Category Archives: Yaradan

Yaradan’ın Eşsizliği, Bölüm 6

Edinim Karşılıklı Bağdadır

Soru: Dünyamızda, dostluk ya da sevgi gibi her türlü duygu yelpazesi vardır. Ama onları hissetmek için başka biri daha olmalıdır. Eğer kendim dışında başka kimse yoksa sevgiyi ya da dostluğu hissedemem. Aynı şey Yaradan için de geçerlidir. O, diğer insanlar arasında doğru bağda hissedilen güç müdür?

Cevap: Elbette, bazı maddeler üzerinde hissedilir. Diğer insanlarla, bir grupla etkileşime ihtiyacım vardır.

Soru: Yaradan, herhangi bir maddede kıyafetlenmezse, hissedilmesi imkansız olan soyut bir form mudur?

Cevap: Evet. Yaradan bana karşılıklı sevgi ve karşılıklı destekle bağlı bir grup insan olarak görünür. O zaman, aralarındaki güç, her birinde değil de onların arasında var olan güç “Yaradan” olarak adlandırılabilir.

Soru: Bu, sevginin gücünün birkaç insanın bağı dışında var olmadığı anlamına mı gelir?

Cevap: Doğru. Bu yoktur.

Soru: Kabala, Yaradan’ın özünün dünyamızdaki tüm nesnelerin ve olguların özü gibi erişilemez olduğunu söyler. “O’nun özü edinilemez.” ne demektir?

Cevap: Bu, edinim metodu ile bağlantılıdır. Aslında, “kendi içindeki” hiçbir şeyi edinmeyiz, sadece bizim ona karşı tutumumuzdan bir edinim elde edebiliriz.

Beni caydıran ya da beni dışımdaki farklı nesnelere yakınlaştıran, olumlu ya da olumsuz izlenimlerin kademeli olarak birikmesi, bana entegre olarak algı organımı nasıl inşa ettiğimi hissetmeme olanak sağlar.

Uniqueness Of The Creator, Part 6

 

Yaradan’ın Eylemlerini Haklı Çıkarmak

Baal HaSulam, Şamati, Makale 34, “Toprağın Kazancı”: “ kişi Yaradan’ın sadece iyilik gönderdiğini söyleyemezse kötü ve hain diye adlandırılıyor sayılır çünkü acı çekmenin hissiyatı kişiyi Yaradan’ı suçlamaya getirir.

Yaradan asla bize ıstırap göndermez. Bu hisleri, sadece onlar için uygun bir şekilde hazırlıklı olmadığımız için böyle algılıyoruz.

Esasen söylendiği gibi kişi, Yaradan’a hem iyi hem de kötü için şükretmelidir çünkü hissettiğimiz kötü olan her şey, sadece içimizde yaklaşan iyi doyum hissini geliştirmek için gereklidir.

Günah işlemek ve ıstırap yoktur. Onların hepsi daha sonra hazla dolar. Bu nedenle ıstırap ve haz için doğru bir şekilde ve önceden hazırlanmamız gerekir. Bizler o zaman haz ve memnuniyet içinde Yaradan’ın sürekli ifşasına sahip olacağız.

Sadece Yaradan’ın haz verdiğini gördüklerinde, Yaradan’ı haklı çıkarırlar. Bilgelerimizin dediği gibi, “Erdemli kimdir? Yaradan’ını haklı çıkartan.” yani Yaradan’ın dünyayı adil bir şekilde yönettiğini söyleyen kişidir.

Erdemli, her koşulda Yaradan’ın eylemlerini haklı çıkarabilecek bir kişidir. Yaradan görünüşte olumsuz duygular gönderse bile, arzularını öyle bir ölçüde ıslah etmiştir ki onların içinde kötü hiçbir şey hissetmez.

Yani Yaradan’la o kadar bağlıdır ki, bu kaynaktan gelen tüm duyguları olumlu olarak algılar. Duygularını, onları kimden aldığı anlayışı ile örter ve bu nedenle her şey onun için bir hazdır. Yaradan’ın her bir işaretinden haz alabilir.

Soru: Istırap hisseder mi?

Cevap: Hayır, bunu hissetmez çünkü onun ıstırabı, Yaradan’ın bir verici olduğu hissiyatı ile kaplıdır.

Justify The Actions Of The Creator

 

Üst Amaca Ulaşma Yolu, Bölüm 2

Üst Güçlerden Dünyamıza Basamaklandırma

Soru: Sebep ve sonuç yoluyla aşağı sarkan kökler dizisi ne anlama geliyor?

Cevap: İki durum vardır: birincil ve ikincil, neden ve sonuç. Yaratılışın tamamı böyle bir neden ve sonuç süreciyle yaratıldı.

Yaratılışı, en üst kökten yani Yaradan’dan ifşa etmek istiyoruz. O her şeyin sebebidir ve her şey O’nun sonucudur yani tüm yasaların, niteliklerin dünyamıza, her birimize kadar, kademeli olarak basamaklandırılmasıdır.

Yaradan ya da doğa, bir ve aynıdır sadece “doğa” her şeyi içeren kelimenin geniş anlamını ifade eder.

Soru: “aşağı doğru basamaklandırma” terimi ne anlama geliyor?

Cevap: Yaradan, ihsan etme, sevgi ve yayılma niteliğidir. Bu, tüm güçlerin, dünyamızın tüm niteliklerinin yayıldığı, hepimizin O’nun altında olması için kesinlikle iyi, kesinlikle eksiksiz bir niteliktir. Bu nedenle, güçler O’ndan (Yaradan’dan) bize gelen basamakları temsil eder.

Path To Achieving The Upper Purpose, Part 2

 

Dünya – Gerçeklik Mi, İllüzyon Mu? Bölüm: 4

Yeni Bir Başarı Seviyesine Ulaşmak

Baal HaSulam, “Kabala Bilgeliği’nin Özü”:… konunun özünde hiçbir algıya sahip olmamamıza rağmen bizi tam olarak tatmin ederler.

Dahası, kendi özünüzde bile hiçbir algıya veya edinime sahip değilsiniz. Kendi özünüz hakkında bildiğiniz her şey, özünüzden uzanan bir dizi eylemden başka bir şey değildir.

Sahip olduğum şeyin benim için yeterli olduğu ortaya çıkar. Bir tür olgu hissedersem ve bu tamamen arzularımı yerine getirir ve sorularımı tatmin ederse, o zaman daha fazlasını istemem.

Başka sorular tarafından etkilenmiş olmak hala mümkün mü? Belki de bir yerde Yaradan’a yakınlaşıp O’nun doğasını edinmek istiyorsak bir şekilde mümkündür. Belki orada, mevcut olanlardan daha yüksek edinim olanaklarına ulaşabileceğiz. Ancak, bu evrenin tamamen farklı bir seviyesidir, farklı bir edinim seviyesidir.

Herkes, dünyamızdaki tüm insanlar da dahil olmak üzere doğanın cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerinde bulunur. Eğer Kabala’yı çalışan bir kişi hayvansal seviyesinin üzerine çıkarsa, Yaradan seviyesine yükselir ve bu sistemi edinmeye başlar, sadece onu değil, aynı zamanda tüm olguların nedenlerini de hisseder.

Yani, sadece Yaradan’ı hissetmem, bundan başka O’nun özünü, bir sonraki gerçeklik seviyesini ifşa ederim. Kabala bilgeliğinin incelediği şey budur. Bu da zaten en iyi histir.

World—Reality Or Illusion? Part 4

 

Hayatın Anlamı, Bölüm 3

Hayatın anlamı hakkındaki soruyu gizlemek mümkün mü?

Yorum: Bugün, yaşam beklentisi dört kat arttı. 3.500 yıl önce, Eski Mısır’da ortalama yaşam süresi 22 yıl idi.

Benim Yorumum: Bugün bunu anlayamıyoruz. 22 yaşında henüz hayat başlamıyor bile.

Soru: O günlerde, nüfusun% 15 ila 20’si savaşlar sürekli yapıldığı için doğal olmayan bir ölümle öldü. Zamanımızda, elbette, hayat daha iyi hale geldi. Ancak  öte yandan, dünya nüfusunun yarısı antidepresan kullanmakta. Bunların hepsi insanlarda doğadan mı kaynaklanmakta?

Cevap: Evet, bizi hedefe götüren doğamız. Yani, her şeye sahipsiniz ana konu dışında: Ne için yaşıyorsunuz?

Eski zamanlarda, 20’li yaşlarındaki bir kişi yaşamın amacını düşünmemiş olabilir. Ama 80 yıl yaşadığınızda, o zaman zaten bir probleme sahipsinizdir, hayatınızın yarısında  “Yakında öleceğim ve ne için yaşadım? Amaç ne?” diye düşünürsünüz.  Bu   ölümden daha kötüdür.

Not: Her şeyin sonu olduğu gerçeği bile eğer her şeyin sonu varsa hayatın anlamının ne olduğu sorusunu gündeme getirmez mi?

Benim Yorumum: Bunu düşünmemek için uyuşturuculara ihtiyacımız var, bu da insanlığın icat ettiği şeydir.

Soru: Uyuşturucular artık tüm dünyada yasallaştırılıyor. Sizce bu tesadüfi değil mi?

Cevap: Tabii ki tesadüf değil! İnsanlar sonlarını düşünmek istemezler, ancak bu düşünceler kişiyi bırakmadığı için kişi bir şekilde bu boşluğu doldurmak ister.

Soru: Bu, Yaradan’ın bir yandan bize acı verdiği,  diğer yandan da onları kullanmamız için uyuşturucuya izin verdiği anlamına mı geliyor?

Cevap:  Bunun da bir çözüm olmadığını görmemiz için. Bu bir çözüm değildir.

Soru: Öyleyse ilaçlar hayatın anlamı hakkındaki içsel soruyu gizlemeye yardımcı olmayacak mı?

Cevap: Hiçbir şekilde.

Meaning Of Life, Part 3

 

Kabalistik Bir Grubun Amacı, Bölüm 2

Eşsiz Nesil

Büyük Kabalist Baal HaSulam, eşsiz bir nesil olduğumuzu yazdı çünkü Kabala’yı özellikle grup içinde öğrenmek zorundayız. Grup çalışması Baal Shem Tov ile başladı ve yavaş yavaş bugüne kadar gelişmeye devam etti.

Şimdi onlular içinde küçük birlikler kurmaya başlamalı, bir şekilde dünyaya nasıl birleşebileceğimizi, neyi hedeflememiz gerektiğini ve nasıl devam edeceğimizi göstermeliyiz; yani dünyaya, geleceğinin nasıl olacağına dair bir örnek vermeliyiz.

Soru: Yani bir grup insan ya da diyebiliriz ki tüm insanlık, üst gücün, Yaradan’ın ifşa olduğu yer mi?

Cevap: Evet. Bizler, bu dünyada iken, bu hayatta iken tüm dünyaları edinmek zorundayız.

Soru: Yaradan’ın ifşası, hepimizin hissettiği yerçekimi kuvvetinin ifşasıyla karşılaştırılabilir mi? Hepimiz arasında toplumsal düzeyde belli bir yerçekimi kuvveti var.

Cevap: Evet. Ama mesele şu ki, üst gücü hissetmiyoruz çünkü her birimiz ondan belirli bir bireysel gizlilik içinde var olmaktayız.

Bu nedenle, bize, herkesin bireysel olarak ifşa etmesine yardımcı olan Kabala bilimi verildi, ancak aynı zamanda belirli bir ortak varlık yaratmalıyız – onlu içinde üst güç ile benzerliğimizi hissetmeye başlayabileceğimiz bir grup.

The Purpose Of A Kabbalistic Group, Part 2

 

Yaradan’ı İfşa Etme Fırsatı

Soru: Yol boyunca acı çekmeye neden olan engellerle karşılaşırken, O’ndan başkası  olmadığı bilgisini nasıl uygularız?

Cevap: Bu genel olarak Yaradan’ın ifşasına dayanır. Yaşamımızdaki tüm tezahürleri olumsuz olarak algıladığımızda hayatın, Yaradan’ın bir tezahürü olarak nasıl algılanabileceğini düşünemeyiz.

Burada kişi,  Yaradan’ı doğru şekilde, iyilikle hareket eden, olumsuz etkilerle kişiyi hedefe yönlendiren olarak tanımlamaya başlaması için, doğrudan bir fırsata sahiptir.

Ve bizim için amaç, dünyadaki tüm eylemleri O’ndan başkası yok olarak algılamak ve böylece yavaş yavaş Yaradan’ı iyi ve iyilik yapan olarak ortaya çıkarmaktır. Doğru bir yolda, hissettiğimiz tüm olumsuz etkiler bizi en kısa yoldan O’nun ifşasına iter.

Onlardan yola çıkarak, “O’ndan başkası yok”a yönlenmiş olmaya çalışın, onları size veren O’dur, ne için, neden tam olarak olumsuz duygular, neden onların üstüne çıkmanız gerekiyor, size ne veriyor ve kendinizi egonuzdan ne kadar ayırıyorsunuz ve tam olarak onun üzerine çıkarak Yaradan’a yakınlaşıyor musunuz? Bu şekilde davranmaya çalışın. Bunlar en iyi koşullardır.

Söylendiği gibi “ Yaradan sevdiğine, zor koşullar gönderir.” Ancak bu, dinlerde ileri sürüldüğü gibi değil,  Yaradan’ı bu koşullarda da iyi olarak, bize doğru yolu gösteren olarak ifşa etmek içindir.

https://laitman.com/2020/01/an-opportunity-to-reveal-the-creator/

 

Yaradan Bağın İçindedir

Soru: Kongre sırasında birçok şey yaşadık. Bunu nasıl koruyabiliriz ki sadece bir kongreden sonrakine yaşamayıp, deneyimi her gün çoğaltalım?

Cevap: Kongrede, bağ kurduğunuzda Yaradan’a yakınlaştığınızı sizlere kanıtlamaya çalıştım. Bunu net bir şekilde hatırlamanız, kalbinize kazımanız gerekir.

Yaradan’a yalnızca birbirimizle bağ kurarak yakınlaşırız çünkü öncelikle O, bağımızın içindedir.

Soru: Hem gizlenmede hem de ifşada mı?

Cevap: Her yerde, her zaman.

The Creator Is Within Connection

 

Islahın Metodu, Bölüm 2

Kabala — Doğa Kanunlarının Anahtarı

Soru: Neden doğa bizi egoist ve ona zıt olarak yarattı? Amaç nedir?

Cevap: Böylece tam olarak egoizmimizden dolayı, yaratılanlar olarak ne kadar korkunç olduğumuzun farkında oluruz.

Soru ortaya çıkar: egoizmimizin ebedi, kusursuz bir yaşama ulaşmanın önündeki tek engel olduğunu görürsek, bunu nasıl düzeltebiliriz? Ego yardımıyla kendimizi, toplumu, çevreyi ve her şeyi nasıl değiştirebiliriz?

Bu noktada, gerçekten kendimizi değiştirmek için bir ihtiyaç ortaya çıkar. Bu konuda dini ve dini olmayan, mistik, Doğu vb. dahil olmak üzere birçok farklı metot, teori ve düşünce vardır.

Bu metotlardan biri de Kabala’dır. Kabala, diğer tüm metotlardan oldukça ayrı bir yerdedir çünkü onların başlangıcından çok önce, 6.000 yıl önce ortaya çıkmıştır. Kabala’ya göre Adem adında bir adam vardı. Tüm matrisi, tüm doğa sistemini ilk kavrayan kişi oydu ve onun planını, başlangıcını, seyrini ve sonunu ifşa etti.

Adem, Kabala biliminin temelini attı. Öğrencileri, Sim, Ham, Yafet ve Tora’da alegorik olarak anlatılan diğerleriydi. Onlar bu bilimi, eski Babil’de İbrahim’e kadar geliştirmeye devam ettiler.

Kabala, kişinin kendi üzerinde, egoizmi üzerinde nasıl birleşeceğinden bahseder. Bu durumda, doğanın genel gücünü, onun genel görüntüsünü hissetmeye başlayacağız. Doğanın ebedi, mükemmel, sonsuz ve en önemlisi birleşik ve bütün olduğu bizim için net olacaktır.

Eğer ona böyle davranırsak, o zaman onun gerçek yasalarını, gerçek formunu çözmeye başlarız. Sonuçta, bugün bunu hissetmiyoruz. Gerçekten onu bilmiyoruz ve gerçekten görmüyoruz.

The Method Of Correction, Part 2

 

Yaradan’ın Eşsizliği, Bölüm 5

Yaradan Nasıl Hissedilir?

Kabala kişiye şunu önerir: Üst gücü hissetmek istiyorsanız, benzer şekilde düşünen bir gruba girmeli ve onun içinde erimeye başlamalısınız. Ne olurlarsa olsunlar, kolektifin görüşlerini ve arzularını kendinizinkilere tercih ederek, görüşlerinizi ve arzularınızı net bir şekilde onlarınkiyle değiştirerek, “kendinizin dışına” nasıl çıktığınızı hissetmeye başlayacaksınız. Aynı zamanda diğerlerine dahil olduğunuz,  ancak başka türlü davranamadığınız size nettir. Kendinizin dışına çıkmak ve bir şeyi sevmeye başlamak zorundasınız.

Kendinden çıkmak Yaradan’ı edinmenin ilk aşamasıdır. Buna egoizmin kısıtlanması denir. Kendim yerine başkalarını hissetmeye başlamak için kendimi kısıtlamalıyım.

Bunu yaptığım ölçüde, tamamen farklı bir dünya, insanlar ve nesneler arasında farklı bağlantılar hissetmeye başlarım. Onları birbirine bağlayan ihsan etme ve sevginin genel gücünün varlığını hissederim.

Tüm insanları, kendimle ilgili olarak üst güç tarafından açıkça idare edilen kuklalar olarak hissetmeye başlarım ve ben de, onlarla ve üst güçle ilgili olarak bu şekilde idare edilirim.

Tüm bunlar aynen böyle bir yolla devam eder (küçük adımlarla, kendi farkındalığımla)  Bana nüfuz eden, beni başkalarına bağlayan ve bu insan grubunun, hatta içlerinde tezahür eden bu genel gücün, Yaradan’ın uğruna kendim dışında hareket etmemi sağlayan bu üst güç hakkında hisler ve bilgiler biriktiririm. Bu şekilde ilerler ve bu olguyu incelerim/çalışırım.

Bu hisse “üst dünya” denir. Var olan, yöneten ve ben de dahil tüm bunları elinde tutan ihsan etme ve sevginin gücü,  “Yaradan” olarak adlandırılır.

Uniqueness Of The Creator, Part 5