Category Archives: Çiftler

Karı ve Koca Arasındaki Barış Safhası

“Bir erkek ve bir kadın, eğer ödüllendirilirlerse Şehina [Kutsallık] onların arasındadır.” Sormalıyız, eğer zıt iseler aralarında barış nasıl olur?

Bu özellikle kişi buna layık olduğundadır, “ihsan etmek için alma” denen alımı ihsan etmeye çevirdiğinde aralarında barış vardır. Aksi takdirde anlaşmazlık içindedirler ya da biri diğerine boyun eğer. Boyun eğmek, bütünlük içindeki sevgi olarak kabul edilmez, çünkü boyun eğen her zaman kontrol gücünü yeniden kazanmayı bekler (Rabaş, Makale 240, “Safhalardaki Anlayışlar”).

Ortak bir şey inşa etmek için birlikte çabalayan karı ve koca arasındaki barış safhası, bir artı birden oluşmaz, tek bir bütündür. Bu safha, içinde Yaradan ikamet ettiği için kutsallık olarak adlandırılır.

Ortak bir bütüne, her bir eş diğerine tamamen uyum sağladığında ve asla ayrı ayrı var olmayan birleşik bir varlık oluşturduklarını anladıklarında ulaşılır.

Soru: Yani kendimi ayrı bir kategori olarak bile görmemeli miyim?

Cevap: Asla! Bu her ikiniz için de içsel bir duygudur. Biriniz olmadan diğeriniz olmaz ya da her biriniz ayrı ayrı olmazsınız. Ve bu şekilde bir araya geldiğinizde, o zaman bu birlik içinde Yaradan’ın varlığını hissedersiniz.

Tüketen Ateş

Soru: Bir karı koca Şehina’nın ifşasına layık olmazsa, ateşin onları yakacağı söylenir. Bu hangi koşuldur?

Cevap: Aile içinde sevgi olmalıdır. Ama eğer sevgi alevi yerine tam tersi bir niteliğe sahip olurlarsa, o zaman aynı sevgi tüketen bir ateşe dönüşür.

Soru: Ama bu tersine dönüş nasıl oluyor? Sonuçta bu sıcaklık sağlayabilen aynı ateştir.

Cevap: Bu genellikle yaşamlarımızda, eylem halinde olur. Birdenbire tüm kötü düşüncelerinizi ve sözlerinizi terk eder, birbirinize yüzünüzü döner ve yakınlaşırsınız.

Aile yaşamında en önemli şey gurur ya da kendini beğenmişlikten kaçınmaktır. Eşlerden hiçbiri diğerini kendisinin haklı olduğuna ikna etmeye çalışmamalıdır. Çoğu zaman yanlış olduğunu anlamamıza rağmen, inadımızla hareket eder ve haklılığımızı kanıtlamaya çalışırız.

Soru: Ne tür bir doğruluk arayışı içinde olmalıyız?

Cevap: Sadece bağı aramalı ve birbirimize boyun eğmek için çaba göstermeliyiz.

Burada kimin haklı ya da suçlu olduğu konuşulamaz. Hiçbirimiz doğru, yanlış ya da suçlu değiliz. Önemli olan, kötü yaratıldığımızı ve doğamıza aykırı hareket etmemiz gerektiğini anlamaktır.

Birbirinizi Kabullenin!

Soru: Çeşitli nedenlerden dolayı evlenmeye karar veremeyen çiftlere ne tavsiye edersiniz?

Cevap: Bir aile kurmayı, çocuk sahibi olmayı ve bu dünyada aralarında kendilerine sadece fayda sağlayacak maksimum yakınlığa ulaşmayı düşünmelidirler. Evlilik ve ebeveynlik, çiftlerin karı veya koca olarak geçirdikleri manevi gelişimin bir parçasıdır.

Birçok kişi karşısındakini zorlayarak kazandığını düşünür, ancak siz bunun yerine kabullenmelisiniz. Bu sizin avantajınızdır. Bir başkasına doğru adım attığınızda doğru şeyi yaptığınızı hissetmelisiniz.

Herkese iyi şanslar ve güçlü olun. Birbirinizi kabullenin!

Birbirinizi Kelimeler Olmadan Anlayın

Soru: Bir ailedeki eşlerden biri, diğerinin kendi egoizmi üzerinde nasıl çalıştığını fark ederse, onu bunun için övmeli mi?

Cevap: Hayır, övmenize veya bunun hakkında konuşmanıza gerek yok; aksi takdirde bu her şeyi karıştırır. En iyisi birbirimizi kelimeler olmadan anlamaya çalışmaktır. Bu çok daha güçlü, çok daha etkileyicidir ve herkesin kendi üzerinde daha derin çalışmasını sağlar.

Kendiniz üzerinde çalıştığınızı ve bir şekilde değişmeye çalıştığınızı hissediyorsanız, ancak bunu eşinizden göremiyorsanız, o zaman ona şunu veya bunu yapmasını, örneğin kendini biraz alçaltarak burada bir fırsatı olduğunu bir şekilde ima etmeniz gerekir.

Herkesin kendi egoizmi vardır ve herkes bunun üzerinde çalışır. Eşinize bu çalışmada yardımcı olmak için örnek olmanız gerekir.

 

 

İki Kişilik Bir Dilek

Soru: Eğer Yaradan bir erkeğe ve bir kadına kalp yoluyla bir bağlantı verirse, o zaman her biri diğeri için her şeyi yapmaya hazır olur mu?

Cevap: Her şey için ne kadar hazır olduklarını bilmiyorum ama birlikte olmak için birbirleriyle yarı yolda buluşurlarsa ve her biri eşinin kendisinden istediğini yaparsa, o zaman Yaradan’ın ifşa olduğu ortak bir arzu oluştururlar.

Soru: Ama Yaradan da onlara bu arzuyu verir değil mi?

Cevap: Hayır, bu arzuyu kendileri yaratmalıdırlar. Her birinin kendi arzusu vardır, bu yüzden birbirlerine bağlanmaları gerekir ki her ikisi için de tek bir arzuları olsun ve bu arzuda herhangi bir farklılık hissetmesinler.

Bu öyle bir birleşme olmalıdır ki, birlik duygusundan başka bir şey kalmadığında, birbirleri için arzu duymalıdırlar.

Erkek Ve Kadın: İdeal Bir İlişki

Fiziksel dünyada, bir erkekle bir kadın arasındaki ilişkilerin başlangıcını ve sonunu çok sık gözlemleriz çünkü dünyamız egoist bir temel üzerine kuruludur. Bu manevi dünyada olamaz çünkü sonsuz bir süreklilik, “sonsuz bir doyum” vardır.

Soru: Bir insanın protein yaşamı (fiziksel ya da dünyevi yasami) için manevi kuralların ideal kullanımı nedir?

Cevap: Yaradan ile yaratılan arasındaki ilişki gibi olmaktır! Buradaki varlığımızın amacı budur; Yaradan ile sonsuz, büyük ve güçlü olan temas hakkında bilgi edinmek ve bunu sonsuzluk dünyasından bizim dünyamıza kadar her seviyede inşa etmek. Bu, insanın son ıslahıdır. Ve doğanın geri kalanı da insana dâhildir.

Bir erkek ve bir kadın arasındaki ideal ilişki, birbirlerini doğru bir şekilde tamamlamaya başladıklarında gerçekleşir ve böylece ihsan etme ve sevginin gücü olan Yaradan aralarında ifşa olur. Üst bir edinim yoksa bu gerçekleşemez.

Bu nedenle, bizim dünyamızın seviyesinden hiçbir şey çözülemez.

Öfkeyle Başa Çıkmanın Doğru Yolu

Soru: İsrail’deki insanlar arzuların çatışmasına sebebiyet veren ve kızgınlığı arttıran bir asabiyete sahipler. Öfkeye karşılık vermenin doğru yolu nedir?

Cevap: Bunun nedeni eğitim eksikliğidir. İnsanların sabrı yoktur ve kendilerini kontrol edemezler. Onlar şımarık çünkü çocuklarımıza her istediklerini yapmalarına izin veriyoruz ki bu yasaklanmıştır. Çocuklara küçük yaşlardan itibaren hayattaki farklı zorluklarla nasıl başa çıkacaklarını öğretmeli ve onları eğitmeliyiz.

Soru: Gençlerimizi öfkeye doğru bir şekilde karşılık verecek şekilde eğitmek istiyoruz. Onlara ne öğretmemiz gerekiyor?

Cevap: Onlara öfkelerini nasıl durduracaklarını öğretmemiz gerekiyor.

Soru: Karşımdaki kişiye karşılık vermektense kaçıp gitmek daha mı iyi?

Cevap: Tabii ki daha iyidir ama bunun ne kadar zor olduğunu biliyoruz.

Soru: Birçok evlilik danışmanı, nasıl kavga edileceğini bilmenin önemli olduğunu söylüyor. Nasıl doğru bir şekilde kavga edilir?

Cevap: Bu doğru. Kavgalar olmadan yakınlaşma ve barış olmaz, ancak birlikte gitmeleri gerekir. Birbirimize örnek olmayı öğrenmeliyiz.

Kendimi aşmak için çaba sarf ederek ben bir örnek ortaya koyuyorum ve öfkeli olsam da, diğeriyle sevgiyle ilişki kurarım: “Sevgi tüm günahları örter.”

Soru: Kavga ettiğimizde, partnerimizle sevgi ile ilişki kurmak mümkün müdür?

Cevap: Bu bir uygulama meselesidir.

Soru: Birisi size kızgınken ve sizden nefret ettiğinde sevgiyi nereden alıyorsunuz?

Cevap: Bu basit, biz öfke ve kızgınlığı sevgi ile örteriz ama sevgi içimizdedir yani bu, ikisi arasındaki denge meselesidir.

İkisinden biriyle ne kadar çok oynayabilirsem, onlarla sürekli olarak o kadar fazla oynamam gerekir. Öfke ya da sevgi duygusuyla tam olarak özdeşleşmemeliyim, bu iki ucu birlikte kontrol edebilmem için yalnızca iki duygunun bende işlemesini sağlamalıyım.

Her Başarılı Erkeğin Arkasında Bir Kadın Vardır

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır (Atasözü).

Soru: Bir kadın ona yardım ederse, bir erkeğin kendini daha güvende hissetmesi olgusunun manevi bir kökü var mı?

Cevap: Bunun hayatın gerekli bir unsuru olduğunu düşünüyorum. Üstelik bunu kendi tecrübelerime ve hayatımda, mesleğimde hissettiklerime ve eşimin bana verdiği desteğe dayanarak söylüyorum. O olmasaydı, katlandıklarımın çoğuna dayanamazdım. Fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak çok büyük travma, kayıp ve zorluklarım oldu.

Bu bağlamda bir eş, yokluğunda erkek için çok zor olacak bir çeşit destektir. Annesinin yerine geçer. Gerçek şu ki, erkek çocuk doğurmaz ve bir kızdan kadın olma, anne olma gibi farklı evrelere girmez. Bir erkekte bu geçiş süreci yoktur. Bu nedenle, bir çocuğun annesinin desteğine ihtiyacı olduğu gibi, sürekli olarak kadın desteğine ihtiyaç duyar. Bu etkileşimleri anlarız.

Bir adam genelde siyaset, bilim gibi ciddi işlerle, karşılığında büyük bir iç enerji, fiziksel ve zihinsel güç gerektiren tehlikeli işlerle meşgul olduğunda, fizyolojik destekten daha fazla psikolojik desteğe ihtiyaç duyar.

Ve elbette hiçbir şeye karışmadan ona destek hissi vererek yardım eden eş, adam için içsel olarak gereklidir. Bunun yüksek bir manevi kökü vardır.

Bizler kökümüzde, eril ve dişil olanın iç içe geçtiği tek bir varlığız. Ve ben gücümü bu ortak kökten almalıyım. Ancak bana yardım eden, destekleyen, beni dinleyen, ilgi gösteren özverili bir kadını yanımda hissedersem, bu kökleri daha iyi hissedebilirim. Bu çok önemlidir. Ve bu nedenle, bir Kabalist için bu bir yasadır, erkek bekar olamaz.

Üstelik bunun vazgeçilmez bir koşul olduğunu başka hiçbir uygulamada görmedim. Kabala’da bekar birisi manevi olarak ilerleyemez. Bu manevi kök o kadar derindir ki bir Kabalistin evli olması gerekir.

Bu sadece bir eve sahip olmak ve bakılmak değil, “eş” denilen içsel, zihinsel ve işlevsel görevleri yerine getiren bir kadına sahip olmaktır. Bu tanım, kategori, görüntüdür. Bu çok zor bir şeydir. Öğrencilerimden bunun onları ne kadar etkilediğini görebiliyorum.

Aile İçinde Kalpteki Noktayı Uyandırmaya Değer Mi?

Soru: Aile içinde, etkin olmayan bir kalpteki noktayı uyandırmaya nasıl yardımcı olabiliriz?

Cevap: Öncelikle, partnerlerimizden Kabala bilgeliğini öğrenmelerini talep etmemeliyiz, hiçbir şekilde!

Bu konuda mutlak ve kesin bir yasak vardır. Maneviyatta zorlama yoktur. Bir partner öğrenmek isterse, o zaman memnuniyetle. Partner öğrenmek istemiyorsa buna gerek yoktur.

Bununla birlikte, mümkün olan her şekilde onları bu konuda teşvik etmek gerekir. Ve elbette, karı koca birlikte çalışırlarsa, bu onları çok yakınlaştıracak ve çok güzel bir bağ oluşturacaktır. Yani, bunu herkese tavsiye ederim.

Aşk Evlilikleri Neden Bitiyor?

Soru: Dünyada şu sorun var: İnsanlar güvenilir bir hayat arkadaşı bulamıyor. Yani birçok tanışma sitesi var, insanlar birbirlerini medyada arıyorlar. Yine de çoğu zaman kimseyi bulamıyorlar.

Japonya’da çiftleri karakter, genetik, duygular vb. göre eşleştirmek için yapay zeka bile geliştirdiler. Çöpçatanlık hakkında ne düşünüyorsunuz?

Cevap: Olumlu. Bir erkeğin bir kızla aşk ilişkisine başlamasında iyi olan nedir? Orada ne olur? Çocukları var, zorla evlendiriliyorlar.

Önceden kimin kime uygun olduğuna baktıkları bir çöpçatanlık kaynağı varsa daha iyidir. İnsanlık, tüm kültürlerde sürekli ve binlerce yıldır bu şekilde var olmuştur. Bugün bunların hiçbirisi yok.

Yorum: İngiltere’de koku ile belirleme yöntemi var: içeri giriyorsunuz, bir şey kokluyorsunuz ve “Bu benim kokum” diyorsunuz. Ve diyorlar ki: “Bu koku bu kıza uyuyor. Ya da bu adama.”

Cevabım: Bu bizim için çok önemli. Kokuya tepki veren hücreler beynin büyük bir alanını kaplar.

Soru: Bu İngiliz yöntemi oldukça gelişmiş olabilir mi?

Cevap: Gelişmiş değil. Doğal ve eskidir.

Soru: Bu, eşimi büyük ölçüde koku ile belirlediğim anlamına mı geliyor?

Cevap: Şüphesiz!

Hiç şüphe yok ki, bununla birbirimizi çekiyoruz ya da bilinçsizce olsa bile birbirimizden uzaklaşıyoruz. Peki ya tüm o parfümlere ne dersiniz? Bu doğaldır.

Ancak bu kriter olmamalıdır. Bu da çok önemli olmasına rağmen koku düzeyinde ve diğer çeşitli tatlar düzeyinde değil, Yaratılış amacına yönelik doğru amacımızı anlama düzeyinde birbirimize yaklaşmalıyız. Hepimiz doğru yaratılış amacını hedefleseydik, bir eş bulmak bizim için çok daha kolay olurdu. Sonuçta, esas olarak birbirimizden ayrılmış olmazdık. Bölünmezdik. Bu amaç hepimizi birleştirirdi.

Yorum: Gençler için, yaratılışın amacı hakkında konuşmak fazlasıyla yücedir.

Cevap: Peki sonunda ne oluyor? Çok düşük seviyeye iniyor. Yeni bir şey icat etmeyecekler. Bir saatliğine aşk gibi bir şey yaşıyorlar, işte bu kadar.

Soru: Neyi anlamalılar?

Cevap: Neden evlendiklerini, neden hayatlarını belirli bir kişiyle bağlamaları gerektiğini anlamaları gerekir. Sonunda, hala evli çiftler oluşturamayacaksınız. Tanışacaklar, çocukları olacak ve birbirlerinden kaçacaklar.

Soru: Kişi nasıl ömür boyu sürecek bir eş bulabilir?

Cevap: Yalnızca nihai amaç bizi bir arada tutmalıdır.

Soru: Neden bir eş arıyorum? Neden evleniyorum?

Cevap: Eşimle birlikte, onunla doğru bağı kurarak nihai hedefe ulaşmak için. Bunun için dostlara da ihtiyacım var.

Yaratılışın amacı bizi yöneten üst gücü ifşa etmektir. Ne için var olduğumuzu, bize ne olduğunu, bizi kimin kontrol ettiğini ve nereye götürdüğünü, anlamak ve bunu elde etmek için. Gözlerimizi bulunduğumuz yerde açmamız için ifşa etmemiz gereken şey budur.

Soru: Bu ihtiyaç, onlarda, erkekte, kadında ve genel olarak tüm insanlarda olmalı mı?

Cevap: Evet. Bu ihtiyacı keşfetmeli ve eşinizle birlikte yavaş yavaş ona doğru ilerlemelisiniz.