Daily Archives: Ekim 29, 2024

Tek Bir Arzu

Soru: Onlunun ortak duasında birleşen küçük taleplerimiz, Yaradan’a geri verdiğimiz ışık mıdır?

Cevap: Hayır, ışık sizin aranızda değildir; onu Yaradan’a geri vermiyorsunuz. Siz sadece aranızda Yaradan’ın size vermek istediği ışığın bir kısmını alabilecek bir arzu yaratmak için eyleme geçiyorsunuz. Ve bu eylemle, Yaradan’ı memnun edersiniz.

Soru: Yaradan’ın ışığını onluda nasıl hissederiz?

Cevap: Her şeyi sadece dostların iyiliği için yapma arzusu gibi.

Soru: Hangi eylem daha fazla ışık çeker?

Cevap: Sadece birbirimize daha da yakınlaşmak için olan.

Umudumuzu Nasıl Kaybetmeyiz?

Soru: Bir odada yanan dört mum varmış. Birincisi şöyle demiş: “Ben Barış’ım. İnsanlar beni nasıl koruyacaklarını bilmiyorlar.” Ve sönmüş. İkincisi şöyle demiş: “Ben İnanç’ım. Kimsenin bana ihtiyacı yok.” Ve sönmüş. Üçüncüsü şöyle demiş: “Ben Sevgi’yim. İnsanlar beni takdir etmiyor.” Ve o da sönmüş.

Küçük bir çocuk odaya girmiş, karanlıktan korkmuş ve ağlamaya başlamış. Sonra dördüncü mum şöyle demiş: “Ağlama. Ben Umut’um. Ben yandığım sürece, diğer tüm mumları yakmak her zaman mümkün.”

Bir insanın umut ettiği sürece hayatta olduğunu söyleyebilir miyiz? Bu ifadenin bir dayanağı var mı?

Yanıtım: Evet, çünkü umut hala size gelişmenin yolunu gösterir.

Soru: Peki başka bir şey var mı?

Cevap: Elbette var! İnsanlar bir kara parçası bulmak, bir şeyler keşfetmek için yelkenlilerle okyanusları aşıyor. Bu umuttur.

Soru: Bu beni her zaman hayrete düşürmüştür. Amundsen ve kutuplara ulaşıp orada donan tüm o kâşifler küçük teknelerle okyanusları aştılar. Onları harekete geçiren neydi?

Cevap: Hayal!

Soru: Her şey çoktan tükenmişken, tüm mumlar sönmüşken, sevgi, inanç ve barış -her şey- insan umudunu nasıl kaybetmez?

Cevap: Her şeyin Yaradan’ın elinde olduğunu anlayarak. Çünkü kişi hiçbir şeyin kendi elinde olmadığını fark eder. Ve sonra yıllarını sakince yaşar.

Soru: Bu muma umut mu diyorsunuz? Yani her şey Yaradan’ın elinde; bir sonraki adım bu mu?

Cevap: Evet.

Soru: Neden Yaradan bize hep bu küçük adımı, bu son mumu bırakıyor?

Cevap: Bizimle yolculuğumuza devam etmek için bizi son dakikada, saniyede ve anda yakalamak için.

Bu mum, bu dünyadaki bir kişi ile üst dünyadaki bir kişi arasındaki bağlantı mumudur.

Soru: Bu mum her zaman yanar mı?

Cevap: Kişinin ilerlemesine eşlik eder.

Soru: Bu mumun yanmadığı, umudun olmadığı durumlar var mıdır?

Cevap: Hayır, her zaman yanar.

Soru: Bu, Yaradan’ın iyi olduğu ve iyilik yaptığı anlamına mı gelir?

Cevap: Evet, aksi takdirde böyle bir kişi doğmazdı. Çünkü Yaradan o kişinin tüm yaşamını sonuna kadar önceden bilir.

Soru: Neden bazen bu mumu fark edemiyoruz ve umudumuzu kaybediyoruz?

Cevap: Varoluşumuza bu şekilde uyum sağlamıyoruz.

Soru: Peki doğru tutum nedir?

Cevap: Doğru tutum, önümüzde her zaman Yaradan’ın iyiliğinin olduğudur.

Yaradan’a Hem Aklınızda Hem De Kalbinizde Bağlanın

Soru: Hazzın nedeninin hazzın kendisi değil de her zaman yalnızca Yaradan olmasını, yani hazzın Yaradan’ın ona sahip olmasından kaynaklanmasını ve bunun tersinin olmamasını nasıl sağlayabiliriz?

Cevap: Gerçek şu ki, alma arzusundan oluşan bizler sürekli olarak Yaradan’la bağ halindeyiz ve her zaman O’na doğru yönlendiriliyoruz.

Bizim sorunumuz bunu hissetmememiz veya fark etmememizdir. Bu nedenle, Baal HaSulam tüm çalışmamızın aklımızı ve kalbimizi Yaradan’a yönlendirmek olduğunu söyler.

Sonuçta, düşüncelerimizi O’na yönelttiğimizde, çalışmamıza akıldaki çalışma denir. Ve her şeyimizi O’na vermek için kalbimizi O’na yönelttiğimizde, bu da kalpteki çalışmadır. Böylece, Yaradan’la bağ kurmak için sahip olduğumuz temelde iki farklı özellik olan aklımız ve kalbimiz ile O’na bağlanırız.

Hem aklın hem de kalbin her zaman sadece Yaradan için çalışması için, duygularımızın, düşüncelerimizin ve arzularımızın O’nda olması gerekir.

Yaradan’ın Koşullarını Nasıl Yerine Getirebiliriz?

Soru: Temel kaynakları okurken, Yaradan’ın bizim için çok katı koşullar koyduğu ve egoizmin küçüldüğü görülüyor. Yaradan’ı, bu koşulları yerine getirmeyi memnuniyetle kabul edecek şekilde nasıl sevebiliriz?

Cevap: Yaradan’ın koşulları bize katı görünüyor çünkü bireysel olarak yerine getirilemeyecek kadar ağırlar. Ancak bunları karşılıklı yardımla uygularsak, yapılabilir olarak algılanırlar.

Yaradan’a karşı bu tür duyguları beslemekten daha büyük bir haz, mutluluk ve açık bir dünya hissi yoktur.