Virüs – Bütünleyici

Yorum: Yolumuzun, bütünleşme yolu, evrensel birlik duygusu olduğunu söylüyorsunuz.

Benim Yorumum: Bu, doğanın programının özünde olandır ve ondan kaçmanın bir yolu yoktur.

Soru: Bu durumda bütünleyici kimdir? Biraz itici güç olmalı.

Cevap: Virüsün kendisidir. Tüm dünyayı dolaştıktan sonra, bize aslında hepimizin birleşik, birbirimize bağlı olduğumuzu ve şu anda enfekte ettiği, birleşik tek bir toplumu temsil ettiğimizi gösterdi.

Ancak virüs sadece enfekte etmiyor; bize bir bütün olduğumuzu gösteriyor. Ve biz ondan hiçbir yere uzaklaşmayacağız. O her yerde, Okyanusya’nın uzak adalarında bile kendini göstermekte. Ve oraya nasıl ulaştığını kimse bilmemekte.

Yeni Hayat 1126 – Besinlerin Hayatlarımızdaki Etkisi

Dr. Michael Laitman, Oren Levi ve Tal Mandelbaum ben Moshe ile söyleşide

Yemek kişiyi maddi ve manevi olarak doldurabilir. Birbirimize manevi tatmin vermekten haz aldığımız için yalnız yemek yemeyi sevmeyiz. Yiyecek, insanlarla bağ kurmanın ve bütünleşmenin bir yolu olabilir. Bir şefin yaptığı yemeği yalnız yemekle, dostlarla basit bir şeyler yemek arasındaki fark, memnuniyetin türüdür. Başkalarıyla sevgi ve özveri ile ilişki kurduğumuzda, onları iyi olan her şeyle doldurmayı ve ışıkla dolu olmayı istediğimizde, manevi olarak besleniriz.

 

Söyleşinin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.kabala.info.tr/kutuphane/michael-laitman/dr-laitman-ile-yeni-hayat/yeni-hayat-1126-besinlerin-hayatlarimizdaki-etkisi/

Twitter’da Düşüncelerim / 19 Ağustos 2020

Kuşkusuz, daha büyük bir karşılıklı bağa doğru gelişmemiz gerekecek. Sadece ilk küresel darbeyi aldık ama son birkaç yüzyıldır, hayatımızın üzerine inşa edildiği: ekonomi, eğitim, kültür temelini çoktan yıktı.

Doğa ve Yaradan bir ve aynıdır. Doğanın kanunları, Yaradan’ın emirlerine eşittir. Bizler, Doğa denilen mutlak bir yasanın içinde yaşamaktayız. Buna uyarsak iyi hissederiz. Uymazsak kendimize ve çevremize zarar veririz.

İnsanlık geri dönüşün olmadığını anlamalı.

Bu yeni koşullarda hayatı nasıl düzenleyeceğimizi bilmiyoruz. Darbeler gerçekten başlamadı bile ama şimdiden tam bir kargaşa içindeyiz, eski yöntemlerle varlığımızı sürdürmeye çalışıyoruz, geçmişe geri dönebileceğimize dair naif umutları sürdürüyoruz.

Koronavirüs, çözümdür. Kendimiz yerine başkalarını önemsemeye başlamadığımız sürece, virüs daha da şiddetlenmeye devam edecek, bizi “boğacaktır”. Ne kadar uzak veya yakın olursa olsun, her insanın sağlığını nasıl önemsediğimi düşünmeliyim.

Bizim dünyamızda yetenek, kişinin bilgi zenginliği ile belirlenir ama manevi dünyada, farklı görüşlerin ortak bir hedefe ulaşmak için birleştiği ölçüde, bir araya gelen parçaların miktarı ile belirlenir.

Maddi dünyada, bir kabın boyutu miktar olarak ölçülür: bir litre, iki, bin… Kabın kapasitesi ne kadar büyükse, o kadar büyüktür. Bununla birlikte, manevi dünyada, bir kabın boyutu kapasitesi ile değil, çözünürlüğünü belirleyen: piksel sayısı yani farklı niteliklerin miktarı ile belirlenir.

Maddi dünyada kişi akıllı ve etkileyici olabilir. Ancak manevi dünyada, kişinin onlu ile bağı çok daha önemlidir ve muazzam bir manevi tatmin sağlar. Diğerleriyle bağ kurma yoluyla kazanılan farklı niteliklerin miktarı, manevi kabımın (Kli) kapasitesini belirler.

Virüs hafiflemeyecek. İnsanlık, doğanın bizi bütünsel davranışa: rasyonel tüketim ile evrensel birleşmeye, öncelikli olarak eğitime odaklanırken ve herkes arasındaki bağı güçlendirirken yalnızca ihtiyaçları karşılamak için çalışmaya zorladığını fark edene kadar, giderek daha büyük sorunlar ortaya çıkacaktır.

İnsanlar ve hükümetlere gelince, bunu kaçınılmaz olarak kabul etmeli ve bu değişikliklere yardımcı olmalıdırlar.

Kışa yaklaşırken, perakende ve hizmet sektörlerinde ve diğer ilgili gereksiz sektörlerde kapanmalar ve iflaslar görmeye başlayacağız. Yavaş yavaş, her şey sadece temel unsurlara indirgenmelidir.

Harika bir kongre geçirdik. Yaklaşımımızın bu yeni koşullarda birleşmeye imkan verdiği nettir. Bunu kullanmaya devam edelim! Katılımcıların her birine sonsuz minnettarım. Bir sonraki kongreyi planlamaya başlayacağız – daha yüksek bir seviyede ama derecesini kendimiz belirleyeceğiz!

Hayatın Bilgeliği Nedir?

Soru: Hayatınızda birdenbire ortaya çıkarsa, egoizmle nasıl başa çıkarsınız?

Cevap: Egoizm bunu her saniye sürekli yapar. Egoizm her dakika beni alt eder ve beni çeşitli düşüncelere atar. Ancak bu, başkalarından çalmak, onları aldatmak veya onlara zararlı bir şey yapmak istediğim anlamına gelmez.

Egoizm, en küçük eylemlerde bile, örneğin oturma, kalkma ve yürüme şeklimizde her an bize hükmeden şeydir. Her şeyde kendini gösterir: düşüncelerde, duygularda, niyetlerde, sözlerde ve eylemlerde.

Birinin veya diğerinin seçimi, konuşma şeklimiz ve davranışımız, egoizm tarafından içeriden araştırılır ve bizler hepsini incelemeli ve yavaş yavaş kendimizi düzeltmeliyiz. Ancak bu, ilginç bir görevdir.

Soru: Her seferinde kendime “Bunu neden yapıyorum?” diye sormam mı gerekiyor?

Cevap: Hayır. Eğer Kabala çalışırsanız, kendinize sorular sormayacaksınız; çünkü egoist olmayan ama özgecil olan başka bir enerjiden, üst ışıktan, etkileneceksiniz.

Her iki ışık da sizi etkiler. Bir binicinin iki dizginle bir atı kontrol ettiği gibi, size rehberlik edecek ve sizi ileri götüreceklerdir. Ayrıca, şu anda hangi güçlerin sizi yönlendirdiğini, hangisiyle ve nasıl ilerlemeniz gerektiğini ve onları birbiriyle nasıl dengeleyeceğinizi hissedeceksiniz. Prensip olarak, hayatın tüm bilgeliği, her iki gücü de doğru bir şekilde dengelemektir.

Neden İyi İnsanlara Zor Bir Kader Verilir?

Soru: Neden iyi, dürüst, saf insanlara hayatta ağır yük veriliyor, Koronavirüsle ilgili zorluklar ve benzeri olaylar var, oysa dünyada olup bitenler kötü insanları hiç etkilemiyor mu?

Cevap: Egoist dünyamız o kadar çarpıtılmıştır ki, iyi insanların sadece iyi şeyler ve kötü insanların kötü şeyler elde etmesi gerektiğini düşünmek kesinlikle yanlıştır.

İyilik için çabalayan iyi insanlar, bazen kötü bir kadere, kaderin darbelerine maruz kalırsa bu oldukça doğaldır.  Sonuçta, dünyamız tamamen egoist ve kötüdür.  Ve bu nedenle, ondan bekleyecek iyi bir şey yoktur, özellikle şimdi, bir pandeminin eşliğinde ıslahımızın son aşamasına girmeye başladığımızda.

Şimdi, artan bir şekilde ortaya çıkan, bütünsel dünya ile uyumlu olmak için kendimizi doğru şekilde nasıl değiştireceğimizi bize sürekli olarak öğretecek, böyle dönemler olacaktır.

Soru: Ama bir şekilde buna hazırlanabilir miyiz, bir tür profilaksi yapabilir miyiz?

Cevap: “Profilaksi” iyi bir kelimedir.  Size bir tek şey söyleyeceğim: Biz bu önlemle ilgileniyoruz.

Mesele şu ki,  kişi şu anda doğmakta olan gelecek dünyaya adapte olmalıdır.  Bunun için daha az egoist olmalıyız.  Dolayısıyla mevcut virüs bizi sarsacak ve tamamen farklı insanlar yapacaktır. Üstelik ona nasıl boyun eğeceğimize bağlı olarak, hem kaba hem de hassas herhangi bir şekilde.  Bu bir ilktir.

İkincisi, buna rağmen egoizmimizin üzerinde nasıl birleşeceğimizi öğrenmemiz gerekiyor.  Bu çok zordur.

Aramızda doğru, iyi bir ilişkiye ulaşma arzusuyla birlikte, her şey doğamıza kötülük olarak ulaşmaya başlar.

Şimdi, doğa güçlerinin bizi çok ciddi bir şekilde eğiteceği bir duruma giriyoruz.

Hayatın Değerlerini Değiştirmemize Neden Olan Nedir?

Soru: Ölüm döşeğinde bile bir insanın saçma sapan düşünmeye devam ettiğini ve değerlerini değiştirmediğini görüyoruz. Bizi baskısıyla değiştirmek için krizin hangi ölçekte olması gerektiğini hayal etmek bile korkutucu.  Bir insanda bu hayatın değerlerini kökten değiştirecek olan, kim ya da nedir?

Cevap: Yaşamın değerlerini değiştirmek ancak,  bizi dünyamızın üzerine çıkaran, bizi saf hayvansal arzulardan çıkartan, daha yüksek bir gücün, daha yüksek bir ışığın etkisi altında mümkündür. Bu durumda, hayvansal arzuların yerini, doğanın bir sonraki seviyesinden ilerleyen insani arzuları alır. O zaman bizler, gelişimimiz hakkında konuşabiliriz.

Ve dahası insanda dünyamızın arzuları hüküm sürmektedir, başka bir şey değil. Kişi Kabalistlerin neyle ilgilendiklerini anlamaz. O, “Yaşıyorsan – yaşa, ölürsen – öl. Ne yapabilirsin ki? Hayat bu.” Diye düşünür. Ve sadece üst ışık kişiye parlarsa ve onun etkisi altında kişi, düşünmeye ve başka kararlar almaya başlar.

Kabala çalışmaya kim gelir? Hayatın anlamı hakkında soruları olan insanlar. Onlar zaten “mantık ötesi inanç” denilen, bir sonraki seviyedendir.

Bizler sabit bilgimizin içinde yaşıyoruz: neyse o. Fakat yine de “mantık ötesi inanç” denen bir seviye vardır. İnanmak; körü körüne inanç değildir, dindar olmak değildir. Bu, gerçeklik algısının bir sonraki seviyesidir.

Hepimizin İçinde Olduğu Mücadele

Soru: Koronavirüse karşı mücadelede, küresel bir beyne sahip olduğumuz çok açı, bilgi ve deneyim tüm ülkelerde farklılaşıyor.

Küresel bir kalbe nasıl ulaşabiliriz? Başkalarını nasıl hissederiz? Ve hangi duygulardan bahsediyorsunuz? Günde 16 saat çalışarak hayat kurtaran doktorlar, bunu duygularında dolayı yapmıyor mu? Sonuçta, birçok insanın çalışmama seçeneği var.

Cevap: Doktorların çalışma ya da çalışmama seçenekleri olduğunu düşünmüyorum. Evde kalmaya kendilerinin karar verdiklerini sanmıyorum. Prensip olarak, meslekleri ve koşulları fedakarlığı dışlayamaz.

Ancak gerçek şu ki, birbirimize bağlı olduğumuzu ve her ülkenin kendi başına ayrı ayrı bakamayacağını çünkü virüsün gerçekte sınırları olmadığını anlamanın zamanı geldi.

Nasıl bulaştığını ve nasıl ortaya çıktığını hala bilmiyoruz. Bu nedenle, kesinlikle herkes buna karşı mücadelede yer almaktadır. Şimdiye kadar bu, salgının bize getirdiği en iyi başarıdır.

Kadın Kabala Çalışırsa

Soru: Kadın Kabala çalışmaya başlarsa ve manevi olarak gelişirse ama kocası çalışmıyorsa, çalışmayı bırakmalı mı?

Cevap: Hayır, onu durduramazsınız. Eğer size, kendinizi, ruhunuzu geliştirme fırsatı verilirse, hiçbir koşuldada durmamalısınız. Sadece, bunu kocanıza sitem etmeden yapın.

Ona, bunun sizi çok iyi hissettiren hobiniz olduğunu söyleyin ve manevi maceralara sahip olmak, bazı maceralar aramaktan daha iyidir. Bunu kabul edecektir.

Soru:  Ya çalışmayı durdurmamda ısrar ederse?

Cevap: Neden? Eğer karısı diyelim mi ezoterizmle, manevi bir şeyle ilgileniyorsa, o bununla övünebilir bile.

Yorum: Bir erkek, bir kadının değişeceğinden, gelişiminde onu aşacağından ve ayrılacağından korkar.

Cevabım: Korkuyor olabilir, ancak onu başka bir şeye tercih ettiğinden emin olmalıyız. Bir adam her zaman karısının yanında olmasını, ona bakmasını ve ona hizmet etmesini ister. Bu nedenle, ona tam olarak elde ettiği şeyin bu olduğunu göstermeliyiz.

Yorum: Ama bir kadın olarak, bir erkeğin seçimini etkileyemem. Sonuçta, benimle birlikte gelişmek ve manevi olarak büyümek kendi seçimi olacaktır.

Cevabım: Elbette. Maneviyatta herhangi bir şeyi zorlamak imkansızdır. Bu nedenle maneviyatta zorlama olmadığı söylenir, herkes istediği kadar, yapabildiği kadar çalışır. Belki Kabala çalışmak istemiyor ama yogayı veya başka bir şeyi tercih ediyordur. Olsun.

Sevgiyle, başka birinin böyle şeyler yapmasına izin vermelisiniz. Bunda yanlış bir şey yok, o hala eşiniz, hayat arkadaşınız olarak kalır.

Twitter’da Düşüncelerim / 13 Ağustos 2020

“Sevgi tüm günahları örter” – bu ilke tüm yaratılışı kapsar. Çünkü yaratılışın amacı, bağın, birliğin üst derecesi olarak sevgiyi edinmektir. Ve bu koşula ulaşmak için önce bunun tersini hissetmeliyiz yani nefreti, reddedilmeyi, günahı.

O, kötülüğü ifşa eder, biz de iyiliği ifşa ederiz ve O’nu bu şekilde ediniriz.

“Kötü eğilimi ben yarattım” – Yaradan egoizmimizin kötülüğünü ifşa eder,  biz de iyi eğilimi ifşa etmeliyiz: bütün kötülükleri örtecek birlik ve sevgiyi. Bu bizim manevi çalışmamız olacak. İşte bu şekilde Yaradan’ın ortakları oluruz.

Yeni bir çağda yaşıyoruz ve bugün dünyada ifşa edilen suçlar bir grup insana, bir kişiye veya bir millete değil, birlikte herkese aittir. Bu zaten gerçekten yeni bir çağda olduğumuz ve dünyanın kapalı, bütünsel bir hale gelmeye başladığı anlamına geliyor.

Çözüm, herkesi saran mutlak, ortak sevgiye ulaşana kadar, yeni kötü hissiyatımıza yani birliğimize uygun olmalıdır -tüm gezegeni saran ve küresel olan darbe ne kadar çok olursa, buna karşı çare daha küresel olmalıdır-

Doğanın bizleri – onu kabul edip iyi bağlarla birleşebilmemiz için- içine yerleştirmek istediği  bütünsel dünyanın ilk darbesini yaşıyoruz.  Ama direniyoruz. Bundan sonra iki yol vardır: iyi yol ve ıstırabın yolu.

Onlardan biriyle ya da aralarında ilerlememiz gerekecek. Kabala, daha iyisini seçmemize yardımcı olur.

Yeni Hayat 1123 – İnsanlar Arasındaki İlişkiler

Dr.Michael Laitman, Oren Levi ve Yael Leshed-Harel ile söyleşide

Realitenin tamamı tek bir süper organizmadır ve “doğa” veya “Yaradan” olarak adlandırılan, tek bir güç tarafından işletilir. Bu güç bizleri tüm sistemin bağlantısını keşfetmeye doğru ilerletir. İnsanlık geçiş halindedir. İnsan egosu büyüyor ve aile bağları zayıfladı. Kendimiz dahil, her şeyi yok eden, düşmanca, soğuk, teknik parçalar haline geliyoruz. Doğal kötü eğilimimizin farkına vardıkça, sevgi arzusu geliştireceğiz ve İsrail halkından bağ kurma metodunu iletmelerini talep edeceğiz. Başkalarını kendimiz gibi hissetmeye başladığımız an, daha yüksek, sonsuz bir güç hissedeceğiz. Parça bütün gibi hissedecek.  Karşılıklı bir reddedilme hissedeceğiz, onun üzerinde orta çizgide bağlanacağız ve Cennet Bahçesi’nin tadına bakacağız.

 

Söyleşinin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.kabala.info.tr/kutuphane/michael-laitman/dr-laitman-ile-yeni-hayat/yeni-hayat-1123-insanlar-arasindaki-iliskiler/