Category Archives: İntegral Eğitim

Mutluluk Ekonomisi

İnsanları bir şekilde değiştirmek zorundayız ve çok ilginç bir fenomenle karşı karşıyayız:  Doğa, bizi ölçüsüz bir tüketim toplumundan, ahenk ve denge içinde mantıklı bir tüketim toplumuna doğru değişmeye zorluyor çünkü doğanın temel yasası olarak dengenin yasasını korumak suretiyle eşit şekilde tükettiğimizde ve biri diğerine ve doğaya verdiğinde, insanların çok büyük çoğunluğu çalışmaktan kurtulmuş olacak.

Bu şu demek ki; krizin yardımıyla, şimdiden şekil almaya başlayan geleceğin toplumu kademeli olarak çok daha az çalışmak biçiminde sonuçlanacak. Günde on saat çalışmak zorunda kalmayacaklar. Zamanımızın kullanımına karşı hatalı tutumumuz, insanlar arasında yeni ilişkiler yaratmak suretiyle değişmelidir. Bu gerçekten de uzun bir zaman alacaktır.

Biz bu konu üzerinde çalışıyoruz ve çalışmaktan bağımsız olacak yüz milyonlarca insan için bir sonuca ulaşıyoruz (açıkça onlar için hiç iş olmayacak) ve büyük bir dünya üniversite kurmamız lazım. Bu insanlara doğaya ve diğerlerine karşı bütünleyici bir düşünceye gelmelerini öğretmek zorundayız.

Müşterek bir dayanışmaya giden doğru bütünleyici düşünce her şeyin herkese yeteceği kitleleri özgür kılacak.

Tüm tahminlerimize ve datalarımıza göre, dünyada yoksun kalacağımız hiçbir şey yok. Sorun şu ki insan açgözlülüğü ve egosu yüzünden hakça paylaşımda bulunamıyor.

Eğer tüm işsizleri toplar ve insanların integral eğitim alacağı bir üniversite, sınıflar kulüpler oluşturursak, memnun, dengeli, artık çok fazla tatmin peşinde koşmayan ve  gerçekten mutlu hissedecek tümüyle farklı bir toplum yaratacağız.

Geçen birkaç yıla bakarak anlaşılıyor ki, her şeyin paranın miktarıyla değil ama insanın hayatı nasıl hissettiği ile ölçüldüğü “Mutluluk Ekonomisi”  geliştiriliyor. Bu duruma gelmemiz temel prensiptir.

Burada yapay hiçbir şey yok. Yaşam bizi, toplumda yer alan ve onları nasıl dengeleyeceğimizle ilgili tüm süreçleri çalışmaya zorluyor. Bu, doğanın bizi ittiği şeydir.

ARI Enstitütüsü Siauliai Üniversitesiyle Ortaklıkta Adım Adım İlerliyor

Šiauliai bölge sitesi ve  Litvanya TV haber portalı kanalı “Šiauliai Üniversitesi, ARI Enstitüsüyle (İsrail) sözleşme imzaladı” başlığıyla bir makale yayımladı

22 Mart tarihinde, Šiauliai Üniversitesi kütüphanesinde, Uluslararası İlişkiler ve Gelişim Rektör Yardımcısı Profesör Teodoras Tamošiūnas ve ARI Enstitüsü Direktörü Profesör  Michael Laitman (İsrail), Litvanya Šiauliai Üniversitesi ve ARI Enstitüsü (İsrail) arasında bir işbirliği anlaşması imzalandı.

Profesör Michael Laitman basın konferansında entegre eğitim ve gelişimin prensiplerini sundu. Profesör Teodoras Tamošiūnas Siauliai Üniversitesi’nin öğretmen eğitimi ile ilgili uzun bir geleneğinin olduğunu ve bu yolla, İsrail’den Michael Laitman tarafından savunulan entegre eğitimin, Siauliai’de geliştirilebileceğini söyledi. Rektör Yardımcısı, Profesör Michael Laitman’ın Šiauliai Üniversitesi’ne olan ziyaretinin ve sözleşmenin ARI Enstitüsü ile imzalanmasının Šiauliai  Üniversitesi’nin tanındığını gösterdiğini söyledi.

Basın toplantısına katılan okutman Vida Skačkauskaitė’e göre, entegral eğitim sisteminin yeni bir insan ve toplum yaratmayı hedefliyor. Ona göre, Šiauliai Üniversitesi’nin uygulamaya ve tanıtmaya başladığı entegral eğitim metodu, Litvanya’nın diğer enstitülerine bir model olarak hizmet edebilir.

Sözleşmenin imzalanmasından sonra Šiauliai Üniversitesi kütüphanesi , Profesör Michael Laitman’ın “Neden İntegral Yetiştirme?” başlığında vermiş olduğu bir konferansa ev sahipliği gerçekleştirdi. Aynı zamanda Fransa, Ukrayna ve İsrail’den başka konuşmacılar da vardı.

Profesör Michael Laitman Ontoloji ve Epistemoloji profesörüdür, Bio–Sibernetik Yüksek Mühendisi ve Felsefe Doktorudur. Profesör Michel Laitman, Dünya Bilgelik Konsül üyesi ve ARI Enstitüsü kurucu ve direktörüdür. Modern yetiştirmenin akut problemlerine uygun yaratıcı fikirler kullanmakta, eğitim stratejisinde pozitif değişiklikler aramaktadır. Profesör eğitime birbirine bağlı entegre dünyanın kanunlarını uygulayan yeni bir yaklaşım sunmuştur. .

Michael Laitman yeni dönüm noktaları ileri sürerek yeni global insan köyünde nasıl yaşanılması gerektiğini izah etti. Birbirine bağlı dünyamızda teknolojik olarak birbirine daha bağlı.

Görüşleri insan hayatının farklı alanlarını içeriyor: Sosyal, ekonomik ve çevre. İlave olarak, eğitime özel bir odaklanma verilmiştir, universal değerleri sağlayan bir sistem ve bu sayede  bizim birbirine çok yakın gerçekliğimizde uyumlu bir toplum yaratıyor.

Son otuz yılı aşkın bir süredir, Profesör Michael Laitman 18 dile çevrilen 40’ın üzerinde kitap yayımladı.

Fotoğraf: Sigita Inchyurene

2 Nisan 2012’de yayımlandı

Kapitalizm Kontrol Dışı

Görüş: (Steen Jakobsen, Saxo Bank Baş Ekonomist): “Geçen sene boyunca 16 farklı ülkeye seyahat ettim. Hepsi birbirinden çok farklı, farklı başlangıç noktalarla, sistemlerle ve kültürlerle ancak hepsi eşitsizliğin aynı nakaratını paylaşıyorlar. 2008’deki finansal krizin başlamasından itibaren gerçek kaybedenlerin orta sınıf olduğunun farkına vardım.

“Uzmanlar kapitalizme şahit olduğumuzu ve serbest pazarın kontrolden çıktığını bilmenizi sağlayacaklar. Nerede? Kapitalistik kurallara göre işleyen sadece tek bir pazar yoktur.

“Bu kriz zamanında ana politika yanıtı olarak satın alma zamanı geride kalır. Ancak bu çözüm sürmeyecektir, sosyal eşitsizliği daha keskin hale getirecektir. Gelir kaynağı ve zenginlik eşitliği, sermaye ve çalışmak için eşit bir haktır. Şu anda sermayeye serbest erişimi olan kuruluşlar sadece üstüne aşırı yüklenilmiş bankalar ve hükümetlerdir.

“Ne tuhaftır ki, uzmanlar mevcut krizi, kapitalizmin kontrolden çıkması olarak seslendirmektedirler. Bizlerin şu anda hükümetlerin ve politikacıların kontrolden çıktıklarına şahit olduğumuza dair bu konuda tartışabilirim.

“Eğitime, güvenli serbest pazarlara yatırım yapmalıyız, rekabet ve uzun dönemli eğitim maaş ve çalışma saatleri üzerine üç taraflı anlaşmalar. Daha fazla eşitlik için yol budur.”

Benim Yorumum: Çözüm hatalıdır – artık daha fazla iş görmeyen egoistik kapitalizm modeli üzerine kurulu bir çözüm bu. Bizim şunlara yatırım yapmamız gereklidir.

  1. Tüm insanlar için uygun, tek seviye refaha ulaşmak,
  2. Zorunlu, bütünsel eğitim ve yetiştirmeyi tanıtmak.

Bu iki önlem de krizi eleyecektir çünkü bunlar, doğayı ve etrafındaki dünyayı yok eden insanlar arasındaki uyuşmazlıkları ortadan kaldıracaklardır; bizleri değiştirecekler ve bizler de yeni bir refah ve denge ekonomisini nasıl yaratacağımızı anlayacağız.

29 Mart 2012’de yayımlandı.

Internet Nesli: Gençler Sanal Hayatlarını Gerçek Dünyaya Tercih Ediyorlar

Daily Mail Haberlerinden: “Çocukların online hayatlarında gerçekte olandan genelde daha mutlu olduklarına dair bir araştırma yayımlandı.

“Kim olmak istiyorlarsa tamamen o olabileceklerini söylüyorlar ve herhangi bir şey artık eğlenceli olmadığında da çok basitçe iptal tuşuna basabiliyorlar.

“Çocukların yaklaşık yüzde 47’si online durumdayken, normal hayatlarında yaptıklarından daha farklı davrandıklarını söylediler ve birçoğunun iddiasına göre bu onların daha güçlü ve güvende hissetmelerini sağlıyor.”

“[Psikoterapist Peter Bradley:]  “Bu tespitler çocukların siber uzayı, gerçek dünyadan ayrılabilecekleri, muhtemelen gerçek hayatta göstermeyecekleri davranışlarını ve kişiliklerinin parçalarını keşfettikleri bir yer olarak gördüklerini akla getiriyor” dedi. Siber dünyalara gerçek topluluklardan daha mutlu yerler olmalarına izin veremeyiz, aksi takdirde genç insanlardan kurulu toplumumuzda yeterince işlemeyen bir nesil oluşturmuş olacağız.”

“Gençler tarafından online iken alınan risklerin sayısından alarma geçtik” şeklinde konuştu.  “Güvenli online davranış, okullarda öğretildi, fakat gençlerin bu riskleri kendilerine ilişkilendiremedikleri görünüyor.”

Yorumum: Gelişim durdurulamaz ve bu yüzden sadece, kişiyi düzelterek siber uzayı yararlı hale getirebiliriz. Herşey bütünsel yetişme içinde yatıyor.

Genel olarak, insanlık sanal aleme geçiş içerisinde. İnsanlık, fiziksel duyularımızın taşıyıcılarından, enerji ve bilgiden uzaklaşıyor ve güç ve niteliklerin uzayına giriyor.  Madde yavaş yavaş, hislerimizde bir illüzyon olarak ortadan kaybolana kadar sertliğini kaybedecek.

19 Mart 2012 20:19’da yayımlandı

Çekici Olmayan Fakat Sevimli Kişi

Soru: Kişi eksikliklerini telafi etmek eğilimindedir. Örnek olarak, her radyo sunucusunun bazı konuşma eksiklikleri vardır; sıradan görünüşlü kişiler TV’de bir kariyer elde eder ve bu şekilde devam eder. Bu aynı zamanda bütünsel eğitim sisteminde çalışan kişilere de geçerli midir? Onlar telafi etmeye çalışacaklar mı, ya da belki de bütünsellik herşeyi dengeye getirecek midir?

Yanıt: Hayır, herşeyden önce, anlıyoruz ki, görünüş hiçbir fark yaratmamaktadır. Eğitmenlerimiz arasında, çoğu zaman çekici olmayan kişiler görüyoruz, hoş olmayan ve güzel görünüşlü olmayan. Hatta diyebilirim ki, görgü kuralları çok çok basittir.

Ancak, kişi içsel çalışma ile meşgul olduğunda, bu onu iğrendirmemektedir. Eğer onları sevmezse, o zaman en azından onları nazikçe sanki kendisine yakın bir kişi gibi kabul etmeye başlar. Hatta onun içinde bir çeşit sevimlilik görür. İşte bu ne olduğudur.

Aynı şey kadınlara da geçerlidir. Eğer samimiyet ortaya çıkarsa, bunun dışında herşey rafa kalkar.

18 Mart 2012  10:10’da yayımlandı.

Kadınlar Olmadan Hiçbir Gelişim Yoktur

Kadınlar açısından her şey, birlikte olmak ve erkek kısmını desteklemek veya sarmak için arzuladıkları dereceye göre değerlendirilir. Kadınların erkeklere baskı yapması gerekir. Bu onların karakteridir. Bunu sadece gerçekten doğru şekilde kullanmalılar, utanma duymadan. Kadınlar erkekler grubuna bağlıdırlar ve bu onlara bağlıdır. Kadınlar olmadan erkekler grubu ileri hareket etmeyecektir.

Kadın eğilimi birincildir, erkek eğilimi ise ikincildir. Tüm doğa bu şekilde yapılanmıştır. Eğer kadınlar olmasaydı, erkekler tüm yaşamlarını futbol oynayarak geçirirlerdi.  Ancak kadın eğilimi onları bir aile kurmaya, çalışmaya, eve gelmeye ve bir şeyler düzenlemeye zorlar. Bunların tümü kadın arzusudur, erkek arzusu değildir. Bir erkek bunların hiçbirine sahip değildir. O, tüm yaşamı boyunca bir çocuk gibidir.

Bu yüzden kadınların doğru şekilde organize olmaları ve erkeklere baskı yapması ve onları etkilemesi gerekir. Ve erkeklerin bunu anlaması gerekir. Bizler yetişkinleriz ve doğamızı, hem kadın hem erkek doğamızı, amacı edinmek için kullanmalıyız. Amaç ortaklaşa edinilir. İkisine ait olan bir bebeğin doğumu gibidir.

Dolayısıyla, buna ciddi olarak ve ortaklaşa bakmalısınız. Tam olarak bu şekilde yaratılmış olmamız bir tesadüf değildir. Her şeye kazara olmuş gibi bakarız, fakat gerçekte her şeyi maksimum derecede içimizde toplamalı ve doğru şekilde birleştirmeliyiz. O zaman Yaratan’ın içinde ifşa olacağı bir arzu edineceğiz. Kadın eğilimi olmadan burada hiçbir şey yapılamaz.

Dünyanın %60’ını kadınlar oluşturur ve onlar dünyada en tutarlı olanlardır. Benzer şekilde grup, kadın kısmı olmadan kesinlikle tutarsızdır. Güçlü bir kadın grubu, tutarlı bir erkek grubunun garantisidir. O daha tutarlıdır. Doğru şekilde hareket ederek, tüm problemleri, ortak gemimizin tüm sallantılarını yumuşatır ve gücünü azaltır.

Kadınlar bunu anlamalılar ve işlevlerini gerçekleştirmeliler. Erkekler de bunu anlamalılar ve kadınlara uygun imkânları vermeliler ve aynı zamanda onlara değer vermeliler. Bu olmadan hiçbir şey edinemezler. Kadın kısmı olmadan, erkek kısmı hemen “yolunu şaşırır”. Kadınların varlığı bütün küçük sorunları yok eder.

İbrahim’e bile denmişti ki, “Sara’nın sana söylediğini dinle.” Kadınların temeli, gelişimde öncelikle en önemli olandır. Düzeltmemiz gereken arzunun tamamı kadın arzusudur, kadın aracılığıyla ifade edilir. Dolayısıyla, kendinizi doğru şekilde organize etmelisiniz. Nerede güçlü bir kadın kısmı varsa, size büyük bir  başarı garanti edilir.

Moskova’daki Dersten, Rabaş’ın Yazıları, 16/01/2011

Kadın, Değişimlerin Olduğu Yerdir

Erkekleri sağlıklı ve güçlü bir şekilde etkilemek için, kadınların da birleşmesi gerekir, fakat kadınlar, bizim çalışmamızın prensiplerini ve erkeklerden tam olarak neyi talep edeceklerini anlayarak birleşmeliler. Böyle olması için, erkeklerin çekmesi gereken Işığın ne olduğunu ve onun neyi yaratması gerektiğini bilmeliler.

Maneviyatta  kadın, erkekten daha bile büyük bir güçtür. Erkek sadece güçtür, perdedir, kadın ise her türlü değişimin meydana geldiği yerdir. Yeni bir basamağı yaratır ve onu besler. Gebe kalma, büyütme ve yetişkinliğe doğru olgunlaştırma, bunların hepsi kolektif ve bireysel ruhun dişi parçasında bulunur.

Erkeğe gelince, o sadece Işığı getirir. Denir ki o “aklaştırmayı sağlar” ve bu bir bakıma onun rolünü tamamlar. Ondan sonra, bir annenin içinde ikamet eder ve onun sayesinde ruhları geliştirecek güçleri temin eder.

Çocuğa gelince, her şey anneden, dişi taraftan gelir. Tüm manevi gelişim kadından geçer ve ruhları yaratan dişi kısımdır. Tora’da aynısından bahsedilir. Örneğin, “İbrahim” ve “Sara”, yeni bir ruh yaratan ruhun iki parçasıdırlar ve onların daha ileri durumu “İzak” olarak görülür. Kim onu doğurur? Belli ki Sara.

Doğanın emrettiği gibi işlev görmeliyiz. Kendimizi maddesel doğayla hizaya getirdiğimizde, oradan manevi olana geçeceğiz ki onun sayesinde, yapmak için yola çıktığımız şeyi kendimize zarar vermeden elde edeceğiz.

Aksi halde, egoizmimize boyun eğerek daha fazla zarar verdikçe, aslında aileleri ve toplumu mahveden “eşitlik” hakkında daha fazla bağıracağız ve şansımız azalacak. Bazı politikacılar bundan faydalanabilir ama bu biz olmayacağız.

Günlük Kabala Dersi, 4. Bölüm, Kadınlar üzerine, 6 Mart 2011

Kadınların Eleştirisi

Soru: Eğer bir kadın güçlü ve keskin, eleştirel bir akla sahipse ve erkekler grubunda belirli bir dengesizlik olduğunu görüyorsa, bundan erkeklere bahsedebilir mi?

Cevap: Asla. Fakat bunu tarif edebilir ve değerlendirebilir. Bu arada, onun değerlendirmeleri çok ciddi, erkeklerinkinden çok daha ciddi olabilir.

Kadınlar bu şeyleri bir kenardan görürler – doğru şekilde görürler. Kendilerine dair yapabilecekleri hiçbir şey yoktur, fakat erkeklere olan her şeyi görmek için büyük bir yetenekleri vardır. Ve bu yetenek kullanılabilir, erkekler grubu tarafından değil fakat eğitmenler tarafından. Erkekler asla bunu bilmemeli veya hissetmemeli. Sadece pozitif bir etki, onların kahramanca hareketini, kendilerinin üzerine yükselişini bekleme halini hissetmeliler.

Soru: O zaman kadınlar eleştirilerini kiminle paylaşmalı, kız arkadaşlarıyla mı?

Cevap: Kadınlar, erkekler arasındaki şeylerin değişmesi için içsel bir arzuya sahip olmalıdır. Aynı zamanda bunu kendi aralarında konuşarak da yapabilirler, fakat bunlar pozitif konuşmalar olmalıdır, “bir tek bebeğe sahip birçok bakıcı” gibi.

“İntegral Eğitim üzerine Konuşma”, No:10, 16/12/2011

Kadın Doğasının Belirli Nitelikleri

Soru: İntegral yetiştirme kurslarında erkek ve kadın grupları olduğu için, kadın grubunun doğasını netleştirmek isterim.

Cevap: Kadın, kendini ve dünyayı kendi içinde algılayan çok içine kapanık bir varlıktır. Erkekler arasında etkileşim, destek, dostça çevre ve başkaları için kendini feda etmeye hazır olma durumu varken, kadınlar arasında bu öncelikler var olmaz, doğal olarak. Her dişi, her kadın, dişi olan her şey, kendi başına var olmak, sınırlarını, çocuklarını, evini vs. korumak için tasarlanmıştır.

Bu onların içine doğa tarafından yerleştirilmiştir ve bu yüzden bunu bozmamalıyız. Kadının doğasını kırmaya hiç hakkımız yok; aksine, onu ahenk içinde geliştirmeliyiz ve aynı zamanda kadınları birbirleriyle birleştirmeliyiz. Bunu nasıl başarabilirsiniz?

Bu, kadınlara örnek teşkil eden ve onları erkekler grubunu desteklemeye zorlayan güçlü bir erkekler grubu yaratarak yapılabilir. Erkekler grubu, kadınlar grubunun etkisinin önemini ve kadınların birliği olmadan erkekler grubuna destek olamayacaklarını fark eder. Ve kadınların erkekler grubuyla tanımlayabildiği ve bağ kurabildiği tek zaman, kendi aralarında belli bir dereceye kadar bağ kurduklarında olur.

Kadınlar, ortak dışsal bir amaca sahiplerse, kendilerini organize edebilirler ve farklı kadın organizasyonları gibi var olabilirler. Birleşmek yerine, her kadın dışsal amacı anlamalı ve kendini bu amaçla birleştirmelidir: “Erkeklere ‘tutunmanız’, onların içinde var olmanız, onları desteklemeniz gerekir, biz kadınların kendi aramızda bunu yapmamız yerine.” Kadınlar grubu bu şekilde birleşebilir.

Sonra kadınlar, erkekler grubunun etrafında çok güçlü bir destek biçiminde, erkekler grubunun varolması için gerekli kısım olarak var olurlar. Bu tür birleşmiş kadınların çevresi, içsel erkekler grubuna ilişkin olarak dışsal bir daireyi temsil ediyor gibidir, doğadaki erkek ve dişi köklerin çok güçlü birliğidir.

Bu şekilde bu iki integral topluluk birbiriyle etkileşir: Erkekler birlikleri ile kadınları etkiler ve kadınlar birdenbire bunu hissetmeye başlarlar; bu onları çekmeye başlar ve yavaş yavaş bu uğurda etkileşmeye ve birleşmeye başlarlar. Aralarındaki doğal bireyselliği kaybederler.

Kadınlar, erkeklerin birleşmesine yardım etmek adına kendi aralarında birleşebilirler (buna karşılık olarak birliğin gücünü alırlar, bundan “güç almak” için tek yolları budur). Diğer bir deyişle, tamamen doğal bireyselliklerini kaybederler ve kendilerinin üzerine çıkabilirler.

Soru: Bunu pratik olarak nasıl gerçekleştirebilirsiniz?

Cevap: Pratik uygulaması ayrı gruplarda olur, integral yetiştirme metodunu ve buna uygun materyali çalışarak bu grupları hazırlarız ve amaca yöneltiriz. Doğal olarak, kadınlar grubunda çalışırken, kadınlar birbirine dikkat etmezler: Herkes bireysel olarak gelir ve ayrılır. Aralarında arkadaşlar olabilir ama zaman içinde bu da biter, olaylar değişir. Bu kadının doğasıdır.

Bu aslında çok ilginç ve karmaşık bir bireyselliktir, saf biçiminde gerçek özgün doğal egoizmdir ve bunu gözlemlemek iyidir. Diğer bir deyişle, benim “Ben” her zaman içimdedir ve asla başka bir kimsenin yanında değildir. Ve bir başkasının yanında olduğu zaman ise, sadece verili koşulda birbirimize bir şeyle yardım edebildiğimiz veya bir şekilde durumumuzu rahatlattığımız zamandır ve bundan daha fazlası değildir. İnsanlarla uğraşan psikologlar olarak bunu anlıyoruz.

Fakat burada erkekler grubunun etkisinin büyük rolü vardır. Erkekler grubu, birleşerek ve örnek teşkil ederek, bunu birlikte etkileme ihtiyacını kadınlarda harekete geçirir ve sonra kadınlar bu ölçüde birleşirler. Ayrıca, bu onların isteğine ters olarak gerçekleşir. Bunun doğanın kanunu olduğunu görürüz. Diğer bir deyişle, güçlü bir erkek grubu, birliğin bir güç olduğunu kadınlara gösterir ve onların bireysel “Ben” lerinin üzerine çıkmalarına neden olurlar.

Soru: Bu kendini pratikte nasıl ortaya  koyar?

Cevap: Birleşmiş bir kadın bütünü olarak hissedebilirler. Erkekler gibi kucaklaşmaya başlayabilirler ki bu tamamıyla onlar için doğal değildir. Kadınlar, erkeklerde birliği harekete geçirmek için birlikte olmaları gerektiğini hissedebilirler, bu sayede aynı zamanda kendileri için de birliğin içsel halini edineceklerdir ki bunu kendi başlarına alamazlar. Onu ne fethedebilirler, ne alabilirler ne de satın alabilirler – onu elde etmenin başka hiçbir yolu yoktur.

Soru: İntegral birlikte kadınların ve erkeklerin biraz farklı rolleri mi var?

Cevap: Bu doğru! Bunlar tamamen farklı rollerdir! Ne erkeklerin ne de kadınların doğasına baskı yapmıyoruz. Birbirleriyle olan etkileşimleri yavaş yavaş onlara birleşmenin değişik formlarını getirir.

“İntegral Eğitim üzerine Konuşma”, No:10, 16 Aralık 2011

Bir Kadın Birlik Mucizesini Nasıl Tadabilir?

Soru: Ayrılmanın ve birleşmenin psikolojik safhalarını gözlemledik ve fark ettik ki erkekler birleşmeye ulaşabiliyorlar ve kadınlar genellikle ulaşamıyorlar. Bu bir şekilde sizin bahsettiğiniz kanunlarla ilişkili mi?

Cevap: Tabii ki. Erkekler ve kadınlar grubunun özelliklerini çoktan konuştuk. Kadınlar grubu erkekler grubunun üzerine yoğunlaşır, onun etrafında yardım, destek biçiminde, erkekleri birliğe doğru ilerlemeye zorunlu kılan kısım olarak var olur. Sonra erkeklerin edindiği birlik aynı zamanda kadınlar kısmına da yayılır.

Bu nedenle kadınlar grubundaki çalışma tamamen farklıdır. Görünürde dışsal kısma, erkekler grubuna doğru yönlendirilmiştir. Ve kadınlar aralarında sadece bunu etkilemek için ilişki kurarlar. Ortak çalışmalarının etkinliğini ve bu çalışmanın amacının erkekler grubunu etkilemek olduğunu anlamaları en iyisidir.

Fakat bu epey karışık bir problemdir ve çok çabuk çözümlenemez. Ancak birçok özel olaydan sonra, kadınlar, erkekler grubunun edindiği ve onlara yansıttığı birliği tatmaya başladığı zaman, ancak o zaman erkeklerin bir sonraki yükselişine neden olmak ve onlardan biraz yakıt almak üzere bir şekilde birleşmeye hazır hale gelirler. Bu asıl ihtiyacı geliştirirler. Bu fiziksel veya doğuştan olan bir şey değildir – bütünsel seviyeden kaynaklanır.

Bu yüzden erkekler grubunun birliğinin etkisi altında, kadınlarda da birlik için, hatta kendi aralarındaki birlik için bile yeni bir talep yükselir. Diğer bir deyişle, boşluk – birleşme arzusu – içlerinde belirir. Öncelikle, bu birliğe kendi kişisel katılımlarını hissetmeye başlarlar ve her biri erkekler grubundan kendi doyumunu alır. Ve sonra, daha fazla bağ kurdukça, dişi özlerinin daha fazla üzerine çıkarlar ve tek bir kadınlar parçası, bir kadının tek bir görüntüsü olarak aralarında birleşebilirler.

Belki düşüncelerimi biraz komplike bir şekilde ifade ediyorum, çünkü bunlar başlangıç gruplarına uygun olmayan ileri seviyelerdir. Hepsi uygulamada daha iyi şekilde ortaya çıkar. Bu nedenle, bu konu kadınlarla teorik olarak konuşulmamalı çünkü öncelikle bu onların doğasına aykırıdır ve sadece onları kızdırır.

“İntegral Eğitim üzerine Konuşma”, No:10, 16 Aralık 2011