Category Archives: Yaradan

Mükemmellik

Facebook’tan Soru: Mükemmellik nedir?

Cevap: Mükemmellik, aralarında hiçbir kusur kalmayacak şekilde birbirlerini karşılıklı olarak tamamladıklarında, yaratılan varlıklar ve Yaradan arasında mutlak bir uyumdur.

Mükemmellik Yaradan’dır. Ancak, O’nun kendisi tarafından değil; daha doğrusu, O’nu duygularımızda tanımladığımız şeydir.

Soru: Mükemmel bir insan nedir?

Cevap: Mükemmel bir insan, Yaradan’a tamamen benzeyen bir kişidir. Yaradan, doğanın mutlak mükemmelliğidir.

Tüm tezahürlerinde mutlak/tam bağda olan bütün evrenin genel koşulu – mükemmellik budur. Edindiğimiz bu mükemmelliğin kaynağına Yaradan denir.

Soru: Bu, dünyamızda mükemmelliğin olmadığı anlamına mı geliyor?

Cevap: Tabii ki yok! Bizim dünyamızda, her şey mükemmelliğe zıttır, çünkü kişi diğerinin pahasına hareket eder. Bizim dünyamız, dünyaların en düşüğü, en kötüsüdür. Sadece onun üstüne yükselme mümkündür. Bu dünyadan daha kötü bir şey yoktur.

Perfection

Mutlak Edinim Var Mıdır?

Soru: Eğer edinim her zaman öznelse, sadece geçici bir gerçeklik değil, nesnel olan mutlak bir edinim var mıdır?

Cevap: Prensip olarak, herhangi bir manevi kazanım zaten nesnel bir şeydir, çünkü farklı arzuların ve nesnelerin birleşimi üzerine inşa edilmiştir. Bu nesnellik, bu seviyeyi dolduran edinimin ya da Işığın gücüyle ifade edilir: Nefesh, Ruach, Neshama, Haya veya Yechida.

Bu nedenle, manevi edinim, kural olarak, bir dereceye kadar nesneldir. Tamamen nesnel manevi basamak, en son seviyedir – tam edinimin ve tam ıslahın seviyesi.

Is There Absolute Attainment?

Öğretmen ve Öğrenciler

Soru: Hangi yolla bir Kabalist olarak kendinizi öğrencilere ve gruba adapte ediyorsunuz? Kendinizi nasıl bağlar ve iptal edersiniz?

Cevap: Ve kendimizi yeni doğanlara ve çocuklara büyüdükçe ve daha fazla yetişkin hale geldiklerinde nasıl adapte ederiz? Onlar bize uyum sağlamıyorlar ama biz onlara her zaman uyum sağlıyoruz. Derler ki küçük bir çocuk ailenin reisidir, çünkü aile onun için yaşar.

Neden bir gruba ihtiyacım var: bana hizmet etmeleri için mi yoksa onlara hizmet etmem için mi? Ben Öğrencileri bir sonraki seviyeye yükseltmeliyim.

Soru: Siz, bir öğretmen olarak, grubun, öğrencilerin sizi doğru bir şekilde algılayıp algılamadığını açıkça görüyor musunuz?

Cevap: Öğrencilerimi kendi içimde “yumurta üstündeki tavuk” gibi tutuyorum. Onları doyururum, kontrol eder, kısa bir tasmada tutarım, belli tepkilere, bazı etkilere neden olur, tepkilerini izlerim ve buna bağlı olarak kendimi değiştiririm – onları değil. Kabalada öğretmen öğrencilere, öğrencilerin öğretmene olduklarından daha fazla adapte olmalıdır.

Soru: Öğrencileri içinizde tuttuğunuzda, Yaradan aracılığıyla onlarla iletişim kuruyor musunuz yoksa manevi Partzuf’unuzun içinde rahmindeki bir çocuk gibi miler?

Cevap: Bu Yaradan’ın içinde demektir, çünkü öğrencilerimi taşıdığım “rahim” adı verilen sistem benim içimdeki Yaradan’dır. Sadece O’nun içinde bir sonraki ruhlar doğarlar.

Teacher And Students

Kabala İpuçları – 2/18/18

Soru: Kendimi düşünmek veya başkalarını düşünmek arasındaki fark nedir? Her durumda, ben düşünen biri miyim?

Cevap: Tabi ki, ben düşünen biriyim. Sonuçta var olmaktan vazgeçmiyorum. Fark, var olduğum yer, hayvansal bedende veya ruhumda, benim dışımdadır, başkalarındadır.

Soru: Birlik beni, tüketici toplumun değerlerinin güçlü etkisinden nasıl koruyabilir?

Cevap: Eğer grup benim için daha geniş bir toplumdan, hatta dünyadan daha önemliyse, o zaman grup beni saran dünyanın etkisinden korur. Ancak, dünya benim için küçük grubumdan daha önemliyse, o zaman onun etkisi altındayımdır ve hiç kimse manevi geleceğim için kefil bile olamaz.

Soru: Bir karı koca arasında manevi birlik olabilir mi?

Cevap: Kesinlikle. Ancak, bir grup genellikle erkek ve kadın bölümlerine ayrılır. Bir çift evde birlikte öğrenebilir ve okuyabilir. Dahası, bir koca, dünyada başkasına benzemeyen karısına manevi olarak kendini açabilir.

Soru: Yaradan neden beni utandıran durumlar yaratıyor?

Cevap: Yaradan, egonuzu biraz dizginlemek için bu şekilde hareket eder ve bunun nesi kötü? Seni utandıran nedir? Hoş olmayan ve utanç verici durumlarda keşfedilmekten korkuyor musunuz? Tüm bunlar alçakgönüllü olmanıza ve kendinizi eğmenize yardımcı olmak içindir.

Soru: “O, bilgiyi artırandır, acıyı artırandır”ın anlamı nedir? Bu, ne tür bir acıdan bahsediyor?

Cevap: Eğer bilgiyi arttırır, ancak ihsan etme sistemi ile dengelemezseniz, başka bir deyişle, eğer Hohma Işığı (Bilgelik) Hasadim Işığının içinde (Merhamet) kıyafetlenmezse, o zaman Işık yerine karanlık ortaya çıkar.

Soru: Ego dışında hiçbir şeye sahip değilsem, egomu nasıl iptal edebilirim? Bu kendini aldatma değil midir?

Cevap: İşte bu yüzden dostlarla bağda var oluruz, böylece egom onlara yardım etmek için kullanılacaktır ve onların egosu bana yardım etmek için kullanılacaktır. Bunun gibi birbiriyle herkes arasında karşılıklı birleşim, anti-egoist bir alan yaratır.

Soru: Örneğin bir çalıştayı dinleyerek veya Zohar Kitabı gibi bir kitap okuyarak kendimi anti-egoist bir alana sokabilir miyim?

Cevap: Hayır, kendinizi bu şekilde herhangi bir yere sokamazsınız. Bunu sadece dostlarınızın yardımı ile yapabilirsiniz. Bunun size ne kadar imkansız ve karmaşık görünebildiği önemli değil, başka bir yolu yoktur.

Soru: Grupta her şeyi ve birliği yöneten, yüksek güç arasında ne tür bir bağlantı vardır?

Cevap: Aynı şeydir. Yaradan’ı nerede tanımlarsınız, O’nu hissedersiniz, O’nun hakkındaki vizyonunuzu düzeltirsiniz ve O’nunla bağa gelirsiniz? Sadece grup içinde. Sadece sizin aranızda yarattığınız doğru nitelikler sayesinde.

Blitz Of Kabbalah Tips – 2/18/18

Yaradan’ın Neden Memnuniyete İhtiyacı Var?

Facebook’tan Soru: Yaradan’ın neden memnuniyete ihtiyacı var? Kendi kendine yeterli değil mi?

Cevap: Ebeveynler ve çocuklar hakkında da aynısı söylenebilir. Çocuklarınızla bağ kuruyorsunuz, onları doğurdunuz, onlar sizin için çok önemli. Bu doğaldır ve O’nun bize karşı olan tavrına uygun olarak Yaradan’dan bize gelir.

Soru: Ama bunu geri vermek, O’na memnuniyet vermek görevimiz değil mi?

Cevap: Eğer bir çocuk ebeveynlerine nasıl davranacağını doğru bir şekilde anlarsa, o zaman ebeveynler ondan haz alacaklardır. Ve sonra kesinlikle yanıltmayacaktır, çünkü aksi takdirde bu hayatta rehbere sahip olmayacaktır. Bu nedenle, kendini ailesine haz vermek için ayarlayarak, kendisi için daima en uygun şekilde hareket edecektir.

Ve böylece Yaradan ile beraberiz: O’na memnuniyet vermek, kendimiz için doğru olanı yapmak için bir rehberdir.

Why Does The Creator Need Contentment?

Yaradan İle Bağlantı

Soru: Yaratıcı’nın kıskançlığı nedir? Eğer Yaradan’ın bir parçasıysam, kendimi nasıl kıskanırım ve kime göre kıskanırım?

Cevap: Kendinizi Yaradan’la özdeşleştirmeyi başaramadığınız ölçüde, kıskançlık için bir fırsat vardır. Yaradan kıskançtır. Sadece O’na bakmamızı ister. Eğer O‘na dikkat etmeyi bırakırsak, aramızdaki maksimum bağlantıyı yeniden kurmak için O’nun bize karşı tavrı dramatik bir şekilde değişir.

Soru: Yaradan’ın herhangi bir niteliği veya duyguları var mıdır?

Cevap: Kişi Yaradan’a çeşitli davranışsal nitelikler belirler/atar. Kişi Yaradan’ı mutlak olarak algılayamaz, çünkü kişi onu kavrayamaz. Bu nedenle bize göre, Yaradan, O’na kendimizi ekleyebildiğimiz ve karşılıklı bağ içinde olacağımız bir muhatap, arkadaş, ortak, öğretmen olarak hissetmeye başlayacağımız bir şekilde kendisini gösterir.

Soru: Bir Kabalist, Yaradan ile sürekli iletişim kuruyorsa başkalarını nasıl algılar?

Cevap: Size bir sır vereceğim. Başkaları yoktur. Ben tek başıma varım.

Soru: Öteki yalnız değil mi?

Cevap: Hayır, yalnız değil. Herkes benim içimde.

Soru: Yaradan ile bağlantı, nelerden meydana gelir: sorular, diyaloglar, ağlamalar, argümanlar?

Cevap: Yaradan ile bağlantı, yapışma noktasına kadar sürekli ve sürekli artan temas arayışı üzerine inşa edilmiştir. Diğer her şey, tam bir bağ için gerekli olan bir teşvik, bilgi olarak algılanır.

Communication With The Creator

Kabala İpuçları – 2/11/18, Bölüm 2

Soru: Eylemlerimi sürekli analiz etmeyi durdurmak nasıl mümkün olabilir?

Cevap: Neden yapacaksın? Sürekli analiz zorunludur. Bununla birlikte, tüm eylemlerimizi Yaradan’a bağlamalıyız: O’nunkini bana ve benimkini O’na ve böylece iki çizgide çalışıyoruz.

Soru: Otomatik olarak egoistik ve hayvansal bir şekilde değil de farklı bir biçimde tepki gösterme yeteneğini nasıl geliştiririz?

Cevap: Bilinçli olarak hareket ettiğinizde, otomatik olarak değil, manevi hale gelirsiniz, o zaman ruhsal bir tepki vereceksiniz. O zamana kadar kimseniz o olacaksınız. Kendinizi kontrol edebilmeyi ümit etmeyin. Yaradan her şeyi kontrol eder.

Soru: Yira’a Shlema’a –mükemmel/tam huşu/korku/dehşet- çevrilen “Kudüs” (Yeru Şalayim) ne anlama gelmektedir?

Cevap: Bu, Keter’in seviyesine ulaşan Bina’nın niteliğidir.

Soru: Kendini keşfetme sürecinde en yaygın hata nedir?

Cevap: Kişi yalnızca Yaradan’ı bildiğinde ve Yaradan’ı anladığında kendini bilir, kişi kendini yansıtma üzerinde çalışır. Bu nedenle, kişi “Domeh” (benzer) kelimesinden gelen Adem olarak adlandırılır. Yani, kişinin Yaradan’a benzediği derecede, kişi Yaradan’ı keşfeder, bu derecede kendimi Yaradan içinde görürüm ve kendimi aynada gibi görürüm.

Soru: Mahsom’dan (bariyer) geçmek için ortalama olarak kaç yıllık içsel çalışma gerekir?

Cevap: Yıllar önemli değildir, On Sefirot’un Çalışmasına Giriş’de, Baal HaSulam en az beş yıl gerektirdiğini yazmıştır. Ancak, tüm çabalarımızla bile, 10-15 yıldan daha az süremeyeceğini düşünüyorum. Bu, bir kişide birçok özelliğin içsel bir ıslahıdır.

Blitz Of Kabbalah Tips – 2/11/18, Part 2

Tanınmış Kabalist, Ölüme Yakın Deneyimini Anlatıyor

Yirmi yıl önce oldu ama daha dün gibi hatırlıyorum. Uzun süreli öğrencilerimle beraber Kudüs dışındaki bir yolda araba sürerken, başka bir araba bizim aracımıza şiddetle çarptı. Hepimiz ağır yaralanmıştık ama klinik olarak ölü olarak bildirilen tek kişi bendim.

Çarpışmadan hemen sonra durumumun farkında değildim. Tek bildiğim nefes alamadığımdı. Akciğerlerim kanla dolmaya başlamıştı ve nerdeyse bilincimi kaybetmiştim. Ardından ambulans geldi. Hastaneye giderken çevremde sadece belirsiz bir hissiyat vardı, bilimcim bir geliyor bir gidiyordu.

Beden Dışı Deneyimim;

Hastanede bir kağıt imzalamam istendi, kolumu kaldırdılar ve bir şeyler karaladım. Daha sonra tam bir bayılma deneyimledim. Bununla birlikte, bir şekilde, doktorun beni yeniden diriltmeye çalıştığını görebiliyordum. Bacağımı agresif bir şekilde kaldırdı ve büktü, gövdeme doğru çok sert bir şekilde bastırdı. Daha sonra bana, klinik olarak ölü olmama rağmen karaciğerimde iç kanama nedeniyle düzensiz olan kan akışımı stabilize etmeye çalıştığını açıkladı.

Doktorla daha evvel hiç tanışmamıştım ve yoğun bakımda geçen 3 haftanın sonuna kadar da tanışmayacaktım. İlginç bir şekilde, bacağımı ittiğini açıkça görmüştüm. Onu gözlerimle görmedim. Kendimi ve bana ne olduğunu, bedenimin dışından görüyordum. Evet, insanların çoğunlukla “beden dışı deneyim” olarak bahsettikleri şey budur.

Beden Dışı Deneyim Nedir?

Kabala öğretmeni olduğumdan beri: Eğer doktoru gözlerimle görmediysem, onu neyle gördüm? Ayrıca, beden dışı bir deneyim tam olarak nedir? Maneviyat ile bağlantılı mıdır? diye öğrencilerim bana sordular.

Doktoru ya da etrafımı gözlerimle değil içsel bir duyuyla gördüm. Bununla birlikte, bu içsel hissiyatı ya da beden dışı deneyimimi maneviyata bağlamam. Bu tür deneyimler sadece psikolojik, beynimiz tarafından yönlendirilen ve doğaüstü/normal dışı biçimde tezahür eden, tesadüfi olmayan izlenimlerdir.

Ameliyattan sonra düzelirken ve bilincim gidip gelirken, bulanık ve renkli görüntüler gördüm ama somut şekilleri yoktu. Yine de benim için açıktı ki bütün bunların maneviyatla ilgisi yoktu.

İnsanlar görüntüleri sanki onlar dışarıdaymış gibi algıladıklarında, aslında, hayatları boyunca öğrendikleri, duydukları ve yönlendirildikleri şeylerin benzerini görürler.

Bedensel Çamaşır;

Her şeyden evvel Kabala ilmine göre klinik ölüm diye bir şey yoktur. Ölüm ölümdür ve ölümü, fiziksel insan işlevleri ya da onların eksikliklerinden ölçmek için inkar edilemez bilimsel göstergeler vardır.

Beden, sadece ruhu sarmak için vardır. Maddesel beden ölür ve parçalanır ama ruh, tam ıslahına kadar manevi döngüsünü sürdürmek için yeni bir bedende kıyafetlenerek yaşar.

Sadece bu dünyada, hayatta olduğumuz sürece, manevi ilerleyişimiz/gelişimimiz mümkündür. Öyleyse öldüğünde ne olur? Çok basit, eğer yaşamımızda bir ruh geliştirmek için çaba göstermezsek, reenkarne olmaya devam ederiz. Kabalist Yehuda Leib HaLevi Aşlag’ın (Baal HaSulam) Bedenimden Tanrıyı Göreceğim adlı makalesinde açıkladığı gibi “Beden ile ruh arasındaki bağlantı, sadece en başta ona olan şeyler doğal ve kendiliğindendir ve sonrasında, onlar manevi ve bedensel arasındaki çalışma ve ortak ilişki yoluyla olur.”

On yıldan fazla bir süre benim öğretmenim olan, Baal HaSulam’ın oğlu Rav Baruch Aşlag’a (Rabash) geldiğimde, ilk sorularımdan birinin: “Maneviyatı edinmiş olan kişi yaşam ve ölümle nasıl bağlantılıdır?” olduğunu hatırlıyorum. Şöyle cevap verdi: “Bugün güzel, yeni, beyaz bir gömlekle dersime geldiğini görüyorum ve daha sonra onu değiştireceksin. Biliyorsun ki gömleğini değiştirmek zorunda kalacaksın. Bu tam olarak, ruhunun içinde yaşayan bir insanın bedenini nasıl gördüğüdür: o bilir ki değiştirmek zorunda olduğu zaman gelecektir.”

Öyleyse neden ölmekle ilgili büyük bir anlaşma yapıyoruz? Kabalistik açıdan bakıldığında, bu hiç önemli değildir. Manevi gelişimimize ve ruhumuzun ıslahına yatırım yaparsak, gömleğimizi çıkardıktan sonra hayatta kaldığımız gibi fiziksel bedeni “çıkardıktan” sonra da hayatta kalırız. O bir çeşit çamaşırdır: biz sadece kirli kıyafetlerden kurtuluruz.

İnsanlığın Google’ını Çözme;

Eğer bir insan yaşamı boyunca ruhunu geliştirmezse, bu, varoluşunun ikinci aşamasına hazırlanmadığı anlamına gelir; ki bu, bedensel egoist arzunun, hayattan zevk alma arzusunun üstünde bir yaşamdır. Bu arzu kendini yeniler ve farklı şekillerde ortaya çıkar, bir enkarnasyondan diğerine yükselerek geçer. Kabala’ya göre, ne için yaratıldığını edinene kadar yeni bir fırsat kazanır: hala bu dünyadayken ruhun edinilmesi -manevi dünyaya bağlantı-.

Maddesel beden ölünce, geriye kalan arzu, Reshimo (İbranice roshem -bir kayıt ya da anımsama-) olarak adlandırılır, bir insanı oluşturan her şeyi içeren bir tür kod, nesilden nesile geçen bir çeşit manevi DNA. Sonunda ondan bir ruh geliştirdiğimiz parçacıktır.

Baal HaSulam bunu, “Barış” makalesinde “Nitekim, bizim dünyamızda, bedenlerin yenilenme biçiminde yeni ruhlar yoktur, ama sadece enkarne olan belli miktarda ruh vardır… Bu nedenle, ruhlarla ilgili olarak, yaratılışın başlangıcından ıslahın sonuna kadar tüm nesiller, birkaç bin yıl boyunca hayatını uzatmış olan tek bir nesildir…” diye açıklıyor.

Bu manevi bilginin koleksiyonu “insanlığın Google’ı” dır, sanki hepimizin bağlı olduğu bir sistem. Kabala aracılığıyla, bu sistemi açabilir, keşfedebilir, anlayabilir ve kullanabiliriz, “kontrol odasına” girerek, etrafımızdaki gerçekliğimizle daha yüksek bir denge ve uyum hissiyatı yaşayabiliriz.

Üstelik Kabala, böyle bir birlik ve uyumlu bir koşula ulaşmanın, hayatta olmamızın sebebi, varoluşumuzun amacı olduğunu söyler. Onun edinimi bize, sonsuz ruhumuzun algısını ve aramızdaki bağı ve bu maddesel varoluştan ayrılmadan sınırsız huzur ve mutluluk hissiyatını bağışlar/nasip eder.

Korkudan Kurtulma;

Ölüme yakın deneyimimde hissettiğim ve birçok insanın hissettiklerini söylediği şey, gerçekten de maddesel bedenden belirli bir özgürlük duygusunu örneklemektedir.

Yaşam ve ölüm arasındaki bu belirsizlikteyken, durumumu düşündüm ve bunu canlı bir şekilde hissettim. Korku ya da haz hissetmedim, sadece yeni bir koşula geçiş hissiyatı. Öldüğümü veya hayatta kalmamı umursamadım ve iyi ya da kötü bir algım yoktu. Sadece her nereye isterse beni götüren bir akışın hissiyatını hissettim, burada ya da orada ve hiçbir şey bana bağlı değildi.

Korku sadece bir insanın hayata güçlü bir şekilde bağlı olması durumunda ve bilinmeyenden korktuğu zaman yaşanır. Ancak, ölümün eşiğinde, beş duyu kapandığında, maddesel bedenden özgürleşirsiniz; ona ait olma hissiyatı yoktur.

Ancak, bu tür özgürlük duyguları, sonsuz ruhumuza erişmekten kaynaklanan tamamlanmanın sonsuz hissiyatı, bağ ve haz duygusuyla karşılaştırıldığında geçici, sınırlı ve küçüktür.

Kabala bilgeliği, yaşamımız boyunca ruhun keşfinin yolculuğuna çıkmayı arzulayan herkesi davet eder. Dahası, hem Baal HaSulam hem de Zohar Kitabı (Kabalistik bir kaynak metni) özellikle bizim dönemimizi, giderek daha fazla insanın hayatlarının anlamını sorgulayacağı, ruhlarını edinme yolunda adımlar atmaya hazır olacakları, bu amaç için Kabala bilgeliğinin öğrenileceği ve kullanılacağı dönem olarak işaret etti.

Prominent Kabbalist Describes Near-Death Experience

Üst Gücün Diktesi Altında

Soru: Hayvanlar Yaradan’ı hisseder mi?

Cevap: Hayır. Üst güç, insanlarda olduğu gibi, onlarda da sadece kendiliğinden işler/çalışır.

Dünyamızda bizler, başka biri değil, yalnızca Yaradan tarafından bunun ne ölçüde belirlendiğini bilmeden, bir kişinin kötü, diğerinin iyi, bir diğerinin akıllı ve başka birinin aptal olduğunu düşünürüz. Kimse özgür iradeye sahip değildir. Herkes üst gücün onlara dikte ettiği şeyi yapar. Ama bu bizden gizlenmiştir.

Dahası, Yaradan’ı hissetmeye yaklaşan insanlarda, bu yavaş yavaş ifşa olur. Yaradan’la olan ilişkilerini hissetmeye başlarlar: Yaradan’a doğrudan bağlı olup olmadıklarını, O’nun isteğini yerine getirip getirmediklerini, vb.

Soru: Yaradan’a yakınlaşmaya gelen insanlar, programlanmış robotlar gibi davranan diğer herkes için üzüntü hisseder mi?

Cevap: Küçük oğluna baktığın zaman, ne kadar kontrollü olduğunu görüyorsun. Ne olmuş yani? Onun için üzülüyor musun?

Ayrıca, sonuçta onun kendini ıslat etme fırsatına sahip olacağı durum dışında sıradan bir kişiyle bu konu hakkında konuşmamalısınız. Uygun ortamda değilse ve böyle bir ihtiyacı yoksa o zaman hiçbir durumda yapılmamalıdır/konuşulmamalıdır. Yazıldığı gibi, “Kör adamın önüne engeller koymayın”.

Under The Dictate Of The Upper Force

Hangi Dünya Gerçek?

Soru: Manevi dünyanın sadece Kabalistlerin hayal gücünde var olması mümkün müdür? Bunun Gerçek olduğuna dair garanti nedir?

Cevap: Kimse size manevi dünyanın, dünyamızdan daha gerçekçi bir şekilde var olduğu sözü veremez ve garanti edemez.

Ancak, dünyamızın gerçek olmadığı gerçeği Kabalistler tarafından zaten ifşa edilmiştir. Bunu, bizim hayali dünyamızın üzerinde var olarak hissederler ve bu dünyanın amaca uygun olarak yaratıldığını anlarlar, bu yüzden bizler, kendimizi bundan uzaklaştıracağız ve gerçek dünyaya çıkacağız.

Üst manevi dünya gerçektir, çünkü Yaradan’ı, tek harekete geçiren gücü onun içinde ediniriz, “O’ndan başkası yok”. Manevi dünyada, her şeyi yöneten gücü ifşa ederek, onun gerçekten var olduğunu belirleriz.

Which World Is Real?