Category Archives: Grup

Özgecil Bir Bağa Doğru

Soru: MAK Online’da (Bney Baruh’un Rusya Eğitim Merkezi) okuduğum zaman, dostumun maddi problemlerinden uzak durmam gerektiğine karar verdim, çünkü bu benim manevi yolda ilerleyişime zarar verebilirdi.

Ama kongre’de aramızda bir tür bağ uyandı, birbirimize daha büyük bir dahiliyet- bağlılık. Örneğin; başım ağrıyordu ve bir dost cebini kurcalayıp, bana bir hap verdi. Ama bir sonraki toplantıda, onun olduğu tarafa bakmaya utandım, garip, ona karşı minnettar hissettim.

Manevi ilerlemede dostlar arasındaki bu tür önemseme ve endişe ifadelerinin rolü nedir?

Cevap: Birbirinizden rahatsız olmayacağınız bir koşula ulaşmalısınız.  Aksine, bu sizleri herhangi bir hesaplama yapmadan, tamamen özverili bir şekilde bir araya getirecektir. Bir dostuma bana yardım etme fırsatı verdim ve bu konuda çok mutluyum.  Yardımlarına ihtiyacım olduğunu hemen hisseden dostlarımın olmasından memnunum.

Burada sadece veren veya alan yoktur.  Herkes verir ve herkes alır.  Kişi böyle durumları düşünmeye gayret etmelidir

Aramızdaki genel ilişkiler ağı içinde artık, benim size verdiğim ama sizin bana vermediğiniz ya da benim aldığım ama sizin almadığınız bir koşul yoktur çünkü hem ihsan etme hem de alma tamamen eşdeğerdir, tek ve aynıdır. Verdiğim zaman, bununla almış oluyorum.  Bir dostum, bana, ona verme fırsatı verir.  Belki ona bir ilaç ya da başka bir şey verirsin ama aslında ondan alırsın. Kongrede,  ilişkiniz içinde kısmen hissettiğiniz şey budur.

Ben alırım ya da ben veririm gibi bir şey yoktur.  Bunların hepsi aramızdaki karşılıklı bağ için yapılan eylemlerdir. Bütünsel bir bağda, eylemlerin kendilerinin bir anlamı yoktur. Önemli olan sadece bu mutlak ağın inşasıdır, bu, tüm iletişim ağlarının, onlardan sonsuz sayıda vardır, hizalandığı ve dönüştürüldüğündeki koşuldur.  Ve bu seviyede Yaradan’ın niteliği hüküm sürmektedir.

Kabalistik Bir Grubun Amacı, Bölüm 12

Çeşitli Yöntemlerden Birini Seçin

Soru: Kabalistik ilkeye göre, bir grupta birincil kaynaklardan manevi terimler hakkında konuşmanız önerilir. Örneğin, Talmud Eser Sefirot veya Zohar Kitabı’nı okursak, birbirimizle iletişim kurmak için bu metinlerdeki terimleri kullanabilir miyiz?

Cevap: Evet, bu yasak değildir.

Yorum: Başka bir ilke daha var. Kabala’yı incelerken diğer manevi uygulamaları ve teknikleri göz ardı etmek önemlidir.

Benim Yorumum:  Elbette. Belli bir yöntemi edinmek için, onu derinlemesine araştırmalısınız.  Her türlü yöntem ve yaklaşımdan bir salata yapmamalısınız. Ve onlardan bir sürü var.

Doğu ve batı öğretileri, bilimsel ve ruhsal öğretiler, Baal HaSulam ve Rav Kook’un öğretileri vardır. Vilna Gaon ve Baal Shem Tov’un yöntemleri uzun zamandır bilinmektedir. Yani, Yaradan’a çok çeşitli yollar vardır. Bu nedenle, başarılı olmak için sadece bir dalla uğraşmanız gerekir.

Zira ben öğretmenimi buldum ve yaşamının son 12 yılında Rabash’ın öğrencisi ve asistanıydım, ben bu prensibi izlemekte ve ona bağlı kalmaya çalışmaktayım.

Rabash, Baal HaSulam’ın en büyük oğluydu, bu yüzden Baal HaSulam’ın materyallerini öğreniyoruz ve mümkün olduğunca uygulamaya çalışıyoruz. Baal HaSulam, bizlerin, Kabala’nın dünyaya açılması ve sadece İsrail halkına değil, aynı zamanda dünya uluslarına da seslenmesi gerektiği zamanın nesline ait olduğumuzu yazdı. Bizler de bu yönde hareket ediyoruz.

Soru: Öğretmeniniz, grup içinde çalışma prensipleri ile ilgili olarak,  kimler için makaleler yazdı?

Cevap: Onları öğrencileri için ve onlardan sonra gelecek olan, gelecek nesil için yazdı.

Baal HaSulam ve Rabash, Ari ve Baal Shem Tov’un zamanında yaptıklarını yaptılar. Ari, Kabala bilgeliğini geliştirdi, Baal Shem Tov da pratik Kabala’yı geliştirdi.

Baal HaSulam da aynısını yaptı, esas olarak Kabala ilmine dikkat ederek ve onu Ari’ye göre tanımladı. Rabash, pratik Kabala’yı geliştirmeye devam etti. Onlardan sonra başka neler yapılabileceğini hayal edemiyorum yani Kabala’da bir şeyler girmek ve eklemek için yer vardır.

Ancak çok sayıda yazılı kitap sadece Kabala bilgeliğini sulandırır. Bunun gerekli olduğunu düşünmüyorum. Bizim için geriye kalan, belki de onların çalışmalarını yeni başlayanlar için uyarlamak, diğer dillere çevirmek ve dünya uluslarına ıslahın metodunu getirmektir.

Yaradan Beni Onlu Aracılığıyla Görür

Tek başına bir düşüşten çıkmak imkansızdır; koşul ne kadar gelişmiş olursa, onu anlamak, kabul etmek ve üzerine çıkmak o kadar zor olur. Tek yol, dostlarınızdan yardım istemektir. Sadece onlara boyun eğer ve yalvarırsam onlarla düşüşten çıkabilirim.

Yaradan, bana kalbin yükünü verirken, beni tek başına hesaba katmaz, bana bütün onlunun yükünü verir. Bu nedenle, bir kişi hiçbir şey yapamaz çünkü Yaradan genel olarak onlunun tamamına atıfta bulunur ve onludan sonra her birimize: birine, diğerine, üçüncüye vb.

Bu nedenle, üzerinize ağır bir yük geldiğinde korkmayın; on kişinin tamamından yardım alacaksınız diye o size gelir. Bu yükü herkesle paylaşın ve artık hiç ağır olmadığını göreceksiniz. Sadece bir şey zordur: benim aracılığımla bu yükün tüm onluya verildiğini ve dostlarıma katılmam gerektiğini anlamak.

200 kg’lık bir soba üzerime düşerse, o zaman elbette, onu tutamam. Onludaki her dost 20 kg kaldırırsa, o zaman tutmak zaten oldukça mümkündür.

Yaradan, asla bana yönelik olarak kalbin yükünü yalnız bana göndermez,  her zaman onlunun tamamına gönderir. O, tek başıma beni görmez, sadece onluya, sadece bu yapıya bakar.

Twitter’da Düşüncelerim / 20 Mayıs 2020

Onluyla, orada olan Yaradan’ı hayal ederek ne kadar bağlanırsam, ruhumu o kadar çok akort ederim, diğer yaylarla karşısında bir müzik yayı gibi. Grup kendini bir keman gibi akort etmeli ki böylece herkes tek kalpli tek bir adam olacak. Sonra Yaradan ifşa olacaktır.

İşsizlik dünyada yeni bir gerçeklik haline geliyor. Hükümetlerin en büyük kaygısı, dünya çapında kabul görmüş uluslar arası bir eğitim programına katılma karşılığında, evrensel olarak kabul edilmiş, garanti gelirli bir biçiminde nüfus için sosyal destek oluşturmak olacaktır.

Seçme Özgürlüğü, Bölüm 5

En İyi Çevreyi Seçin

Baal HaSulam “Özgürlük”: Dolayısıyla, sürekli olarak daha iyi bir çevrede olmayı seçen övgü ve ödüle layıktır. Ancak burada da, kendi seçimi ile gelmeyen iyi düşünceler ve eylemlerden dolayı değil, kendisine bu iyi düşünce ve eylemleri getiren iyi çevreyi edinme çabasından dolayı.

En iyi ortamı seçen bir kişi her seferinde ödül kazanır: bir sonraki, daha iyi, daha gelişmiş koşulunu.

Soru: İçimdeki iyi ya da kötü düşüncelerin ortaya çıkması da benden değil mi?

Cevap: Hayır. Ama onlarla yaptığınız şey sizdendir.

Gelecek için kendinizi “bir tür” programlayabilirsiniz. “Bir tür” baskı yaparım. Aslında, içinizde daha da büyük bir özgür irade geliştirmek için, ayarlarınız her seferinde devre dışı bırakılacak ve size daha hassas bir şekilde kendinizi hedefe yönlendirme fırsatı verecektir. Bir geminin denizden kollarla dolu bir nehir yatağına girmesi gibi, sürekli yönlendirilir: aynı şekilde hareket etmelisiniz.

Soru: Öyleyse, iyi ya da kötü bir insan olmak, iyilik ya da kötülük yapmak, kişiye bağlı değildir midir?

Cevap: Hayır. Sadece çevrenizi seçerek bunun sonucunda iyi ya da kötü işler yaparsınız.

Dahası, her zaman önceki durumunuza karşı iyi bir eylem ve gelecekteki durumunuzla ilgili olarak kötü bir şey yapmaya çalışmalısınız, o zaman bir sonraki koşul daha iyi olacaktır. Ve bir sonraki koşulunuz: “Ah, anladın mı ?! Sen adam değilsin” şeklinde, size gösteriliyorsa umutsuzluğa kapılmayın. Bu sizi ilerletmek içindir.

Kabalistik Bir Grubun Amacı, Bölüm 11

Kendinize veya Dostlarınıza Zarar Vermemek

Soru: Kabala’da, kişi, gruptaki dostların manevi koşullarından söz edemez, sadece dışsal eylemlerinden söz edebilir yazılıdır. Neden?

Cevap: Bizler birbirimize asla “uymayız” ve her bir dostun niyetlerini ya da üst dünyayı ifşa etme yüksekliklerini konuşmaya çalışmayız. Bununla ilgilenmeyiz ve bu konuya girme hakkımız bile yoktur.

Soru: Yani, dostuma: “Bugün biraz düşüştesin” diyemez miyim?

Cevap: Hayır, sadece bir şekilde dostunuzu destekleyebilirsiniz.

Soru: Bir dostumun bazı dışsal eylemlerini görürsem, onları konuşabilir veya eleştirebilir miyim?

Cevap: Dostlarımızın dışsal eylemlerini, genel olarak onlar ve grup konusunda doğru hareket etmek amacıyla konuşabiliriz. Ama bunu dost sevgisine dayanarak çok dikkatli bir şekilde yapmalıyız.

Yorum: Kabalistik ilkelerden biri,   hedefin önemi ile ilgili olarak grup içinde ciddiyetsizliğe izin vermemektir.

Cevap: Bu çok önemlidir. Grup içinde ciddiyetsizliğe izin veren keyfi bir yaşam biçimi olmamalıdır. Sadece Kabala bilimi tarafından öngörüldüğü gibi, Yaradan’ın edinimi için var olmalıyız. Grup içinde başka hiçbir amaç veya eylem kabul edilemez.

Amacımız, Yaradan’ı ya da daha doğrusu, tüm topluma ters olan O’nun ihsan etme niteliğini ifşa etmektir, bunun önemini bir şekilde geliştirirsek ve aniden biri gruba şüpheler/endişeler getirirse, bu çok zarar verici olabilir.

Bu nedenle, diğer insanlara müdahale etmemek için bir kişinin manevi yolda ifşa ettiği bireysel durumlar hakkında konuşmak yasaktır. Bu koşullar hakkında bir dostla konuşmam ama dosta genel ifadelerle yüce hedefimizi hatırlatırım.

Soru: Peki bu ona nasıl zarar verebilir?

Cevap: Bu yolla birbirimize hatalar getiririz.

Soru: Bazı yüce manevi durumlardan bahsedersem?

Cevap: Onlar hakkında konuşabilirsiniz. Bir kitaptan örnekler almak en iyisidir. Fakat sizin koşullarınız hakkında asla konuşmamalısınız. Bir dost henüz ıslah olmamıştır; sizi kıskanır ve bu size zarar verir.

Kişiyi Kabalist Yapan Nedir?

Soru: Çalışmak ve bilgi edinmek yeterli değilse bir kişiyi Kabalist yapan nedir? Başka ne gerekiyor?

Cevap: Bilgi edinme, kişiyi Kabalist yapmaz. Bir Kabalist, manevi dünyayı, yani içinde, biz ve Yaradan arasındaki bağı hissetmeye başlayan kişidir.

Başka bir deyişle, ben kendim hissettiğim seviyeye yükselmeliyim, diyelim ki, onlu ve onlu içinde, onun kaynağını-Yaradan’ı hissetmeye başladığım seviyeye yükselmeliyim.

Soru: Örneğin, onlu içindeki çalıştaylarda kısa pasajlar okuyor ve Kabalistik kavramları ya da göstermemiz gereken içsel çabayı açıklığa kavuşturuyoruz.

Burada ilerlemenin unsuru nerede? Metnin bir bölümünü okuduktan sonra üst ışığın kendimiz üzerindeki maksimum etkisini hissetmek için her birimizin yapacağı çalışma nedir?

Cevap: O’nu arzuladığım ölçüde, üst dünyanın kendim üzerindeki etkisini hissedebilirim yani tek bir bütün olarak ortak bağın niteliğini.

Dostlarım ve ben bir iletişim ağı oluştururuz ve bu ağda, bizi birbirine bağlayan ihsan etme ve sevgi niteliğini bulmaya çalışırız. Böylece, bu ağı yavaş yavaş, bu bağlantının kaynağı olan Yaradan’ı algılayabileceği koşula hazırlarız. Çalışma şekli budur.

Manevi Yükseliş Sırasında Ne Yapmalı?

Soru: Chaim Vital, Yaradan’ın etkisini ve gerçekliğini hissedeceğiniz manevi dünyalara yükselmek için, hayvansal doğamızdan aldığımız tüm düşünce ve hayalleri tamamen ortadan kaldırmamız gerektiğini yazmış. Manevi bir yükseliş sırasında çalıştayları nasıl düzgün bir şekilde yürütebiliriz?

Cevap: Manevi bir yükseliş sırasında veya bir manevi düşüş sırasında çalıştay yapmanıza gerek yoktur. Her iki koşulda da onlunuza mümkün olduğunca bağlı olmalısınız. Ve yapacak başka bir şey yoktur. Maksimum düzeyde onlunuzun içinde olun ve doğru bir şekilde başaracaksınız.

Metodolojimiz çok basittir: onlunun geri kalanıyla bağınızda kendinizi özdeşleştirmeniz gerekir. Orada sizinle dostlarınız arasında bir alan bulacaksınız. Bu, Üst dünyanın bir anlayışına dönüşecek ve Yaradan’ın hissiyatı onun içinde ortaya çıkacaktır. Ve böylece sonuca ulaşılacaktır: sen, grup (alan) ve Yaradan.

Bireyin Islahı ile Grup Arasındaki İlişki

Soru: Bir yandan, her şeyin içimizde olduğunu söylüyoruz, ama aynı zamanda ıslah için dostlara, gruba ihtiyacım var. Bu iki şey arasındaki ilişki nedir?

Cevap: İlişki çok basittir. Kendinizi ancak gruba karşı tutumunuzu ıslah ettiğiniz ölçüde ıslah edebilirsiniz. Bu sizin kişisel ıslahınızdır. Kabala’ya göre, “Ben” yoktur. Kabala’ya göre, “Ben” “biz” e eşittir. Tek yol budur.

On kişi kendi bireysel egolarının üzerinde bağ kurduğunda, her biri kendi başınayken, tek bir bütün, tek bir grup, tek bir “Ben” olurlar. Bununla birlikte, aynı zamanda, her biri kendi farklı egosuna sahip, on farklı insandır. Egoları çok büyüktür ve her seviyede büyür, ancak onun üzerine yükselebilir ve aralarında sürekli olarak birleşebilirler. Maneviyatta bizler böyle yükseliriz.

Bedensel Bir Grup Maneviyatı Nasıl Etkileyebilir?

Soru: Tamamıyla fiziksel, bedensel bir grup maneviyatı, niyetimi ve ışığı nasıl etkileyebilir?

Cevap: Grup,  fiziksel veya bedensel bir madde değildir. Grup, ihsan etme niyeti üzerine inşa edilmişse, kendi içinde zaten manevi olan insanlar arasındaki bağdır.

Yaradan’a benzerlik içinde, ihsan etme niyeti içinde olmak için, manevi eylemleri birlikte tamamlayacağız ve sonra Yaradan’ın niteliğini aramızda hissedeceğiz, O’nu ifşa edeceğiz. Bu nedenle, arzularımız ve bağımız bedensel değildir.

Prensip olarak, fikir çok basittir. Dahası, nasıl olması gerektiğini ve nasıl uygulanacağını zaten biliyoruz. Umarım bunu başaracağız.