Category Archives: Yaradan

Ya Birlik Ya Ölüm

Soru: İçimizdeki İsrail halkı niteliğinin Mordehay’ın çağrısını duyması için koşullar ne olmalıdır: ya bağ ya ölüm mü?

Cevap: Tüm tarihsel yolun bir sonucu olarak, Yaradan’ın (doğanın) bir görev belirlediği bir koşula ulaştığımızı hissetmeliyiz: ya birbirinizle birleşirsiniz ve herkesten daha yüksek, daha gelişmiş olursunuz ve o zaman her şey yoluna girer ya da sonunuz burada olur.

Soru: Gerçek şu ki, hayatlarımız her gün tehlikede olmasına rağmen, içimizde herhangi bir duyarlılığın uyandığını söyleyemeyiz. Bunu nasıl geliştirebiliriz?

Cevap: Özel duyarlılık ancak mümkün olan tüm eylemlerin birleştirilmesiyle geliştirilebilir. O zaman bize ne kadar yardımcı olduklarını ve her insana ve tüm ulusa ne kadar fayda sağladıklarını göreceğiz.

Temizlemeyin, Düzeltin

Soru: İçimizde dostlarımıza yönelik küçücük bir eleştiri ve onaylamama duygusu bile ortaya çıktığı anda, çoktan düşüşte olduğumuzu söyleyebilir miyiz?

Cevap: Belki de değildir. Belki bir şeyleri doğru görüyorsunuz ama bunu birlikte tartışmak lazım.

Soru: Yaradan’dan dostlarımızda gördüğümüz tüm kusurları ortadan kaldırmasını isteyebilir miyiz?

Cevap: Hayır, onların ortadan kaldırılmasını değil, düzeltilmesini isteyin.

Yaradan’a Giden Birçok Yol Vardır

Soru: Kabala çalışmayan bir kişi, ihsan etme gücü hakkında bilgi edinebilir mi? İnsanlar sezgisel olarak bu yola girebilirler mi?

Cevap: Yapabilirler. Şöyle söylenir: “Yaradan’a giden birçok yol vardır.” Kişinin ruhunun köküne ve arzularına bağlı olarak, her kişi kendi yolunu izler, ancak genel ilke herkes için hala aynıdır.

Soru: Kabala en acı verici yol mudur?

Cevap: Kabala tek yoldur çünkü bizi ıslah eden üst ışığı kendimize çekeriz.

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 108

Soru: Bir dostun manevi çalışmayı bırakmasını önlemek için, ona nasıl yardım edebilirsiniz?

Cevap: Ona daha yakın olun, onunla konuşun ve ona danışın ve onu manevi çalışmalara daha fazla dahil edin.

Soru: “Bir Mitzva (emir) bir Mitzva’ya neden olur” nedir?

Cevap: Bir kişi Yaradan’ın arzularından bir şeyi yerine getirmek için çabaladığında, buna emir denir. Ve eğer bunu fark ederse, buna dahil olur ve bir sonraki emri yerine getirir, sonra bir sonrakini ve bu böyle devam eder.

Soru: Ne yaparsanız yapın ve ne kadar uğraşırsanız uğraşın yine de yeterli olmadığını hissettiğinizde ne yapabilirsiniz? Bu egoizmin bir tezahürü müdür?

Cevap: Evet, bu egoizmin bir tezahürüdür. Öte yandan, bu iyi bir şeydir çünkü Yaradan’a yakınlaşmanızı güçlendirmeniz gerekir.

Soru: Bir önceki derecedeki inancın düşerek kontrol edildiği söyleniyor. Bu ne tür bir testtir?

Cevap: Test, Yaradan’dan ne kadar kopuk olduğunuz hissiyatını aldığınız zamandır.

Soru: İhsan etme Kelim’i nasıl verilir? Herkese eylemlerine göre mi yoksa tüm gruba mı?

Cevap: Herkese şu anda yaşaması gerekenler verilmiştir.

Nasıl Başkaları İçin İsteyebilirim?

Soru: Yaradan’dan başkaları için isterken kendi içsel arzumdan istiyorum. Kendi koşulumu nasıl iptal edebilirim ve dostlarım için onların koşullarından nasıl isteyebilirim?

Cevap: Bunu yapmak için kendinizden çıkmanız, kendinizi nötr hale getirmeniz, dostun arzusuna uyumlanmanız, bu arzudan etkilenmeniz ve Yaradan’a dönmeniz gerekir. Sanki kendi içsel arzularınızı dahil etmeden dostunuz için istiyormuşsunuz gibi.

Soru: Her bireyin eksikliğinin (Hisaron) niteliği birleşik bir talebe ulaşmak için önemli midir? Bu nasıl geliştirilebilir?

Cevap: Her bir bireyin eksikliğini ve kolektif bütünsel eksikliği ölçemeyiz. Yapabileceğimiz tek şey Yaradan’dan bizi öyle bir şekilde birleştirmesini istemektir ki tüm kaplarımız tek bir kolektif kap (Kli) haline gelsin.

 

Ortak Bir Bütünlüğe Doğru Birleşin

Soru: Haman’ın Kelim’ine çoktan sahip miyiz, yoksa hala onları büyütmemiz mi gerekiyor?

Cevap: Hiçbir şeyi büyütmemize gerek yok; sadece bu Haman’ın Kelim’ini ve içlerindeki Mordehay’ın Işığını almayı diliyoruz.

Bunu yapmak için, hepimiz egoist olmamıza rağmen, birleşmenin yollarını aramalıyız. Egoizmin üzerinde bir birlik talebiyle Yaradan’a dönerek, üst ışığı almaya uygun ortak bir Kli, ortak bir arzu alabileceğiz. Bu bizim işimizdir.

Soru: Bu talebe gelmek için birleşmede neyimiz eksik ve Yaradan bizi yükseltir mi?

Cevap: Birlikte ortak bir bütün haline gelmelisiniz. Yaradan’a yönlendirebileceğiniz tek bir arzu için çabalayın ki O da bunu ıslah etsin ve Mordehay’ın ışığıyla doldursun.

Burada karmaşık bir şey yok. Arzularınızı birleştirin ve Yaradan’dan onları en yüksek ışıkla doldurmasını isteyin.

Karı ve Koca Arasındaki Barış Safhası

“Bir erkek ve bir kadın, eğer ödüllendirilirlerse Şehina [Kutsallık] onların arasındadır.” Sormalıyız, eğer zıt iseler aralarında barış nasıl olur?

Bu özellikle kişi buna layık olduğundadır, “ihsan etmek için alma” denen alımı ihsan etmeye çevirdiğinde aralarında barış vardır. Aksi takdirde anlaşmazlık içindedirler ya da biri diğerine boyun eğer. Boyun eğmek, bütünlük içindeki sevgi olarak kabul edilmez, çünkü boyun eğen her zaman kontrol gücünü yeniden kazanmayı bekler (Rabaş, Makale 240, “Safhalardaki Anlayışlar”).

Ortak bir şey inşa etmek için birlikte çabalayan karı ve koca arasındaki barış safhası, bir artı birden oluşmaz, tek bir bütündür. Bu safha, içinde Yaradan ikamet ettiği için kutsallık olarak adlandırılır.

Ortak bir bütüne, her bir eş diğerine tamamen uyum sağladığında ve asla ayrı ayrı var olmayan birleşik bir varlık oluşturduklarını anladıklarında ulaşılır.

Soru: Yani kendimi ayrı bir kategori olarak bile görmemeli miyim?

Cevap: Asla! Bu her ikiniz için de içsel bir duygudur. Biriniz olmadan diğeriniz olmaz ya da her biriniz ayrı ayrı olmazsınız. Ve bu şekilde bir araya geldiğinizde, o zaman bu birlik içinde Yaradan’ın varlığını hissedersiniz.

Neden İnsanlık Kabalistleri Duymaz?

Soru: Yaradan neden bir kişinin ıstırap ile Tora’nın yolu (egoizmi ıslah etme yolu) arasında bağlantı kuramayacağı şekilde düzenlemiştir? Bu, bunu yapmanın imkânsız olduğu anlamına mı gelir? Kişi zihninde bir şekilde bu bağlantıyı kurabilir; bir şeyler duyar, bir şeyler okur. Ancak kalpte değil. Yanlış bir şey yaptığımda bunun için aniden cezalandırıldığımı görmüyorum.

Cevap: Eğer kötü eylemlerimiz için anında ceza alacak olsaydık, bu irade özgürlüğü, bilincimiz ya da seçimimiz değil, sadece zorlama olurdu. Belli bir şekilde hareket etmeye zorlanırdık ve bunun özgür bir yanı olmazdı. İnsanların farklı davranmak için herhangi bir fırsatı olmazdı.

Soru: Bunun bizi seçme özgürlüğünden mahrum bırakacağını anlıyorum. Yine de dünyanın herhangi bir ülkesinde sokağa çıkıp bin kişiyle anket yapsanız: “İnsanlığın çektiği tüm acıların birlik olmamamızdan, birbirimizi sevmememizden ve kötü davranışlarımızdan kaynaklandığını söyleyebilir misiniz?” Eminim ki insanlar şöyle demeyecektir: “Evet, durum budur ve doğal afetlerin ve felaketlerin nedeni de budur.”

Yani bunları birbiriyle ilişkilendirmezler. Ve bu binlerce yıllık insan gelişiminden sonra oluyor. Neden?

Cevap: Çünkü içinde bulunduğumuz doğayı araştırmak istemiyorlar. Kendilerini haklı çıkarmak ve uygun gördükleri gibi davranmak onlar için daha kolay.

Akılla Ve Duygularla

Soru: Yaradan’la duygusal olarak birleşebileceğimiz ve kendimizi O’na kalplerimizle bağlayabileceğimiz söylenir. Fakat Tora’ya sahibiz ve aklımızla çalışıyoruz. Akılla çalışmanın avantajı nedir?

Cevap: Bazı insanlar Yaradan’ı entelektüel ve teknik olarak anlamaya çalışırlar. Bazıları ise O’nu kendi içlerinde duygusal olarak anlamak isterler. Her şey kişiye bağlıdır.

Yaradan’a hem aklımızla hem de duygularımızla yaklaşırız. Çoğu zaman, O’na daha çok entelektüel olarak yaklaşırız ve sonra bunun daha çok duygular aracılığıyla gerçekleştiği dönemler olur ve bu şekilde yavaş yavaş O’na doğru ilerleriz.

Bu iki ayak üzerinde yürümeye benzer: sağ-sol, sağ-sol, bu şekilde adımlar atarak. Aynı şey burada da geçerlidir. O’nu bazen aklınızla, bazen de duygularınızla hissedebilirsiniz. Her iki şekilde de ilerlememiz gerekir.

Soru: Grupta bazılarının duygusal çalışma, bazılarının da bilgiye dayalı çalışma tercihlerini nasıl doğru bir şekilde dengeleyebiliriz? Bu temeldeki yanlış anlaşılmaları nasıl önleyebiliriz?

Cevap: Yavaş yavaş birbirinizi anlamaya başlayacaksınız çünkü sizin tüm içsel niteliklerinizde birleşmeniz gerekmektedir. Örneğin, bir kişi şu anda her şeyi akıl yoluyla algılarken, bir diğeri kalp yoluyla algılayabilir ve sonra bu durum değişebilir. Bunu yönetmek zorunda olacaksınız.

 

Manevi Çalışma İle İlgili Sorular – 97

Soru: Kelimelerimiz sınırlı ve dua ederken duygularımızı her zaman aktaramıyoruz. Dualarımızı kelimeler olmadan Yaradan’a nasıl yükseltebiliriz?

Cevap: Kelimeler hiçbir şey söylemez. Kalbinizi açın ve hepsi bu kadar. İnsanın kelimelere de ihtiyacı vardır ama Yaradan’ın yoktur.

Soru: Dostlarına ve Yaradan’a bağlı olan bir kişinin gerçeklik algısında ne gibi değişiklikler olur?

Cevap: Tüm manevi Kli‘yi Yaradan ile bağlı olarak görürler ve yaratılış hedefine doğru ilerlerler.

Soru: Birbirimiz için örnek olmamız gerektiğini söylüyorsunuz. Diğerlerinden ayrı kalmaktan korkmalı mıyız?

Cevap: Hiçbir koşul altında saklanmayın, korkmayın veya utanmayın. Herkese iyi bir örnek gösterin.

Soru: Güçlü bir egoizm alçakgönüllülüğe karşı direnir. Bu, iyi işlere layık olmak istediği anlamına mı gelir?

Cevap: Hayır, güçlü bir egoizm her şeyi kendisi için ister.

Soru: Dersler sırasında büyük bir ilham alıyoruz. Bunu dünya ile nasıl paylaşabiliriz ve onlu grupta çalışmanın anlamı nedir?

Cevap: Bu sizin kalbiniz. Onu ilhamla doldurmalı ve sonra bu izlenimi yavaş yavaş tüm dünyaya yaymalısınız.