Daily Archives: Haziran 7, 2014

Yaradan’ın Reklamını Yapmak İçin 500 Milyar Dolar

Soru: Bağ kurma yönteminin reklamını yapmak için 500 milyar doları nereden elde edebiliriz?

Cevap: Bu soruyu ciddi olarak tartışmamız ve bunu nasıl başarabileceğimizi netleştirmemiz gereklidir. Ancak oldukça nettir ki, bunun için hiçbir seçeneğimiz yok; grubumuzdaki ya da dünyadaki genel olarak Yaradan’ı algılamak isteyen herkes bu reklam çalışmalarının bir parçası olmalıdırlar.

Bu tam olarak bizim yapmakta olduğumuz şeydir; Yaradan’ın reklamını yapmak istiyoruz. Eğer bunun için 500 milyar dolara ihtiyacımız varsa o zaman bunu bulmamız gerekiyor. Yaradan’ın reklamını yapmamız gerekiyor: O’nun planını, O’nun amacını, O’nun hedefini.

Bunun ötesinde hiçbir yerde insanları ikna etmemiz gerektiği yazılı değildir. Hiç kimseyi ikna etmek zorunda değiliz ve bu neredeyse imkansızdır. Yapmamız gereken tek şey, onlar için Islah Eden Işığı açmaktır ve bu onların iyiliği için onlara geri dönecektir.

Fakat sizler savınız aracılığıyla onları ikna etmek için nasıl daha bilge ve daha dokunaklı olabileceğinizi düşünüyorsunuz. Bunlara aslında hiç gerek yok! Bu aşılamayı sadece Işık ile açmak gereklidir böylece çalıştaylar ve bazı ilave aktiviteler ile bu onların içine damlamaya başlayacaktır. Bu çalışmaları nasıl beklemeye başlayacaklarını göreceksiniz.

Soru: Bunu doğru mu yorumluyorum ben, yani Islah eden Işık aramızdaki bağda bir sıcaklık, sevgi ve güven hissiyatı mıdır?

Cevap: Bu Üst Işık’tır ve her şey onun içindedir. O’nun nasıl çalıştığını bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey onun bizleri ıslah ediyor olduğudur. Bu, kişiyi onun anlayamayacağı ve onu değiştiren tarzda etkileyen üst bir güçtür.

Dikkat edersek, bazen bizler de değişiyoruz. Bazen anlamadığım kafa karışıklıkları yaşadığım bir dönem oluyor ve kendimi bir sisin içinde, bir çeşit bulanık bir durumda hissediyorum ve bundan sonra birdenbire benim için berraklaşma başlar ve bir anlayış ifşa olur, yeni bir his.

Soru: Ama burada bir bilimden bahsediyoruz.

Cevap: Bu soyut bir teori değildir aksine, bu gerçek bir bilim ve yaşamanın, bunun sayesinde her zaman daha da yükselmenin gerekliliğini açıklayan hayat bilgeliğidir.

Soru: İnsanlar için bir rehber olarak çalıştığım zaman ve musluğu Işık ile açtığımda, başarımı değerlendirebileceğim bazı kriterler var mıdır?

Cevap: Başarı için kriter, daha fazla anlamaya başlamanız ve daha fazla hissediyor olmanızdır. Diğerleri ile olan daha güçlü bir bağın, sizin ihtiyacınız olduğunu anlamaya başlarsınız. Tüm dünyada ve genel toplumda Yaradılış amacının gerçekleşmesini daha da fazla görmeye başlarsınız.

6 Haziran 2014 tarihinde yayımlandı.

Günlük Kabala Dersinin 4.Bölümü, 28 Mayıs 2014 Baal HaSulam’ın Yazıları

Bitiş Çizgisi Yakın

Soru: Bir yandan birbirimize ortak garanti vaat etmeliyiz fakat diğer yandan da kişinin kalbi gençlik yıllarından kalan şeytani eğilimleri taşıyor ve bu eğilimleri her yıl büyümektedir.

Cevap: Şeytani eğilimi düzelten ve iyiliğe dönüştüren bir sistem olmalıdır. Ama bunun yerine şeytani eğilimi büyüten ve arttıran başka bir sistem vardır ve buna farklı biçimler verir. Bu sistem çalmayı bilen ve hatta daha fazla sofistike bir şekilde başkalarından nasıl yararlanılacağını bilen insanları takdir eder.

Beni arkamdan iten bu şeytani eğilime ek olarak, başka bir sistem olan reklamcılık da beni farklı şeytani zevklere çeker.

Soru: Ortak garanti fikri hiç şüphem yok ki doğru, yaşadığım ve çocuklarımı büyüttüğüm bir toplumda bunun gerçekten yerine getirilmesini isterdim. Sadece tek bir şüphe var o da evrimin bizi yönlendirdiği yerden tamamen zıt olan bu durumda başarılı olabilmek için bir şans olup olmadığı.

Cevap: Ortak garanti fikri ya kişiye hiç bir seçim hakkı bırakmayan dünyadaki büyük bir ızdıraplar ve problemlerle başarıya ulaşabilir (ve dünya doğal evrim yolunu zamanında izlerse bunun meydana geldiğini görürüz). Ya da hala dünyayı doğru yola, Işığın yoluna koymayı başarabiliriz.

Buna hiç şüphe yok ki bununla birlikte durumumuz bir sonla bitmek zorunda. Herkes bitiş çizgisinin yakın olduğunu ve dünyanın patlamak üzere olduğunu anlıyor. Günlük olaylardan gördüğümüz kadarı ile dünya kötü bir yöne doğru ilerlemekte. Hiç kimse artık iyi şeylerin olabileceğini beklemiyor. Radyoyu veya televizyonu açtığımızda herhangi iyi bir haber beklemiyoruz.

Sadece iki seçenek var: Işık yolu ya da ızdırap yolu. Kollarını kavuşturup kendi etini yiyen bir aptal gibi oturabiliriz. Fakat bu hedefe doğru dürtü almış insanlara, Yaşar El (Yaratana doğru) ve üst ışığı keşfetmek isteyen denir. Bu onlara ışığı diğerleri için ortaya çıkarmalarını mecbur kılar (bu önemlidir).

Bu yüzden, bağlantı yoluyla insan toplumunun düzeltilmesi yöntemi insanlara ifşa oldu çünkü bağlantı üst kuvvetleri veya Islah eden Işığı içerir. İnsanlar Islah eden Işık hakkında bir açıklama alacaktır ve bunun mümkün ve zahmete değer olduğunu hissettirebildiğiniz sürece bunda sakınca görmezler.

Başka bir seçenek yok çünkü bu zaten bir toplumsal eğilimdir, dünya zaten bilinçaltında bunu anlıyor ve kabul etmeye hazır. Çünkü aksi şekilde insanlar, diğerini kolayca yok edeceğimizi anlıyor. Bunun için Ukrayna ve Suriye’de olanları görmek yeterli.

Soru: Böyle bir felaket durumunda dünyada dönen oyunları ve Kabala bilgeliğini anlatmamız mümkün olabilecek mi?

Cevap: Tabii ki, bu tam olarak da bu realitede yapılır. Bu yöntemi şimdi kullanmazsalar yarın öldürülmüş olacaklar. Felaketler zaten üzerimizde işlemeye hazır şekilde Yukarıdan sıralanmıştır, uçaktan birer birer atlayan paraşütçüler gibi.

Nereye Gidiyoruz?

Soru: Dünyanın durumunu değiştirmemiz için gerçekten bir şansımız var mı? Yine de her gün her şeyin kötüye gittiğini görüyoruz.

Cevap: Hayır, dünya her geçen gün kötülüğün daha büyük bir farkındalığına doğru ilerlemektedir. İnsanlar herhangi bir istikameti olmayan bir yolda ilerlediklerini, nereye gideceklerini bilmeden, dünyanın gelişimine etki etmenin mümkün olmadığını veya hayatı garantilemek için dünyanın sürdürülebilirliğini sağlayamayacaklarını anlıyorlar.

Bütün baskıları kaybediyoruz ve dizginler elimizde değil. Dünyayı idare edebilmemizin bir yolu yok ve aslında bu iyi bir şey. İnsanlar ana babalarını kaybetmiş çocuklar gibi hissediyorlar.

Yavaş yavaş bizi kimin unuttuğunu, kimden uzaklaştırıldığımızı ve kime yaklaşmamamız gerektiğini anlamaya başlıyoruz. Bu kişiye doğa ve gerçeklik ile denge içinde üst güçlere ihtiyacı olduğunu hissettiriyor. Bu mistik bir güç değil aslında bu sistemin nasıl inşa edildiğini, yasayı, dünyanın hangi formüle göre yaratıldığını anlamak istiyoruz.

Gittiğimiz yolu bilmemiz gereklidir! Sonuçta, tamamen bir karanlığın içinde bizi nereye götürdüğünü bilmediğimiz hızlı bir trenin içindeyiz.