Category Archives: Dünya

Mülteciler Yararlı mıdır?

Yorum: Yapılan araştırmalara göre, Amerikalılar mültecilerin onlara barınak veren milletin boynuna boyunduruk olmadıkları sonucuna ulaşmıştır. Aksine, bu milletlere verilen parasal yardım onların ekonomilerine güçlü bir ivme sağlamaktadır.

Ancak bu araştırmalar, Afrika’daki mülteci kamplarında yapılmıştır. Verilen yardımlar, gıda ürünleri şeklindeydi. Mülteciler bunları sattılar ve bu para ülke ekonomisine yatırım oldu.

Cevap: Her durumda, bu bir çözüme götürmeyecektir, çünkü mülteciler kaynaşmalı ve bu adaptasyon kültürel olmalıdır. Bu sağlanamaz çünkü dinlerine göre, kendi altyapılarına göre, kendi niyet ve planlarına göre mülteciler, onları almak isteyen uluslara tamamen muhaliflerdirler. Mülteciler bu ulusları fetih için, onları kontrol etmek ve halifeliğe dönüştürmek için kesin bir plana bağlılar. Bu nedenle onların ekonomik refaha katkıları hakkındaki tüm bu konuşmalar sadece boş sözler. Amerikalılar kamuoyunu biraz yumuşatmak için kendi politikalarını uyguluyor ve etkinleştiriyorlar.

Mülteciler hiçbir bir millete ekonomik canlanma ve yenilenme getirmiş değildir. Onlar çalışmak istemez, öğrenmek istemez ve tüm geri kalanlar gibi vatandaşlar gibi olmak istemezler. Ve aslında büyük parasal dolaşım onlardan geçiyor, devlet onlara para verir ve onlar da kendi ülkelerin vatandaşlarınca açılan mağazalar aracılığıyla, bu ülkeye iade ederler.

Soru: Bunu kültürel dâhil edilme ve mültecilerin eğitiminin düzenlenmesi takip etmeli mi, çünkü onların göç akışını önlemek artık mümkün değil?

Cevap: Ne yazık ki, Avrupa onların altında uzanmış durumda. Onlar iyi ve besleyici bir ortamda parazit bakteriler gibiler. Bugün Avrupa kıtasında gerçekleşmekte olan şey budur.

http://laitman.com/2016/07/are-the-refugees-beneficial/

TEL AVİV’DEKİ TERÖRİST SALDIRI

DR. MİCHAEL LAİTMAN’IN YORUMU: Tel Aviv’deki alışveriş ve eğlence merkezine yapılan saldırının sonucunda dört kişi öldürüldü ve 16 kişi yaralandı. Bu, Hamas’ın askeri kanadında Gazze’de ve komşu kentlerde sevinç dalgalanmasına neden oldu. Bu şekilde Müslümanların Ramazan tatili başlamış oldu.

CEVAP: Terörist saldırılar durdurulmak zorunda ama askeri tedbirlerle değil, bizim tarafından yapılan saldırılar yardımcı olmaz.

En etkili olan, teröristlerden ideolojik temellerini almaktır ve güce karşı güç kullanmak değil… Onlar ideolojik güdülere göre davranırlar, biz de aynı şekilde cevap vermeliyiz. Ve bizim ideolojik dayanıklılığımız sadece birliktedir.

Birleşmezsek, onlara karşı ileri sürecek hiçbir şeyimiz olmayacaktır. Bu nedenle ne bizim bakanlarımızın kararları, ne de teröristlerin evlerinin imha edilmesi hiçbir sonuç vermeyecektir. Önleyici metod veya bir taktik olarak bu yöntemler iyidir ama daha fazlası değil…

Başka çaremiz yoktur. Tek bir silahımız vardır o da birliktir. Birlik sayesinde doğanın derinliklerinden Üst Güç denen onun büyük gücünü davet ederiz. O güç, lazer ışını gibi, yolunun üzerindeki tüm kötülüğü yok eder ve sadece iyiyi bırakır.

Bu, gerçekten birlik olmak istiyorsak edinebileceğimiz bir silahtır. Sonra bağın merkezinde, ulusumuzun merkezinde, hepimizi tek bir varlık haline getirmek için yönlendiren ışık ortaya çıkacaktır. Aynı zamanda tüm negatif güçler ve kurala karşı olan herkes, dünyadan yok olacak ve dünya kendi birliğine varacaktır.

Sadece bir şey yapmalıyız: dünyamızda üst ışığın iletkenleri olmalıyız. Bu Yahudi halkının görevidir…

http://laitman.com/2016/06/the-terrorist-attack-in-tel-aviv/

Doğru Komünizme Gidiş

SORU: Nesiller boyu, çok sayıda Yahudi Rusya topraklarında yaşadı. Rusya ve İsrail arasındaki benzerlikler ve farklılıklar nelerdir?

CEVAP: Her şeyden önce Rusya’dan gelen çok fazla sayıda, bir milyon civarında göçmen İsrail’de yaşıyor. Daha fazlasının geleceğini ve hala bir çok Yahudi Rusya’da yaşarken İsrail’e gelecek göçmen sayısının itiraf etmeseler de bir milyondan fazla bir sayıya yükseleceğini düşünüyorum.

Lubavitcher Rebbe, birinde Rusya’da resmi olarak 3 milyon Yahudi’nin olduğunu ancak gerçekte bu sayının 20 milyon civarında olduğunu söylemişti. Bu rakam, Amerika’daki ile aynı ve nerede oldukları bilinmeyen on kabileyi saymadan belirlenmiş. Bütün bunlar şimdilik gizli ancak gerektiğinde ifşa olacaktır.

Ben Rusya ile İsrail arasındaki ilişkilerin doğru Komünizmin gösterilmesini sağlamak üzere desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Doğru Komünizm SSCB’de başarısız biçimde inşa edilmeye çalışılan Komünizm değildir ancak doğru inşa edilmiş toplum bir komündür. Toplumun bu tarz bir yapıya eğilimi ve sosyalist yönlendirme, Batı ülkelerinde ve Amerika’da ortaya çıkmaya başladı. Dünya, otomatik üretimin güç kazandığı ve arkasından işsizliği getirdiği bir koşula yaklaşıyor.

Paraya dayalı ekonomi aşama aşama yok olacak ve toplum büyük bir problemle baş başa bırakılacak, böylece toplumun birleşmesi dünyadaki birinci dürtüdür ve bu dürtü günümüzde zaten uyanmaya başlamış durumdadır. Problem şu ki, kimse buna doğru nasıl ilerleneceğini bilmiyor, doğru ve birleşmiş toplum sadece Kabala Bilgeliği’nden gelen integral eğitim ile şekillendirilebilir.

Yani, Rusya’da Sovyet döneminde ortaya çıkan büyük sorunlara rağmen, insanlar yine de olumlu bir duygu içindeydi ve devlete karşı  belli bir yakınlık vardı, çünkü Ruslar’da bu tür ilişkiler için özel bir yatkınlık olduğunu düşünüyorum. Tam olarak İsrail Yahudilerinin çekildiği vakıflar gibi Rus toplumu da sosyalistik unsurlarla devam edecektir.

Gelecek doğru toplumun yaratılması, sadece İsrail için değil ama Rusya için de  kurtuluş olacaktır ve  aksi halde Rusya bugünkü krizden çıkmayacaktır. Dünyanın geri kalanı da, yeni bir toplum inşa ederek krizden kurtulabilir, teknolojik cihazları kullanarak değil.

http://laitman.com/2016/06/going-to-correct-communism/

DÜNYAYI ÇIKMAZ SOKAĞA GETİREN NEDİR?

SORU: Bilim bugün çıkmaz sokağa vardı. Bilim adamlarının dünyayı beş duyuları ile araştırmalarının bununla ilgisi var mı?

CEVAP: Bizler bugün egonun maksimum doyumuna ulaştık bu yüzden ego kendisini katladı  ve  mitolojik yılan Hydra gibi kendi kendisini yemeye başladı.

Bu nedenle, tüm bilimler, sanatlar, toplumumuz, karşılıklı ilişkilerimiz ve insanlık,  aşama aşama sona yaklaşıyor. Bu süreç sadece bilimlere has değil, ayrıca ekonomide, ticarette ve ailede de böyle. Ego tarafından yönetilen her şey sona geldi ve kendi kendisini yiyip bitirmeye başladı.

http://laitman.com/2016/05/what-brings-the-world-to-a-dead-end/

İŞİD- TERÖRİSTLER İÇİN ALFABE

SORU: “İslam Devleti” terör organizasyonu ,çocuklar için Android akıllı telefonlarda bir uygulama geliştirdi. Bu yazılım çocuklara Arap alfabesini öğretebiliyor ama özel bir yolla. Örneğin “Dal” kelimesi “Dbaba” (Tank) kelimesine benzetiliyor, “Saad” kelimesi Sruch (füze) kelimesine, “Meim” kelimesi “Midfa” kelimesine (bombardıman) benzetiliyor ve böyle devam ediyor. Bu tür bir metod neye yol açar?

CEVAP: Bu, çocukları askerlere çevirir. Bir zorba yönetim çocukları ordusuna toplamak istiyor, yani her şey çok açık.

Tabi ki çocuklar için üzgün hissediyorum. Bu çocukların toplumun normal bireyleri olarak yetişeceklerinden kuşkuluyum çünkü onların zihinsel yapıları bu tür metodlarla etkilenmiş durumda.

Çocuklar sevgiye ihtiyaç duyar. İşbirliğini, beraber şarkı söylemeyi ve dans etmeyi öğrenmeye, oynamaya ihtiyaç duyarlar. Bu yaklaşım, 9 yaşına kadar devam etmelidir ve 9’dan 13 yaşına kadar aşama aşama hayat hakkında öğrenmeleri gerekir ama öğrenme, nefrete dayalı olmamalıdır ki bu çocuğun psikolojisine zarar verebilir.

Eğitim nefret üzerine temellenemez çünkü bu doğanın sevgi ve birliği amaçlayan ana kuralına aykırıdır. Yaratılışın tüm parçaları üzerinde, günümüzde, bunun, dünyada her gün daha ve daha nasıl ifşa olduğunu görüyoruz. Ulusları ve devletleri bölmeyi isteyerek doğanın zıddına gideriz ve bu yüzden her şeyden önce bu nedenle acı çekiyoruz.

SORU: Bunun yankısı, geri dönüşü ne olacak?

CEVAP: Zaten yankılanıyor.

Daha fazlası da olabilir ama bugün dünyada İslam’ın iki milyar destekçisi var. Onlara neler oluyor? Mutlular mı? Normal bir devletleri var mı? İyi kurulmuş “karşılıklı yardım” sistemleri var mı? Her şey çarpık, bozuk ve yok edilmiş halde çünkü bugünün İslam’ı orijinal İslam değil , aksine fedakarlıklar talep eden bir hareket. Ve bu onarın hazırlandığı şeydir…

http://laitman.com/2016/05/isis-alphabet-for-terrorists/

VEJETERYANLIK DÜNYAYI KURTARACAK MI?

YORUM: Oxford Üniversitesi’nden bilim adamları insanlığın vejeteryanlığa geçmesindeki faydayı hesapladılar. Onların modeline göre, dünya nüfusu vejeteryanlığa dönmeyi kabul ederse, 8 milyona yakın insan kurtarılabilecek. Bunun yanında doğayı, ağaçları, ormanları ve dahasını da koruyabilecekler.

CEVAP: Bu açıkça fantezi. Dünya çapında seyahat ettim ve her yerde insanlar her şeyi yiyor: Deniz ürünlerini, yılanları, kurbağaları, köpekleri, koyunları, kuşları ve dahasını…

İnsanlığı et yemekten alıkoymak imkansızdır. Bu sadece eski bir alışkanlık ya da gelenek değildir. İnsan bu şekilde doğmuştur ve bu koşulda var olur. Aynı şekilde, insanların et olmadan da  var olabileceklerinin hala ispatlanması gerekiyor; bana göre hiçbir şey etin yerini tutamaz.

Bir insan hayvandır. O, çimen yiyen bir hayvan değildir ama o her şeyi yiyen bir hayvandır ve bunda iyi ya da kötü herhangi bir şey yoktur. Bu, onun doğa tarafından nasıl yönlendirildiğidir ve o, yıkıcı olmak için tasarlanmamıştır.

Dietimizden hayvana olan ihtiyacımızı çıkarırsak, onların ürünleri olan yumurtalarını, yağlarını, proteinlerini ve karbonhidratlarını da yememeye zorlanırız. Hayvanlardan deri ürünleri ve bu gibi şeyler üretmeyiz.

Böylece bitkilerden beslenmeye geçeriz. Ve hangi temelde onları sindirebiliriz, belki bitkilerin de duyguları vardır?! Sonuçta bir taş bile hissediyor. Bu durumda onları da reddetmemiz gerekecek. Peki  nereye gideceğiz? Doğadan gelen normal ve çeşitli bir dietin, uygun tüketiminin varlığı olmadan nasıl hayatta kalabileceğimizi gösteren yeterli araştırmaya sahip değiliz.

Her şeyi tüketmeye ihtiyacımız var; dünya, insan daha düşük bir seviyede bulunan her şeyi kullanabilsin diye yaratıldı. İnsanlar piramitin en tepesine yükseldiler ve bu piramit bütünüyle onların hem fiziksel hem manevi beslenmesi için vardır.

Bütün dünya bu amacı haklı çıkarmamız için yaratıldı, onu değiştirmemiz için değil.

http://laitman.com/2016/05/will-vegetarianism-save-the-world/

Kozmonotlar Günü

SORU: 55 yıl önce 12 Nisan’da Kazakistan’daki Baykonur’da biz uzay gemisi fırlatıldı. Yuri Gagarin “Haydi uçalım!” dedi. Bununla Kozmonotlar Çağı ( Uzay uçuşu ve keşfi) başladı. Bu, insanlığın nostaljik bir dönemi.

CEVAP: Dünyadan ayrılmanın insanlar için bilinçaltı çok kuvvetli bir cazibesi var. Bu ayrılış, sanki doğmak ve bir sonraki dünyaya gitmek gibi. Bu güçlü çekicilik var çünkü, sadece bir göksel cisimden diğerine uçmaya değil aslında kalbimizde üst dünyaya çekilen bir noktaya sahibiz.

Zaten anladık ki; uzayda ilginç ve beklenen hiçbir şey yok. Uzayda ilkel bir yaşam bulunsa bile, bu sadece bir çeşit bakteri olacak.  Temelde yeryüzündeki yaşamın dışında, halen biyolojik yaşam için de yer vardır.

İnsanların dünyadan ayrılmaya ve bu dünyadan kurtulup üst dünyaya  geçmeye duydukları güçlü çekimi açıklamak mümkün, çünkü, bilinçaltında hepimiz için bu dünya bir hapishane ve oturduğumuz oturmaya mahkum olduğumuz bir hücre  gibi. Burada oturuyorsun ve ayrıca burada da öleceksin !

Son yüzyılın altmışlı yıllarında, ilk adam uzaya uçtuğunda mutluluk ve neşe herkesi sardı çünkü bu bir atılım olarak görüldü. Dünyadan havalanabilirdik. Bu sadece başka göksel cisimlere uçmak değil, bu dünyadan diğer dünyalara da uçmaktı! Yeni sınırların keşfine dair bir his vardı. Bizim için başka bir dünya; mutlak bir değişikliği, yeni bir hayatı ve yeni bir doğumu sembolize eder.

Bugün gerçekten bir sonraki dünyaya sıçramaya ve çıkmaya ihtiyaç duyuyoruz. Bu çıkış, doğa tarafından programlandı ve önümüzde bir görev gibi durmaktadır. Bu yolculuğu kendi benzersiz yolumuzla kalbimizdeki noktadan yapmak ve kendi içimize sanki bir uzay gemisine girer gibi  girmek bize bağlıdır.

Bu uygulamayı insanlar arasındaki birlik için haykırışın yardımı ile gerçekleştirmeliyiz. Bu rüyayı ateşlemek zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Deneyelim !

http://laitman.com/2016/05/cosmonautics-day/

YENİ DÜNYA DÜZENİ

Dr. Michael Laitman’ın Oren Levi ve Yael Leshed-Harel Sohbeti

Kabala Bilgeliği, dünyada olanları, üst dünyanın ve liderlik sisteminin bakış açısına göre analiz eder. Dünya büyük ölçüde değişti. Geçmişte ülkelerin gelecek bir çok yıla dair planları vardı bugün bu pratikte imkansızdır.

İslam uykudaydı ve şimdi aniden uyanıyor. Ama bu uyanış, yakında, petrol dışında yeni enerji kaynakları bulunduğunda tükenecek. Amerikalılar, petrol yüzünden büyük ölçüde Arap Devletlerine bağımlılardı ama şimdi Amerikanın da petrol kaynakları var, yani hepsi bu. Amerika Orta Doğu’ya ilgisini kaybedecek.

İslamik terör, onu finanse edecek para bulunamadığında tükenecek. İran bu projelerle devam edecek ama Rusya bunu frenleyecek onun için tüm ülkeler indirilmeyecek. Avrupa’yı fetheden Müslüman göçmenler şimdi Amerikayı fethediyor ancak bu yakında sonlanacak.

İsrail teknolojik bir süper güç ama Amerika’nın artık bize ihtiyacı yok. Çin, İsrail’deki ve Amerika’daki beyinlere sahip olmadığı sürece süper güç olamaz. İsrail Orta Doğu’da küçük bir ada gibi olacak. Türkiye güçlü kalacak ve Mısır yükselecek.

Ama en önemli değişiklik şu ki; birlik ve bağ ruhuna sahip uluslar en güçlüler olacak. Büyüyen egoizm ülkelerin yakınlaşmasına izin vermiyor ve sadece İsrail bağ metodunu hazırlayabilir. Hangi ülkenin güçlü olacağını belirleyecek olan temel faktör, o ülkenin insanları arasındaki birlik olacak. Amerikanın eyaletlerindeki tüm ittifak yıkılacak ve Amerika 50 eyalete bölünecek.

Sadece ruhsal olarak güçlü olanlar galip gelecek. Bizler “RUH ÇAĞI” ile yüzleşiyoruz. İsrail’e yakın olanlar başaracak. Şimdi bölünmüş olan İsrail’deki birlik, Kabala Bilgeliği’nden köklenecek ve sonra “Uluslar Üzerindeki Işık” olacak…

SEVGİ ARAYIŞI

Dr. Michael Laitman’ın  Oren Levi ve Nitzah Mazoz ile Sohbetleri

 Özet

Henüz bunu elde etmek imkansız olsa da herkes sevgi ister . Sevgi, kap ve ışık arasındaki bağdır. Gerçek sevgi kendimi kendimle değil, diğeri ile doldurmamdır.  Bu, “O’nunla dolmam”dır O’nun tarafından “doldurulmam” değildir.

Sevgiye ulaşmak için egonun üzerine yükselmek gerekir. Bu çiftler arasında da dostlar arasında da olabilir. “Dostunu kendin gibi sevmelisin” (Levitikus 19:18) : Tıpkı doğanın içimde kendimi sevmeyi yaratması gibi içimde sevginin inşasını istemek bana bağlıdır. Başkalarını hiçbir kişisel menfaat olmadan sevmek isterim.

“Sevgi tüm günahları örter” : Eğer bir güç gelip seni ıslah ederse, başkalarının kusurunu artık görmezsin. Toplumda “Dostunu kendin gibi sev” genel kuralını gerçekleştirmediğimiz sürece ilişkilerde gerçek sevgiye ulaşmada başarılı olamayacağız.

Özlem duyduğumuz sevme arzusu için,  bize uygun olan partnerlerde değil;  içimizde sevgiyi aramak gereklidir.

Sevgi ödünlerden oluşur; herkesin diğerine taleplerle gelmesiyle değil. Sevgi, ödünlerden zevk almaktır.

“Kendini doldurduğunu düşünen, kendini seven kişi mutluluğa ulaşır” : Bu yanlıştır, hatalıdır. Mutluluk, bizim doğru biçimde, sonsuza dek ve mükemmel biçimde tamamlanmayı öğrenmemize bağlıdır. Bu da ancak başkalarını sevmekle olur.

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN GELECEĞİ

SORU: İngiltere’de Avrupa Birliği’ni bırakma konusunda keskin tartışmalar oluyor. Ünlü fizikçi Stephen Hawking ve 150 başka bilim adamı Avrupa Birliği’nden ayrılma konusunda sert muhalefetlerini dile getirdiler. Onlar, İngiltere’deki bilime yapılan parasal desteğin büyümesi ve araştırmaların sayısının da artmış olması dolayısıyla Avrupa Birliği üyeliğine teşekkür edilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Sizce İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması gerekiyor mu?

CEVAP: Avrupa Birliği’nden ayrılmanın artık hiçbir anlamı yok çünkü Avrupa Birliği nasılsa yakın zamanda parçalanacak.
Bunlar bir şey belirlemeyen yapay uluslararası topluluklardır.
Aralarında karşılıklı sorumluluk yok , sınırlar kapanıyor ve anlaşmazlıklar, çatışmalar, imalar artıyor. Geçmişte, Avrupa Ortak Pazarı hatta daha açığı borsa Avrupa Birliği’ne bağlı olmasına rağmen, daha önce Avrupa’da ortaya çıkan birliğe yönelik hareket ortadan kayboldu.

Bu yüzden, ne yaparlarsa yapsınlar bu oluşumun zaten yıkılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü içsel birliğe ve insanları birbirine yakınlaştıran ön eğitime değil fakat tam aksine, bu birlikten zengin olmak isteyenlerin ve dahası bunu başkalarına rağmen yapmak isteyenlerin arzusuna dayanıyor .

O halde bu nasıl bir birlik? 25 ek ülkenin kendileri ve harcamaları için daha fazla sermaye yaratmaları için beş ülke tarafından kabul edilmiş ne tür bir ortak Pazar bu? Bu basitçe başkalarının
sömürülmesidir üstelik en kaba haliyle.

Bu şekildeki bir sistem çökmek zorundadır. Doğa onları kasten bu duruma itiyor ki, önceki nesillerde insanları fethetmek mümkünken bu çeşit bir birliğin dünyada var olamayacağını fark etsinler. Hatta Sovyetler Birliği bile Sosyalist Cumhuriyetleri Avrupa Birliği’nin denediği gibi benzer biçimde bir arada tutamadı. Avrupa Birliği de dağılacak çünkü kimin kuruluşu egoya dayanıyorsa tamamiyle aynı sistemdir.

Bir birlik sadece insanlar o birliğe hasret duyarlarsa başarılı olur. Tabandan gelmeyen bir birliğe dayalı tüm kurumlar parçalanır. İhtiyaç hissi, birliğin yararlı olacağına dair duygu aşağıdan gelmelidir. Böylece daha yüksek , manevi bir derece açığa çıkar ve birlik dünyaya daha çok ışık getirir.

İnsanları eğitmek zorundaydılar. Ama bunun için insanlara bir şekilde öğretmek ve taban seviyesinden hiç olmazsa birazcık eğitmek için Kabala Bilgeliği’ni keşfetmek gereklidir aksi halde her şey başarısızlığa mahkumdur.

Bu nedenle İngiltere sessizce Avrupa Birliği içinde kalabilir çünkü yakında tamamen sona erecek.

Toplam 6 sayfa, 5. sayfa gösteriliyor.« İlk...23456