kadının, çocukları ve eşi üzerinde böyle bir etkisi vardır ki, onları kendilerini düzeltme üzerinde çalışmaya zorlar.

Dolayısıyla, ilk önce, gezegendeki nüfusun kadın bölümünü eğitme konusuna önem verilmelidir çünkü o, bunu almaya çok açıktır. Kadınlara karşı doğru yaklaşımı ve onlarla doğru bağlantıyı bulmak, onların ilgisini uyandırmak gerekir. Bu, bizim eğitim programına girmemizi sağlayacak.

Hiç kimse burada nüfusun diğer bölümlerini küçümsemiyor. Fakat gördüğümüz gibi, eğer bir kadın bir şey isterse, onun etrafında olan diğerleri yavaş yavaş onun etkisi altına girmeye başlar.

– Diyelim ki, bizim programımızı seyretmeyi henüz bitirmiş bir kadın, akşam eşini karşılar. O ne yapmalıdır? Bu fikri gerçekleştirmeye nasıl başlamalıdır?

– Genellikle eşini nasıl etkiler? Günün sonunda anlarız ki, eşi bunu arzulasa da arzulamasa da, bir anlamda, erkek kadınına boyun eğer. Bu Doğadır ve bundan dolayı utanç duymamalıyız!

Her erkek, eşini bir ölçüde annesi gibi görür ve bir şekilde ondan korkar, küçük bir çocuk gibi, yetişkin bir erkek, hatta onun ötesinde bile olsa. Bu Doğadan gelir. Kadın hayat verir. Seni besler, sana rehberlik eder ve seni yetiştirir. Sonunda, bugün sahip olduğun her şey, o ne yapmış ise odur.  Çocuk için babanın rolünün önemi hakkında konuşsak bile, baba yine de annenin arkasındadır. Anne, çocuk için her şeydir.

– Kadın, bu “integral hareketleri” yapması için bir şekilde eşini teşvik mi etmeli? İlk adım nedir?

– İlk adım, kadının bunu istemesidir. Onun arzusu, tek bir kelime söylemeden bile yeterlidir. Kadınların bunu nasıl yaptığını bilmiyor musunuz?

– Evet, tabii ki.

– Bu şekilde erkeğin içinde duygunun çıkmasına neden olur. Ve çocuklarla, onlarla konuşacak ve çocuklar ayrıca okulda yeni, integral eğitimi alacaklar. Eşi de bu eğitimi iş yerinde ya da bulunduğu herhangi bir yerde alacak. Fakat kadının sessiz sorusuyla, bu soru tam da ailenin erkek parçasını delip geçer; kadın, erkeklerin bunun önemli olduğuna dair hissiyatlarını kesinlikle yükseltir ve keskinleştirir.

Erkek parçasında bu önemlilik hissi yoktur. Özellikle kadın, gelecek için gerçekten endişe duyar ve ona özen gösterir.

Eğer kadın geleceğe dair ilgili ve kaygılı olursa, o zaman herkes aynı zamanda bunun etrafında dönmeye başlayacak. Erkek, kadın arzusunu gerçekleştirecek. Nasıl olsa bunu hayatta yapıyor, bencil biçimde. Ve burada, aynı zamanda doğru arzular gerçekleştirilecek.

Erkeklerin ve Kadınların Arzuları

Soru: Erkek ıslahı için, kadınların manevi yöndeki arzusuna ihtiyaç duyuyor, peki kadınlar bu yöndeki arzularının farkındalar mı ya da kadınlar arzularını erkeğe mutlaka teslim etmeliler mi?

Cevap: Erkek dünyanın tüm arzularını ıslahında hissetmek istemelidir. Kadınsa kendi arzularını hissedebilir, böyle olduğu gibi, bunu hissetmek için uğraşmalıdır da; kadınlar, arzularını aralarında bağ olan erkekler grubuna aktarmak için çaba sarfedebilirler.

Soru: Kadın Malkut ise ve sadece kendi arzusunu karşılayabiliyorsa ihsan etme niteliğine nasıl ulaşabilir?

Cevap: Kadın arzusunu, erkeğe teslim ederek; sadece kendi arzusunu karşılayabilmekten ihsan etmek için alma niteliğine gelir.