Category Archives: Yaradan

Egoizmin Köleliğinde

Soru: Seçim yoluyla az ya da çok acı çekeceğimiz gerçeği de dahil olmak üzere, her şey önceden belirlenmiş ise  o zaman neden Kabala’ya ihtiyacımız var?

Cevap: Kabala, bizi egoizmimizin üzerinde kimseye ya da hiçbir şeye itaat etmeyeceğimiz bir koşula yükseltmek için gereklidir.

Egoizm bizi köleleştirir, bu nedenle çalıştığımız bilime “Kabala bilimi” denir, egoizmin esaretiyle ve ondan yükselmenin bize nasıl özgürlük hissi verdiği ile ilgili bilimdir.

In The Bondage Of Egoism

 

Kabala İpuçları – 5/12/19

Soru: Uzun yıllardır ıslah yolundasınız. Özgür biri olduğunuzu söyleyebilir misiniz?

Cevap: Dünyamızda, soruyu sormuş olduğunuz anlamda özgür bir insan olup olmadığını bilmiyorum. Aslında, bizim anladığımız şekilde özgürlük yoktur. Bu, sadece gerçeğin ne olduğunu bildiğiniz ve onun uğruna hareket edebildiğiniz zaman mümkündür.

Soru: Yaradan’a benzer hale geldiğim derecede, özgür olur muyum?

Cevap: Şüphesiz, çünkü Yaradan’ın bizim üzerimizdeki etkisi ihsan etme niteliğidir. Eğer onu edinirseniz, o zaman Yaradan’ı anlarsınız ve Yaradan sizi anlar. Bu derecede, hem egoizminizden hem de çevrenin etkisinden kurtulmuş olursunuz.

Soru: Şiddet ve zorlamayla başka bir kişinin veya bir grubun arzularına karşı olan özgürlük koşulu, belli bir dereceye kadar özgürlük müdür?

Cevap: Hayır, neredeyse her zaman diğer insanlardan etkileniriz. Bütün soru, kendimi hangi topluma sokmam gerektiğidir. Eğer kendimi doğru hedefe doğru ilerleyen bir topluma sokarsam, ona teslim olur ve itaat edersem, o zaman hedefe bu şekilde ulaşırım. İşte bu, özgürlüğümüzü nasıl gerçekleştirmemiz gerektiğidir.

Soru: Seçme özgürlüğü ve özgür irade arasındaki fark nedir?

Cevap: Özgür irade, nasıl davranılacağını seçmekten ibarettir. Seçme özgürlüğü ise seçimin kendisidir.

Soru: Kabala’nın bakış açısından, Hegel’in “özgürlüğün bilinçli bir gereklilik” olduğu varsayımı ne kadar doğrudur?

Cevap: Bu tamamen küçük bir materyalist kavram yanılgısıdır.

Soru: Yerine getirdiğim tüm düşüncelerim, isteklerim ve eylemlerim Yaradan tarafından mı yaratılıyor?

Cevap: Şu anda, evet, ama bir Masah (Perde) edinmeye başladığınızda, o zaman Yaradan sizin içinizde İstediklerini yapmayacaktır; bunun yerine, siz Yaradan ile istediğinizi yapacaksınız.

Soru: Herkes kendi kişiliğine sahiptir. Bu nedir?

Cevap: Kişilik bizi rahatsız etmez. Aynı şekilde, egoist taleplerinizi yerine getirirsiniz. Yani kişiliğinizin ne olduğu önemli değildir. Bir kişi yemek yemeyi sever, ikincisi dans etmeyi sever, üçüncüsü uyumak ister. Ne fark eder ki? Her koşulda arzularınızı yerine getiriyorsunuz.

Blitz Of Kabbalah Tips – 5/12/19

 

İlerlemenin Aracı Olarak Düşüşler

Soru: Düşüşleri birlikte hissetmeye çalışmamız gerektiğini mi söylüyorsunuz?

Cevap: Birlikte hissettiğimiz düşüş ve yükselişler vardır ve bireysel olanlar vardır.

Soru: Tüm grup olarak bir düşüş koşulunu hissetmek ne demektir?

Cevap: Düşüşü kimin yorumladığına bağlıdır.

Ben bunu Yaradan’dan, gruptan, yani ilerlemeden kopukluk olarak yorumluyorum. Örneğin, belli bir ağırlık hissederim fakat bunun bana ilerlemem için verildiğini hala belirleyemem; sadece içine batmış durumdayımdır.

Bu ağırlığı ileriye doğru ilerlemenin bir aracı olarak algılamaya başladığımda, o zaman bu benim ilerlememin aracı olur. Şimdi onunla hazla çalışır, onun sayesinde ilerleyeceğimi fark ederim.

Ortak bir hedefimiz, ortak eylemlerimiz ve yaşamımız olduğunda, ancak o zaman bazı şeylerde ortak yükselişler ve düşüşler olur ve bazıları da bireysel olur. Birlikte çalışabileceğimiz ve böylece ortak sonuçlar elde edebileceğimiz gerçeğini kullanmalıyız.

Burada dostlarımın durumunu az çok anlarım ve onlara yardım etmeliyim, bunun içinde yer almalıyım. Örneğin, kongre öncesi ilham almamız, hedefin önemi, toplantılarımızın önemi, kongre önemi, derslerin önemi hakkında konuşmamız bizim için çok önemlidir. Bütün bunları kendi aramızda toplamalı ve birbirimize ilham vermeliyiz.

Böylece, ortak bir alan oluşacaktır: Yaradan, herhangi kişisel bir hissiyatta değil, genel alanda kendini gösterecektir. Bu çok önemlidir çünkü onun tezahürü ancak onluda, ortak bir Kli (kap) formunda bağ kurduğumuzda gerçekleşebilir.

Descents As Means Of Advancement

 

Yaradan’ın Eşsizliği, Bölüm 1

Dünyanın Yönetimi Teorisi: Doğa

Yorum: Kabala açısından Yaradan ve doğa, bir ve aynıdır. Baal HaSulam, “Barış” makalesinde, dünyanın yönetimiyle ilgili beş teoriyi, tarih boyunca insanlığın Yaradan’la ilgili görüşünü nasıl değiştirdiğini açıklar.

İlk teori “Doğa” dır, buna göre,

‘‘…Dolayısıyla, realitenin varlığını akıl almaz bir bilgelikle gözlemesine rağmen, O’nun kendisi mantıksız ve tüm bunları şuursuzca yapıyor.’’

‘‘…Bu yüzden de kızacak, dua edecek ya da kendilerini haklı çıkaracak birinin olmadığına inandılar.’’

Benim Yorumum: Bu çok iyi bir teoridir. Aslında bunun böyle olduğunu görmekteyiz.

Bizler, doğanın değişmez yasasının önündeyiz ve onu iyi çalışmamız gerekir. Bunu çalışarak, her şeyin, bu yasanın nasıl değiştiğine değil, bizim bu yasayla uyumumuza bağlı olduğunu anlamaya başlarız. Sonuçta o, bizi değiştirmek için, bize göre değişir. Hepsi bu!

Bu, yasanın değişmez olduğu anlamına gelir. Doğa, giderek daha büyük integral bağda bize kendini gösterebilmek için, bağa doğru hareket eder.

Doğanın kendisi hakkında konuşamayız. Sadece bizim onu algılayışımız hakkında konuşabiliriz; çünkü beş duyumuzun dışında neler olduğunu bilmiyoruz. Bu, görmeyen, duymayan veya hissetmeyen yeni doğmuş bir bebeğe benzer. Sonra yavaş yavaş bebek hislerini göstermeye, dünyayla etkileşime girmeye başlar.

Bizler, bir tür alanda yaşıyoruz ve bu alan aynı zamanda bizim hissiyatımızdır. Onu beş duyumuzla algılarız; yani içimizdeki bir şey ondan yansır. Gerçekten ne olduğunu bilmiyoruz.

Soru: Çevremizde gördüğümüz her şeyin Yaradan olduğunu söyleyebilir miyiz?

Cevap: Hayır. Yaradan’a bunların arkasındaki her şey diyebiliriz: Yasa, güç, düşünce ve niyet.

Soru: Beş duyu organımda gördüğüm şey değil midir?

Cevap: Hayır. Çevremdeki her şeyin değiştiğini görürüm. Her şeyi değiştirene Yaradan denir.

Baal HaSulam’ın yazdığı gibi, O’nu anlamsız bir yasa ya da tam tersine, benim O’na karşı tutumuma bağlı olarak değişebilen ya da değişmeyen hisler ve niyetlerle dolu bir yasa diyebilirsiniz.

Uniqueness Of The Creator, Part 1

 

Kabala İpuçları – 6/16/19, Bölüm 1

Soru: Bağımsız manevi hayat nedir?

Cevap: Tüm koşullarınızı analiz etme ve inceleme ve bunlardan hangisinin en iyi ve en doğru olacağını seçme yeteneğidir.

Soru: Yaradan her şeyi yönetiyorsa eylemlerim için sorumluluk almak ne demektir? Kabala bilgeliğine göre, Yaradan’ın benimle ne yaptığını anlamak ve analiz etmek benim sorumluluğum mu?

Cevap: Sizler, Yaradan sizin yerinizdeymiş gibi, size verilmiş olan seçme özgürlüğü çerçevesinde yaptığınız eylemlerden sorumlusunuz.

Soru: Ruhun manevi babası ve annesi kimdir?

Cevap: Manevi baba ve anne, aynı zamanda Aba ve İma  (baba ve anne) olarak da adlandırılan manevi dünyadaki sistemlerdir. İki sistem ruhumu doğurur ve ben onların yönetimi altında var olurum.

Soru: Bilginin peşinde olmak ne zaman maddi ve ne zaman manevidir?

Cevap: Hepsi neden bilgiyi aradığınıza bağlıdır. Başkalarıyla nasıl bağ kurulacağını ve onların Yaradan’la yapışmalarına nasıl yardımcı olacağınızı bilmek için çaba gösterirseniz, bu manevidir. Tam tersi ise, fizikseldir.

Soru: Doğada, iyi durumların kötü durumları unutmaya yardımcı olduğu bir yasa var mı?

Cevap: Temelde, evet. Ama Kabala’da değil. Kabala’da her şey birbirine bağlıdır ve nihayetinde bunu tek iyi, genel ve integral olarak kavramaya başlarsınız. Dahası kötü bir şey yoktur. Eğer Kabala’yı çalışırsanız, tekrar tekrar düşüp yükselirsiniz ve tüm düşüşleriniz yükseliş olarak kabul edilir. Olumsuz hiçbir şey yoktur.

Blitz Of Kabbalah Tips – 6/16/19, Part 1

 

Ortak Ruhun Parçalarını Toplamak

Baal HaSulam, 4. Mektup: Tanrı’nın kutsandığı yere gitmemen ve ruhundan düşen tüm o zayıf organları toplayıp tek bir beden haline getirmemen haricinde hiçbir eksikliğin yok.

“Tanrı’nın kutsadığı bir alan”, aramızdaki koşuldur. Bu, kişinin yavaş yavaş yetiştirdiği, ektiği ve hasat ettiği yabani bir alandır.

En zor şey, ortak ruhun tüm zayıf organlarını toplamamız ve onları tek bir bedene bağlamamız gerektiği konusunda kendimizi ikna etmektir. Bizler beynimizi her türlü bilgeliği, Kabala’yı incelemeye, zor sorular sormaya ve geliştirmeye hazırlarız. Sadece başkalarını değil kişisel deneyimlerimizi hissetmeye bile hazırız ve tüm bunlar kesinlikle ihtiyacımız olan şey değil.

Sadece Yaradan’a içsel arzularımızla nasıl bağlanacağımızı düşünmemiz gerekir. Her birimizin böyle bir arzuya sahibiz, Yaradan bize bunu önceden verdi ve bu harika bir hediyedir. Ancak, yapmamız gereken şey, tüm arzuları bir araya getirmektir.

Biz kendimizi, dostlarımızla yalnızca Yaradan’a, benimkine, seninkine, onun ve diğer herkese yönelik arzularımızla bağ kurmamız gerektiğine nasıl ikna edebiliriz? Geri kalan her şeyi dikkate almayız, diğer her şey hayvandır.

Tüm bu arzuları, özlemleri ve niyetleri ortak bir arzuya nasıl bağlayabiliriz? Hayal kırıklıklarının, bizim ortak hayal kırıklıklarımız, özlemlerin ortak özlemlerimiz olduğunu ve Yaradan’a yönlendirmemiz gerekenin tüm bunların olmasına izin verin. Yani, bizler O’nunla çalışıyoruz: Yapabileceğimiz şey bu veya değil, talep ediyoruz, hayal kırıklığına uğruyoruz, ağlıyoruz ve bununla ilgili başka bir şey istiyoruz.

Buna “ruhundan düşen tüm o zayıf organları toplamak ve tek bir bedende birleştirmek” denir. Bu girişimler üst ışığın onlar üzerindeki etkisini zaten çeker ve sonra bağ gerçekleşir.

Collect The Parts Of The Common Soul

 

Hedefe Doğru İki Aşama

Prensip olarak, tüm eylemlerimiz ve tüm yolumuz iki aşamadan oluşurBirincisi dostunu kendin gibi sevmektir. Bu gerçekleştiğinde, ikinci aşamaya geçeriz: Yaradan’ı, dostunuzu, grubunuzu sevdiğiniz gibi sevme.

Bir aşama diğerine dönüşür. Aksi olamaz: Dostunu kendin gibi sev, Dostunu sevdiğin gibi Yaradan’ı sev. Başka alternatifler yoktur. Bu, manevi gelişim bundan ibarettir; doğamızın tamamen farklı, doğamızın tam tersidir.

Kişi böyle bir durumla karşılaştığında, başkaları ile olan bağlantının kendisinin dışında ve üstünde gerçekleşmesi gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek için kendini birden fazla silkelemelidir. Bunu yapabilmek için, bir üst ışık  gelmeli ve bu koşulları yaratmalıdır.

Bunu dostlarımdan ilham alarak talep edebilirim. Aramızda oynayarak, içimizde böyle bir arzu yaratabiliriz: kıskançlık, imrenme, her şeyi. Önemli olan, bunu başarmam gerektiğini anlamam; aksi halde, dünyamızda bir hayvan olarak kalacağım, tüm hayvanlar gibi hayatımı sonlandıracağım ve başka hiçbir şey kalmayacak.

Sadece imrenme, kıskançlık ve şeref arzusu bir insanı hayvan durumundan diğerine, en yüksek olana götürür.

Ne pahasına olursa olsun, egoist hayatımızdan kopmak pahasına, dünyaya karşı egoist tutumumuzla, sadece manevi koşulu öğrenme/hakim olma konusundaki ciddi kararımızın bize yükselme fırsatı vereceğini anlamamız gerekir ve komşumuzu kendimiz gibi sevmek ve Yaradan’ı komşumuz gibi sevmek hedefimize ulaşmamız gereken iki aşamadır.

Two Stages Toward The Goal

 

Evrenin Yapısı, Bölüm 8

Sonsöz

Soru: İlk defa duyanlar için elinizdeki materyali özetler misiniz?

Cevap: Öncelikle, direkt ışığın gelişim safhalarını sıklıkla anlatırım. Diğer açıklamalar da görülmeye değerdir. Bunu şiddetle tavsiye ediyorum, çünkü her seferinde materyal biraz farklı bir şekilde ifade edilir.

İkincisi, Kabala’nın İbranice ve Aramice olarak tanımlanmasından dolayı, insanların hala İbranice’deki terimleri öğrenmeleri gerekmektedir. Ama şimdilik, en azından İbranice yeterlidir.

Bu konuyu iyi işlemek gerekir, çünkü asıl konu budur. Tüm dünyalar ve sonra olan her şey direkt ışığın dört safhasına dayanır. Neden dört? Çünkü Keter (sıfır safhası) ihsan eder ve diğer dört safha (Hohma, Bina, Zer Anpin, Malhut veya 1, 2, 3, 4) Keter’den alınır. Bunu bilmeniz gerekir.

Daha sonra, bu beş safhanın maddenin gelişimine, insanın gelişimine, evrimde nasıl yansıdığının ayrıntıları üzerinde dururuz. Onlar, doğanın küçük bir mikroskobik parçacığında ya da toplumda, ailede ve her insanda olmak üzere, tüm doğada olan her şeyi kesinlikle belirlerler. Her ne elde edersek edelim, her zaman şöyle diyebiliriz: Arzunun gelişiminde beş aşama vardır ve bu nedenle, bir şeyin nasıl olduğunu ve hatta nasıl olacağını bile biliriz.

Soru: Alma ve yaratma arzusunun etkileşimi ve Yaradan, insanlar arasındaki ilişkiler üzerine bir şablon olarak damgalanır mı?

Cevap: Bu her türlü maddeye ve onların gelişimine damgalanmıştır. Herhangi bir etkileşim, beş aşamayı da içerir.

The Structure Of The Universe, Part 8

 

Kli’yi İnşa Etmenin En İyi Zamanı

Bu kadar büyük, güçlü bir toplanmada ve Moldova’daki dünya kongresinde yaptığımız yükselişin ardından, büyük inişler, artan karanlık, hayal kırıklığı ve çaresizlik duygusu olabileceğini anlamalıyız. Yükselişler ve düşüşler dengelenmelidir. Bu nedenle, yükselme ne kadar önemli olursa, düşüş daha şiddetli bir yükselişe hazırlık olarak ondan sonra gelmelidir.

Bunu hesaba katmak ve düşüşü amaçlı olarak ele almak, bunun çalışmamızın bir parçası olduğunu anlamak gerekir. Bu nedenle, tekrar “O’ndan başkası yok” ana konusuna dönmeliyiz.

Kendi kendime, Yaradan’ın içinde olmakla ilgili ilk hissiyatı alabilirim. Ancak O’na yönelik herhangi bir eylem ve tutumdan acizimdir. Yaradan onluların içinde var olan bir şeydir. Aksi halde o, Yaradan değil, yarattığım bir idol olacaktır.

Yaradan’a karşı tutumumu ancak dostlara karşı tutumumla ifade edebilirim. Onludaki bağ üzerinde çalışarak, Yaradan’a karşı tutumumu geliştiririm.

Dostlar içinde karanlığı hissederiz çünkü birbirimizden farklıyız. Ancak bu karanlık değil, Işığın arka tarafıdır, bizi Yaradan’a yönlendirir. Karanlıktan daha sadık bir müttefik yoktur. Ona tutunun, çünkü sadece o sizi gerçeğe götürecektir.

Karanlık, duygularımızda ve zihinlerimizde aldıklarımızdan dolayı aklımızı kaybetmememize yardımcı olur. Akıl ve kalp hareket etmez, sadece karanlık çalışır ve bu muazzam bir yardımdır. Dolayısıyla karanlık, yeni bir yaratılıştır; karanlığı Yaradan yarattı. Karanlık bizi doğru yöne yönlendirir ve bizi Yaradan’a bağlar.

Onlu, her biri sadece onları desteklemek için diğerlerini arasına giren, kendisini iptal etmeye, fedakarlık etmeye istekli on kişidir. Kendisi için bir şey talep etmez, sadece çalışacak bir yer arar. O, daha sonra herkesi bir araya getiren bir dikiş ipliğine dönüşür. Kişi sadece böyle bir çalışma talep eder çünkü herkesi bir araya getirerek, Yaradan’a memnuniyeti getirir.

Bu nedenle, içinde olduğum onlu ve onludaki insanların isimleri benim için önemli değildir. Önemli olan, bana vermeye hazır olma isteklerini yaşamalarını sağlamaktır, böylece onları bir araya getirip çabalarımı bu çalışmaya yatırırım.

Eğer şimdi bizler karanlığı ve boşluğu hissedersek o zaman bu, Kli’yi inşa etmek için en iyi zamandır. Karanlığın koşullarını sevmeliyiz. O zaman Yaradan’ın dışında güvenecek kimsem olmaz ve O’na tutunurum. İlk başta bu kendimi korumak için çok egoist bir arzudur: “Her şeyi kontrol eden ve her şeyi yapan Yaradan’ın olması iyidir ve ben O’na bağlı kalacağım, başka bir seçenek yok.”

Daha sonra, hiçbir kişisel çıkar olmadan, hiçbir ödül olmadan, bu tek noktaya bağlı kalmaya hazır olacağım. İhsan etme kapları ondan gelişmeye başlayacaktır. Bu kendimi iptal etme noktasının üzerine gelen her şey, Hasadim’e (merhamete), ihsan etmeye dönüşecektir. Bundan başka bir şey istemiyorum. İhsan etme kaplarını böyle inşa ederiz ve ortaya çıktığı anda, içinde ihsan etme uğruna Hohma’nın ışığını hissedebileceğim.

The Best Time For Building The Kli

 

Yaradan’ın Motivasyonlarını Anlamak

Soru: Işığın yolunun daha basit bir yol olduğunu söylüyorsunuz. Ama sonunda anlaşılıyor ki en iyi şekilde ilerlemeye çalışırsınız ve her şey her zamanki gibidir. Geride mi kalıyorsunuz veya bu tür zorlukların olması mı gerekiyor, anlamıyorsunuz?

Cevap: Eğer çaba sarf ederseniz, başınıza gelen her şeyi bir ödül olarak kabul edersiniz. Her ne kadar zaman zaman çok rahatsız edici olsa da, kesinlikle ilerlemeniz bu tepkiler sayesindedir. Bu nedenle, doğru ve iyi eylemlerinize karşılığın, yaşamınızdaki doğrudan olumlu olaylar olacağını düşünmeyin, çünkü bu şekilde egoizminizden çıkmış olamazsınız.

Bundan çıkmak zorundasınız. Maneviyata doğru tek bir hareket yapmış olsanız bile, yine de ego içinde kalırsınız. Dolayısıyla tekrar tekrar itilmeniz gerekir ve çeşitli olumsuz etkilerle itilebilirsiniz.

Bu yüzden: “Gruptaki dostlarımla, çalışmada, dağıtımda çok çaba harcadım ve faydası ne? Hiçbir şeye sahip değilim.”  dememelisiniz. Sonunda  “vuracak”  ve doğru etkiyi verecek olan bu tür çabalardan toplanan sonuçları bilmiyorsunuz.

Baal HaSulam’ın, Rabaş’ın ve geçmişteki bütün Kabalistlerin birçok makalesinde bunun hakkında okuyabilirsiniz.

Soru: Öyleyse, darbeleri okşama olarak mı kucaklamalıyım?

Cevap: Onaylama olarak. Şöyle denilir. “Efendi kimi severse, azarlar”. Bunu bir ödül olarak algılamak zorundasınız. Böylece, egonun üzerine yükselirsiniz. Ne de olsa, sizin için en önemli olan ondan kurtulmaktır. Aksi halde nasıl yükselebilirsiniz?

Yani, egodan nefret etmeye ve onun üstüne yükselmeye çalıştığınızda, Yaradan’ın tüm motivasyonlarını doğru anlayacaksınız.

To Understand The Creator’s Motivations