Okulları Dönüştürmekteki Sorunlara Dair Çözümler

İntegral Eğitim, 5. Konuşma

13 Aralık, 2012

Okulları Dönüştürmekteki Sorunlara Dair Çözümler

Soru: Bazı kişiler integral eğitim metodunu pratikte de uygulamaya başladılar. İlk tecrübelerini edindiler ve ilk hatalarını yaptılar. Özel bir örnek kullanarak bu görünümü istişare etmek isterim.

Tanıdığım biri bu metodu kullanarak kızını yetiştirmeye başladı. Anne hemen hemen 2 yaşına kadar kızını emzirdi. Sonra gelişim seviyelerine bağlı olarak büyüdü. Sıfırdan üçe, üçten altıya ve altıdan dokuza yaşına. Çocuk okula başlayana kadar her şey iyi gitti. Sonra kız her şeyden soyutlandı. Açık, girişken ve pozitifti. Ve normal çevresine tepki gösterdi. Daha sonra öğretmenleri de bu duruma muhalif kaldılar.

Anne ve çocuk sisteme karşı koymaya zorlandıklarında ciddi bir sorun ortaya çıktı.  Çünkü şu anda üzerinde konuştuğumuz tarzda ayrı bir çevre oluşumu olası değil. Ne tavsiye edersiniz? Bu insanlara nasıl yardım ederiz?

Cevap : Eğer Rusya’dan bahsediyorsanız bu ülkede integral eğitim sistemi prensiplerinin çok güzel uygulandığı birkaç örneğe sahibim. Bunlar bizim sistemimiz değil ancak çok benzer.

Bu sınıflar çocuğun öğretmenin ve tahtanın karşısında oturmadığı ancak özgür hareket ve tartışmaların olduğu sınıflar. Sadece bir sonraki günün testlerini çözecekleri ama sonra unutacakları kuru derslerle değil gerçek örneklemelerle hayatı idrak ediyorlar. Rusya’da böyle pek çok örnek var ve iyi biliniyorlar. Fakat yine de çoğu hala bu konulardan bihaber.

Şüphesiz siz bir çocuğu eski çağlardan beri insan doğasının talep ettiği gibi 2 yaşına kadar emzirdiyseniz o mevcut yaşına kadar gelmesini engel teşkil edecek sorunlara karşı gerekli  besinleri ve mikro elementleri almış olur.

Bizler pek çok hastalıktan ızdırap çektik çünkü sadece öldürücü olmasından değil ve onlara karşı bağışıklılığımızı inşa etme zorunluluğumuzdan değil, çocuklukta yeterince anne sütü almadığımızdan da. Bugün pratikte bir bebek tümüyle emzirilmiş bile olsa doğduktan bir hafta veya bir aylık olduğunda sütten kesiliyor. Bu sebeple tam olarak emzirmemekle sorunlar başlıyor.

İntegral eğitim sisteminin amacı ailemizde, hayvanlar arasındaki doğal ilişkide gözlemlediğimiz duruma olan ihtiyacımızda doğaya maksimum yakınlık kurmaktır. Bu içgüdüye sahip değiliz. Bunun çağdışı olduğunu düşünmenin yerine önceki yüzyıllarda sahip olduğumuz bilgi temelinde bunu canlandırmak zorundayız.

İkincisi kesin olan şu, ailelerin çoğunluğu okullardaki, sınıflardaki ve toplumdaki mevcut sorunlardan dolayı skolastik eğitimle mutlu değildir. Çocukların çoğu eğer kendileri için tümüyle farklı bir eğitim metodu düzenlenseydi memnuniyetle okula gitmezdi.

Topluluğumuzun yapısı ve dünyada işlerin nasıl yürüdüğüne dair bir şeyler öğrendikleri yıllar boyunca çocuklar ile istişare etmeye çalıştık. 10-12 yaşlarındaki kurslarda onları hayata karşı insan olmaya hazırlarız. Neler bilmeliler? Diğer insanlar ile ilişkiyi nasıl öğrenmeliler? ilk ve en önemlisi onların kendilerine ve diğer insanlara yardım edebilecek durumda olmaları ve diğer insanlardan da yardım alabilmeyi bilmeleri gerekliliğidir. Her şey uygulamada doğru gelişim ve bir başkası ile doğru etkileşim mantığı üstüne inşa edilir. Okul bunu öğretir mi? Hayır.

Biz onları bir meslek okulundan mezun olacakları, bir meşguliyet ya da özellik kazanacakları, hayatlarını kazanacakları yaygın bir esnaf  sanatkarlığa da hazırlıyoruz.

Okulları nasıl dönüştüreceğimizi düşünmemiz gerekiyor. Amacımız bir çocuğu, köylü insanların fabrika işçisi oldukları ama daha fazlası olamadıkları despot veya eski alman usulu bir yapı içinde okulların emrine vermek olmamalı.

Bizim integral yaklaşımımızdan ayrı olarak pek çok benzer metot mevcut. Karşılaştırmalı analizlere girmeyeceğim. Fakat ilk olarak bunların hepsi benzer, önce kişiyi düşünüyor. Çabucak unutulacak bilgilerle ondan nasıl bir fayda sağlayacağını değil.

Bugün çoğu şey çocuğun okula doğrudan katılımı olmaksızın öğreniliyor. İnternet, uzaktan öğrenme, evde eğitim var. Ama gene de bir anne, işte uzakta olmadan çocuklarıyla ilgilenmeli. Baba ailenin ihtiyaçlarını karşılamalı ve anne ev çocukların bakımını üstlenmeli. Böylesi normal bir aile olurdu.

Öte yandan biz yavaşça şeytanın gerçeklik ağacından inmeli ve normal, karşılıklı etkileşimlerin olduğu dengeli sistemlere dönmeliyiz. Fakir çocukları kırpmayı bırakmalıyız! Önce aileler çocukları çocuk yuvalarına sürükledi sonra onları okula gönderdiler. Ve şimdi onlar kolektif sosyallik yerine liderlik savaşında geri dönüyorlar. Kolektif değil ancak sonsuz bir savaş. Okulları tümüyle farklı, hümanistik bir yapıya dönüştürmek zorundayız.

Fakat yüklüce bir para eğitim sistemine girdiğinden ve muazzam insan yığınları buna dahil olduğundan dolayı bunun kolaylıkla üstesinden gelemeyeceğiz ve değiştiremeyeceğiz. Eğitim sistemi en sallantılı sistemdir. Bundan ayrı olarak eğitimciler diğer dersleri değil sadece kendi derslerini bilen insanlardır ki bu çok büyük bir sorundur.

Dönüşüm eğitimciler ile başlamalıdır. Konusu insan olan dersler organize etmeli ve en önce integral kursları öğrencilerin dönüşümden sorumlu olacak eğitimci kitlesi için zorunlu tutmalıyız. Buna paralel olarak öğrencilerle istişare edecek psikolog ve integral eğitim uzmanlarını okullara dahil etmeliyiz.

Daha ötesinde sınıfları kendilerinden birkaç yaş daha büyük asistanlar ile tanıştırmalı ve sıklıkla ve kolayca iletişim kurmalarını sağlamalıyız. Gelecek nesillerin kayıp nesiller olmaması için bütün bunların hazırlanması gereklidir.

Okul Toplumun Ahlakının Aynasıdır.

Soru: Yetişkinler ile eğitim hakkında konuştuğumuzda insanların pratik uygulaması olmayan bir şeyler için, gerçeklikten uzak şeyler için bizi suçlayacağına dair bir korku var.

Cevap : Ben seninle kesinlikle aynı fikirde değilim. Günümüzün dünyasında teklif ettiğimiz şeye kesinlikle muhalif olunur. Gerçekle yüzleşmeliyiz. Bu kesinlikle doğru. Kısmı çözümler olmamalı. Bugün olduğu gibi yarı egoistik yarı hümanistik okullar kuramam.

Genç bir çocuk okula geldiği zaman ısırılmış ve tüketilmiş olabilir. Baskı, etki ve bazı değerlerle her şeyi yapmaya zorlanabilir. Kötü örneklerle herkes gibi olmaya zorlanabilir. Alkol ve hatta uyuşturucu bağımlısı haline gelebilir. Okul kötülüğün ve yok oluşun okuludur. Biri araba sürer diğeri ayakta gider.

Modern toplumun tüm şeytanları okulda çocuklara zalimce ilan edilir. Bununla savaşmak zorundayız. Bunun hakkında bir şey yapmak zorundayız. Onlar bizim çocuklarımız.

Katışıksız egoistler haline geldik. Çocukları tehdit ediyoruz. Onları uzaklaştırıp okula git onlar seninle ilgilenecek diyoruz.

Bir çocuğu normal bir insan olarak büyütmek, toplum ve onun geleceği için hazırlamak yerine ne bir toplum yaratıyoruz ne de insan gibi bir insan.

Ne olacağı önemli değildir. Çocuklara katlanmak istemeyiz. Bizi büyük bir şelaleye taşıyan akıntıya kendimizi bırakırız ve derinlere düşeriz.

Bireyle Başlar

Soru: Bir kişi integral eğitim kurslarına geldiği zaman ona inşa ettiğimiz harika bir dünyadan bahsetmeye başlayacağız. Hali hazırda onlar üstlerinde korkunç bir etki yaratan bir dünyada yaşıyor. Onların bu yolda kalmasını sağlayacak motivasyon nasıl sağlayabilir?

Cevap: Biz insanları kendi dünyalarını ifşa etmeleri için eğitmeliyiz. Çok sayıda insan dereceli olarak değişmeye başladığı zaman doğal olarak toplumun genel yapısında, kişiler arası etkileşimde de değişim meydana getirecektir. Bu yetişen çocuklar büyüdüğü zaman her şey değişecek.

Yetişkinleri Tekrar Eğitmek

Soru: İntegral eğitimin yapısı ne olmalı? Yetişkin bir insanın eğitimine nasıl başlamalıyız?

Cevap: Yetişkinlerin eğitimine kesinlikle odaklanmalıyız. Fakat yetişkinleri değiştirmek zor olduğundan dolayı biz maksimum dikkatimizi çocuklara vermeliyiz. Öte yandan onlar yaşadıkları ve değiştirmek istedikleri toplumdaki bu yıkımı bütünüyle hissediyorlar. Keza toplumu değiştirmek demek kişiyi değiştirmek demek. Bir insanı değiştirmek çok zordur. Bizim için çok önemli bir konu olan çocuklarımıza dair ilgimizle kendi kendimizi de değiştiriyor olacağız.

Bizler birbirimizin ailesiyiz. Çocuklarımız için tümüyle farklı bir yapıya dahil olduğumuz zaman şöyle diyebiliriz: “Bu bizim için değilse bile çocuklarımız için.” Bir sonraki nesille ilgilendiğimiz ve oları eğittiğimiz zaman eş zamanlı olarak kendimizi de eğitmeye başlamış olacağız.

Soru : Bu, yetişkinler için olan kursun çocuklar için olan kursu içerdiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Öyle olmalı. Bu kurs eşler arasındaki etkileşimi, bir bireyin toplumla olan etkileşimini, patronun işçilerle olan etkileşimi ve çocukların eğitimle olan etkileşimleri konularını kapsar. Bir birey diğer herkesle integral bir yolla bağlı olmalıdır.

Ahlak Üstündeki Yansımalar

Soru: Bir yetişkin bu eğitim sistemine girdiği zaman ahlaki noktada ilk soru, ne doğru ne yanlış mıdır? Aynı zamanda kişinin gelişiminde etkili olan ahlaki yapıları da biliyoruz.

Cevap: Biz katogorik olarak ahlaka karşıyız. Sorun, ahlakın bir insanın hafızasına kazımak ve özümsemek zorunda bıraktığı muazzam miktarda şartlar içermesi ve böylece doğru bir çizgi üstünde olan kişilerle ilişkisinde kendi içinde bir ben yaratarak tüm muhtemel ahlak sınırlamalarının içine yönlendirmesi; dar kafalı, kalıpları olan ve paketlenmiş bir yapıya büründürmesi.

Biz buna kesinlikle karşıyız. Bu özgürlük değil. Bir insan uzun süre bu şekilde yaşayamaz. Eğer yaparsa tüm sezgi, duygu, çeşitlilik ve karşılıklı anlayış hassasiyetlerini kaybeder. Ahlaki olarak bu insan birinin öldürülmesine ve kolayca katledilmesine karar verebilir. Çünkü bu onun çevresinde kabul edilebilir doğal bir norm olarak karşılık bulabilir. Bu temelde tüm muhtemel formlarıyla faşizimdir, nazizimdir. Bu formlar anarşinin karşıtıdır.

Biz burada iki şeyin arasındaki orta bir durum, orta bir çizgi sunuyoruz. Bu şu demektir. Bir kişi karşıdaki kişinin ahlaki pozisyonunun her bir gerekliliğini anlamalı. Bu onun doğasına ters mi? Bu toplumda ve onun diğerleri ile olan etkileşiminde kabul edilebilir mi? Bunu, toplumun faydasının bireyin daima üstünde olduğunu ve ilave olarak tüm toplumun yaratılışı böyle talep ettiğinden dolayı büyüyen bir birlikteliğe doğru hareket ettiğini bilerek düzenlemek zorundayız.

Böylece şüphesiz, sürekli gelişen ve esnek, içerisinde gizli çobanlar olmaksızın hem kişinin ve hem toplumun kontrolü altında olan ahlaki bir yapı gerekliliktir. Bu, eski Alman  eğitimlerinde görüldüğü gibi “sana hayatın boyunca seninle kalacak bir şeyi enjekte edeceğiz.” tarzı bir ahlak değil.

Adi Hırsız Benim İçimde

Soru: Örneğin bir yetişkinin bir şey çaldığını söyleyelim. Normal ahlak bize bunun kötü bir şey olduğunu, o kişinin tutuklanması gerektiğini söyler. Bu durumu  integral eğitim sisteminde nasıl değerlendiririz?

Cevap: Bir mahkeme ayarlarız. Ancak esas soru, kimin mahkeme edileceği?

Hiç birimiz bazen bir çalma dürtüsüne sahip olduğumuzu saklamayalım. Her birimiz bir yerden bir şey aldık bir şey çaldık. Bazılarımız bunu inkar etse bu basitçe bir kişinin hem kendine ve hem diğerlerine yalan söylemesi anlamına gelir. Fark edilmese de bu olur.

Bunu nereden elde ettik? Bu yararlı mı zararlı mı? Çalmak gerçekte ne anlama geliyor? Belki bu başkasının değil. Öncelikle bu ifade ve durumları, çalmanın çeşitleri nelerdir ve dürüstlük nediri birini veya bir şeyi vurgulamaksızın içsel olarak objektif bir resim üstünde ayırt etmek gereklidir.

Ondan sonra spesifik bir olayı herhangi bir kişiyle ilişkilendirmeksizin analiz ederiz. Onun yerine kendini koyacak, onu hissedecek, savunacak ve de suçlayacak kişilere gereksinim duyarız.

Bütün bu olaylarla birlikte yaşıyoruz. Bütün bunlar kendisinden öğrenmemiz gereken, bizim için oluşturulmuş koşullar. Bunun için ona bu şekilde tecrübe ettiğimiz olaydan dolayı minnettar bile olmalıyız.

Biz bir grup içinde sisteme bütünüyle bağlı iken kendimize sormalıyız. Hangi arkadaşım beni bu noktaya getirdi? Bu yaşanılan çevreyi suçlamak demektir. Kişi içinde yaşadığı çevrenin bir yansımasıdır. Gerçekte sorun bizde, sorun kişide değil. Diğer bir söyleyişle böyle her bir durum sorunlarımızı, değerlerimizi ve ilişkilerimizi netleştirmemize yardımcı olur.

Sonunda gerçekte bireysel olarak iyi veya bireysel olarak kötü olan şeylerin olmadığı bir sonuca geliriz. Bunların hepsi gerçekte büyük oranda çevrenin bir sonucudur. Bu sebeple her birimiz aslında mahkeme edilmeliyiz.

O noktaya geldiğimizde her birimiz o hırsızın yaşadığı hisleri içimizde yaşarız. Bu bazılarımızı etkileyecektir. Bu sayede ne tür bir analiz ve netleştirme içine girilebileceğini hayal edebilir misiniz?

Dolayısıyla bu durum tek bir sonuçla ifade edilmeli: Her birimiz suçlanmalı. Bu, her birimizin bir biçimde bağlı olduğu ve  bir süreçten geçtiği bir grup, toplum veya sınıftır. Her birimiz hatalıyız. Bir insanın iyi veya kötü diye adlandırılacağı bir şey yok. Bizim her birimizden iyi veya kötü diye bir şey var.

Burada sınıflandırmalar yok. Bireyin kendisini değil, toplumun sınıflandırdığı böyle bir yapıda bireysel sınıflandırmalar veremezsiniz.

Soru: Bu, bütün bunlardan sonra her ne çalınırsa çalınsın bir, sadece tek bir gerçekliğe mi geliyoruz anlamına geliyor?

Cevap: Kişisel olarak bir şey yapmanız gerekmiyor. Buna her birimiz tarafından karar verilir. Her şeyi kolektif olarak netleştirmeniz gerekli ve eğer çalınan şeyler için bir ödeme gerekli ise herkes birlikte öder. Herkesin yapılan böyle bir hareket için suçlanacağı bir noktaya gelirsek bu bundan herkesin sorumlu olması anlamına gelir.

Sokaktaki Bir Olay

Soru: Bir kişinin metro veya sokakta bir zorbalığa maruz kaldığını varsayalım. Ne yapmalıyız? Gözlerimle görmeden önce ne söyleyebilirim?

Cevap: Üzerinde çalıştığımız integral ilişkiler için pratik yaptığımız bir toplum, grup içindeki bir davranış hakkında konuşuyoruz. Sokaktaki bir olaya bunu yansıtamayız. İnsanlar henüz bunu anlamazlar.

Her şey topluma bağlı. Buzun üzerinde düşmekte olan yaşlı bir bayana yardım etmek istediğinizi varsayalım. İnsanların sizi uygunsuz bir şey yaptığınızı düşündükleri için suçlayacağı toplumlar var. Kadın yaşlı bile olsa ondan bir biçimde istifade etmek isteyeceğinizi, onu dolandırmak veya benzeri bir şey yapacağınız düşünülebilir.

İnsanların ona yardımcı olmak isteyeceği toplumlar da var. Bu kişinin içinde yaşadığı yere bağlı bir durum. Bu yüzden sizin sokaktaki reaksiyonunuzun diğer insanların reaksiyonundan farklı olmasının yolu yok.

İntegral Eğitim Düşüncesini Edinmek

Soru: Bir kişi integral eğitim sürecinde değişmeye başladığı zaman doğal bir sonuç olarak sosyal çevresi de değişmeye başlar. Onun için her şeyi en başından başlatmak zorunda mıyız? Bütün bunlardan sonra onların öncelikli çevreleri bizi bu insanlara zarar verdiğimiz, böldüğümüz gibi suçlamalarla bombardımana tutabilir.

Cevap: Bunun için integral eğitim fikrini yayacak büyük bir kampanyanın önünde yürümemiz gerekiyor. Bilimsel verilerin üstüne oturan, yaratılış ile direk temasta olan, çevreyi ve kendi iç gelişim dünyamızı kuşatan bir kampanya. Böylece gayri ihtiyari biçimde integral bir topluma doğru hareket ediyor olacağız.

Eğer buna tepki vermez isek işler biçim için kötü gidecek. Doğanın etrafımızda oluşturduğu bu yeni çatı ile nasıl senkronize olacağımızı öğrenmemiz gerekiyor. Yaratılış bizi sıkı ilişkilerin olduğu bir ağa doğru sürüyor. Bu noktada direnç göstermek faydasızdır.

Tüm insanlığa dair bu sosyal ve bireysel gerekliliği, bu fikri düşünceyi açıklama sebebimiz budur. Ve sonradan bizim bütün diğer faaliyetlerimiz doğal bir şekilde akacak ve doğru görünecektir. Gayret sarfettiğimiz ve yapmakta olduğumuz şeyi anlamaya başlayacaklardır.

Faaliyetlerimizi açıklama yapmaksızın sadece gösterirsek hiç kimse bunları anlamaz. Ve insanlar bizi düşmanlıkla selamlar. Mezhepçilikle, belki saflıkla ve ütopik düşünmekle vb. suçlanırdık.

Fakat çocuklarla çalışmaya başlarsak ve kademeli biçimde onlara hümanizmin unsurlarını telkin edersek (buna en azından çağırmak diyelim) toplumla ve onların aileleri ile herhangi bir sorun yaşayacağımızı sanmam.

Fakat diğer yandan onlara olan erişimin devlet tarafından düzenleniyor olması en büyük zorluktur. Devlet okullarda farkı programları çocuklara bunlar onlar tarafından arzu edilsin veya edilmesin kendileri için iyi olsun veya olmasın empoze etme hakkına sahip.

Toplum hala savaşıyor, özel okullar ve alternatif eğitim metotları yaratıyor. Günümüzde dünyanın çoğu ülkesinde bir çocuk evde veya internet yoluyla eğitilebilir ve sınavlarını uzaktan verebilir. Bu hali hazırda büyük bir artı. Geçmişte bu mümkün değildi çünkü kanunlar evde eğitimi yasaklıyordu.

Öğrencilerle Dolu Bir Kafes

Soru: 20. Yüzyılın başlarında özellikle Rusya’da cehaleti yok etmek için geniş kapsamlı bir kampanya vardı. Bugün görünen o ki doğa savaşla alınmış bir şeyi geri almakta. Çoğu insan çocuklarını okullara göndermeyi reddetti çünkü bunun vakit kaybı olduğunu düşündüler. Bugün benzer bir düşünce ortaya çıkıyor. Bizim sunduğumuz integral eğitim kullanışsız, gereksiz bir şey gibi ele alındığında benzer bir durum ortaya çıkar.

Cevap: Bence bugün çok sayıda eğitimci, psikolog ve sosyolog sorunun nasıl çözüleceği hariç sorunu görüyor. Bu, açıklamalara sahip, mümkün olduğunca kapsamlı bir yaklaşıma olan ihtiyaç anlamına geliyor.

Öğretmenler okullu olmalarından dolayı bile sıkıntı duydukları zamanlarda öğrencilerle empati kurar. Onlar çizgilerle sınırlandırılmamış acımasız egoist bir yapı altında var olmaya zorlanır ve öğretmenlerine yönlendirilirler. Her öğrenci onlardan önce kendi bağımsızlığını ifade etmeye çabalar ve kendini açıklama savaşı verir.

Bence öğretmen ve eğitimcilerin bunun üstünde, kendi faydalarına olan bir şeyi, onların çocuklarla normal biçimde çalışmalarına izin verecek bir şeyi yeni bir metodolojiyle anlayabilecekleri bir eğitime ihtiyacı var.

Bir eğitimcinin işi bugün daha zor, ciddi ve riskli bile diyebiliriz. Kişi zararlı bile denebilecek bir işin böylece baskısı ve koşullarına muhataptır. Bir sınıfta 45 dakika çocuklarla olmak kişiye büyük bir stres yükler.

Eğitimcilerle birlikte onlar için sınıftaki atmosferle yönelik anlayışlarına yardımcı olacak metodolojik bir kaynak hazırlamamız gerekli.

Öğrenciler integral eğitim hakkında konuşmaya hazır değil çünkü hali hazırda diğerine bağıracak, saçmalayacak, küfredecek ve kim bilir başka neler yapacak biriyle herhangi bir şey tartışmak mümkün değil. Şimdi eğitimci en azından onlarla oturuyor onları tutuyor ve bir biçimde bir şekilde hatta belki ihtiyaç dışı şekilde onları pasifize ediyor.

Burada yavaş ve yumuşak bir geçiş gerekli. Bence eğitimciler kademeli biçimde bununla hem fikir olacaktır. Mevcut sistemin yeni nesilde bir diğerinin var olma hakkına sahip olmasına  izin vermediğini hali hazırda görebiliyorlar.

Yıkıcı Arzulardan Nasıl Vazgeçilecek

Soru: Bir kişi yanlış bir yolda giderse, örneğin buna alkolik olmak dersek, bir kural olarak dibe vurur, kendini yok eder ya da içsel bir dönüşüm meydana gelir. Temelde tüm insanlık şu anda bu yolu izliyor. İntegral eğitimlerde bizim konumuz hayatını parçalara ayırmaktan, kendini yok etmekten koruyacak bir araca sahip bireyi sağlamak. Sürecin ortasında ve sonunda bir dönüş noktası olabilir mi?

Cevap: İnsanın vasıflarından biri empatidir. Eğer biz birisinin bir başkasının hayatını uyuşturucu vb. gibi tehdit edecek bir düzen kurduğunu gösterirsek bence bu onun üstünde bırakmayı istesin veya istemesin büyük bir etki yaratacaktır.

İnsanları bir hastanenin kanser koğuşuna götürürsek sigara içmenin yarattığı şeyi görürler. Kişisel olarak ben orta düzeyde sigara içerim fakat gene de içiyorum. Bu yüzden biliyorum ki, zamanın da öyle yerlerde gezmiş olsaydım bu beni derinden etkilerdi. Ve sigara içmeyi küçümseyen, vurgulayan bir çevrede bulunsaydım doğal olarak bu hareketin yanlışlığını idrak etmeye zorlanırdım.

Bu, benim hala zevk aldığım, beni henüz tümüyle tahrip etmemiş bir geçiş durumunu kırmak için eksik olma, şeytani gerçekliğe ve özümsediğim çevrenin uzantılarına da bağlı olma halidir.

Bu yüzden çalışacağım ciddi bir sınıf, toplum ve çevreye ihtiyacım var. Biliyoruz ki eğer toplum toplumun genel eğilimini takip eder veya özel bazı kurallara tabi olursa, herkes gönülsüzce de olsa bunlara uymaya zorlanır. Sürü güdüsü insanlarda içselleştirilir çünkü kişi diğerlerine bağlı olarak değişir. Kişi rahatlık varken daha iyi veya daha kötü biri olmaz. Önemli olan şey onun toplumun gözündeki değeridir. Fakat gerçekte bu değerlerin doğru veya yanlış olması da önemli değildir. Bu yüzden eğer belli bir sosyal standart yaratılırsa bütün insanlar bu yapıya itaat etmek durumunda olacaktır.

Reklamı Suçlamak

Soru: Bankadan kredi almak ve ardından “Bunu nasıl ödeyeceğim?” diye oturup düşünmek yaygındır. Fakat gerçekte bunu geri ödemek diye bir şey yok. Bunu onlar iflas etmeden ya da hapse girmeden önce insanlara nasıl açıklarız?

Cevap: Sadece bireysel değil tüm toplumun, dünya görüşümüzün değişmesi gereklidir. Pek çok şey kitle medya ve onu sardığı çevreye bağlı.

Televizyon programlarının sahipleri insanların alma ihtiyacı olduğunu düşündükleri şeyler için ürün ilanları veriyor. İnsanlar bunların çoğunu alıyor, taksitle alıyor. Bugün kredi sağda solda veriliyor çünkü krediyi verenler aynı zamanda aynı yerde hisse de sahibi.

Bu çemberi kırsak ve yasalar yoluyla reklam karşıtı olsak, tüm reklamları medyadan temizlesek ve her çeşidini yasaklasaydık ne durumda olurduk? Reklam edilen şeyin zararlı olduğu anlaşılmalı. Bir kişi neye ihtiyacı olduğunu veya olmadığını bilir. Bunun hakkında bilgilendirilmesi gerekmez. Pek çok zararlı şeydense yararlı bir kaç şeye sahip olmak yeterlidir.

Bu büyük bir sorundur. Mevcut krizin işini yapacağını umuyorum. Öte yandan bu basitçe, üretimin artmasına neden olacak, kar peşine düşmek ve daha fazla kazanmak zorunda oldukları her yıl hakkında düşünmekten insanların kurtulmasıdır.

Fayda içte olmalı ve iç rahatlık olarak ölçülmeli. Eğer bugün 10 çocuk için 10 yoğurt üretilir yarın da 20 tane üretilirse ben kendimi daha rahat hissetmeyeceğim. Bu sadece sorunu artırır ve kimsenin sorumluluk hissetmemesini.

Bilginin Sınırsız Algılanışı

Soru: Bir kişi için ne kadar bilgi gerçekte faydalıdır? Bilgi ona zarar verir mi?

Cevap: Eğer biz bir kişiye dünyanın ve doğanın doğru bir perspektifini öğretirsek, o herhangi bir bilgiyi kolayca özümseyecektir. Çünkü bunu genele, dünyanın genel resmine mal edecektir. Sonuç olarak bilgi akışında herhangi bir soruna sahip değildir.

Diyelim ki bugün sabahtan akşama modern toplumun sorunları, bilim, ekonomi vb. gibi farklı konularda çok yüklü miktarda bilgiyi okuyorum ve tüketiyorum. Bunu yaparken benim ana konum dünyanın genel resmi içindeki bir bilgiye entegre olacaktır.

Tüm egoistik güçlerin tüm özgecil güçlere karşı olduğu benzerlikte bir doğada, düzene ait tek bir bilgiyi bütünden nasıl ayırabilirim? Günümüzün toplumunda kişiler dünya krizlerine atfedilen negatif güçlerin etkisi altında birleşik bir yapıya doğru gönülsüzce hareket ederken dönüştürülüyor mu? Gerçekte krizler bizim üstümüzdeki bir inayettir. Bu görüş kişiye tüm genel resim içinde sağlanan, kendisine doğru gelen bu muazzam bilginin içinden geçme fırsatını ve genel bir uyumu verir.

Bu orkestra içinde birkaç enstrümanı eksik bir senfoniyi dinlemeye benzer. Uzman olarak eksiklik olduğunu anlarsınız. Rahat hissetmezsiniz ve sonra eksik unsur görünür olur.

Bu yüzden burada sorunlar yok. Kişi doğruca bir ansiklopedi olmaya yürüyebilir. Doğada var olan tüm bilgiyi alma kapasitesine sahiptir. En önemlisi bütün bunların o tek resim içinde nasıl görüleceğidir. Elde ettiği bilgi arttıkça bu onun için daha arzu edilir ve daha kolay özümsenir olacaktır. Bir eksiklik olarak, kusursuzluk eksikliği olarak içinde hissettiği boşlukları tamamlayacaktır.

Demokrasiyi oynamak

Soru: Rusya’da seçimler var diyelim. Haberleri izliyorum ve kim kazanacak, kim kaybedecek bilgi alıyorum. Bu bilgiyi genel resim ile nasıl birleştirebilirim?

Cevap: Resim demokrasinin içinde veya yokluğunda (ki özünde aynı şey) toplumun ayrıldığı, yozlaşmış sistemi göremediği noktayı fark etmenize yardım edebilir. Sadece Rusya da değil Amerika ve diğer ülkelerde de.

Daha ileride ve olmak zorunda olduğumuz genel bir anlayışa gelemezsek insanlar arasında iletişimde eksilik olduğundan söz ederiz. Çok sayıda toplumun çok sayıda parti, mafya içerisinde bölünmüş olduğu bir sınır içerisinde, bir çatı altında var olmaya zorlandığını hayal edin. Her biri diğerine üstün gelmek, pastadan büyük payı almak (kimden, ne için, faydası ve zararı ne olursa olsun) veya kendi ilgi alanlarını gözetmek ister.

Ve ben diğerini ezmeyi ve zafer sahibi olmayı düşlerken bunun adına demokrasi mi denir? Bu hali hazırda her birimizin düşündüğü şeydir. Onlar genel bir fikir altında birleşmemiştir. Her biri kendisinin nasıl baş olacağı fikrine sahiptir. Henüz bir uyum içinde olamazlar. Ne çeşit bir hükümet savaş üstüne inşa edilebilir? Buna demokrasi denebilir mi? Demokrasi nerede?

Demokrasi sadece halk eğitimli olduğu zaman var olabilir. Yüksek bir anlayış derecesine sahip olduğu zaman. Ve bu derece bir parti tarafından tek bir yol olarak veya bir başkası tarafından farklı görülen tarzda değildir.

Tüm partilerin gündemi integral bir toplum üstüne olmalı. İnsanları bu yönde yönlendirmeliyiz. Ardından daha rahat hissedeceğiz ve yaratılışa karşılık gelen her şeyde sağlığımız, çalışmalarımız, aile hayatımızda optimum hali oluşturacağız.

Biz bu hedefimizde hem fikir olalım. Fakat mevcut durum kötü ve herkes az bunu anlıyor. Kendimizi bu hedefe nasıl getirebilir ve bu durum için mümkün olan en olası yakınlığa nasıl gelebiliriz? Bunun için hangi fırsatlara, teorilere ve kurumlara sahibiz? Ve burada bir başkası ile yapıcı biçimde çalışacağız ve diğerini tamamlayacağız. İstişare edeceğiz ancak hedefimiz integral bir topluma doğru geliyor olacak ve sadece bu hedef uğruna çalışıyor olacağız.

Eğer hareket etmez isek durumun nasıl kötüleştiğini göreceğiz. Devlet bize toplumun her bir parçası içindeki korumacılığın ve devletlerin birbirleri ile olan ilişkisinin bir örneğini sunar.

Monarşi mi Yoksa Demokrasi mi?

Soru: Toplumun bütünleşik doğasına dair sorular veya mevcut olayların haberleri yetişkinlere yönelik integral eğitimlerdeki tartışmalarda bir konu olarak hizmet edebilir mi?

Cevap: Bu gruptaki kişilerin hazırlık seviyesine bağlı. Anlayışların nereye kadar olgunlaşmış olduğuna, bilgi seviyelerine ve durumlarına ve kendilerinin üstündeki ilgi alanlarına olan uzaklıklarını analiz ve sentez için birer araç olarak nasıl yönettiklerine.

Fakat genel olarak şu tarz soruları anlamalıyız. Demokrasiyi ve içindeki gururlanılacak bir tarafı olmayan egoistik yapıyı incelemeli ve göstermeliyiz. Bir keresinde bir kral saltanat sürdü. Herkes ister aptalca ister zekice özgür iradesini teslim etti. Ve şimdi herkesin ölümüne üzülen diğer partiler tarafından parçalara bölünmek isteniyor. Olması gereken meclis bu değil. Diğer bir ifadeyle çok belirgin sorunlar var.

Bir keresinde bilim adamları ve filozoflar insanları yönetti veya en azından krallara tavsiye edici olarak hizmet ettiler. Kralın ordusu ve parası vardı. Fakat hazinesini ve ordusunu kontrol edecek birkaç zeki adam vardı. Zimmete geçirme yoktu ve hatalar minumum seviyede tutulurdu. Kralı ona ait şeyler için soyacak kimse yoktu. Belli kararları vermek için bir kaç akıllı danışmana sahipti. Hepsi bu. Sahne arkasında bazı mücadeleler mevcuttu elbette. Ancak minumum dozlarda. Günümüzün parlamentosuna karşın her şey daha duyarlı ve ayaktaydı.

Bugün özgürlüğümüzün tamamı sadece sorumluluğun maksimum özgürlüğüdür. Bütünde özgürlüğü anlamak büyük bir sorundur.

Gizemli Rus Ruhu

Soru: Rusya’da idealize edilmiş resim ile gerçek yaşam arasında büyük bir fark var. İnsanların çoğu güzel olan şeyin henüz gerçek dışı veya erişilemez olduğunu inanmayı öğrendi. Yani onlar için ancak kötü servete karşı konulmadığı yerde, durumda hayat var.

Daha iyi bir hayatın olmadığına inanan Rus insanını daha iyi bir hayatın olduğuna nasıl inandırabilir, bunu üstesinden nasıl gelebiliriz?

Cevap: Yüzyılın çoğunda Rus insanı çok baskılandı, sınırlandırıldı ve köleleştirildi. Her bir lider ve rejim normal vatandaşı nasıl anormal bir köleye dönüştürebileceklerini düşünerek uğraştı. Bugün maalesef kötürüm, belki de başka uluslarda olmayan muazzam potansiyele sahip insanların artık olmadığı bir toplum görmemizin sebebi bu. Zeka, hassasiyet, bir ulusun güçlü yönlerindendir. Aksine şu durumda eziyet edilmiş, köşeye sıkıştırılmış, diğerine karşı güvensizlik dolu.

Her ne zaman Moskova’yı ziyaret etsem ve insanlara baksam insanların kendilerini göstermeksizin, sönük bir biçimde yürüdüklerini fark ederim. Bu normal değil. Bir yol boyunca giden, etrafında olan şeylere karşı endişeli olmayan özgür bir insan yok. Bu kişinin zor koşulların ağırlığı altında olmasının bir ifadesi.

Fakat öte yandan Rus insanı istisnai biçimde bilim vb. gibi yeni şeyleri kavrayış noktasında yüksek bir algıya sahiptir. Alman ve İngilizlerin aksine engelleyici değillerdir. Ruslarda değişime uyum sağlama diğer insanlardan daha fazladır.

Bu yüzden aksine, Rusya’da integral eğitim fikrinin geniş ve kapsamlı yayılışının bir sonucu olarak dünyanın bütünleşik geleceği ön görülebilir ve insanlar buna çabuk biçimde adepte olmaya başlayabilir. Çünkü bu Rus fikrini, kimliğini ve bireyselliğini arayış demektir. Bu dönüşüm kişi üstünde devam eder.

Öyle Olacak

Soru: Sizi integral eğitimin insanlara eşsiz bir doğrulukla yardımcı olacağına emin kılan şey nedir?

Cevap: Bir şeyin öncülüğünde hareket ediyorum: Yaratılış bizi ilerlemeye zorlayacak. Kendi çabamızla, büyük çöküşler meydan gelmeden önce bunu gerçekleştirmeyi, insanların iyi olmasını ve nazik yollarla yaratılışın bize sunduğu hedefe ulaşmalarını diliyoruz. Ekolojik problemler, soğuk savaş vb. altında değil, acı çekmeksizin ancak birkaç kayıpla, yaratılışın büyük baskısıyla bu hedefe gelmeliyiz. Bu ne kadar idrak ettiğimize ve başka bir seçeneğimiz olmadığını anlamamıza bağlıdır.

Bu fikrin zaferine inanıyorum (eğer iddialı kelimeler kullanırsam) çünkü yaratılıştan geliyor, insanlardan değil. Fakat her durumda yaratılış bize bunu yapmamız için zorlayacaktır. Böylece bizi ileriye iten evrimsel kuvvetleri yumuşatmak için aklımızı kullanacağız. Ve ardından yumuşak bir geçişle yaratılışın hedefine ulaşacağız. Bunun yanısıra böylesi yeni bir integral uyum platformuna yumuşak bir iniş yapmak daha iyidir. Umarım öyle de olacak.

Discussion | Share Feedback | Ask a question




"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed