Daily Archives: Aralık 2, 2021

İki Uyaranla Hareket

Yorum: Peygamberler kitabında, görevini tamamlayan Yeşu’nun, insanlara Yaradan’ın tüm güzel sözlerinden tek bir kelimeyi kaçırmamalarını ve O’na hizmet etme ahdini bozmamalarını vasiyet ettiği söylenir, aksi takdirde Tanrı’nın onlara verdiği bu topraktan kaybolacaklardır.

Bu talimatlar ve tehditler orada sürekli tekrarlanır.

Cevabım: Bunlar tehdit değil, bir şarttır, bir kural açıklamasıdır ki bunu yaparsan iyi bir duruma geleceksin, yapmazsan tam tersi. Bu bir doğa yasasıdır ve her seviyede, birbirine karşı böyle çalışır.

Soru: Açıklamalarınızda her zaman bir ızdırap unsuru var. Ve eğer kendimizi düzeltmeye başlamazsak, öyle ya da böyle yoğunlaşacaklar mı?

Cevap: Bu gereklidir. Bunun hakkında konuşmamız gerekir. Manevi seviyede ıslahlar yaparak, hayvan seviyesinde acı çekmeyi bırakacağız.

Soru: Kişinin sürekli korkması gerektiğini mi düşünüyorsunuz?

Cevap: Onları korkutmanıza gerek yok! Sadece onu ifşa etmeniz gerekiyor! Artık bir çocuk değil, bir yetişkin olduğu için, ona doğanın ve toplumun doğru resminin gösterilmesi gerekiyor.

Soru: İnsan bir uyaran tarafından arkadan itildiğinde hareket edebilir ve küçük bir aydınlatma ile öne doğru çekilebilir mi?

Cevap: Evet, ikisi de aynı anda. Sadece iki kuvvet tarafından.

Bu hareket çok basittir. Tek sorun, onun uygulanmasıdır. Hareket edeceğiz ve umarız ki uygulayacağız. Zamanımızda, Kabala biliminin kendisi bizim tarafımızdan ve bizim içimizde ifşa edilmektedir. Ve sonra kim onu doğru uygulamak isterse, o kişi için her şey iyi olacaktır.

 

Hayatın En İyi Yılları

Soru: Bazı araştırmacılar, bir insanın hayatının en iyi yılları olarak 30-34 yaş arasını kabul ediyor. Yaklaşık 45 ile 55 yaşları arasında, insanlar üzerlerinde ağır bir yük olan en büyük stresi tecrübe ediyor. İnsanlar 45 yaşından önce ve 55 yaşından sonra kendilerini memnun hissediyorlar. 75 yaşında memnuniyet eğrisinde keskin bir düşüş oluyor. Şaşırtıcı bir şekilde, ankete katılanların neredeyse hiçbiri çocukluklarını hayatlarının en iyi yılları olarak adlandırmamış.

Siz, hayatın hangi dönemini en iyi olarak adlandırırsınız?

Cevap: Ben farklı bir ölçme aracına, farklı değerlere sahibim, o yüzden söyleyemem. Ne çocukluk, ne gençlik, ne ergenlik, ne de yetişkinlik. En iyi yıllar, öğretmenimle tanıştığım, finansal olarak tamamen bağımsız olduğum ve yalnızca manevi gelişimim üzerinde çalışabildiğim zamanlardı.

Yorum: Bu, yükselişlerin ve düşüşlerin olduğu bir zaman olmasına rağmen, en iyi yılları gösterir.

Cevabım: Ama maneviydiler, başka türlü değil. Fiziksel ya da maddi değillerdi.

Soru: Yani insan, hayatının amacını belirlediğinde, hayatının en güzel dönemi o andan itibaren başlar ve devam mı eder?

Cevap: Evet ve yaş önemli değildir.

Soru: Bu sürekli devam mı eder?

Cevap: Ben öyle inanıyorum, evet. Bu dönem benim için henüz bitmedi. Umarım hayatımın sonundan önce bitmez. Hâlâ bir şeyler planlıyorum, bir şeyler bekliyorum, vs. Bu anlamda neyin iyi neyin kötü olduğunu belirleyen çoğu insanla karşılaştırıldığında, benim belli bir avantajım var.

Bir insanın, çevresinde var olan tüm durumu göz önünde bulundurarak ve genel olarak da mutlu olduğu bu yerde, hayata karşı böyle bir tavır alması gerektiğine inanıyorum. Eğer kişi bazı kalıcı değerlere tutunuyorsa, mutlu olduğunu söyleyebiliriz.

Soru: Ve başına bir hastalık gelip gelmediği ya da Tanrı bilir başka neler olduğu önemli değil mi?

Cevap: Evet. Üst yönetimle ilişki içindedir, bu nedenle bu onu zedelemez ya da mahvetmez,  düşmez. Bunu içsel gelişimi için gerekli bir koşul olarak algılar.

Soru: Başka bir deyişle, bu kişiye iyi bir tavsiye midir: sonsuz ve kalıcı bir şey bul, ona tutun ve o zaman hayatta iyi ya da kötü bir dönem diye bir şey olmayacak?

Cevap: Hayır. Bu bize bağlı değil, ruhumuzun köküne bağlı. Şikayet edecek bir şeyimiz yok. Basitçe, kendini gösteren herhangi bir koşul altında, içsel programımızın belirli bir idrak sürecini sürdürmeye çalışmalıyız.

Soru: Her insanın kendi hayat amacı olduğunu söyleyebilir miyiz? Bunu nasıl belirleyebiliriz?

Cevap: Ruhunuzun kökünü idrak ederek. Çünkü etrafımızdaki beden ve tüm çevre sadece sözde bize müdahale etmek için oradadır ama aslında kendimizi, manevi kökümüzü fark etmemiz için vardır. Bu herkese verilir. Ama sadece kişi bunu isterse.