Daily Archives: Aralık 3, 2023

Geleceğin Dünyasının Yapısı, Küresel Karşılıklı Garantidir

Birbirleri için karşılıklı garanti, tüm insanlığın yukarıdan alması gereken bir ıslahtır. Sonuç olarak, herkes Adam HaRişon formuna gelmek yani ortak akıl ve kalbe sahip tek bir insan gibi olmak zorunda kalacaktır.

Aramızda herhangi bir bölünme görmeyeceğiz ve kendimizi tek bir bedende var hissedeceğiz: hem manevi anlamda hem de tüm arzularımızı, düşüncelerimizi, niteliklerimizi ve umutlarımızı içeren bedensel anlamda.

Aramızda hiçbir ayrılık olmayacak. Kendi kendimize bizi neyin bölebileceğini araştıracağız ve böylece bu farklılıkları ortadan kaldırıp bir olacağız. O zaman Yaradan’a benzer bir insan, Adem formunu edineceğiz.

Bu asil hedefe tüm insanlar ve tüm uluslar tarafından ulaşılması gerekmektedir, çünkü geleceğimiz buna bağlıdır. Umalım ki bu mümkün olan en kısa sürede gerçekleşsin. Tüm bunlar, bizi birbirimizden ayıran hiçbir şeyin kalmaması ve şu anda keşfetmekte olduğumuz tüm farklılıkların bağın güçlerine dönüşmesi için bizi ayıran duvarları nasıl yıkabileceğimize bağlıdır. Ve o zaman karanlık ışık gibi parlayacaktır.

Ne kadar sıkı bir şekilde birleşirsek, üst ışığın,  Yaradan’ın aramızdaki tüm boşlukları nasıl doldurduğunu o kadar çok hissedeceğiz. Ve bağ kurmayı bozan tüm engeller, tam tersine birleştirici güçlerin kaynağı haline gelecektir. Bu nedenle 620 kat daha büyük birlik, edinim ve Yaradan’ın ifşasının hissini, tek bir manevi Kli olarak birlikte hissedeceğiz. Bütün bunlar karşılıklı garanti sayesindedir.

Karanlığın ışık gibi parlayacağı söylenmiştir. Yani henüz üstesinden gelemediğimiz farklılıklar, çatışma güçleri, tersine dönüşecek ve güçlü bir bağa, öyle güçlü bağlara dönüşecek ki, herkesin herkesi bir gibi desteklediği, tek bir sistemde, tek kalpte, tek bir bütün gibi hissedeceğiz.

Çatışma destekleyici bir güce dönüşecektir. Mesafenin, farklılıkların, iç direncin ve kişinin diğeri tarafından reddedilmesinin ıslahı sayesinde aramızdaki küçük, neredeyse algılanamaz ışık 620 kat kazanım elde edecektir. O zaman herkes tüm dünyanın hiçbir farklılık ve engel olmaksızın Yaradan’ın gücüyle dolu tek bir kişi olduğunu açıkça hissedecektir. Böylece bütün bir karşılıklı garantiye ulaşırız.

“İçinde Yaşadığımız Sistem Hakkında Ne Biliyorsunuz?” (Quora)


Bizler tek bir küresel-bütünsel sistem içinde yaşıyoruz ve bu sistemin bizden özel bir talebi var.

Talebi nedir?

Onun küresel-bütünsel yasalarına uyum sağlamamızdır.

İçinde yaşadığımız sistem bizi, analog bir sistemin parçaları gibi, uyumlu ve birbirine bağımlı bir şekilde kendisine bağlanmaya teşvik ediyor.

Biz ise tam tersine birbirimize karşı olumsuz davranıyoruz. Kendi çıkarımızı başkalarının ve tüm sistemin yararından üstün tutuyoruz.

Böyle bir tutum yıkıcıdır.

Bu, aramızdaki bağlarda sömürünün, manipülasyonun ve istismarın çoğalmasına ve gezegenimizin kaynaklarının tükenmesine yol açıyor. Başka bir değişle, şu anda içinde var olduğumuz küresel-bütünsel sistemin yasalarına aykırı olarak, istiyor, düşünüyor ve hareket ediyoruz.

Buna bağlı olarak da, sistemden kişisel, sosyal, ekonomik ve ekolojik ölçekte her türlü sorun ve kriz alıyoruz; artan depresyon, stres, kaygı ve yalnızlıktan, çeşitli savaş ve çatışmalara ve ekolojik felaketler ve salgınlara kadar uzanan, sayısız olumsuz tepkiler alıyoruz.

İçinde yaşadığımız küresel-bütünsel sistem, ona karşı tutumlarımıza yani birbirimize ve genel olarak doğaya karşı tutumlarımıza yanıt verir.

Ne istersek onu yapabiliriz, ancak eninde sonunda bu sistemin parçaları arasında tam bir bağ ve karşılıklı bağımlılıkla nasıl işlediğini, ayrılmaz yasalarını öğrenmemiz ve içinde yaşarken nasıl uyumlu ve huzurlu bir hayat sürebileceğimizin anlayışına ulaşmamız gerekecek.

Sistemin yasalarını öğrenmezsek, sistemden gelen olumsuz geri bildirimlerin giderek arttığını hissederiz, zira sistemdeki koruma gücü her zaman üstün gelecektir.

“Neden Dejà Vu Olur? Neden Bir Şeyin Daha Önceden De Olduğunu Düşünürüz?” (Quora)


Beynimiz farklı olayları karşılaştırmaya başladığında, sanki belirli bir olay daha önce gerçekleşmiş gibi gelir. Bir video parçasını diğerine, bir resmi diğerine yerleştirmeye başlarız ve böylece “dejà vu” dediğimiz şeyle karşılaşırız.

Ancak öte yandan, belirli bir eylemin o anda gerçekleşmesi gerektiğini hissettiğimizde zaman da önsezilerimiz veya öngörülerimiz olur. Daha sonra başkalarının düşüncelerini hissetmeye başlarız veya bize doğru uzanan çeşitli dalgaları tahmin ederiz. Bu tür olayların gerçekleşmesinin nedeni, tek bir birleşik doğa sistemi içinde var olmamızdır ve bu sistem içinde yaşamaktan kaynaklanan belli bir duyuya sahip olmamız ve bazı ön işaretler aracılığıyla gelecek çeşitli olayları tahmin edebilmemizdir.

Wolf Messing veya çölde yaşayan Bedeviler gibi bazı insanlar bu hissi geliştirmiştir. Oldukça gelişmiş bir doğa anlayışına sahiptirler. Özellikle Messing birkaç yıl sonrasını öngörebiliyordu. Bazı olayları tahmin edebiliyordu çünkü bunların olacağını hissediyordu. Ancak bu onun herhangi bir şeyi değiştirebileceği anlamına gelmez.

Öte yandan Kabala bilgeliği gelecekteki olayları hafifletmemize olanak tanır. Olacak olan olur, ancak daha hafif bir biçimde gerçekleşebilir. Gelecekteki bir olayın daha sert ya da daha hafif bir biçimiyle karşılaşıp karşılaşmayacağımız, ya birbirimizle olumlu bağlar kurarak onu ne ölçüde öncelediğimize ya da bağ kurmak için herhangi bir harekete geçmeyip insan egosunun – başkalarının zararına haz alma arzusunun – gelişimimizi ileriye götürmesine izin verip vermediğimize bağlıdır.

Karşılıklı ilgi, saygı ve sorumluluk içeren ilişkiler geliştirerek birbirimizle olumlu bağlar kurarsak, o zaman daha uyumlu ve barışçıl bir gelecekle karşılaşırız. Tam tersine, egolarımızın bizi ileriye götürmesine izin verirsek, o zaman birbirimizi daha fazla sömürmemiz, manipüle etmemiz ve istismar etmemiz, bizi doğanın getirdiği eziyetlerin ve zorlukların arttığı bir hayata sürükleyecektir.